Maliye Bakanı Wolfgang Schäubl: Almanya’nın Göçmenlere İhtiyacı Var

0
171

Maliye Bakanı Wolfgang Schäubl: Almanya'nın Göçmenlere İhtiyacı Var

Evet Almanya’nın göçmenlere ihtiyacı var! Tamamen İslam ve göçmen karşıtlığı üzerine kurulmuş olan, temelinde sadece ırkçılık yatan “Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar”, yani kısaca PEGİDA oluşumu, kurulduğu ilk günden itibaren Avrupa kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Lutz Bachmann adında aşırı sağ görüşe sahip faşist bir Alman tarafından Dresden gibi mütevazı bir şehirde kurulmasına rağmen, 300 kişinin katıldığı ilk mitinginden sonra etkisini sadece Avrupa’da değil, Dünya’nın pek çok yerinde de hissettirdi. Bu bağlamda bireysel ve toplumsal açıdan destekler bulsa da, aynı zamanda pek çok tepkiyle de karşılaştı. Özellikle 18 bin kişinin katılımıyla bir gösteri yapması, Almanya’da yaşayan yaklaşık 5 milyon Müslümanı ve ırkçılığa karşı mücadele eden siyasetçileri kaygılandırıyor.

PEGİDA’ya Karşı Kurulan Oluşumlar

Tüm bu gelişmelerin ardından PEGİDA’ya tepki olarak birtakım sivil toplum kuruluşları kuruldu. REGİDA da bu oluşumlardan biri. Almanya’daki Münih Residenz Tiyatrosu çalışanları tarafından kurulan REGİDA,  “Aptallaşmaya Karşıyız” diyerek, İslam ve göçmen karşıtı harekete tepki olarak ortaya çıktı. Tiyatro çalışanları, 25 Aralık günü Münih’teki binalarının ön cephesine üzerinde “REGIDA Residenz Tiyatrosu Avrupa’nın Aptallaşmasına Karşı” ifadesi bulunan dev bir pankart astı. Bilindiği üzere, 22 Aralık Pazartesi günü PEGİDA, o zamana kadarki en büyük eylemini Dresden’de düzenlemişti. 17,500 kişinin katıldığı İslam karşıtı bu eyleme tepki olarak, ülkenin güneyinde bulunan Münih’te 12,000 kişi “İslam ve Göçmenlere Tolerans” yürüyüşüne katılmıştı.

PEGİDA’ya karşı kurulan bir diğer oluşum ise, Hamburg’da çeşitli STK’lar ve siyasetçilerin de desteğini alan “Hoşgörülü Avrupalılar Batı’nın Aptallaştırılmasına Karşı”, yani kısaca TEGİDA. Konuyla bağlantılı olarak, Ocak ayının başında gerçekleşen bir röportajında Anadolu Ajansı’na açıklama yapan Yeşiller Partisi Hamburg Meclis Grup Başkanı Jens Kerstan, “Hamburg’da parti olarak yabancı düşmanı PEGIDA hareketine karşı daha fazla insanın sokağa çıkabileceğini göstermek istiyoruz.” ifadelerini kullandı. Gösteri sloganlarının “Hoşgörüsüzlüğe Karşı Hoşgörü” olduğunu ifade eden Kerstan, sözlerine “Alçakça bir şekilde, güçsüzlerin, sığınmacıların ve göçmenlerin şamar oğlanı yapılmasına hiç bir şekilde tahammül etmemiz mümkün değil” şeklinde devam etti. Hamburg’un Avrupa’nın önde gelen liman kentlerinden olduğuna da değinen Jens Kerstan, Dresden’de gerçekleştirilen gösterilerin benzerinin Hamburg’da olmayacağını umduğunu söylemişti.

Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin başkan yardımcısı Aydan Özoğuz ise, PEGİDA’nın kurulduğu bölgede yaşayan Müslüman sayısının az olduğuna dikkat çekerek, Protestoya katılan kişi, “Kızımın zorla çarşafa girmesini istemiyorum. Bu yüzden protestoya katıldım” diyor. “Çarşafa karşı olmama rağmen bu konuda farklı düşünüyorum. Çünkü çarşaf yasağı, evden dışarıya örtülü olarak çıkarılmayan bir kadını korumaz. Daha çok evin içine hapseder. Bu yüzden ona da özgürlük verilmeli” ifadelerini kullandı.

