İran’ın Geleceği ve Türkiye

0
91

Pers İmparatorluğuyla başlayan süreç İran İslam Cumhuriyetiyle devam etmektedir. İran, ABD ve İsrail karşıtlığının yanı sıra Rusya ve Çin ile geliştirdiği ilişkileri çok yönlü dış politikasıyla Ortadoğu gündeminde önemli yer telkin etmesine mukabil İran’ı Önemli kılan ise Uluslararası alanda Petrol ve Doğalgaz gibi önemli enerji kaynaklarına sahip olmasıdır. Bulunduğu bölge itibariyle önemli bir stratejik konuma sahip olan İran’ın en önemli komşularından birisi Türkiye’dir.

İran’ın geliştirdiği nükleer silahlar neticesinde çevresindeki uluslararası arenada baskı görmesi neticesinde Türk-İran ilişkilerinde yeni bir döneme girmiştir. Türkiye ve İran ilişkileri büyük önem taşısa da farklı dönemlerde inişli-çıkışlı bir seyir izlemiş,.1926’da şah döneminde imzalanan dostluk anlaşması istikrarlı bir döneme girildiği gibi sanılsa da 1979’da Humeyni’nin anti-laik söylemleri Türkiye’yi rahatsız etmiş ve ikili ilişkilerde sıkıntı yaratsa da İran-Irak savaşında ki Türkiye’nin izlediği aktif objektif politika her iki ülke açısından sıkıntılı sürecin atlatılmasına olanak sağlamıştır.

Bu gelişmelerin ışığında Türk-İran ilişkileri 2002 yılından itibaren farklılaşmıştır. Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Ahmet Davutoğlu’nun dış işleri bakanlığına atanmasıyla birlikte komşularla sıfır sorun politikası izlenmiştir Yeni Türk dış politikasında komşularla kültür, diyalog ve siyasi ilişkiler geliştirilmeye çalışılmış, Türk-İran ilişkileri bu dönemden itibaren gelişim göstermiş ve hatta uluslararası alanda her iki ülke birbirlerini destekleyici roller üstlenmiştir. Bunun en güzel örneği Uluslararası alanda İran’ın nükleer programına karşı önlemler alınmasının yanı sıra sert tepkiler gösterilmiş ve çeşitli yaptırımlar uygulanmaya başlamışken Türkiye’nin, İran’a karşı uygulanacak yaptırımlarla ilgili (4.paket) Birleşmiş Milletlerde 9 Haziran 2010 tarihinde yapılan oylamada ret oyu kullanmasıdır. Türkiye çözümü sert yaptırımlarda değil diplomatik yollarla diyalog şeklinde olması gerektiği kanaatindedir. Ancak İran’ın 1970’ler de başlattığı nükleer program son dönemlerde ivme kazanmış, Bu da Uluslararası camiayı tedirgin etmektedir.

İran’ın nükleer silah elde etmesi uranyum zenginleştirme çabalarına girişmesi uluslararası arenada sert tepkilerle karşılanmıştır. ABD ve AB ülkeleri bir dizi yaptırımlar uygulamaya başlamıştır. Tabi ki de bu durum Türkiye’yi de etkilemektedir. İran Türkiye ile komşudur ve çeşitli açılardan coğrafi, siyasi, kültürel ve ekonomik ilişkileri mevcuttur. Aynı zamanda Türkiye’nin ABD ile müttefik ve farklı alanlarda çeşitli düzeylerde anlaşmaları mevcuttur. Buradan hareketle asıl sorun politik çıkarların uyuşmamasıdır. ABD bölgesel çıkarları için İran’ı tehlikeli buluyor ve İran’ın mevcut yönetiminin değişmesi ulusal konjonktüre uygunluğunu istemektedir. İran ise tam tersi karşıt görüşlerine devam etmektedir. Türkiye ABD ve İran’ın polemik üzerinden kimi zaman somut uygulamaya geçen tartışmaları arasında çözüm önerileri aramaktadır. Türkiye açısından bakıldığı zaman bu olay sürekli krizdir. İran sorununun Türkiye açısından çeşitli özellikleri bulunmaktadır. Türkiye İran ile komşudur ve Ekonomik, tarihsel, kültürel ve siyasi ilişkileri mevcuttur. Türk-İran ilişkiler 2002 yılından itibaren önemli bir gelişim göstermiş son on yıllık dönemde ekonomik ilişkiler önemli ölçüde artmıştır. İki ülke ilişkilerinde ticaret hacmi 5 yıl içerisinde 30 milyar dolara ulaşılması beklenmektedir. Bununla birlikte Türkiye’nin İran ile 41 milyar metreküplük doğalgaz anlaşması mevcuttur. Bu gelişmelerin ışığında Türkiye açısından İran büyük bir bölgesel pazardır. Türk mallarının ehemmiyetli kısmı İran üzerinden orta Asya pazarına ulaşmaktadır. Bu açıdan İran Türkiye için Türk mallarının orta Asya pazarına ulaştıran transit konumdadır. İran’ın transit konumu Türk ticaretinde önemli yer etmektedir. Ancak tüm bu gelişmelere ekonomik boyutun önemli derecede yükselse de bölgede ki siyasi gelişmeler ekonomik boyutunun önüne geçmektedir.

