15 Kasım ve KKTC’deki Sendikalar Sorunsalı

0
181

Kıbrıs’tan sorumla devlet bakanı Cemil Çiçek bugün KKTC’nin kuruluş yıl dönümü etkinliklerine katılmak üzere adaya geldi. Ancak bir grup bakanı protestolarla karşıladı. Protestonun temelinde KKTC hükümeti’nin Türkiye Cumhuriyeti hükümetiyle birlikte uyguladığı ekonomik önlemler paketi yatıyor.

Malumunuz bu tarz eylemleri hangi grupların organize ettiğini tahmin etmek çok güç değil. İsim vermeye luzum yok ancak bazı sendikalar hem sendikacılığın ne olduğunu unuttular hemde artık eleştirinin dozunu kaçırdılar. Hükümetin uyguladığı ve Türkiye’nin desteklediği kemer sıkma politikaları kuşkusuz ki istenmeyen ve toplumun tüm kesimlerini rahatsız eden bir durum. Ancak sendikaların her şeyden önce empati yapmayı öğrenmeleri gerek. Halk tabiriyle iğneyi kendilerine, çuvaldızı başkasına batırmaları gerek. Bazı eylemciler sayın bakana ve temsil ettiği Türkiye Cumhuriyet’ine saygısızlığa varacak sözler söylediler. Atılan sloganlara bakalım, “Bu memleket bizim”, Ankara elini yakamızdan çek.”, “Cemil Bey maaşın ne kadar”. Ben özellikle “Ankara elini yakamızdan çek”e takıldım. Hanımlar, beyler tüm dünya ciddi bir ekonomik krizden geçiyor, dünyanın en büyük ekonomileri ciddi önlemler alıyor. Siz değerli sendika üyelerine sormak isterim, KKTC ekonomik olarak tüm bu ülkelerden daha mı üstün bir noktada ki önlemler alınmayacak? Türkiye yıllardır KKTC ekonomisini ayakta tutmak için maddi manevi ciddi bir çaba sarf ediyor. Sendikalar unutmasın ki Kıbrıs, Türk Dış Politikası’nın en ciddi sorunlarından bir tanesidir, beklide en ciddisidir. Türkiye, Kıbrıs’taki soydaşlarını kollamak adına yıllardır elini taşın altına koymuştur. Böyle bir millete elini yakamızdan çek demek abesle iştigaldir.

1983’te KKTC’nin ilanıyla başlayan yanlış politikalar AK Parti(AKP)’nin iktidara geldiği 2002 senesine kadar sürmüştür. 1983’te Birleşmiş Milletler Parametrelerinden uzaklaşan Türkiye, Ahmet Davutoğlu’nun dış politikasıyla Kıbrıs’ta Rumlara karşı avantaj sağlamıştır. Ancak bu noktada tek yanlış Türkiye tarafından yapılmamıştır. KKTC’yi yöneten gelmiş geçmiş tüm hükümetler ekonomik politikalarıyla yalnızca günü kurtarmışlardır. Türkiye’den gelen para hiçte azımsanacak miktarlarda değildir. KKTC’de halkın %25 civarı kamu sektöründe istihdam edilmiş, hükümetler devlet dairelerini kendi yandaşlarıyla doldurmuşlardır. Nüfusun %25’inin devlet memuru olduğu bir ülkede, bir şeyler yanlış gidiyor demektir. Türkiye’den gelen paralar yatırıma dönüştürülmemiştir. Sendikalar Ankara elini yakamızdan çek diyor. Tam bağımsızlık ancak ve ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür. Bazı çevreler Kıbrıs Tayvanlaştırılmak isteniyor diyordu. Unutmayın Tayvan tanınmamasına rağmen dış ticaret fazlası veren büyük bir ekonomidir. Tüm sendikaları eleştirmek yerine KKTC’nin büyümesi için çalışmaya davet ediyorum.

Dünyadaki konjonktür tüm ülkeleri ekonomik önlemler almaya itmiştir. Yaşanan global resesyon bunu zorunlu kılmaktadır. AK Parti (AKP) iktidara geldiği günden bu yana Kıbrıs’ta çok şey değişmiş, izlenen yanlış dış politika stratejileri tarihe karışmıştır. Ancak unutulmaması gereken gerçek Türkiye’nin yıllarca Kıbrıs Türk Halkı için elini taşın altına koyduğudur. Sendikalar halkın tümünü temsil etmemektedir, ancak bu marjinal gruplar halkı provoke etmeye çalışmaktadırlar. Sendikalar “Ankara elini yakamızdan çek” sloganını bir kez daha düşünmeliler, bu tabir edilemeyecek derecede saygısız bir tutumdur. Tüm sendikaları anlayışa ve edebe davet ediyorum.

{jcomments on} 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.