Genç Boşnaklar Derneği Başkanı Naser Kučević ile Söyleşi

0
417

Geçtiğimiz günlerde Ankara’da faaliyet gösteren Genç Boşnaklar Derneği ‘nin Başkanı Naser Kučević ile yaptığımız ve oldukça verimli geçen söyleşi öncesi, kendilerine Türkiye Uluslararası İlişkiler Derneği ( TUİÇ ) ve dernek bünyesinde kurulan Balkan Araştırmaları Merkezi ‘nin (TUİÇ-BALKAM) faaliyetleri, amaçları, hedefleri ve yapısı hakkında bir bilgilendirmede bulundum.

Derneğimiz ve araştırma merkezimiz hakkındaki bilgilendirmeden sonra ise Kučević ile Genç Boşnaklar Derneği’nin kurulma amaçlarından, bugüne kadar yaptığı tüm etkinliklere, Türkiye’de yüksek öğrenimlerine devam eden Boşnak öğrencilerin problemlerine, Türkiye – Balkanlar ilişkisine kadar pek çok konuyu içeren güzel bir söyleşi gerçekleştirdik. Oldukça verimli geçen sohbetimizi elimden geldiği ölçüde özetlemeye çalıştım.

Keyifle okumanız dileğiyle…

Genç Boşnaklar Derneği Hakkında genel bir bilgilendirme yapabilir misiniz? Derneğin hedef kitlesi kimlerdir? Derneğin adının ‘ Genç Boşnaklar Derneği ‘ olması itibariyle aklımıza şu soru geliyor, dernek bünyesinde sadece Boşnak öğrenciler mi bulunuyor, yoksa Arnavutluk’tan, Kosova’dan da öğrenciler bulunuyor mu?

Genç Boşnaklar Derneği, Türkiye’de eğitim gören Boşnaklar, Bosna’ya gönül veren Türkler, ya da bir şekilde Türkiye ile ilişkileri bulunan Boşnakları bir araya getiren bir dernektir. Derneğimiz Türkiye Cumhuriyeti’nde sosyal ve eğitsel sorumluluğunun tanıtılması, cinsiyet, din, soysal ve etnik ayrımı yapılmaksızın, gönüllü bir çalışma ile sosyal ve bilimsel faaliyetlerinin geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Genç Boşnaklar Derneği siyasi veya kâr amacı gütmeyen, bağımsız bir dernektir. Genç Boşnaklar Derneği’nin temelleri Türkiye’de yüksek eğitim görmeye gelen öğrenciler ile atıldı bu öğrenciler içerisinde hala eğitimlerine devam eden ben, Sanela Husić ve eğitim faaliyetlerini tamamlayıp ülkelerine dönmüş bulunan Enisa Kezo, Enisa Begić, Elma Jelovać bulunuyordu. Genç Boşnaklar Derneği’nin kurarken aslında biz başlıca üç amaç belirlemiştik kendimize. Bu amaçları şöyle sıralayabiliriz, ilk olarak dernek Türkiye kapsamında tüm Boşnakları bir çatı altında toplamayı amaçlayacaktı, yani kurulacak olan derneğin başlıca hedeflerinden biri Türkiye’deki tüm Boşnakları bir araya getirecek bir yapı ortaya koymaktı. Derneğin kuruluşundaki başlıca ikinci amaç ise şuydu, Türkiye’de yaklaşık olarak dört milyon Boşnak kökenli vatandaş yaşamakta ve bu Boşnak kökenli insanlar arasında pek çok işadamı da bulunuyor, GBD kurulacak olan yapı sayesinde bu insanların yurtdışında Boşnakların yaşadığı yerlere yatırım yapmasını sağlayacaktı, yani diğer bir deyişle Türkiye ile Boşnakların yaşadığı yerler arasında var olan güçlü kültürel bağları, derneğin girişimleri ile kurulacak olan ekonomik bağlar ile daha da sağlamlaştıracaktı. Derneğin kurulmasındaki temel üçüncü amaç ise, Türkiye ve Bosna Hersek ve diğer Boşnak nüfusu barındıran ülkeler arasında karşılıklı işbirliği kurmanın yollarını bulmak, var olan ilişkileri geliştirecek adımların atılmasını sağlamak ve Türk halkı ile Boşnak halkının birbirini daha çok tanımasını sağlamaktı.

GBD’nin hedef kitlesi öncelikle Türkiye’de yüksek öğrenim gören öğrencilerdir. Derneğimizin adı Genç Boşnaklar Derneği, dolayısıyla dernek bünyesinde daha çok Boşnak öğrenciler bulunuyor fakat bu derneğin kapısının sadece Boşnak öğrencilere açık olduğu anlamına gelmiyor tabi ki, derneğimizin kapısı Türkiye’de eğitim gören tüm Balkanlı öğrencilere açık zaten hâlihazırda derneğimizin tüm etkinliklerine katılan Makedonya’dan ve Kosova’dan arkadaşlarımız mevcut.

