Bulgaristan Erken Seçimleri, Hak ve Özgürlükler Partisi (HÖH) ve Türk Azınlık

0
140

Bulgaristan’da 2013 yılında gerçekleştirilen genel seçimlerde hiçbir partinin tek başına hükümet kurmaya yetecek kadar sandalye kazanamamış olması ve partilerin koalisyon kurmaya yanaşmaması nedeniyle hükümet kurulamamıştı. Ancak uzun süren pazarlıkların ardından Bulgaristan’da Sosyalist Parti ve Türk azınlığı temsil eden Hak ve Özgürlükler Partisi (HÖH) bir azınlık hükümeti kurmuştu.

Mayıs ayında gerçekleşen Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ise iktidarın büyük ortağı Sosyalist Parti’nin yüzde 19 oranında bir oy alarak büyük bir düşüş yaşaması ve hükümet karşıtı protestolar sonucu hükümetin istifa etmesi yönünde bir istek oluştu. Hem muhalefetin hem de iktidardaki partilerin erken seçimi kabul etmesi neticesinde 23 Temmuz tarihinde azınlık hükümeti istifa etti ve o tarihten bu yana Bulgaristan’ı bağımsız bir teknokratlar hükümeti yönetiyor.

Tüm partilerin ortak kararıyla erken seçimler 5 Ekim Pazar günü Bulgaristan ve Türkiye gibi Bulgaristan pasaportu taşıyan nüfusun yoğun olarak bulunduğu birçok ülkede düzenlenecek. Türkiye’de İstanbul,  Edirne ve Bursa başta olmak üzere Bulgaristan göçmeni Türklerin yoğun olarak yaşadığı birçok şehirde 156 sandıkta seçimler gerçekleştirilecek.

 

Yeni Hükümeti Bekleyen Başlıca Sorunlar

Seçimlerin ardından kurulacak hükümetin önünde ele alınması gereken birçok mesele bulunuyor. Bunlar arasında en çok öne çıkan başlık ise ekonomi. Avrupa Birliği (AB) genelinde yaşanan finansal krizden Bulgar ekonomisi de büyük oranda etkilendi ve ekonominin düzelmesi için halen çaba harcanıyor. Ekonomi, özellikle kriz sonrasında büyük oranda AB ve IMF’in yardım ve kredilerine bel bağlar duruma gelmiş bulunuyor. Ayrıca yüksek işsizlik oranı, asgari ücretlerin düşüklüğü ve banka sektörünün içinde bulunduğu kötü durum gibi birçok ekonomik sorun yeni hükümeti bekleyen zor meselelerden.

Bir türlü önü alınamayan yolsuzluk, rüşvet ve usulsüzlükler ise Bulgaristan’ın kronik bir sorunu haline gelmiş bulunuyor ve yeni kurulacak hükümet de önceki hükümetler gibi bu sorunun üstesinden gelmeye çalışacaktır. Daha önceki dönemlerden farklı olarak ise Avrupa Birliği yüksek rüşvet ve yolsuzluk nedeniyle Bulgaristan’a verilecek olan fon ve yardımları büyük oranda dondurmuş bulunuyor. Yıl sonuna kadar gerekli düzenlemeler yapılmazsa Sofya Haber Ajansı’nın konuyla ilgili haberine göre 1,2 milyar avroluk AB fon ve yardımından Bulgaristan yararlanamamış olacak. Ekonominin kötü durumu göz önüne alındığında bu yardımların önemi bir kat daha artıyor. Dolayısıyla yeni hükümet bu yardımları kullanabilmek için elinden geleni yapmak zorunda.

Eğitim ve sağlık alanında yapılması beklenen kamu reformu ise Bulgaristan’ın bir diğer kronik sorunu. Geçtiğimiz dönemdeki hükümetler gibi yeni hükümetin de sosyal güvenlik, sağlık hizmetlerine erişim, eğitim sistemi üzerindeki değişiklikler gibi alanlarda çalışmalarda bulunması bekleniyor.

