Avrupa Birliği’nin Batı Balkan Politikası-2

0
619

İSTİKRAR VE ORTAKLIK SÜRECİNDE BATI BALKANLAR

Makedonya

Makedonya Ağustos 1991’de bağımsızlığını ilan ettikten sonra bir takım iç ve dış sorunlarla karşı karşıya kaldı. Makedonya’nın bağımsızlığı önce komşu ülkelerde rahatsızlıklar yarattı. Dil yüzünden Bulgaristan ve Sırbistan engelleri ile karşılaştıysa da, bunlardan daha önemli olan Yunanistan engeli oldu. Yunanistan, Makedonya isminin kendi sınırları içinde kalan bir bölgenin ismi olduğunu ve bu ismin kendisine ait olduğunu söyleyerek Makedonya’yı ismini değişmediği müddetçe tanımayacağını açıkladı. Yunanistan bununla kalmayıp AB üyesi olma avantajını da kullanarak Birlik ülkelerinin de Makedonya’yı tanımaması için elinden geleni yaptı. Nisan 1993 yılında Makedonya ismini Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya olarak değişince, Yunanistan istemeyerek de olsa Makedonya’yı tanımaya razı oldu. Bu isim değişikliği ile Makedonya ve Yunanistan arasında ki sorunlar tam olarak çözülmese de 1995 yılında imzalanan geçici anlaşmayla aralarındaki gerginlik yatıştırıldı.

Makedonya’nın bağımsızlık sonrası yaşadığı sıkıntılar sadece dışarı ile sınırlı kalmadı. Bağımsızlığın ardından kabul edilen anayasanın giriş bölümünde yer alan “Makedonya Makedon Halkının Ulusal Devletidir”[53] ifadesi Makedonya içinde yaşayan azınlıkları tedirgin etmiştir. Özellikle Makedonya içinde ki en büyük etnik unsur olan Arnavutlar bu düzenlemeyle kurucu millet statüsünden azınlık statüsüne düşmüşlerdir. Bu olaydan sonra bir iç savaş olmasa da Makedonlar ve Arnavutlar arasında çatışmalar yaşanmıştır.

1999 yılında patlak veren Kosova Krizi Makedonlar ve Arnavutlar arasında ki gerilimin dönüm noktası olmuştur. Bu kriz Makedonlar ve Arnavutlar arasındaki çatışmaları iyice tırmandırmış ve neredeyse bir iç savaşa dönüştürmüştür.

AB’nin devreye girmesiyle Ohri Barış Antlaşması imzalanmış ve tırmanan gerginlik önlenmiştir. Ohri Barış Antlaşması, Makedonya’nın AB ile ilişkilerinde yeni bir başlangıç noktası olmuştur. Bilindiği üzere Makedonya ile AB ilişkileri diğer Balkan ülkelerinde olduğu gibi Makedonya’nın bağımsızlığını kazanmasının ardından başlamıştır. 1990’lı yıllarda Balkanlar’da yaşanan savaşlar sırasında Makedonya bu savaşların dışında kalmayı başarmış ve avantajlı bir konum elde etmiştir. 1996 yılında PHARE programına dâhil olmuş, 1997 yılında ise İşbirliği Anlaşmasını imzalayarak AB ile ilişkilerinin ilerletme fırsatını yakalamıştır. Nisan 2001 yılında Balkan ülkeleri içinde bir ilke imza atan Makedonya İstikrar ve Ortaklık anlaşmasını imzalamıştır. Makedonya Cumhuriyeti ile imzalanan İstikrar ve Ortaklık Anlaşması aşağıdaki konularda yoğunlaşmıştır;[54]

