Geçmişten Bugüne Türkiye-Hırvatistan İlişkileri

0
3277

Türkiye-Hırvatistan İlişkilerine Genel Bakış

Türkiye, Hırvatistan’ın barış ve güvenliğinin yanı sıra istikrarını da sağlayabileceği bir konumda olduğundan, Hırvatistan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan ülkelerden biri olmuştur ve tanıma sonrasında Hırvatistan ile iyi ilişkiler kurmuştur.

Hırvatistan, Türkiye için, Türkiye’nin Batı Avrupa’ya açılımında özellikle ekonomik ve ticari ilişkilerinde işbirliği ve bağlantılar kurmasında önemli bir konumdadır ve role sahiptir.

Türkiye ve Hırvatistan ilişkilerinin tarihsel geçmişine bakacak olursak; Varna (1444) ve İkinci Kosova (1448) muharebeleri sonunda Osmanlı Devleti, Hırvatistan’ın güney bölümünü hâkimiyeti altına almış, Mohaç Meydan Savaşında (1526) Macaristan Kralı Lajos mağlup olunca, Hırvat topraklarının büyük bölümü Osmanlı hâkimiyeti altına girmiştir. On altıncı asrın sonlarına kadar Hırvatistan sancak beyleri tarafından idare edilmiş, 1583’te eyalet durumuna getirilerek beylerbeylerinin idaresine verilmiştir. İkinci Viyana Kuşatmasının ardından, Osmanlı Devletinin Avrupa’da gerilemesinden faydalanan Avusturya, Prens Eugéne komutasındaki orduları ile Hırvatistan topraklarını işgal etmiş (1697), Karlofça Antlaşmasıyla Besarabya’dan çekilen Osmanlılar, Pasarofça Antlaşmasıyla da Sava Nehrinin güneyinde kalan toprakları kaybetmişler ve böylece Hırvatistan’daki Osmanlı hâkimiyeti son bulmuştur.

Bu yüzyıllar sonrasında 20.yüzyıla gelindiğinde Hırvatistan’ın 1941-45 yılları arasındaki Hırvatistan Bağımsız Devleti ve sonrasında Josip Broz Tito’nun Yugoslavya’yı kurması ve Hırvatistan’ın Yugoslavya’nın dağılmasının ardından 25 Haziran 1991’de bağımsızlığını ilan etmesi ile Türkiye 6 Şubat 1992’de tanımıştır.

 İki ülke arasındaki günümüzde ve geçmiş dâhil hiçbir sorun yaşanmamıştır. Barışçıl ve iyi ilişkiler kurulmuştur, ekonomik ve ticari, siyasi, diplomatik, askeri, eğitim-kültür alanında ilişkiler geliştirmiştir. İkili siyasal ilişkiler düzeyi iyi olarak tanımlanmakla birlikte yasal çerçevesini de düzenlemişlerdir. Özellikle de bu ilişkiler Türkiye ve Hırvatistan için aynı anda başlayan Avrupa Birliği müzakereleri sırasında karşılıklı temas ve ziyaretler ile birlikte daha da artmıştır. İki ülke arası ilişkilere baktığımızda;

Ekonomik ve Ticari İlişkiler

Hırvatistan’ın daima ekonomisi iyi seviyede olmuş, yaşam standartları ve refah seviyesi yüksek olan bir ülke olmuştur. Hırvatistan bugün oldukça yüksek hayat standartları, ortalama ömür, okur-yazarlık oranları ve homojen gelir dağılımı oranlarıyla Orta Avrupa ülkeleri arasında yüksek eğitim, sağlık, yaşam kalitesi ve ekonomik dinamizm standartlarına sahiptir. Türkiye ile de çeşitli alanlarda ekonomik ve ticari ilişkileri olmuştur.

İki ülke arası çok fazla ithal ve ihraç edilen ürünler konusunda da geniş bir yelpazeye sahiptir. Bunlar;

İhracat ürünleri; motorlu kara taşıtları, elektrikli makine ve cihazlar, örme giyim eşyası ve aksesuarları, kakao, turunçgil, kabuklu yemişler, yenilebilen meyve ve sebzeler, demir-çelik ve plastik mamulü ürünler.

