Geçmişten Günümüze Yahudi Tarihi ve Kültürü

0
480

Yoğun bir şekilde çalışmalarına başlayan ekibimiz, bu hafta Rabi Benjamin BLECH’in yazmış olduğu, ”Geçmişten Günümüze Yahudi Tarihi ve Kültürü” isimli kitabı ile okumalarına devam etmektedir.

 

Bu kitap Yahudiliğin ilk ortaya çıkışından itibaren güncel tarihe kadar olan süreçte yaşadıkları bütün hadiseleri genel bir bakış açısıyla anlatmış olup, Yahudilikte ve Musevilikte önemli olan kavramlar üzerinde de detaylı bir şekilde durmuştur. Tüm dünyada yanlış anlaşılmalara sebep olmuş ve doğru bilinen fakat gerçeği ifade etmeyen çoğu detay, gün geçtikçe daha güçlü bir hale gelen ”Antisemitizm” kavramını ortaya çıkarmıştır. Kitapta tarihsel boyutlar ve dipnotlarla bu yanlış anlaşılmalar, yerini doğru bilgilere bırakmış ve sosyo-psikolojik yapıyı kavramayı kolaylaştırarak, araştırma öğrencileri için geniş bir bakış açısı oluşturmuştur.

Serap Merve DOĞAN

İlk olarak “Yahudiler kimdir?” sorusunu cevaplayan Rabi Blech, çoğumuzun aslında yanlış kullandığı İbrani, Yahudi, Musevi, İsrailoğulları ve İsrailli sözcükleri arasındaki farklara dikkat çekmiş. Bununla birlikte “Yahudiler bir ırk değildir, bir ulus değildir ve seçilmiş bir halk değildir; daha çok, seçen halktır.” ifadesiyle de yine yanlış bilinen doğrulara değinmiş. Kitabın ortaya koyduğu gerçeklerden bir diğeri de sayıca çok fazla olduğunu düşündüğümüz Yahudilerin aslında dünya nüfusuna baktığımızda beklediğimizden az olduğunu görüyoruz. Bunun nedeni olarak da Yahudilerin başarılarından dolayı göz önünde bulunmaları gösteriliyor. Özellikle sinema ve komedyenlik alanında çok başarılı olduklarını bildiğimiz Yahudilerin, bunların yanında tıptaki başarıları da vurgulanıyor. Doktorluğun Yahudiler için kutsal bir meslek olduğu çünkü Tanrı tarafından kendilerine “dünyayı onarma” görevinin verildiğine inandıkları belirtiliyor.

Şeyda AYAZ

Birkaç nokta beni inanılmaz derecede şaşırtmıştır ki bu noktalar; İbranice dilinde sadaka sözcüğünün karşılığının olmamasıdır. Hayırseverliğin asil bir eylem değil de ilahi bir emir olarak bilinmesi beni mutlu etmiştir. Yahudi halkın mabetlerinin yıkılması sonucu hiçbir ümitsizliğe düşmeden ilerleyen yıllarda sinagogu yaratmaları, bunu düşünmeleri ve yapmaları o zamanda ne kadar çok hasret, özlem vs. duyduklarının en büyük kanıtıdır.

Ayrıca dünyada kesin bilgilere dayanarak Yahudi halkıyla yaşıt hiçbir halkın bulunmaması beni şaşırtmış ama maalesef bu kadar uzun süre ayakta kalmayı başarabilen bir halkın günümüzde dahi ‘Yahudi’ tanımı konusunda kararsızlık ve tartışma içinde olması maalesef beni üzmüştür. Şüphesiz Yahudi’lerin Dünya Tarihi’ne birçok bakımından siyasi, politika, spor, bilim, sanat, mizah, tıp vs. konularda katkı yaptıkları tartışılmazdır.Yahudi halkının dünyaya şimdiye kadar yaptıkları katkı insanlarımıza açık bir şekilde anlatılmalı ve böylelikle önyargıların önüne geçmeye çalışmalıyız.

Arif Kayahan POLAT

Tanrı dünyayı 7 günde yaratmış, 8. gün ve sonrasında mükemmelleştirme görevini insanlara vermiştir. Her insan dünyayı mükemmelleştirmelidir. Doktorluk mesleğinin de Yahudiler tarafından daha çok tercih edilmesinin sebebi, bu mükemmelleştirme sürecine katkıda bulunmaktır.

Kutsal kitapları Tora’yı günlük hayatlarını düzenleyen bir anayasa olarak kabul etmiş ve öğretilerini hayatlarının her aşamasında uygulamayı kendilerine görev edinmişlerdir.

Moşe Yahudiler için önemli kişiler listesinde ilk sıradadır. O yaratılıştan mükemmel bir kişiliğe sahipti. Yahudiler için kutsaldı fakat sadece tanrının hizmetkârıydı. David de Moşe kadar kutsal ve sevilen bir peygamberdi. İkisinin de bu kutsallığı Tanrı statüsünde oldukları anlamına gelmemektedir. Peygamber de olsalar sonuçta insanlardı. Moşe’nin peltek olması, David’in yaşadığı yasak ilişki onların da hataya düşebileceğinin göstergesiydi.