  • Bir tarafta Avrupa Topluluğu ve üyeleri ile diğer tarafta Makedonya Cumhuriyeti arasında azami on yıllık geçiş süresi içinde bir ortaklığın tesisi edilmesi
  • Uluslararası barış ve istikrarın sağlanması, iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi, demokratik ilkelerin ve insan/azınlık haklarının benimsenmesi, uluslararası hukuk ilkelerinin ve hukukun üstünlüğü ilkesinin yerleşmesi.
  • Bölge ülkeleri arasında serbest ticaret bölgelerini de kapsayan “geliştirilmiş bölgesel işbirliği” koşullarının oluşturulması,
  • Makedonya Cumhuriyeti ile politik diyalogun sağlanması,
  • Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren on yıl içinde Toplulukla Makedonya arasında bir serbest ticaret alanının oluşturulması,
  • İşçilerin serbest dolaşımının, yerleşme özgürlüğünün, hizmet sunumunun, cari ödemeleri ve sermaye dolaşımının sağlanması,
  • Makedonya Cumhuriyeti’nin mevzuatının AT Müktesebatı ile yakınlaştırılması,
  • Makedonya Cumhuriyeti ile adalet ve içişleri dâhil olmak üzere çok çeşitli alanlarda işbirliği koşullarının oluşturulması.

Makedonya 2004 yılında AB tan üyeliği için başvuruda bulundu. Bunun ardından Komisyon 8 Kasım 2005 tarihinde yapılan başvuruyu değerlendirerek olumlu sonuç bildirdi. Komisyonun olumlu bildirisi üzerine Konsey, 17 Aralık 2005’te Makedonya’yı aday olarak tanıdı. 

Makedonya, siyasi kriterleri yeterli ölçüde yerine getirmeyi sürdürmektedir. 2009 yılında gerçekleştirilen önemli reformları müteakiben, parlamento, polis, yargı, kamu yönetimi ile azınlıkların korunması ve saygı gösterilmesi alanlarında düzensizde olsa ilerleme kaydetmiştir.

AK başkanı Jose Manuel Barosso ve genişlemeden sorumlu komisyon üyesi Stefan Füle, Makedonya ile görüşmelere 15 Mart 2012’de başlanmasını kabul etmişlerdi. AB heyetini Üsküp ofisinden yapılan açıklamada, diyalogun hedefinin Makedonya’nın AB’ye yaklaştırma amaçlı kurumsal reformların gidişatını korumak olduğunu belirtti.[55]

Makedonya hala AB üyelik müzakerelerinin başlatma tarihi almak için beklemektedir.

Arnavutluk

Arnavutluk-AB ilişkileri ilk olarak 1991 yılında başladı. Bu tarihi takip eden süreçte AB, Arnavutluk’ta kurumsal, siyasi ve ekonomik reformlar sürecini desteklenmesi için etkin bir ortaklık çalışması geliştirdi. Komünist yönetim şeklinin yıkılmasından sonra Arnavutluk’a ilk mali destek AB’den geldi. AB, Arnavutluk’un demokratik statüye geçmesi ve fonksiyonel bir Pazar ekonomisi oluşturulması için sürekli teşvik edicici bir rol oynadı. Bu süreçte Arnavutluk’un karşılaşabileceği tüm zorlukları atlatabilmesi için her türlü desteği ve yardımı sağlayarak, her iki tarafında değerlerini ve ulaşılması gereken standartları ön plana çıkarmıştır.[56]

Diğer balkan ülkeleri gibi ilişkilerine 1990 sonrası başlayan Arnavutluk’un ilk önemeli adımı 1992 yılında AT ile Ticaret ve işbirliği anlaşmasını imzalamasıdır. Bu anlaşma ile AB’nin PHARE programı kapsamında yardım almaya hak kazanan Arnavutluk, bu anlaşmaya bağlı olarak yayınlanan Siyasi Diyalog Deklarasyonu sonrası AB ile ilişkilerini resmen başlatmıştır.

1997 yılında Bölgesel Yaklaşım Politikası ve 1999 yılında İstikrar ve Ortaklık Sürecine dâhil olan Arnavutluk, AB ile ilişkilerini ticari ve yardım programları kapsamından kurtarıp daha yoğun ve sistematik bir hale getirmiştir. Arnavutluk, 1999 yılından sonra AB’nin İstikrar ve Ortaklık Süreci kapsamında bölgeye yönelik geliştirdiği politikalarla birlikte diğer ülkeler gibi CARDS fonlarından yararlanmaya ve 2000 yılındaki Feira Zirvesi’nden sonra potansiyel aday ülke statüsünü kullanmaya başlamıştır.