Yeni hükümetin ele alması gereken bir diğer konu ise enerji piyasasındaki yüksek fiyatların yol açtığı sorunlar. Bulgaristan halkı özellikle doğalgaz ve elektrik fiyatlarının yüksek olduğu gerekçesiyle birçok kez sokaklara döküldü. Bulgar halkı diğer AB ülkeleri ile kıyas edildiğinde gaz ve elektriği daha ucuza kullanıyor gibi görünse de 145 avroluk düşük asgari ücret nedeniyle halkın büyük bir kesimi faturalarını ödeyemiyor ve özellikle kış aylarında büyük zorluklar çekiyor. Önceki hükümetin istifasına neden olan protestoların ana nedenlerinden bir tanesi de enerji piyasasındaki yüksek fiyatlardı; Bulgaristan halkı yeni hükümetten fiyatları düşürmesini ya da maaşları arttırmasını bekliyor.

Son olarak, iç politik meselelere ek olarak Rusya ile beraber gerçekleştirilen Güney Akım projesinin dış politikada hükümetin önünde bekleyen en büyük konulardan bir tanesi olduğunu söylemek gerekiyor. AB’nin yoğun baskısı nedeniyle projeyi dondurduğunu açıklayan Bulgaristan, Rusya ve Sırbistan’ın proje kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmesi ve enerji ihtiyacını karşılama noktasında alternatif bulma zorunluluğu nedeniyle büyük bir siyasi açmazın içinde bulunuyor. Yeni hükümetin AB ve Rusya arasında nasıl bir seçim yapacağını ilerleyen süreçte göreceğiz.

 

Hak Ve Hürriyetler Partisi (HÖH) Ve Türk Seçmen

Her ne kadar Türk azınlığı temsil etme amacıyla kurulmuş Hürriyet ve Şeref Halk Partisi gibi başka partiler olsa da Türkleri büyük oranda temsil eden ve geçtiğimiz dönemde hükümette yer bulan (HÖH) son anketlere baktığımızda bu seçimde de Türklerin büyük oranda oy vereceği parti olacak gibi görünüyor.

HÖH, 2013 genel seçimlerinde büyük bir başarıya imza atarak yüzde 11’lik bir oy oranı ile parlamentoda 36 sandalye kazanmıştı. Parti, seçimlerin ardından kurulan azınlık hükümetinde yer alma başarısını da gösterdi. Geçtiğimiz Mayıs ayında düzenlenen Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ise HÖH başarısını devam ettirdi ve yüzde 14’lük bir oy oranı ile Avrupa Parlamentosu’nda 4 sandalye elde etti.

HÖH’ün bu seçimlerdeki en büyük hedefi 48 sandalye kazanabilecek kadar oy alabilmek. 48 milletvekili, Bulgaristan Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunabilmek için gerekli olarak asgari sayı ve HÖH bu hakkı elde ederek başta Türk azınlık olmak üzere tüm azınlıkların hakları ve sorunları ile ilgili konuları Anayasa Mahkemesi’ne taşımak istiyor.

Hem Bulgaristan’da ikamet eden soydaşlarımızın hem de zorunlu göç ve diğer nedenlerle ülkemizde yaşayan Bulgaristan pasaportu taşıyan Türklerin seçimlerde oy kullanması bu anlamda büyük önem taşıyor. Seçimlere katılımı arttırmak için başta Rumeli ve Balkan Dernekleri olmak üzere Bulgaristanlı Türk siyasiler hem Türkiye’de hem de Bulgaristan’da kampanyalar düzenliyor. HÖH milletvekili adayı Hüseyin Hafızov’un da TRT’ye belirttiği gibi seçimlere katılmak Türk azınlık için bir milli dava, bir varoluş meselesi olmuş durumda.

HÖH için bir diğer önemli husus ise seçimlerin ardından kurulacak olan koalisyon hükümetine bir şekilde dâhil olabilmek. Hafızov, hükümette yer almanın Türk ve diğer azınlıkların haklarını savunmanın en iyi yolu olduğunu ve bu konunun HÖH’ün birincil siyasi önceliği olduğunu belirtiyor. Seçimlerin ardından aşırı milliyetçi blok haricinde hükümeti kurmak isteyecek olan tüm partilerin koalisyon için ilk olarak HÖH’e teklif götürmesi bekleniyor; zira 2013 genel seçimlerinde gördüğümüz gibi birinci ve ikinci siyasi partiler bir arada çalışmak istemiyorlar ve başka alternatifler üzerinde duruyorlar.