Aysu ÖZER

Geçmişten günümüze Yahudi Tarihi ve Kültürü isimli kitap, Rabi Benjamin Blech tarafından kaleme alınmış ve Tora haricinde Yahudilikle ilgili okumaya başladığımız ilk kitap olması nedeniyle öncelikle yerinde bir seçim. Çünkü kitap sohbet eder tarzında ki basit ve akıcı diliyle çok kolay anlaşılabilir. Öte yandan kitabın içerisinde yer alan Yahudiliğe ve tarihsel olarak bu zamana kadar duymadığımız dünyanın pek çok farklı uygarlığına ve bunların Yahudilikle ilişkisine dair bilgiler oldukça önemli ve ilgi çekicidir. Bununla birlikte yine kitabın içerisinde yer alan kürsü konuşması nine nasihati gibi çeşitli kutucuklar okurken akılda kalıcı bilgiler sunmakta ve ileri de Yahudilikle ilgili bir konudan bahsederken bolca kullanacağımız güzel anekdotlar bizlere sunmaktadır.

Ahmet ATAŞ

Yahudi halkı geçmişte diğer devletler tarafından toprakları işgal edilince bulundukları yurtlarından çıkmak zorunda kaldılar. Çünkü toprağı işgal edilen bir halkın başka bir seçeneği yoktur. Yahudilerin bulundukları yerden sürgüne gönderilmeleri ve yurtlarından ayrılarak başka yerlere gitmek zorunda kalmaları başlarına daha büyük dertler açmıştır. Gittikleri yerlerde dışlanmışlar ve aşırı baskı altına alınmışlardır. Bazen bulundukları ülkedeki idari yönetim değişince daha ılımlı bir politika ile karşılaşırlardı ama kimi zaman ise bu durumun tam tersi ile karşılaşmışlardır. Bu durum aslında bir nevi Yahudilere bir hayat görüşü kazandırdı. Birlikte aynı çatı altında yaşamaya mecbur kaldıkları ulusların iyi yönlerini benimsemelerine, kötü yönlerini ise kulak arkası etmelerine olanak sağladı. Nitekim Yahudiler çeşitli nedenlerden ötürü gezgin olmuşlar ancak daima ‘‘Vaat edilmiş topraklara’’ geri dönebilmek için dua etmişlerdir.

Emrah İLTER

Yahudilerin ekmek çalmaktan, kara hummanın bir numaralı suçluları olmaya kadar toplumun başına gelen tüm felaketlerin ana nedeninin iktidar tarafından Yahudilere addedilmesi, toplumdaki Yahudi karşıtlığını ortaya çıkartmış, antisemitizmi beslemiş ve bunun sonuncunda Yahudi halkı toplu kıyımlara, soykırımlara tabi tutulmuştur. Fransız Devrimiyle tüm halkların eşit kabul edilmesiyle Yahudi halkı bir nebze de olsa özgürleşmiş ise de, devrimin özgürlük, eşitlik ve kardeşlik kavramlarının vurgulanmasına rağmen Dreyfus olayı patlak vermiş ve Yahudiler tekrardan antisemitizmle karşı karşıya gelmişlerdir. Bu ilk olmadığı gibi sonda olmamış ve yirminci yüzyıl Avrupa’sının göbeğinde Holokost gerçekleştirilmiştir. Milyonlarca Yahudi’nin katledildiği bu olay Yahudi halkının belleğinde derinlemesine yer edinmiş ve Yad Vaşem ile Holocaust Memorial Museum müzeleriyle hatırlatılmaya devam edilmektedir.

Zeynep YOKMAÇ

*Sünnet, Tora’da anlaşmanın işaretidir, sağlık açısından değil, semboliktir. Yahudiler, Tanrı’nın dünyayı yedi günde bitirdiğini ama sekizinci gün ve sonrasında mükemmelleştirme görevini insanlara bıraktığını kabul eder.

*İbrani, nehrin karşı kıyısına geçen Avraam’ın soyundan gelen biridir, İbranice İvri, Yahudi, Yakoov’un 12 oğlundan biri olan Yeuda’nın soyundan gelen kişidir. İsrailoğlui ismi İsrail olarak değiştirilen Yaakov’un 12 oğlundan birinin soyundan gelen kişidir. İsrailli, İsrail toprağında yaşayan bir kişidir.

*Yahudi geleneğine göre Yisrael,yeryüzündeki en kutsal yerdir. ‘Filistin, dünyanın merkezi, Yeruşalayim, Filistin’in merkezi, Mabet, Yeruşalayim’in merkezidir, Kadeş Akadeşim’de (Mabetin en kutsal yeri), dünyanın temeli olan kutsal bir taş vardı. (Midraş)

*Yisrael’de putperest bir çoğunluğun arasında yaşamak, Yisrael dşında Yahudi bir çoğunluğun arasında yaşamaktan iyidir.( Talmud)

*Tora, İbrani alfabesinin ilk harfi olan ‘alef’ ile değil, ikinci harfi ‘bet’ile başlar (Bereşit, Başlangıçta sözcüğü ile); çünkü bizden önce bir başkası vardı.

Seren YILMAZ

TUİÇ- Yahudi Çalışmaları Merkezi

Kitabın Adı: Geçmişten Günümüze Yahudi Tarihi ve Kültürü

Kitabın Yazırı: Rabi Benjamin BLECH

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.