Arnavutluk’un uygulayacağı dış politika stratejisi büyük önem taşımaktadır. Balkan coğrafyasına dağılmış durumda olan Arnavutların birleşerek “Büyük Arnavutluk İdeali”ni gerçekleştirmek için faaliyetlerde bulunmasından çekinen AB, Arnavutluk için yardım programlarını genişleterek ve derinleştirerek geniş ölçekli bir “ Avrupalılaştırma “ politikası izlemektedir. Ancak 1999 yılında açıklanan bir fizibilite raporuna göre Arnavutluk yaşadığı siyasi, ekonomik ve yapısal sorunlar nedeniyle İstikrar ve Ortaklık anlaşmasını imzalamaya yeterli görülmemiştir.

2000 yılında yapılan Zagreb Zirvesi’nde yaşadığı sorunların giderilmesi ve Arnavutluk’un SAP sürecindeki engellerinin kaldırılması için bir üst düzey yönetim grubu kurulması kararlaştırıldı. Arnavutluk’ta ki gelişmeleri takip etmekle görevli olan bu organ açıkladığı raporlarda tüm müzakerelere rağmen Arnavutluk ile SAA müzakerelerinin başlatmanın mümkün olmayacağını açıkladı. Bütün bunlardan sonra Arnavutluk ancak 2003 yılında müzakerelere başlayabildi. Üç yıl süren müzakere sürecinden sonra 2006 yılında Lüksemburg’da 135 madde, 5 ek ve 6 protokolden[57] oluşan İstikrar ve Ortaklık Anlaşması imzalandı. Bu anlaşma dört esasa dayanmaktadır; politik diyalog ve bölgesel işbirliği, iki taraf arasında serbest ticaret bölgesi yaratılana kadar gittikçe serbestleşen ticari malların değişimi, toplumun özgürlükleri, hukuki ve içişlerinde işbirliği.[58]

Arnavutluk 2006 yılından beri bu anlaşma çerçevesinde AB ile ilişkilerinin yürütse de henüz gerek şartları sağlayabilmiş değildir. Bu yüzden yakın zamanda AB’ye üye olması beklenmemektedir.

Hırvatistan

Batı Balkan ülkelerinin AB entegrasyon sürecine bakıldığında, Hırvatistan’ın diğer Batı Balkan devletlerine göre çok farklı bir durumda olduğunu görüyoruz. Hırvatistan uyguladığı başarılı formül sayesinde AB üyeliğini garantilemiş tek Balkan ülkesidir…

Bazı görüşlere göre, Hırvatistan’ın AB’ye entegrasyon sürecinin farklı bir şekilde gelişmesi, 2000 yılından itibaren Franjo Tudzman’ın ölümü, yapılan seçimlerde yeni hükümetin kurulması ve Stipe Mesiç’in cumhurbaşkanlığına gelmesiyle başlamıştır. Hiç şüphesiz ki Hırvatistan’da yaşanan bu gelişmeler onun AB entegrasyon sürecini hızlandırmasına katkıda bulunmuştur. Fakat Hırvatistan’ın durumuna bakıldığında diğer balkan ülkelerinden farklı bir çizgi izlediği söylenebilir. Hırvatistan 1990’lar boyunca “ Balkan Ülkesi “ yakıştırmalarından duyduğu rahatsızlığı dile getirmiş, Orta ve Doğu Avrupa’ya ait olduğunu vurgulamaya çalışmıştır.[59]