Sol Parti Hamburg Eyalet Meclisi Üyesi Karsten Strasser de PEGİDA’nın Alman halkının artan korkusunu kendi ideolojik amaçları için kullandığını belirtti. Sözlerine devam eden Strasser, Dresden merkezli bu oluşum gibi sağ eğilimli İslam karşıtı popülist yığınların gösterilerinin büyüyerek devam etmesinin toplumdaki demokratik ve toleranslı temel değerler için bir tehlike oluşturacağından bahsetti. PEGIDA göstericilerinin sayısının Dresden’de artmasına da değinen Karsten Strasser, bunun nedenini ise kentin muhafazakâr reaksiyon gösteren büyük Alman şehirlerinin sonuncusu olmasına bağlayarak şunları kaydetti: “Saksonya eyaleti genelde muhafazakârlığın kalesidir. Aşırı sağcı NPD partisi, Saksonya Eyalet Meclisi’nde 10 yıl boyunca temsil edildi. Sağ popülizm yapan AFD son seçimde oyların aşağı yukarı yüzde 10’unu aldı. Dresden’de oluşan siyasi ortam sağ popülizm yapan PEGIDA gibi bir oluşumun vücut bulması için ideal”.

Hamburg’daki gösteriye destek veren Hamburg ve çevresi Türk Toplumu (TGH) Başkanı Nebahat Güçlü ise bu gösterinin daha önceden yapılmış olması gerektiğini ifade edip, yine de TEGİDA’nın 5 bin kişilik yürüyüşünün ırkçı ve İslamofobik harekete karşı açık bir duruş sergilediğini belirtti. Dresden’de yaşayan Müslüman nüfusunun %1 bile olmadığını, fakat kentteki yabancı düşmanlığının %40 civarında olduğuna değinen Güçlü, bunun, bölge halkının Müslümanları tanımadan ne kadar ön yargılı olduklarının bir göstergesi olduğunu söyledi. “Bilinçli bir stratejiyle Alman medyası, ülkeye Müslüman ülkelerden gelen mültecilerin ‘İslamcılık’ ile Alman toplumunu etkileyecekleri şeklinde bir korku yaratıyor” diyen Nebahat Güçlü, “Bu korkuların her ne kadar aslı olmasa da, topluma yayıldığı zaman insanlar sanki böyle bir korku varmış gibi hareket ediyor” ifadelerini kullandı.

Maliye Bakanı Wolfgang Schäubl: Almanya'nın Göçmenlere İhtiyacı Var

Almanya’daki Siyasilerden Gelen Tepkiler

Öte yandan, Almanya’daki bazı siyasiler de dinsel ırkçılık yapan PEGİDA oluşumuna karşı eleştirilerde bulundu. 2014 Noel kutlamaları öncesi bir mesaj yayınlayan Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, mülteci sorunu ile ilgili “Barışın sağlanması, acıların azaltılması için elimizden gelen her türlü çabayı göstermeliyiz” ifadelerini kullanarak dolaylı yoldan PEGİDA’yı eleştirdi. Gauck, “Büyük çoğunluğun, Almanya’yı izole etmek isteyenlerin çağrısına uymaması, bu yıl benim açımdan cesaretlendirici bir deneyim oldu” dedi. Gauck şu sözlerle devam etti: “Savaşlar, iç çatışmalar ve terör insanları kaygılandırıyor. Ancak değerlerimize, gücümüze ve her şeyden önce demokrasimize güvenmeliyiz. Bu tür yersiz korkular bakış açımızı da olumsuz etkileyecek, bizi cesaretten yoksun bırakacak, küçültecektir.”

PEGİDA’ya bir eleştiri de Almanya’nın eski başbakanı Gerhard Schröder’den geldi. “Anlayış ve tolerans bu tür göçmen ve İslam karşıtı hareketleri yensin. İnsanlar daha sağduyulu olsunlar” diyen Schroder, 2000 yılında Düsseldorf’ta bir sinagogun kundaklanmasının ardından 200 bin kişinin protesto için sokaklara dökülmesini hatırlattı. O dönemlerde yabancı düşmanlığı ve antisemitizm nedeniyle halkın sokaklara çıktığını aktaran Gerhard Schroder, şu an ise İslam karşıtlığının söz konusu olduğunu ifade etti.

