İlk Tartışma Sonrası ABD Seçimleri

0
72

3 Ekim’de Amerika Birleşik Devleti ve dünya, Amerika’daki başkanlık seçimleri sırasındaki ilk tartışmalara kilitlendi. ABD’deki ilk başkanlık tartışması evvelinde Barack Obama gerek son dönemdeki atılımları, gerek işsizlik oranının tekrar 8.1’e gerilemesi, gerekse de Romney’nin son dönemki hataları yüzünden farkı 3 – 4 puana kadar çıkartmıştı. Açık söylemek gerekirse seçimde bu son düzlüğe girerken başkan adaylarının ilk tartışması sonrası Obama’nın 4 yıllık başkanlık tecrübesinden kaynaklanan avantajı ile tartışmanın mutlak galibi olacağı ve aradaki farkın daha çok açılacağı düşünülüyordu. Fakat hiç bir şey düşünüldüğü gibi olmadı.

Romney tartışmaya kendisinden beklenenin üstünde hazırlıklı ve daha sistematik bir şekilde çıktı. Obama ise kendinden emin ve sakin bir görüntü çizmek için sergilemiş olduğu davranışları ile farkında olmadan kendini emin göstermekten ziyade hazırlıksız ve etkisiz göründü. İlk tartışmanın kazananı sadece tartışma temelli olarak Romney olmadı, bununla beraber ilk kez Obama ile karşı karşıya geldiğinde Amerikan halkının gözünde Romney başkan olabilir imajı çizdi.

Romney’nin büyük tartışma zaferine rağmen tartışma sonrası büyük araştırma firmalarında yapılan ilk telefon anketinde halkın yaklaşık yüzde 65’e yakın bir kısmı tartışmanın galibi olarak Romney’i görürken, yüzde 35’lik bir kısım ise Obama’yı daha başarılı buldu. Şunu unutmamak gerekir ki her iki partinin de yaklaşık yüzde 35/35 gibi bir kemik oyu olduğundan asıl etkilenecek ve oy değiştirebilecek %30 gibi önemli bir çoğunluğun tartışmasız olarak Romney’i daha başarılı bulduğunu görebiliriz.
Tabii ki bu ilk tartışma zaferi ne Romney’i yarın itibari ile Amerikan Başkanı yapar, ne de Obama’yı avantajından yoksun bırakır. Ama bir de kanıksanamaz bir gerçek var ki Romney Obama’nın bütün avantajlarına rağmen “bu yarışta varım ve iddialıyım” dedi. Tartışmanın üzerinden bir kaç gün geçtikten sonra yapılan anketlerin değerlendirilmesine bakıldığında hala kilit durumda olan bazı eyaletlerde Obama’nın 1 – 2 puan önde olduğunu görmek mümkün. Unutmamak gerekir ki başkan adaylarının önünde daha iki tartışma daha var. Obama ve kampanyasının stratejistleri bu gidişattan bir ders çıkartmayı becerebilirse ve başkan Obama bir dahaki tartışmada, ki bu tartışmanın sadece iç politikayı değil dış politikayı da kapsayacağını hatırlayalım, Romney karşısında bariz bir üstünlük sağlarsa mevcut gidişatta çok da ters bir etki yapmadan önde gittiği başkanlık yarışında kendisinde olan avantajı devam ettirecektir. Ancak Obama kendine aşırı güvenip aynı üslup ve tarz içinde bir sonraki tartışmayı devam ettirirse, hiç umulmadık şekilde Romney’nin başkanlık şansı artmaya başlayacaktır. 2008 kampanyasındaki Obama daha enerjik, daha değişimci, daha aktif ve insanlara daha büyük heyecan veren bir lider profili çiziyordu. Tabii ki Obama’nın 4 senelik başkanlık tecrübesi ve özgüveni ile 2008 kampanyasının aynısını yürütmesini veya aynı üslupta olmasını bekleyemeyiz. Ancak Obama kampanyasında her şeye rağmen bir ruh eksikliği olduğu ve Barack Obaman’nın kampanyayı danışmanları ve profesyonel ekibinin kontrolünden kurtarıp lider olarak devreye biraz daha girerek hareketlendirmesi gerekliliği taraftarıyım.
Her şeye rağmen şu anki tabloda ve seçim gününde sıra dışı bir değişiklik olmazsa Obama’nın tekrar başkan seçileceğini düşünüyorum. Ancak yukarı da belirttiğim çekincelerim devam ederse ve Obama kampanyası radikal ve reel bazı değişimlere derhal imza atmazsa bütün avantajlarına rağmen Obama’nın seçimi kaybetmesi bile çok uzak olmayan bir ihtimal olmamaya başlayacaktır.

Burak KÜNTAY

Bahçeşehir Üniversitesi

Amerikan Araştırma Merkez Başkanı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.