2001 yılında imzalanan İstikrar ve Ortaklık anlaşması ekonomik, siyasi ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi yoluyla altı yıllık bir geçiş döneminin ardından AB ile Hırvatistan arasında bir serbest ticaret bölgesinin oluşturulmasını içermektedir. Anlaşma bunun dışında adalet ve içişleri alanında işbirliğinin ve Hırvatistan’ın Avrupa Birliği entegrasyon sürecine katılabilmesi için yasaların AB mevzuatı ile uyumlaştırılması gereğinin içermektedir. Hırvatistan böylece yasaların üyeliğin temel sorumluluklarını üstlenmiş, yasal ve ekonomik çerçevesini AB standartlarına getirmeye başlamış, komşularıyla işbirliğini güçlendirmiş ve AB ile çeşitli konularda işbirliğinin gerçekleştirmiştir.( GÖKNİL)

Hırvatistan ile AB’nin ilişkilerini başlatan ilk olay Hırvatistan’ın bağımsızlığını ilan etmesinin ardından AB’nin, Almanya vasıtasıyla bu bağımsızlığı tanıması olmuştur. Bağımsızlığını ilan ettiği günden bugüne kadar AB ile ilişkileri düzenli bir şekilde artış göstermiştir. Nitekim bu dönemde bazı sıkıntılar da yaşanmıştır. Bu sıkıntıların başında AB üyesi olan Slovenya ile yaşadığı sınır problemleri gelmektedir

Slovenya ile Hırvatistan arasındaki sınır anlaşmazlığının temelinde Slovenya’nın İtalya ile Hırvatistan karasularından geçmeksizin uluslar arası sulara erişim sağlamak istemesi yatmaktadır.[60] Slovenya’nın ve Hırvatistan’ın bağımsızlıklarına kavuştuğu 1991’den beri iki ülke arasında, her iki ülkenin de hak iddia ettikleri Adriyatik denizinde bulunan Piran Koyu bulunuyor. Bu yirmi kilometrekarelik koy yüzünden iki eski Doğu Blok’u ülkesi arasında bir anlaşmazlık söz konusu. Slovenya’nın bu krizin içindeki amacı; Piran koyu vasıtasıyla Hırvatistan’ın iyi niyetine bağlı kalmadan Adriyatik denizine ulaşım sağlayabilmek.[61]

İşte bu sorunda dolayı Slovenya AB avantajını kullanarak Hırvatistan’ın AB entegrasyon sürecini baltaladığı,  müzakereleri veto ettiği görülmektedir. Nitekim, Hırvatistan ve Slovenya arasında yaşanan sınır sorunları AB’nin iki lokomotif ülkesi Fransa ve Almanya’nın devreye girmesiyle çözülecek duruma geldi.[62]

Türkiye ile aynı dönemde müzakerelere başlayan Hırvatistan bugün AB üyelik sürecinin son virajındadır. 2005 yılından bu yana eski Yugoslavya için Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Slovenya ile yaşadığı sorunlara rağmen 35 fasıldan 28’ini geçici olarak kapatmış olan ülkenin 2013 yılında AB’nin 28. üyesi olması beklenmektedir.

Sırbistan

AB ile ilişkilerinin tarihi 1990’ların ikinci yarısına uzanan Sırbistan’ın, AB üyelik süreci, resmi olarak ilk kez 2003 Selanik Zirvesi’nde Batı Balkanlara verilen üyelik perspektifi ile başladı.[63]

Eski Yugoslavya’nın en büyük gücü ve varisi olan Sırbistan’ın AB serüveni diğer Balkan ülkelerinde olduğu gibi dış politikanın en önemli unsurunu oluşturdu. 2003 yılında gerçekleşen Selanik Zirvesi’nde potansiyel aday ülke statüsüne kavuşan Sırbistan, Zirve’den bir gün sonra yapılan toplantı[64] da varılan savaş suçlularına karşı işbirliği konusunda AB’ye garanti verdi.

Ekim 2005 yılında Konsey, Sırbistan ile ilgili açıkladığı kararında İstikrar ve ortaklık Anlaşması müzakerelerini imzalama kararı uygulamaya girmedi. 2006 yılında Sırbistan’ın Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi ile yeterince işbirliğine girmediği ileri sürülerek görüşmeler askıya alındı. 2007 yılında Sırbistan savaş suçluları konusunda AB’ye taahhütte bulununca görüşmeler yeniden başladı. Verdiği sözü yerine getiren Sırbistan 2008 yılında, savaş suçlusu olarak aranan Rodonav Karadziç’i yakalayarak mahkemeye teslim etti. Bu olayla AB ülkelerinin güveninin kazanan Sırbistan bunu fırsat bilerek 2009 yılında adaylık için başvuruda bulundu.