İthalat ürünleri; gübreler, kâğıt ve karton, alüminyum eşyalar, elektronik cihaz ve makineler, demir-çelik ve plastik mamulü eşyalar.

Türkiye ile Hırvatistan arasında 1993’ten günümüze önemli ticari anlaşmalar yapılmıştır. Bunlar;

1993– Hırvatistan’a 100 milyon dolarlık Eximbank kredisi açılmıştır.

1995-İki ülke arasında iktisadi ilişkileri geliştirmek ve Türk firmalarına yeni pazarlar açmak maksadıyla DEİK’in girişimiyle Türk-Hırvat İş Konseyi kuruldu. Konsey, kuruluşundan günümüze kadar çok sayıda çalışmalar gerçekleştirdi ve karşılıklı iktisadi-ticari ilişkilerin gelişimine olumlu katkılar sağladı.

1994-12 Nisan’da Hava Taşımacılığı Anlaşması, 2 Mayıs’ta Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşması, 2 Temmuz’da Deniz Taşımacılığı Anlaşması.

1996-12 Şubat’ta, Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması ve Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması.

1997-23 Eylül’de, Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması,

“Bu anlaşma, ne şekilde alındığına bakılmaksızın, bir akit devlette veya mahalli idarelerinde gelir ve servet üzerinden alınan vergilere uygulanacaktır. Menkul veya gayrimenkul varlıkların devrinden doğan kazançlara uygulanan vergiler ile ücretin veya maaşın toplam tutarı üzerinden müteşebbisçe ödenen vergiler ve bunun yanı sıra sermaye değer artışlarına uygulanan vergiler dâhil olmak üzere, toplam gelir, toplam servet veya gelirin ya da servetin unsurları üzerinden alınan tüm vergiler, gelirden ve servetten alınan vergiler olarak kabul edilecektir.”

1999-14 Mayıs’ta, Hırvatistan’ın Altyapısının Geliştirilmesi Hususunda İşbirliği Anlaşması 1999’dan başlayarak Türkiye-Hırvatistan arasında 5 dönem olmak üzere Karma Ekonomi Komisyonları (KEK) protokolleri olmuştur. 19 Eylül 1999’da ikincisi Zagrep’te gerçekleşmiştir.

2002- Serbest Ticaret Anlaşması

13 Mart 2002 tarihinde imzalanan Türkiye Cumhuriyeti ile Hırvatistan Cumhuriyeti arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması’nın, iki ülke arasındaki ikili ticari ilişkilere katkıda bulunması yönündeki beklentilerini ifade etmişlerdir. Taraflar, anlaşmanın en kısa sürede yürürlüğe konulması için her türlü çabayı gösterme hususunda anlaşmışlardır.

Türkiye Cumhuriyeti ile Hırvatistan Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticarete Dair Anlaşma; sanayi ürünlerinde gümrük vergileri, miktar kısıtlamaları, eş etkili vergi ve önlemler ile teknik engellerin azaltılması; tarım ve balıkçılık ürünlerinde taviz değişimi, hayvan ve bitki sağlığı önlemleri ve özel korunma önlemleri; hizmetler ve yatırımlarda GATS çerçevesinde tedricen serbestleşmeye gidilmesi; genel hükümler (iç vergilendirme, diğer anlaşmalarla düzenlenen ticaret ilişkileri, yapısal uyum, damping, acil önlem mekanizması, korunma önlemleri, menşe kuralları, vs.) ve devlet tekelleri, rekabet kuralları, ödemeler, işletmelere ilişkin rekabet kuralları, fikri mülkiyet hakları, kamu alımları vs.) alanlarında düzenlemeler içermektedir. Ayrıca tarafların temsil edileceği bir ortak komite kurulmasına ve usullerine dair hükümler de anlaşma kapsamında yer almaktadır.