31 Aralık 2014 günü ise Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar oluşuma bir tepki de Almanya Başbakanı Angela Merkel’den geldi. Oluşumun sempatizanlarını kalplerinde ön yargılar, soğukluk ve nefret barındırmakla tasvir eden Merkel, vatandaşlara bu tarz hareketlerin peşinden gitmemeleri konusunda uyarılarda bulundu.

Devlette görev yapmış veyahut yapmakta olan diğer siyasi liderlerin tutumuna bakacak olursak da, pek çoğunun ırkçı PEGİDA oluşumuna tepki gösterdiğini görmekteyiz. Bunlardan biri de 1974 – 1982 yılları arasında görev yapan Almanya’nın beşinci başbakanı Helmut Schmidt. Schmidt, 2015 başlarında Almanya’nın Bild gazetesine verdiği bir röportajda, PEGİDA protestolarının ön yargılar, yabancı düşmanlığı ve hoşgörüsüzlüğe seslendiğini söyledi. Şimdiki Maliye Bakanı Wolfgang Schäubl ise yabancı düşmanlığını eleştirerek, “Sloganlar gerçekleri değiştirmiyor. Almanya’nın göçmenlere ihtiyacı var” dedi. Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, PEGİDA’nın ülkeye zarar verdiğini, Almanya’nın dünyadaki imajını olumsuz etkilediğini ifade ederek, eylemlere katılanların küçük bir grup olduğunu vurguladı. Ekonomi Bakanı Sigmar Gabriel de Steinmeier’e destek vererek, PEGİDA’nın belirsiz korkularla oynayan ya da yabancı düşmanlığını körükleyenler çoğunluk adına konuşmadığını söyledi.

Schuster: Bir Dini Topyekûn Kötülemek İçin İslamcı Terör Bahane Edilemez

PEGİDA’YA karşı bir tepki de Alman Musevileri sözcüsünden geldi. Almanya Yahudiler Merkez Konseyi Başkanı Josef Schuster, bir dini topyekûn kötülemek için İslamcı terörün bahane edildiğini ifade etti. Birkaç İslamcı militandan ötürü Almanya’nın şeriat tehdidiyle yüz yüze olduğunu savunmanın saçmalık olduğunu belirten Schuster, bunun birkaç aşırı sağcının varlığından yola çıkarak Nazi diktatörlüğünün yeniden kurulacağını iddia etmeye benzediğini ifade ederek söz konusu yaklaşımın kabul edilemez olduğunu söyledi.

Öte yandan, PEGİDA oluşuma tepkiler sadece siyasiler tarafından değil, vatandaşlar tarafından da yapılan çeşitli kampanyalarla protesto ediliyor. Bunlardan en önemlisi ise Karl Lempert’in Change.org’da başlattığı “Renkli bir Almanya için PEGİDA’ya karşı 1 milyon imza” kampanyası. Henüz daha yeni yıla girilmeden 218 bin imzanın toplandığı kampanya beklenilenden fazla destekçi topladı. Konuyla ilgili Alman haber ajansı DPA’ya bir demeç veren Lempert, kampanyaya olan ilgiden dolayı çok şaşırdığını ifade etti. Change.org sitesi ise bu kampanyanın şimdiye kadar düzenlenmiş olan kampanyalar arasında en hızlı artış kaydeden olduğunu açıkladı. 22 Ağustos 2015 itibariyle kampanyaya imza atan kişi sayısı ise 443.894 ile sınırlı kalmış durumda. Yabancılara karşı duyarlılığı ile dikkat çeken Karl Lempert, daha önce Tuğçe Albayrak’a liyakat nişanı verilmesi için girişimde bulunmuştu.

Enes Erdem YERİNDE

TUİÇ Stajyeri

KAYNAKÇA

http://bit.ly/1V7vgJ6

http://bit.ly/1U4tbQU

http://bit.ly/1JtM4BB

http://chn.ge/1ETIZd6

http://bit.ly/1hbSA9r

http://bit.ly/1PQn50C

http://bit.ly/1NS7rAP

http://bit.ly/1PwFYoK

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.