2 Mart 2012 tarihinde Brüksel’de yapılan AB Liderler Zirvesi’nde Sırbistan’a adaylık statüsü verildi.[65]

Bosna Hersek

Yugoslavya’nın dağılmasından sonra bağımsızlığını kazanmak isteyen Bosna Hersek AB tarafından destek görmemiştir. Ancak yapılan referandum sonrası halkın büyük çoğunluğunun bağımsızlık istediğini gören AB 1992 yılında Bosna Hersek’i tanımıştır. Savaş sonrası dönemde Bosna’nın yeniden yapılanması yardım eden AB, PHARE ve OBNOVA yardımları kapsamında Bosna Hersek’e destek vermiştir.

1999 yılından itibaren ABD’nin ülkeden çekilmesi üzerine inisiyatif AB’nin eline geçmiştir. İstikrar ve Ortaklık Sürecinde AB, Bosna Hersek için bir yol haritası belirlemiş ve bu belgede Bosna’nın yapması gerekenleri sıralamıştır. Bu yükümlülükler diğer Balkan ülkelerinden de istediği demokrasi, insan haklarına saygı, hukuk devleti gibi yükümlülüklerdir. Bu yükümlülükleri 2003 yılında yerine getirebilen Bosna, AB ile müzakere sürecine 21 Kasım 2005 yılında Konsey’in kararı ile başlayabilmiştir.[66]

Müzakere süreci içinde AB tarafından talep edilen polis reformunu yerine getiremeyen Bosna Hersek 2008 yılında AB ile müzakere sürecine ara vermek zorunda bırakılmıştır. 2009 yılında bu reformun gerçekleşmesi ile düzelen ilişkiler gün geçtikçe gelişmektedir. Son olarak, 1 Ocak 2011 tarihinde AB’nin Bosna Hersek ile vize uygulamasını kaldırdığı görülmektedir. Ancak yakın zamanda AB üyeliğinin gerçekleşmesi beklenmeyen ülkelerden biridir.

Sonuç

Soğuk Savaşın bitiminden itibaren Balkanlarda yaşanan güç boşluğunu AB doldurmak istemiştir. Ancak bölgede yaşanan çatışmalar ve istikrarsızlık ilk başlarda AB’nin altından kalkabileceği bir seviyede değildi. Bu yüzdendir ki ilk denemelerinde başarısız olan AB, bölgeyi ABD, BM, NATO gibi güçlere bırakmak durumunda kalmıştır.

Royumont Süreci, Bölgesel Yaklaşım, İstikrar Paktı, İstikrar ve Ortaklık Süreci gibi birçok politika üreten AB, bu politikaların temeline Balkan ülkelerine Batı tipi yönetim ve Avrupalı kimliği kazandırarak bölgedeki istikrarı sağlamayı koymuştur. Bunu başarabilmek için politikalarını “şarta bağlılık” esasına göre üretmiş ve bu şartlara uyulduğu takdirde Balkan ülkelerine üyelik perspektifi vereceğini açıklamıştır.

1990’lardan beri geçen süreç incelendiğinde, AB’nin üyelik perspektifi verdikten sonra politikalarını uygulamakta geçmişe göre daha başarılı olduğunu görüyoruz. Nitekim bugün birçok Balkan ülkesi dış politikaların temeline AB üyeliğini koymuş durumda. Her ne kadar üyelik konusunda sadece Hırvatistan istenen noktaya gelmişse de bu, AB’nin balkanlarda başlattığı dönüşümü göstermesi açısından iyi bir örnektir.

Balkanlar’ın geleceği AB’nin içinde olduğu gibi, AB’nin güvenliği ve prestiji de Balkanlar’ın içinde gözükmektedir. Bu sebepten entegrasyon sürecinin gerçekleşmesi her iki tarafında yararınadır.