24 Haziran’da üçüncü Karma Ekonomi Komisyonları (KEK) protokolü Ankara’da gerçekleşmiştir.

2006-13 Haziran’da dördüncü KEK protokolü Zagrep’te yapılmıştır. Tüm bu yapılan protokollerde; Ticareti Geliştirme Faaliyetleri için taraflar, ticari ilişkileri artırma ve çeşitlendirme amacıyla,

·         Mümkün olan en üst seviyede diyalogun sürdürülmesi,

·         İş çevreleri arasındaki temasların artırılması,

·         Ticaret ve ekonomi heyetleri programlarının düzenlenmesi,

·         Ülkelerinde düzenlenen uluslararası fuar, sergi, sempozyum, seminer ve konferanslara katılım sağlanması konusunda anlaşmışlardır.

Taraflar, iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğinin önemini vurgulayarak, aşağıdaki alanlarda işbirliğini artırmak amacıyla, ilgili kuruluşlarını daha da teşvik etme yönünde anlaşmışlardır:

Taraflar, sınaî işbirliğinin daha da geliştirilmesi için aşağıdaki alanları öncelikli alanlar olarak kararlaştırmışlar ve ilgili kuruluşlarını ve firmalarını bu alanlarda daha fazla işbirliği yapmak üzere teşvik etmek hususunda anlaşmışlardır:

Ø  Tekstil ve diğer hafif sanayi,

Ø  Gıda işleme sanayi,

Ø  Şeker sanayi,

Ø  Elektronik ve elektrikli ev eşyaları sanayi,

Ø  Otomotiv ve otomotiv yedek parçaları sanayi,

Ø  Kimya sanayi,

Ø  Yapı malzemeleri sanayi,

Ø  Tarımsal endüstri,

Ø  El sanatları sanayi,

Ø  Gemi inşa sanayi.

Taraflar, KOBİ’lerin ekonomilerindeki önemli rolüne atıfla, ticari ve ekonomik faaliyetlerin daha da artırılması amacıyla, iki ülke KOBİ’leri arasındaki temasların geliştirilmesi, faaliyetlerinin desteklenmesi ve ilgili kuruluşlar ve Bakanlıklar arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi için her türlü çabanın gösterilmesini kararlaştırmışlardır.

Türk Tarafı, Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi’nin (KOSGEB), Hırvatistan Cumhuriyeti El Sanatları, Küçük ve Orta Ölçekli Kuruluşlar Bakanlığı ile aşağıdaki alanlarda işbirliği yapmaya hazır olduğunu ifade etmiştir:

• KOBİ’lere destek veren kamu kuruluşları arasında bilgi ve tecrübe değişimi,

• KOBİ’lerle ilgili veri tabanlarının karşılıklı kullanımı,

• Her iki ülkede düzenlenecek olan fuarlarla ilgili bilgi değişimi.

İki ülke arasındaki ticaret hacmi 1992-2007 arasında 6 milyon dolardan 432 milyon dolara yükselmiştir. Bazı Türk firmaları Hırvat pazarında yatırımlar yapmıştır. Örneğin, ENKA Holding, Hırvatistan’da yaklaşık değeri 1 milyar dolar olan Zagreb-Belgrad otoyol inşaatını tamamlamış, Uzel Holding bünyesinde faaliyet gösteren Uzel Turizm tarafından 2002 yılında tarihi-turistik Dubrovnik’te beş yıldızlı bir butik otel (The Pucic Palace) faaliyete geçirilmiştir.

2010- Beşinci KEK protokolü düzenlenmiştir.

2012-28 Eylül’de Antalya’da Türk-Hırvat İş Forumu yapılmıştır. Forumda Hırvatistan Birinci Başbakan Yardımcısı Ekonomi Bakanı Radimir Cacic, toplantıda yaptığı konuşmada, Hırvatistan’da yaklaşık 9 ay önce yeni bir hükümet kurulduğunu, bu doğrultuda ülkenin daha güçlü ve hızlı bir şekilde büyüdüğünü belirtmiştir. Bu açıdan da yatırım stratejilerine ağırlık verdiklerini, ancak ülkenin imkânları doğrultusunda hareket ettiklerini anlatan Cacic, enerji alanına yöneldiklerini kaydetmiştir. Hidroelektrik santrallerinin yüzde 50’sini kullanabildiklerini, kömür tesislerinin de bulunduğunu, ancak kapasitelerinin yüksek olmadığını dile getiren Cacic, doğal gaz boru hatları ile ilgili stratejilerinin de bulunduğunu ifade etmiştir.