İran’ın nükleer silah geliştirmesi ABD ve AB ülkelerinden sert tepkiler görmektedir. Bu durum Türkiye’yi zor durumda bıraktığı gibi Suriye konusunda da Türkiye İran ile karşı karşıya gelmektedir. Şam yönetiminin kendi halkına karşı uyguladığı zulmü görmezden gelen İran yönetimi Türkiye ile karşı karşıya gelmiştir. Türkiye açısından bakıldığında Suriye konusuna bölgedeki güvenlik endişeleri taşıdığı kadar insan haklarıyla ilgili değerlere de önem vermektedir. Filistin’de akan kana seyirci kalan sesini çıkarmayan Filistinli gruplar üzerinden siyaset yapıp İslam dünyasının davasını taşıdığını öne süren İran Suriye’de akan kana ses çıkarması İran’a olan güvenirliliğin azalmasına sebebiyet vermektedir. Türkiye NATO füze kalkanına izin vererek tarafını belli etmesinin yanı sıra herhangi bir sıcak çatışma anında İran ve Suriye ye yönelik bir karşılık verebileceğinin sinyalini de vermiştir. İran’ın nükleer silah geliştirmesi sadece ABD ve AB açısından değil Türkiye açısından da büyük bir tehdittir. İlk çıkacak çatışmada ilk hedef Türkiye olabilir. Tabi ki de İran Türkiye ilişkileri ekonomik anlaşmaları korumakta herhangi bir somut yaptırımları söz konusu olmasa da, Suriye ve nükleer silahlanma konusunda her iki ülke açısından söylem düzeyinde bir tepki söz konusudur.

Sonuca gelecek olursak İran sorunun sonu belirsizliklerle doludur. İran’ın batı ile sorunu Türkiye’yi zorlu bir süreç içerisinde bırakmasına neden olmuştur. Türkiye- İran arasında bir güven sorunu yaşanmaktadır. Ortadoğu’nun geleceğinin belirsiz olması Suriye rejiminin düşüp düşmeyeceği bunun yanı sıra batının Ortadoğu’yla ilgili planları Türk İran ilişkilerini bir anda tamamen bozulmasına da sonuç verebilir. Bu açıdan İran’ın Suriye konusunda Şam yönetimine sonsuz desteğini çekmesi ve orada yaşanan katliama seyirci kalmaması bir nebze de olsun batının takdirini Türkiye açısından da ikili ilişkilerde ki güven probleminin aşılması sağlanabilir. Çünkü İran’ın geleceği ne olursa aynı şekilde Türkiye de büyük derece de etkilenecektir.

 

Volkan TÜRKMEN

Trakya Üniversitesi

Uluslararası İlişkiler Bölümü

 

Kaynakça:

Cumali Önal, ABD ve İsrail İranı vurmayacak, Aksiyon dergisi, Sayısı:897 syf:50-51

http://www.orsam.org.tr/tr/yazigoster.aspx?ID=3236

http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1124:suriyedeki-gelimeler-ve-tuerkiye-ran-likileri&catid=77:ortadogu-analizler&Itemid=150

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.