 

Umut TİKİCİ

Gazi Üniversitesi

Uluslararası İlişkiler 3. Sınıf

 

KAYNAKÇA


[1] Balkanlar, kuzeyde Tuna Nehri, batıda Adriyatik Denizi, doğuda Karadeniz ve güneyde Ege Denizi ile Akdeniz arasında kalan bir yarımadadır. Balkan Yarımadası’nın doğu, batı ve güney sınırlarında mevcut görüş birliği olmasına rağmen kuzey sınırı tartışmalıdır. Bazı coğrafyacılar kuzey sınırını Tuna ve Drova nehirleri olarak kabul ederken, bazıları da sınırı Karpat Dağları’nın doğusundan geçirmektedir.

[2]  Orhan DEDE, Balkanlılaşmadan Avrupalılaşmaya Avrupa Birliği- Balkan Ülkeleri İlişkileri. Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi.

[3] Batı Balkan ülkeleri arasında, Slovenya hariç olmak üzere diğer eski Federal Yugoslavya Ülkeleri’nin ( Bosna-Hersek, Hırvatistan, Karadağ, Makedonya ve Sırbistan ) yanı sıra Arnavutluk bulunmaktadır.

[4] Erbaş, Göknil. Avrupa Birliği’nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Oluşturma Sürecinde Batı Balkanlar. 2005. http://acikarsiv.ankara.edu.tr/browse/1380/ 

[5] Erbaş, Göknil. Avrupa Birliği’nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Oluşturma Sürecinde Batı Balkanlar. 2005. http://acikarsiv.ankara.edu.tr/browse/1380/

[6] Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jacques Poos, İtalya Doşişleri Bakanı Giannide Michelis ve olanda Dışişleri Bakanı Hans van den Broek’in görüşmeleri yürütmek içi oluşturduğu komisyon.

[7]  Osman Crinica,. AB Genişleme Sürecinde Batı Balkan Ülkeleri. Ankara 2007. ( Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Yüksek Lisans Tezi)

[8] Osman Crinica,. AB Genişleme Sürecinde Batı Balkan Ülkeleri. Ankara 2007. ( Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Yüksek Lisans Tezi)

[9] Erbaş, Göknil. Avrupa Birliği’nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Oluşturma Sürecinde Batı Balkanlar. 2005. http://acikarsiv.ankara.edu.tr/browse/1380/

[10] A.g.e

[11] A.g.e

[12] Ceyda Üçyıldız. Eski Yugoslavya Cumhuriyetleri’nin Yeniden Yapılanmasında AB’nin Rolü ( Ankara Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi. 2006.)  

[13] Erbaş, Göknil. Avrupa Birliği’nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Oluşturma Sürecinde Batı Balkanlar. 2005. http://acikarsiv.ankara.edu.tr/browse/1380/

[15] Ceyda Üçyıldız. Eski Yugoslavya Cumhuriyetleri’nin Yeniden Yapılanmasında AB’nin Rolü ( Ankara Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi. 2006.) 

[16] Erbaş, Göknil. Avrupa Birliği’nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Oluşturma Sürecinde Batı Balkanlar. 2005. http://acikarsiv.ankara.edu.tr/browse/1380/

[17] Bilgin ÇELİK. “ Balkanlar’da Arnavut Sorunu “, Dokuz Eylül Üniversitesi, Kişisel Sayfalar, kisi.deu.edu.tr/bilgin.celik/

[18] Ceyda Üçyıldız. Eski Yugoslavya Cumhuriyetleri’nin Yeniden Yapılanmasında AB’nin Rolü ( Ankara Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi. 2006.)

[19] A.g.e

[20] Osman Crinica,. AB Genişleme Sürecinde Batı Balkan Ülkeleri. Ankara 2007. ( Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Yüksek Lisans Tezi)

[21]  Ceyda Üçyıldız. Eski Yugoslavya Cumhuriyetleri’nin Yeniden Yapılanmasında AB’nin Rolü ( Ankara Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi. 2006.)