Hükümet olarak enerji projelerine ağırlık verdiklerini, kamu ve özel işbirliğindeki projelere de destekler verildiğini bildiren Cacic, kendilerinde bilgi, beceri ve deneyimin mevcut olduğunu, ancak finansal destek sağlayacak kurumların yeterli olmamasından dolayı sıkıntı yaşadıklarını vurguladı. Demir yolları, su boruları konularında da büyük projeler gerçekleştireceklerini dile getiren Cacic, “Hırvatistan’da gerçekleştireceğimiz tüm projelere Türk girişimcileri de bekliyoruz” dedi. Rüzgâr enerjisini değerlendirecek projeler hazırlamak istediklerini ifade eden Cacic, bu konuda ilgisi olan girişimcileri Hırvatistan’a beklediklerini, kar etmelerinin mümkün olacağını kaydetti.

Türkiye- Hırvatistan Siyasi İlişkileri

Türkiye’ye karşı Hırvatistan Cumhurbaşkanı Franjo Tudjman döneminde duyulan yakınlığın, 2000’li yılların ilk yarısında bu ülkenin Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşme çabaları kapsamında azalması ile Hırvatistan Cumhurbaşkanı Mesiç’in 2005 yılında Türkiye’yi ziyaretiyle başlayarak, ülkemize yönelik ilginin tekrar artmaya başladığı görülmüştür. Hırvatistan’ın NATO’ya katılımını güçlü biçimde desteklemiş olan Türkiye, Hırvatistan’ı AB içinde “müstakbel ortağı” olarak görmüştür.

2009 yılı başında Dışişleri Bakanlıkları arasında imzalanan Strateji Belgesi’yle daha da ivme kazanan karşılıklı üst düzey ziyaretlerin ikili ilişkilerin gelişmesine katkı sağladığı görülmüştür. 2010 Ocak ayında ihdas edilen Türkiye-Hırvatistan-Bosna Hersek Üçlü İstişare Mekanizması ve Haziran 2009-Haziran 2010 döneminde bir yıl süreyle Dönem Başkanlığını üstlendiğimiz “Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ)” çerçevesinde bölgesel konularda da iki ülke arasında yakın işbirliği bulunmuştur.

Diplomatik İlişkiler

1994-16 Temmuz’da Zagrep’te “Türkiye Cumhuriyeti ile Hırvatistan Cumhuriyeti Arasında Dostluk ve İşbirliği Antlaşması imzalanmıştır. Anlaşmada;

“Türkiye Cumhuriyeti ile Hırvatistan Cumhuriyeti, ülkeleri ve milletleri arasında mevcut dostluk ve işbirliğinin ulaşmış bulunduğu düzeyden duydukları memnuniyeti dile getirerek, iki devlet ve millet arasında barış ve dostluğun gelecekte daha da gelişeceğine ve verimli olacağına duydukları inancı vurgulayarak, Birleşmiş Milletler Yasasının ilkelerine bağlılıklarını yineleyerek, Avrupa’da Güvenlik ve İşbirliği Konferansı belgeleri, özellikle Helsinki Nihai Senedi, Paris Şartı ve 1992 Helsinki Belgesi çerçevesinde üstlendikleri yükümlülükleri teyit ederek, Avrupa’nın tamamında ve özellikle Güneydoğu Avrupa ve Balkanlarda bansın temini ve muhafazasına yönelik ilgilerini ve bu bölgelerde istikrar ve işbirliğiyle ilgili uluslararası anlaşma ve belgelere bağlılıklarını dile getirerek, Avrupa’da ve dünyanın diğer bölgelerinde özgürlük, insan haklarına saygı, çoğulcu demokrasi, barış, güvenlik ve işbirliğinin geliştirilmesi yönünde sağlanan köklü ilerlemeye bağlı kalma kararlılığıyla, Demokrasi, barış ve Avrupa’nın bütünleşmesi sürecinin hızlandırılmasına ve bu sürecin başka bölgelerde istikrarsızlığa yol açmayacak şekilde devamına katkıda bulunma azimlerini ve yeni oluşan dostluk ve işbirliği ortamının daha da güçlendirilmesi için çabaların sürdürülmesi gereğine olan inançlarını açıklayarak, yeni temeller üzerinde sağlam ve dostça işbirliği ilişkileri geliştirme kararlılıklarını açıklamışlardır.”