Genç Boşnaklara dernek çatısı altında sunulan imkânlardan bahsedebilir misiniz?

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Genç Boşnaklar Derneği, Türkiye’de yabancılar tarafından kurulmuş olan ikinci öğrenci derneği olma özelliğini taşıyor aynı zamanda. Bununla birlikte derneğin oldukça aktif olduğunu söyleyebilirim. Derneğimiz bünyesinde yer alan öğrencilerle birlikte pek çok güzel projeye imza attı. Bu projelerden birisi örneğin, Ankara’da Etimesgut Belediyesi’nin de katkılarıyla 2011 yılında Alija Izetbegović Parkı’nınaçılışını gerçekleştirdik. Benzer bir proje ile bu defa Ankara Altındağ Belediyesi’nin katkılarıyla bir Alija Izetbegović parkının daha açılışını geçtiğimiz Nisan ayında gerçekleştirdik.

Derneğimizin en çok ses getiren projelerinden birisi 8372 projesidir, bu proje ile biz öncelikle 1995 yılında Srebrenitsa’da yaşanan soykırıma Türkiye ve Dünya halklarının ilgisini arttırıp, insanları bu konuda bilgilendirmeyi amaçlamıştık. Bu proje kapsamında, Genç Boşnaklar Derneği Yönetim Kurulu kararıyla Srebrenica Soykırımını anmak için çeşitli projeler üretmeye karar verdik. Yapılacak bu projelerin ilk adımı olarak da 8372 çift ayakkabı toplanması projesi gerçekleştirildi. 8372 Projesi kapsamında, Türkiye’deki farklı çevrelerden (siyasiler, sanatçılar, medyatik kişiler, üniversite öğrencileri…) 8372 çift ayakkabı toplandı. Türkiye’nin birçok iline konu ile ilgili bilgilendirme içeren broşür ve duyurular gönderildi. 8372 Projesi sonunda, toplanan ayakkabılar Taksim Meydanı’nda ‘UN‘ şeklinde sergilenerek, Srebrenica Soykırımı’nda Birleşmiş Milletler’in ve uluslararası toplumun suçu hatırlatıldı.

8372 Projesi Türk basınında oldukça ses getiren bir proje oldu ve biz bu projenin bir devamı niteliğinde, geride bıraktığımız Temmuz ayında Ankara Keçiören Belediyesi işbirliği ile Keçiören’de Srebrenica Anıtı’nın açılışını yaptık.

Bunlar dışında dernek çatısı altında öğrencilere sunulan sosyal imkânlardan bahsedecek olursak, 2011 yılından başlayarak 2013 yılına kadar her yıl Türkiye’nin farklı yerlerine geziler düzenledik. Örneğin, 2011 yılında Kapadokya’ya, 2012 yılında Uludağ’a, bu yıl ise Konya’ya gezilerimizi gerçekleştirdik ve bu gezilerimizi de çeşitli belediyelerle işbirliği sayesinde hayata geçirdik.

Biz Genç Boşnaklar Derneği olarak, Türkiye’ye yüksek öğrenime gelen Boşnak öğrencilere her anlamda yardım sağlamaya çalışıyoruz. Örneğin, bildiğiniz gibi Türkiye’ye gelen Boşnak öğrenciler ilk geldiklerinde Türkçeyi bilmiyorlar biz de Türkçe bilen Boşnak öğrenciler olarak yeni gelen öğrencileri havaalanında ya da AŞTİ’ de karşılayıp, onların Ankara’daki ilk günlerinde sıkıntı yaşamalarını önlemek adına çeşitli devlet dairelerindeki işlemlerinde yanlarında bulunuyoruz.

Boşnak öğrencilere GBD çatısı altında sunduğumuz imkânlardan birisi de, Türkiye’deki Boşnak kökenli işadamlarıyla dernek çatısı altında tanışarak ya da bu işadamlarının şirketlerine çeşitli geziler düzenleyerek, öğrencilerimizin bu şirketlerde staj imkânı bulmasını sağlamak oldu. Öğrencilerimiz bu sayede okullarından mezun olduktan sonra bu şirketlerden çeşitli iş imkânları elde etme şansını da yakalamış oluyorlar aynı zamanda.