[22] Fehmi AĞCA, Batı Balkanlar’ın Geleceğinde Avrupa Birliği ve Türkiye’nin rolü, Girişimcilik ve Kalkınma Dergisi (5:1) 2010. journal of entrepreneurship and development

[23] Erbaş, Göknil. Avrupa Birliği’nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Oluşturma Sürecinde Batı Balkanlar. 2005. http://acikarsiv.ankara.edu.tr/browse/1380/

[24] Murat KAVALALI Avrupa Birliği’nin Genişleme Süreci: AB’nin Merkezi Doğu Avrupa veBatı Balkan Ülkeleri İle İlişkileri,  DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI(AB ile İlişkiler Genel Müdürlüğü) 2005.

[25] Osman Crinica,. AB Genişleme Sürecinde Batı Balkan Ülkeleri. Ankara 2007. ( Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Yüksek Lisans Tezi)

[26] Ceyda Üçyıldız. Eski Yugoslavya Cumhuriyetleri’nin Yeniden Yapılanmasında AB’nin Rolü ( Ankara Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi. 2006.)

[27] Osman Crinica,. AB Genişleme Sürecinde Batı Balkan Ülkeleri. Ankara 2007. ( Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Yüksek Lisans Tezi)

[28] Murat KAVALALI Avrupa Birliği’nin Genişleme Süreci: AB’nin Merkezi Doğu Avrupa veBatı Balkan Ülkeleri İle İlişkileri,  DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI(AB ile İlişkiler Genel Müdürlüğü) 2005

[29] Mirzet MUJEZİNOVİÇ, Avrupa Birliği’nin Batı Balkan Politikası Çerçevesinde Bosna Hersek İlişkileri, Uluslararası Hukuk ve Politika, Cilt 3, sayı 12, s. 67–84, 2007.

[30] Murat KAVALALI Avrupa Birliği’nin Genişleme Süreci: AB’nin Merkezi Doğu Avrupa veBatı Balkan Ülkeleri İle İlişkileri,  DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI(AB ile İlişkiler Genel Müdürlüğü) 2005.

[31] Erbaş, Göknil. Avrupa Birliği’nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Oluşturma Sürecinde Batı Balkanlar. 2005. http://acikarsiv.ankara.edu.tr/browse/1380

[32] Osman Crinica,. AB Genişleme Sürecinde Batı Balkan Ülkeleri. Ankara 2007. ( Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Yüksek Lisans Tezi)

[33] A.g.e

[34]Salim Gökçen,  Balkanlar’da Bölgesel Yaklaşım: Avrupa Birliği’nin Balkanlar Politikası

[35]Osman Crinica,. AB Genişleme Sürecinde Batı Balkan Ülkeleri. Ankara 2007. ( Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Yüksek Lisans Tezi)

[36] A.g.e

[37] Ceyda Üçyıldız. Eski Yugoslavya Cumhuriyetleri’nin Yeniden Yapılanmasında AB’nin Rolü ( Ankara Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi. 2006.)

[38] Mirzet MUJEZİNOVİÇ, Avrupa Birliği’nin Batı Balkan Politikası Çerçevesinde Bosna Hersek İlişkileri, Uluslararası Hukuk ve Politika, Cilt 3, sayı 12, s. 67–84, 2007

[39] Jonida BEGAJ, Avrupa Birliği- Arnavutluk İlişkilerinin Avrupa Hukuku Çerçevesinde Değerlendirilmesi, Gazi Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi, 2008.

[40] Osman Crinica,. AB Genişleme Sürecinde Batı Balkan Ülkeleri. Ankara 2007. ( Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Yüksek Lisans Tezi)

[41] A.g.e

[42] Ceyda Üçyıldız. Eski Yugoslavya Cumhuriyetleri’nin Yeniden Yapılanmasında AB’nin Rolü ( Ankara Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi. 2006.)

[43] A.g.e

[44] Ceyda Üçyıldız. Eski Yugoslavya Cumhuriyetleri’nin Yeniden Yapılanmasında AB’nin Rolü ( Ankara Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi. 2006.)