AB üyelik süreci etrafında şekillenen Türkiye-Hırvatistan ikili ilişkileri, 2006 yılı kadar olmamakla birlikte, 2007 ve 2008 yıllarında da oldukça yoğun geçmiş, karşılıklı pek çok ikili ziyaret gerçekleşmiştir.

Bir de bu dönemde 12 Haziran 2006 tarihinde Zagreb’de imzalanan Türkiye Cumhuriyeti ile Hırvatistan Cumhuriyeti Arasındaki Sosyal Güvenlik Sözleşmesi bulunmaktadır, karşılıklı olarak iki ülke içinde yaşayan ve çalışan insanlar iş güvenliği, emekliliği, sigortaları hakkında hükümler içermektedir.

2008-Mayıs ayında Türkiye-Hırvatistan arasında “Çevre ve Ormancılık Alanında işbirliği Anlaşması” imzalanmıştır. Bu anlaşma ile her iki taraf, çevrenin ve ormanların korunması konusunda işbirliğinin geliştirilmesi konusunda anlaşmaya varmışlardır, ayrıca ormancılık ve çevresel işbirliğinin korunan alanlarda planlama, yönetim ve doğa koruma konularında işbirliğine gidilmesine karar verilmiştir. Ayrıca, ağaçlandırma teknikleri, fidan üretimi teknikleri, mera rehabilitasyonu, havza yönetimi ve rehabilitasyonu, çığ ve toprak kayması kontrol teknikleri gibi konularda, ortak bilimsel ve teknik araştırmalar, işbirliği projelerinin hazırlanmasında, kaynak dokuman ve araştırmaların değişimi, çevre yönetimi, mevcut çevre teknolojilerinin değişimi, ortak toplantılar, sempozyumlar, eğitim programları düzenlenmesine karar verilmiştir.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında yürütülen uluslararası müzakerelerde Türkiye ve Hırvatistan Central Grup olarak yakın işbirliği içerisinde birlikte müzakerelere katılmakta zaman zaman ortak bildirimler yapmaktadır.

2010-Hırvatistan Büyükelçisi beraberindeki Hırvat Geofoto Şirketinden yetkililer 29 Nisan 2010 tarihinde Genel Müdürümüzü ziyaret etmişlerdir. Söz konusu ziyarette Orman Harita ve Fotogrametri Müdürlüğü tarafından genel Müdürlüğümüzün CBS faaliyetleri konusunda sunum yapılmıştır. Daha sonra Geofoto Şirketi faaliyetlerini içeren bir sunum yapmış ve ardından soru cevap bölümü ile ziyaret sona ermiştir.

1 Temmuz 2013 tarihinde Avrupa Birliği üyesi olacak Hırvatistan, AB müktesebatına uyum yükümlülükleri çerçevesinde, ardıllık yoluyla Hırvatistan için geçerli olan 03.07.1967 tarihli “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Vizelerin Kaldırılması Hakkında Anlaşma”yı fesih etmiştir.

Bu nedenle, söz konusu anlaşma Türkiye ile Hırvatistan açısından sona erdirilerek karşılıklı olarak 1 Nisan 2013 tarihi itibariyle vize uygulamasına başlanma kararı alınmış ve bu karar uygulanmıştır.

Büyükelçi Drazen Hrastic’in verdiği röportajda Türkiye’ye uygulayacakları vize konusunda “Hırvatistan’ın yüzü batıda AB’ye, doğuda Türkiye’ye dönük” sözü ve diğer açıklamaları ile iki ülke arasındaki ilişkilerin önümüzdeki yıllarda da iyi devam edeceğini dile getirmiştir.   