Derneğimiz ayrıca iki haftada bir düzenli olarak, Ankara’da bulunan dernek ofisinde, belirlenen bir konu üzerine toplantı yapıyor ve ayrıca bu toplantılarda öğrencilerin problemleri ve bunların çözümü için çeşitli fikir alışverişlerinde bulunma fırsatı yakalıyoruz. Örneğin, geçen hafta dernek ofisimizde Bosna Hersek’in Ankara Büyükelçisi Sayın Damir Džanko’yu ağırladık, kendisi öğrencilerin sorunlarını dinledi ve yine bu konu hakkında karşılıklı çözüm yollarını konuştuk hep beraber. Aynı şekilde önümüzdeki haftada Karadağ Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Sayın Ramo Bralić’i ağırlamayı planlıyoruz ofisimizde. Sayın Bralić’ten sonra ise derneğimizde Malezya’nın Ankara Büyükelçisini ağırlamayı planlıyoruz.

Bosna Hersek’ten malum nedenlerle Türkiye’ye göç eden kişilerin, tekrar ülkelerine dönme ve orada yeni bir hayat kurma gibi bir durumları söz konusu olmamaktadır. Fakat en azından buraya göç edip buraya yerleşmiş Boşnaklar ile Bosna Hersek ya da Balkanların diğer ülkelerinde yaşayan Boşnaklar arasında bir köprü oluşturmak adına yaptığınız çalışmalarınız var mı?

Tabi ki böyle çalışmalarda yapıyoruz, zaten ilk başta da belirttiğim gibi bizim Genç Boşnaklar Derneği’ni kurarken ortaya koyduğumuz temel amaçlardan birisi Türkiye’deki tüm Boşnakları bir çatı altında birleştirmekti. Bu anlamda, bu konuda çeşitli faaliyetlerimiz mevcut, örneğin Ankara’da bulunan bazı Boşnak köyleri var, biz dernek bünyesindeki Boşnak öğrencilerimiz ile bu köylere gidip, oradaki çocukların derslerine yardımcı oluyoruz ve ayrıca bu köylerde yaşayan Boşnak halk ile karşılıklı etkileşimde bulunuyoruz. Bu sayede dernek ile Türkiye’de yaşayan Boşnaklar ile Türkiye’ye okumaya gelen Boşnaklar arasında güzel bir köprüde kurmuş oluyoruz aynı zamanda.

Ayrıca, biz GBD olarak buraya gelen öğrencilerin Türk kültürüne bütünleşmesine de büyük önem veriyoruz, bunun içinde örneğin 23 Nisan’da ya da 19 Mayıs’ta Balkan ülkelerinden Türkiye’ye gelen resmi heyetlere tercümanlık görevini üstleniyor öğrencilerimiz ve bu sayede hem Türkçeyi yararlı bir şekilde kullanma imkânı sağlanıyor ve aynı zamanda Türk kültürüne de bütünleşme imkânı yakalamış oluyorlar.

Burada eğitim gören Boşnakların, eğitimlerini tamamlayıp ülkelerine döndüklerinde ülkelerine katkı sağlayabilmeleri için dernek tarafından çeşitli teşviklerde bulunuluyor mu?

Evet, derneğimizin diğer bir projesi de Kardeş Belediye Projesidir. Kardeş Belediye Projesin kapsamında biz Türkiye’deki ve Bosna Hersek, Sırbistan, Karadağ’daki belediyeler arasında etkin ve işlevsel işbirliklerinin geliştirilmesi ve iki ülke yerel yönetimleri arasında uzun vadede sürdürülebilir işbirliklerinin kurulmasını, deneyim paylaşılmasını, ortak programlar yürütülmesine destek ve işbirliklerine ilişkin iyi uygulamaların paylaşılmasını temel amaçlar olarak belirlemiştik. Kardeş Belediye kapsamında değerlendirirsek örneğin şu an Bosna Hersek Federasyonu’nun Kültür ve Spor Bakanı, Türkiye’de eğitim almış bir Boşnak’tır ve bu anlamda bu projemizi sorunuzun cevabı için güzel bir örnek olarak gösterebiliriz.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin Balkan politikası söz konusu olduğunda en çok üstünde durulan eleştirilerden birisi, hükümetin özellikle Bosna Hersek’te tamamen duygusal davrandığı, kültürel, sosyal, tarihsel anlamdaki yakınlığın ekonomik yatırımlara çok yansımadığı yönünde oluyor. Siz bu eleştirileri bölge insanının gözünden değerlendirecek olursanız neler söyleyebilirsiniz?