[45] Erbaş, Göknil. Avrupa Birliği’nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Oluşturma Sürecinde Batı Balkanlar. 2005. http://acikarsiv.ankara.edu.tr/browse/1380/

[46] Murat KAVALALI Avrupa Birliği’nin Genişleme Süreci: AB’nin Merkezi Doğu Avrupa veBatı Balkan Ülkeleri İle İlişkileri,  DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI(AB ile İlişkiler Genel Müdürlüğü) 2005.

[47] A.g.e

[48] Osman Crinica,. AB Genişleme Sürecinde Batı Balkan Ülkeleri. Ankara 2007. ( Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Yüksek Lisans Tezi)

[49] Erbaş, Göknil. Avrupa Birliği’nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Oluşturma Sürecinde Batı Balkanlar. 2005. http://acikarsiv.ankara.edu.tr/browse/1380/

[50] Murat KAVALALI Avrupa Birliği’nin Genişleme Süreci: AB’nin Merkezi Doğu Avrupa veBatı Balkan Ülkeleri İle İlişkileri,  DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI(AB ile İlişkiler Genel Müdürlüğü) 2005

[51] Erbaş, Göknil. Avrupa Birliği’nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Oluşturma Sürecinde Batı Balkanlar. 2005. http://acikarsiv.ankara.edu.tr/browse/1380/

[52] A.g.e

[53] Osman Crinica,. AB Genişleme Sürecinde Batı Balkan Ülkeleri. Ankara 2007. ( Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Yüksek Lisans Tezi)

[54] Ceyda Üçyıldız. Eski Yugoslavya Cumhuriyetleri’nin Yeniden Yapılanmasında AB’nin Rolü ( Ankara Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi. 2006.)

[55] http://www.setimes.com/cocoon/setimes/xhtml/tr/homepage/

[56] Jonida BEGAJ, Avrupa Birliği- Arnavutluk İlişkilerinin Avrupa Hukuku Çerçevesinde Değerlendirilmesi, Gazi Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi, 2008.

[57] Erjeda PROGONATİ, Arnavutluk-AB İstikrar ve Ortaklık anlaşması. http://www.sde.org.tr/tr/haberler/221/arnavutluk-ab-istikrar-ve-ortaklik-anlasmasi.aspx

[58] Erjeda PROGONATİ, Arnavutluk-AB İstikrar ve Ortaklık anlaşması. http://www.sde.org.tr/tr/haberler/221/arnavutluk-ab-istikrar-ve-ortaklik-anlasmasi.aspx

[59] Osman Crinica,. AB Genişleme Sürecinde Batı Balkan Ülkeleri. Ankara 2007. ( Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Yüksek Lisans Tezi)

[60] Ceren MUTUŞ, AB’den farklı bir yaklaşım: Hırvatistan-Slovenya  Sınır Anlaşmazlığı http://www.usak.org.tr/makale.asp?id=1690

[61] Nail ALKAN, Hırvatistan- Slovenya çatışması sonuçlanıyor. SDE http://www.sde.org.tr/tr/haberler/227/hirvatistan-%E2%80%93-slovenya-catismasi-sonuclaniyor.aspx

[62] Nail ALKAN, Hırvatistan- Slovenya çatışması sonuçlanıyor. SDE http://www.sde.org.tr/tr/haberler/227/hirvatistan-%E2%80%93-slovenya-catismasi-sonuclaniyor.aspx

[63] Muzaffer KUTLAY, Sırbistan’ın Zorlu AB Üyelik Süreci http://www.usak.org.tr/makale.asp?id=2374

[64] Muzaffer KUTLAY, Sırbistan’ın Zorlu AB Üyelik Süreci http://www.usak.org.tr/makale.asp?id=2374

[65] Muzaffer KUTLAY, AB’nin yeni Adayı Sırbistan. http://www.usak.org.tr/makale.asp?id=2592

[66] Amin NUMANOVİÇ Dayton Sonrası Bosna Hersek ve Avrupa-Atlantik Entegrasyonu, Ankara Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi 2011 ANKARA.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.