“Türkiye’ye AB içerisinde mümkün olan en serbest vize rejimini uygulayacağız ve vize verme konusunda tüm olanakları kullanacağız. Siyasi ilişkiler mümkün olan en yüksek düzeyde olacaktır. Ekonomik bağların da güçlenmesini ve daha çok alanı kapsamasını umuyorum. Hırvatistan’da daha çok Türk yatırımcı ve Türkiye’de daha fazla Hırvat yatırımcı olacak, üçüncü ülkelerde ortak girişimler yapılacaktır. Umarım vize konusunu da hallederiz ve yüz binlerce Türk Hırvatistan’ı, Hırvatlar da Türkiye’yi ziyaret eder. Türklerin yalnızca Dubrovnik ve Zagreb’i değil, Merkezî Dalmaçya’yı ve kuzey bölgelerini de ziyaret etmelerini umuyorum, çünkü keşfedilmeyi bekleyen onca güzel ve ilginç yer var. İnanıyorum ki, hepsi olmasa bile, Hırvatistan’daki Osmanlı kültür alanları restore edilmiş olacaktır ve tüm dünyaya Hırvatistan’ın kültürel mirasının parçası olarak tanıtılacaktır. İzmir EXPO’da çok sayıda Hırvat katılımı görmek istiyorum ve İstanbul Olimpiyat Oyunlarında Hırvatların birçok madalya almasını bekliyorum.”

Hırvatistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Yoşko Klisoviç ve Hırvatistan basını karara ilişkin yapılan değerlendirmelerinde, Türk vatandaşlarına vize uygulanmasının ülke ekonomisini olumsuz yönde etkileyeceğini belirtmiş özellikle turizm alanında kötüye gidileceği azalmalar olacağını dile getirilmiştir.

Askeri İlişkiler

Türkiye Eski Yugoslavya’nın dağılmasından sonra bağımsız Hırvatistan Cumhuriyeti ile daha yakın ilişkiler kurmuştur. Türkiye Hırvatistan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan ülkelerden biridir. Bu yakınlaşmanın hareket noktasını bağımsızlık ilan eden Bosna-Hersek’in saldırıya uğramasından sonra, aynı şekilde Sırp saldırısına uğramış olan Hırvatistan ile Bosna-Hersek arasında ortak bir cephe oluşturulması yolundaki girişimlerimiz teşkil etmiştir.

Bu doğrultuda Türkiye, ABD ve Almanya ile birlikte Hırvat-Boşnak Federasyonu’nun oluşumunda etkin rol almış ve 1995-2000 yılları arasında Hırvat-Boşnak ilişkilerinin gelişmesi yönünde çaba harcamıştır.   Savaş sırasında Hırvatistan, Türkiye ile yakın ilişkiler kurmak istemiştir. Uluslararası silah ambargosu, Boşnaklarla denge gibi etkenler dolayısıyla, Türkiye savaş sırasında Hırvatistan ile askeri işbirliği önerilerine ihtiyatla yaklaşmıştır. Dayton Antlaşması ile barışın sağlanması ve ABD’nin bölgedeki nüfuzunun büyük ölçüde artması sonucu, son yıllarda siyasi ilişkilerin yoğunluğunda savaş dönemine göre nispi bir azalma olmuştur.

Yine savaş sonrasında Hırvatistan’ın askeri ihtiyaçlarının ve savunma bütçesinin azalması yüzünden askeri ilişkiler eğitim alanıyla sınırlı kalmıştır. Eski Cumhurbaşkanı Tudjman’ın Bosna-Hersek konusundaki katı tutumu da ikili ilişkileri çok sınırlı bir düzeyde bırakmıştır. Hırvatistan’da yeni hükümetin iktidara gelmesinden sonra Türkiye ile ilişkilerde en somut adım askeri alanda atılmaktadır. 2000 Haziran ayında Hırvatistan Genelkurmay Başkanının ve kuvvet komutanlarının Türkiye’ye gelmeleri bunun bir göstergesidir. Bunun en önemli nedeni de Türkiye’nin NATO üyesi ve ABD’nin sağlam bir müttefiki olmasıdır. Hırvatistan F-16 uçaklarının alımı, pilot eğitimi ve diğer askeri alanlarda Türkiye ile işbirliği yapmak istemektedir. 2001 sonbaharında Zagreb’de yapılan İstikrar Paktı toplantısında gündem maddelerinden biri olan organize suçlar konusunda, benzer sorunlarla uğraşan Türkiye ile ilişki içerisinde olma düşüncesini taşımıştır.

