Enflasyon Oranı Neden Artıyor?

0
464

TÜFE

2012 yılı Ocak ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) 2011 Aralık dönemine göre yüzde 0,56, 2011 Ocak dönemine göre yüzde 10,61 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 6,95 artış göstermiştir.

Ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre en yüksek artış yüzde 2,06 ile ulaştırma grubunda gerçekleşmiştir. Ocak ayında endekste yer alan gruplardan çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 1,79, ev eşyasında yüzde 1,58, konutta yüzde 1,32, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,13, eğlence ve kültürde yüzde 0,83, lokanta ve otellerde yüzde 0,75, sağlıkta yüzde 0,09, alkollü içecekler ve tütünde yüzde 0,02 artış gerçekleşirken, haberleşmede yüzde 0,01, eğitimde yüzde 0,05, giyim ve ayakkabıda yüzde 7,88 düşüş gerçekleşmiştir.

Bir önceki yılın aynı ayına göre TÜFE’de en yüksek artış yüzde 18,53 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşmiştir. Çeşitli mal ve hizmetler yüzde 17,63, ulaştırma yüzde 12,90, gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 11,67, ev eşyası yüzde 11,65 artış göstermiştir.

2012 yılı Ocak ayında endekste kapsanan 444 maddeden; 55 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 277 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 112 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşmiştir.

ÜFE

2012 yılı Ocak ayında Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) 2011 Aralık dönemine göre yüzde 0,38, Aralık 2011 dönemine göre yüzde 11,13 ve on iki aylık ortalamalara göre de yüzde 11,11 artış göstermiştir. Aylık değişim tarım sektöründe yüzde 0,97, sanayi sektöründe yüzde 0,26 olarak gerçekleşmiştir. Sanayinin alt sektörlerinden madencilik ve taşocakçılığı sektöründe yüzde 1,42, elektrik, gaz ve su sektöründe yüzde 1,07, imalat sanayi sektöründe yüzde 0,11 artmıştır.

2012 yılı Ocak ayında endekste kapsanan 791 maddeden; 115 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 359 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 317 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşmiştir.

Grafik 1: Enflasyon Oranı (TÜFE)

Ocak 2012 döneminde enflasyon oranı artış göstermiştir. Türkiye ekonomisinde 2011 yılında da enflasyon oranı yüzde 5,5 olarak hedeflenmiş ancak 2011 yılı enflasyon oranı (TÜFE) yüzde 10,45 olarak gerçekleşmiştir. Türkiye’de fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmek Merkez Bankası’nın temel amacı ve görevidir. Bu amaca yönelik uygulanan enflasyon hedeflemesi stratejisinde Merkez Bankası enflasyon hedefinden sapma gösterdiğinde bu sapmanın nedenlerini kamuoyuna açıklamakla yükümlüdür. 

Enflasyon Oranı Neden Hedefin Üstünde Gerçekleşti?

2011 yılında enflasyonun hedefin üzerinde gerçekleşmesine neden olan temel gelişmeler yıl genelinde ithalat fiyatlarında ve döviz kurunda gözlenen yüksek artışlardır. 2010 yılının son çeyreğinden 2011 yılının Aralık ayına kadar Türk lirası cinsinden ithalat fiyatlarının artışı yüzde 40’ı aşmıştır. Tek başına bu gelişmenin yıllık enflasyon üzerindeki etkisinin yaklaşık 5 puana ulaştığı tahmin edilmektedir.

İthalat fiyatları ve döviz kuru gelişmelerinin yanı sıra enflasyonun hedefin üzerine çıkmasında etkili olan bir diğer unsur Ekim 2011 döneminde tütün ürünleri vergi düzenlemesi ve buna bağlı olarak ortaya çıkan fiyat artışları olmuştur. Tütün fiyatları 2011 yılında yüzde 18,6 ile enflasyon hedefinin oldukça üzerinde artmıştır. Söz konusu artışın yıllık enflasyona katkısı 1,1 puan olmuştur.

2011 yılının son aylarında enflasyon oranındaki hızlı artışın nedenlerinden biri de işlenmemiş gıda fiyatlarındaki aşırı oynaklığa bağlı olarak yaşanan yüksek oranlı artışlardır. 2011 yılında yüzde 15 civarında artan işlenmemiş gıda fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisi 2 puana yaklaşmıştır.

İthalat fiyatları, döviz kurları, işlenmemiş gıda ve tütün ürünü fiyatlarındaki gelişmeler, 2011 yılı sonunda enflasyonun hedefin üzerinde kalmasında belirleyici olmuştur. Bu unsurlar içinde Merkez Bankası politikalarından etkilenebilen tek kalem döviz kurlarıdır. Bu nedenle, 2010 yılının sonlarından itibaren gözlenen döviz kuru hareketlerinin uygulanan politikalar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Merkez Bankası, enflasyondaki yükselişin fiyatlama davranışlarını bozmasını engellemek amacıyla 2011 yılı Ekim ayından başlayarak para politikasında daha da sıkılaştırmıştır. Bu kapsamda, faiz koridoru yukarı doğru genişletilmiş ve piyasaya yapılan fonlamanın maliyeti belirgin şekilde artırılmıştır. Küresel belirsizliklere bağlı olarak sermaye akımlarında yaşanan ani değişimlerin yol açtığı olumsuz etkileri azaltmak amacıyla da esnek bir likidite yönetim stratejisi uygulanmaktadır.

2011 yılında yüzde 10,45 olan enflasyon oranının 2012 yılı sonunda yüzde 5 düzeyine düşürülmesi hedeflenmektedir. Ancak küresel risklerin artması iktisadi faaliyette öngörülemeyen dalgalanmalara yol açacağından, yüzde 5 olan enflasyon hedefine ulaşma süreci gecikebilecektir. 

 

Dr. Nazende Özkaramete Coşkun

Bilkent Üniversitesi

 

Kaynak: SDE

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.