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, Bosna Hersek’te ya da aynı şekilde Sancak bölgesinde Türkiye’ye karşı büyük bir sevgi var, bunu kimse göz ardı edemez fakat duygusal anlamdaki bu yakınlığın ekonomik alanlara da yansıması ikili ilişkilerin sağlamlaşması açısından oldukça önemlidir. Türkiye’nin bu bölgedeki yatırımları Balkanlar’ın istikrarı açısından da çok önemli, çünkü biz inanıyoruz ki her zaman Türkiye ne kadar güçlüyse Balkanlarda o kadar güçlü olmuştur. Bu anlamada Türkiye’nin Balkanlar’da daha çok yatırım yapmasını canı gönülden temenni ediyoruz.

Son olarak, Balkanlar’ın gelecek tahayyülünden bahsedecek olursak, örneğin yapılan 8372 Projesi çok yaratıcı olduğu gibi Türkiye’deki ve dünyadaki etkileri de büyük olan bir projeydi. ‘ Her Kolda Beyaz Kurdele ‘ projesine katkınız da öyle, bu anlamda bakıldığında önceliğinizin geçmişi hatırlatmak olduğunu düşünebiliriz. Bundan ziyade gelecek için, Bosna Hersek’in ve diğer bölgelerin yeniden inşası için atılacak adımlarda var olmanızı sağlayabilecek projeleriniz söz konusu mu?

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, Srebrenica 8372 Projesi’nde biz Türkiye’yi bu konu hakkında bilinçlendirmeyi, Türkiye’nin Srebrenica’da 1995 yılında gerçekleşen soykırım hakkında bir algı oluşmasını amaçlamıştık. Ben şunu söyleyebilirim ki, dernek olarak biz tüm projelerimizi daha güzel bir gelecek için oluşturuyoruz fakat burada temel ilkemiz ‘geçmişe bağlı kalma ama aynı zamanda yapılanları da unutmama’ oldu. Bu açıdan bakıldığında, biz hiçbir zaman geçmişte olanlara saplanıp kalmadık fakat yapılanların hiçbir zamanda unutulmaması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’de öğrenim gören biz Boşnak öğrenciler içinde hem öğrenim gördüğümüz ülke olması dolayısıyla hem de tarihsel, kültürel, sosyal açıdan çok güzel bağlarımızın bulunduğu bir ülke olması dolayısıyla, Türk insanının da savaş sırasında Bosna’da olanlar hakkında bilgi sahibi olmasını istiyoruz ve bunun için bir farkındalık oluşturmayı amaçlamaktayız. Şunu da eklemek isterim ki Bosna Hersek’te savaş sırasında yaşananlara o olayları yaşayan bir insanın gözünden baktığınızda zaten olanları bir kenara koyup, unutmak gibi bir durumun söz konusu olmadığını görebilirsiniz. Bu nedenle biz geçmişte yaşananları unutmamak ve unutturmamak adına çeşitli projeler gerçekleştiriyoruz. Burada, Bosna Hersek’te yaşanan acıları daha iyi anlatabilmek adına ve yaşananlara, bu acıları yaşayan insanların gözünden bakabilmek adına, Srebrenica Anıtı’nda yazan şu sözlere dikkat çekmek istiyorum, ‘Molimo Te, Bože, Da tuga bude nada, Da osveta bude pravda, Da majčina suza bude molitva, Da se više nikad i nikom ne ponovi Srebrenica’, Türkçe’ye çevirecek olursak ise ‘ İntikam yok, biz sadece hakkımızı istiyoruz, yaslarımız geleceğe ümit olsun. Annelerin gözyaşları dua olsun. Bundan sonra hiçbir yerde Srebrenicalar tekrarlanmasın. ‘ Bu sözler bence olayı en iyi şekilde açıklıyor, yani kısacası kimse intikam peşinde değil bu yüzden beraber bir gelecek tahayyülünden her zaman söz edebiliriz fakat yapılanlar yapıldı, bu yaşananlar gerçekti ve biz bunları hiçbir zaman unutmayacağız, unutturmamak için çalışacağız ki hiçbir yerde bir daha asla Srebrenicalar yaşanmasın.

Genç Boşnaklar Derneği Başkanı Naser Kucević, Balkanlarda ortak bir gelecek tahayyülünün geçmişi unutarak gerçekleşmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını ve ayrıca Balkanlar’da ortak bir gelecek tahayyülü için Türkiye’nin rolünün çok önemli olduğunu söyledi.

Bende Genç Boşnaklar Derneği Başkanı, Sayın Naser Kucević’e bu güzel söyleşiyi TUİÇ-BALKAM adına gerçekleştirmeme vesile olduğu için ve ayrıca tüm sorularıma verdiği samimi cevaplarından ötürü teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu söyleşi TUİÇ- BALKAM Ankara Temsilcisi ve Bosna Hersek araştırmacısı Emel DENİZ tarafından 06.12.2013 tarihinde saat 19.30’da gerçekleştirilmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.