Amerika’nın Yeni Savaş Stratejisi

0
181

Dünyanın değişen dengeleri bütün insanlık coğrafyasını etkilemekte bu da liderlerin daha realist kararlar almasına neden olmaktadır. Siyasi dengeler açısından şu son on yıla baktığımızda birçok kavram ve kurgunun değiştiğini görebiliriz.

11 Eylül saldırıları, Afganistan ve Irak savaşı, 2008 ekonomik krizi, Çin, Hindistan ve Rusya’nın Asya da bir güç oluşturması. G 8’in yetersiz kalması sonucu G 20’nin kurulması, İran’ın köşeye sıkıştırılması, dillendirilmeyen soğuk savaş tehdidi, Arap Baharı ile Ortadoğu’daki dengelerin değişmesi. Yunanistan da patlak veren ekonomik krizin Avrupa’da domino etkisi yapması.

Amerika’nın Gücü

Amerika ekonomik krizlerden ve savaşlardan ağır yaralar almış olmasına karşın hala en büyük ekonomi ve siyasi güç konumundadır. Bilgi bilişim ağlarına yapılan yatırımlar, ağır sanayinin ekonomik döngü içinde ki yerinin azımsanmayacak düzeyde olması, halkın eğitim düzeyinin yüksek olması, okullaşma oranının yüksek olması, güçlü demokrasisi gibi birçok faktörün bu gücü pekiştiren faktörler olduğunu söyleyebiliriz. Amerika’ya kısaca bakacak olursak:

Nüfusu: 288,4 milyon (2000 verileri)

Asker sayısı: 1.380.490

Milli geliri: 10.99 trilyon dolar(2003 tahmini)

Kişi Başına Düşen Milli Gelir: 37,800 Doları (2003 tahmini)

Yeniden Kurgulanan Güç Dengeleri

Yeni bir yıla girdiğimiz şu günlerde dünyanın farklı tehdit algılamalarına sahne olacağı kaçınılmaz gibi duruyor. Ortadoğu ve Asya’nın siyasi, askeri ve ekonomik hareketliliğini düşündüğümüzde bunu net bir şekilde görebiliriz. Bu süreç önümüzdeki dönemde pamuk ipliğine bağlı ilişkileri daha da gerecektir.

2008 krizinden sonra kapitalizmin mevcut şekliyle gidemeyeceği görüldü. Bu kriz gerek güç dengelerini gerekse ekonomi dengeleri değiştirdi. Dünyanın 12 trilyon doları bu kriz sonrasında yok oldu. Bu süreç bugün yaşanan problemlerin bir noktada temelini oluşturdu.

Amerika Ortadoğu’dan çekilirken gözünü Asya’ya çevirdiğini görüyoruz. Hiç şüphesiz ki bunu bir iki nedenle açıklamak imkânsızdır. Nitekim bölgede ki zengin doğalgaz kaynakları, yeni ekonomi ve güç merkezinin bu bölgeye doğru kayması, Çin, Hindistan ve Rusya gibi güçlerin birleşme arzusu ve Şanghay Beşlisi ile bunun temellerinin atılması. Rusya’yı ve İran’ı sıkıştırma düşüncesi, Amerika’nın Asya’da gücünü gösterme ve Çin’i çevreleme niyeti. Buna karşın Çin’in de rahatsızlığını Amerika’ya belli ederek, askeri harcamalara hız vermesi.

Amerika’da yaşanan ekonomik kriz savunma harcamalarını da etkilemiştir. 2013 yılında savunmaya harcanan paradan ortalama 500 milyar dolar kesinti yapılması gündeme gelmiştir. ABD Başkanı Barack Obama, ABD Savunma Bakanı Leon Panetta, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Martin Dempsey ve diğer üst düzey askeri komutanlarla Pentagon’da düzenlediği basın toplantısında, ABD’nin yeni askeri stratejisini açıkladı. Buna göre, Amerika önümüzde ki zaman diliminde daha küçük ve konvansiyonel bir ordu kuracaktır. Bu sistemde hava ve deniz gücü ön plana çıkarılacaktır.

Uzmanlara göre, Amerikan ordusunun yeni strateji aynı anda iki savaş icra edebilme kapasitesinden de vazgeçmesi anlamına geliyor.

BBC Diplomasi Editörü Jonathan Marcus: Pentagon’un hava ve deniz savaşları üzerine odaklanacağına işaret eden Jonathan Marcus, ”Hedef Asya-Pasifik bölgesinde güçlenen askeri bir oyuncuyu kuşatma kapasitesi olan bir ordu yaratmak olacaktır. Kimse açık bir şekilde ifade etmiyor, ama akıllarındaki ülke Çin” diyor.

Sertleşen Mesajlar

Başta ABD olmak Üzere, Rusya, Çin ve İran’dan çıkan mesajların tonunun bir hayli sertleşmeye başladığını görüyoruz. ABD, Avrupa Birliği ve NATO’nun İran’ı baskı altında tutmaya çalışması, İsrail’den gelen mesajlar ve Suriye’deki durum, İran politikasının daha da agresifleşmesine neden oldu. Bunun sonucu olarak da İran Hürmüz Boğazı’nı kapatacağı restini çekti. Bölgede tatbikatlara başladı. Amerika İran’ın bu tavrına sert çıktı.

Ortadoğu’da yaşanan Arap Baharı başta Rusya olmak üzere birçok ülkeyi rahatsız etti. Rusya savaş gemilerini Suriye’ye göndererek Esed’e desteğini bildirdi. Bu da ABD- Rusya ilişkilerini doğal olarak gerdi.

Malatya’nın Kürecik Köyü’ne yerleştirilen radar ve Türkiye’nin Arap Baharı süresince halkların yanında yer alması. Türkiye- İran ilişkilerini bir hayli gerdi. Bunun neticesinde İran’dan birçok üst düzey yetkili Türkiye’ye tehditler savurdu. Bunun üzerine Türk Dış İşleri Bakanlığı İran’dan açıklama istedi.

Sonuç

Dünyada yaşanan ekonomik kriz yeni siyasi krizler doğurmaktadır. Yaşanan olaylar ve verilen mesajlar soğuk savaş dönemine girdiğimizi işaret etmektedir. Amerika ile İran, Rusya ve Çin arasında yüksek sesle ifade edilmeyen ama derinden derine bir kriz yaşandığını göstermektedir.. Bunu önümüzdeki günlerde daha net bir şekilde göreceğiz.

Ortadoğu’daki Arap Baharı bölgenin genel çıkarlarını derinden etkilerken, birçok yönetimin de kendini sorgulamasına neden olmaktadır.

Malatya’ya yerleştirilen radar başta İran olmak üzere Rusya’nın da tepkisini çekti. Bu da Türkiye’ye yönelik sert mesajlar verilmesine neden oldu. Önümüzdeki süreçte çıkar dengeleri sarsıldıkça mesajların tonunun da daha uç noktalara kaydığını göreceğiz.

Dünyanın başta ekonomik dengeleri değişirken, güç dengeleri de Batı’dan Asya’ya doğru kaydı. Amerika, eski Amerika olmadığını ordusunu küçülterek bir kez daha göstermiş oldu. Hiç şüphesiz ki bütün bu yaşananlar yeni hesaplar ve söylemleri de beraberinde getirecektir.

 

Remzi DURMUŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.