Eğitim ve Kültürel İlişkiler

1996-Türkiye’nin Hırvatistan’la kültür ve eğitim ilişkileri 19 Haziran 1996 tarihinde Ankara’da imzalanan “Kültür ve Eğitim Anlaşması” çerçevesinde yürütülmektedir. Yine 19 Haziran 1996’da Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Hırvatistan Cumhuriyeti Hükümeti arasında Eğitim, Bilim, Kültür ve Sanat, Gençlik ve Spor Alanlarında İşbirliği yapılmıştır.

1998-“Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu ile Hırvatistan Bilim ve Teknoloji Bakanlığı arasındaki İşbirliği Protokolü” olarak ifade edilen, Ankara’da 16 Nisan 1998 tarihinde imzalanmış bulunan Türkiye Protokolü’nden hareketle,

1999-Ankara’da 10 Şubat 1999 tarihinde imzalanmış bulunan Türkiye Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Hırvatistan Bilim ve Teknoloji Bakanlığı arasında Mutabakat Zaptı’na uygun şekilde hareket ederek,

2000-Ankara’da 28 Ekim 2000 tarihinde imzalanmış bulunan Türkiye Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü ile Hırvat Devlet Arşivleri arasındaki İşbirliği Protokolü’ne uyarak,

§  Diğer ülkenin tarihinin ve yaşam biçiminin olduğu kadar entelektüel, sanatsal, bilimsel, sportif ve bunlarla ilgili etkinliklerinin kendi ülkelerinde mümkün olan azami ölçüde anlaşılmasını dostane değişimler ve işbirliği yoluyla desteklemek amacıyla işbu Program ile ilgili ikili taahhütleri uygulamaya koymayı arzu ederek,

§  Uygulanabilirliği ölçüsünde, Topluluk Programları çerçevesinde ortak projelerin geliştirilmesi dahil olmak üzere, iki ülkenin AB ile kendi entegrasyon süreçlerini de kuvvetlendirmek amacıyla, daha dinamik, yoğun ve sonuç almaya yönelik ikili bir işbirliğinin olası yollarını ve vasıtalarını tanımlamak hususunda işbirliği yapmaya kararlı olarak,

§  Özellikle somut projeler hususunda, Avrupa Konseyi, UNESCO, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve diğer ilgili uluslararası kuruluşlarda ortak hareket etme kararı verilmiştir.

REFERANSLAR

Özlem KILIÇ, İstanbul Ticaret Odası, Avrupa Birliği ve Uluslararası İşbirliği Şubesi, Hırvatistan ülke Raporu, Şubat 2009.

Pınar YÜRÜR, “Tarihi Süreç İçerisinde Hırvatistan Dış Politikası”, Asam Yayınları, Balkan Araştırmaları Dizisi, Ankara, 2001.

http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2008/06/20080616-2.htm

http://www.turkcebilgi.com/ansiklopedi/h%C4%B1rvatistan

http://www.tasam.org/trTR/Icerik/896/cumhurbaskani_abdullah_gulun_hirvatistan_ziyareti_ve_turkiyehirvatistan_iliskileri

http://www.sabah.com.tr/Gundem/2011/03/15/hirvat_konukla_balkanlarda_kalici_baris_mesaisi

http://www.haber10.com/haber/209048#.UVCm_Re8CQo

http://www.isvesosyalguvenlik.com/mevzuat/mvz254.htm

http://www.btd.com.tr/v1.1/index.php?sayfa=H?ZMETLER&link=link2&makale=215

http://www.tccb.gov.tr/ahmet-necdet-sezer-konusmalari/495/56714/turkiyehirvatistan-is-konseyi-toplantisinda-yaptiklari-konusma.html

http://www.tasam.org/tr-TR/Icerik/896/cumhurbaskani_abdullah_gulun_hirvatistan_ziyareti_ve_turkiye-hirvatistan_iliskileri

http://www.haberler.com/turk-hirvat-is-forumu-3974651-haberi/

 

TUİÇ BALKAM

Büşra Doğru

Türkiye

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.