HÖH’ün oylarını arttırması ve yine hükümete girmesi durumunda doğal olarak partiden beklentiler de yükselecek. Parti başta Türk azınlık olmak üzere tüm azınlıkların (Müslüman Pomaklar, Roma Halkı, Ulahlar, Müslüman Torbeşler gibi) haklarının geliştirilmesi için vaatler vermiş bulunuyor ve mevcut birçok sorun da HÖH’ün önünde çözülmeyi bekliyor. Azınlıkların çok fazla sorunu olsa da ana dilde eğitim süresinin arttırılması ve anadilde derslerin zorunlu olması, anadilde yayın yapan medya kuruluşlarının olması, azınlık vakıf malları meselesi, anadilin kamuda aktif kullanımı, azınlık nüfusun yaşadığı bölgelerde ekonominin iyileştirilmesi ve istihdam olanaklarının arttırılması konularını öne çıkan talepler olarak özetleyebiliriz.

Bunlara ek olarak başta Türkiye’de olmak üzere Bulgaristan pasaportu taşıyan ve Bulgaristan dışında yaşayan Türklerin de HÖH’den talepleri bulunuyor. Çifte vatandaşlık konusundaki zorlukların kaldırılması ve yurt dışında oy kullanma konusunda kolaylaştırıcı düzenlemelerin hayata geçirilmesi bu taleplerin başında yer alıyor. Aşırı milliyetçi ATAKA, yeni milliyetçi oluşumlardan Vatanseverler Cephesi ve Sansürsüz Bulgaristan gibi siyasi partiler, Türklerin yurt dışında ve ülkede oy kullanmasını engellemeye çalışıyor, çifte vatandaşlık konusuna ciddi eleştireler getiriyor ve tüm söylemlerini Türk ve Müslüman karşıtlığı üzerine inşa ediyor. Seçimler öncesinde bu söylemler o kadar artmış bulunuyor ki Sansürsüz Bulgaristan Partisi son olarak sınırı kapayacaklarını ve Türklerin oy vermek için ülkeye girmelerini engelleyeceklerini açıklamış bulunuyor. HÖH bundan önce olduğu gibi bu seçimlerin ardından da Türklerin ve diğer azınlıkların mevcut sorunları yanında bu partilerle de başa çıkmak durumunda kalacak.

 

5 Ekim’den Sonra

Son anketlere göre 2013 yılındaki genel seçimlerde ve 2014 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde lider olan Avrupa Gelişimi için Vatandaşlar Partisi (GERB) oylarını artırarak birinci parti olacak. İkinciliği ise Sosyalist Parti’nin liderliğini yaptığı sol blokun alması bekleniyor; ancak not etmek gerekiyor ki bu blok Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oylarını büyük oranda düşürdü ve bu seçimlerde eski gücünden uzak.

Seçimlerde üçüncü sırayı HÖH’ün alması bekleniyor; bu noktada HÖH’ün kazanacağı oy ve sandalye sayısı yazıda daha önce belirtilen nedenlerle çok önemli bulunuyor. Dördüncülük için ise Milliyetçi partilerin büyük bir yarışı söz konusu. Daha önce hükümete girme başarısı da gösteren aşırıcı milliyetçi ATAKA partisinin anketlere göre barajı geçememe ihtimali var ancak bu milliyetçi oylarda bir düşüş olduğu anlamına gelmiyor. 13 siyasi partinin koalisyonundan oluşan Vatansever Cephe ve Sansürsüz Bulgaristan partileri milliyetçi oyları topluyor.

Seçimin sonuçları ne olursa olsun ülke için sonuçların da ötesinde en önemli husus hükümetin bir an önce oluşturulması. Mevcut durumu koruyan ve risk almaktan kaçınan teknokratlar hükümeti yerine halkı temsil eden ve mevcut sorunları çözmeye yönelik politika geliştirebilecek bir hükümet, ülke adına büyük önem taşıyor. Ayrıca, hükümette bulunmayı birinci önceliği yapan HÖH’ün kurulacak olan hükümette olup olmayacağı da en büyük merak konularından biri.

 

Hamdi Fırat Büyük

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.