Kredi Derecelendirme Notu

0
64

Standard&Poor’s merkezi ABD bulunan ve 1860 yılında kurulan uluslararası kredi değerlendirme kuruluşudur. Petrol krizleri ve 1982’de Meksika’nın yaşadığı ekonomik sarsıntı tüm dünya para sistemini etkilemiştir. Bu tip etkileşimler kredi derecelendirme kuruluşlarının derecelendirmelerini bir erken uyarı sistemine dönüştürmüştür.

Bu tip kuruluşlar ülkelerin iktisadi durumlarını değerlendirerek ülkelere borç vermek isteyen yatırımcılara yol göstermektedir. Kredi değerliliği yüksek olan ülkelerin borçlanmalarının maliyeti göreli olarak daha düşük olmaktadır. Kredi derecelendirme kuruluşları sadece ekonomik durumu değil, seçim sistemi ve zamanları, dış politika gelişmeleri, demokrasinin işleyişi, siyasal partiler, iktidar, muhalefet ilişkileri, liderin durumu, siyasal gündemdeki riskler, koalisyonların yapısı, Merkez Bankası’nın bağımsızlık derecesi ve benzerleri gibi siyasi durumları da gözönüne alarak değerlendirme yapmaktadırlar. Bu değerlendirme sonucunda ülkelere not verilmektedir. Ülkelere verilen notlar aşağıda sunulmuştur:

 

AAA: En yüksek kalitede, sağlam, yalnızca küçük bir yatırım riski taşırlar.

AA+, Aa, AA-: En yüksek dereceden düşük bir farklılığa sahip olmakla birlikte, yine yüksek dereceli ve sağlamdır. 

A+, A: Ortanın üstündedir. Sağlam ve güvenilir olmakla birlikte ekonomik şartlardan etkilenebilir. 

BBB+,BBB,BBB-: Orta derecelidir. Uzun vadede risklidir. Spekülatif özellikler taşır.

BB+,BB, BB: Spekülatif özelliktedir. Belirsizlikler taşırlar.

B+,B,B: Yatırım niteliği taşımaz. Borçlanma şartlarına uymama ihtimali yüksektir.

CCC+,CCC,CCC: Kısa dönemli riski dahi oldukça yüksektir.

CC: Tamamen spekülatiftir. Geri ödeme hemen hemen imkânsızdır.

C: En düşük kalite, En yüksek risk 

 

Türkiye’nin Notu 

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor’s Türkiye’nin ”BB ” olan yerel para cinsinden kredi notunu ”BBB-”ye yükseltmiş ve döviz cinsinden ”BB” olan kredi notunu değiştirmemiştir. Türkiye’de TL cinsinden finansal araçların kullanılması kısa vade de risk taşımazken uzun vadede risk taşıyabileceği anlamına gelmektedir. Uluslararası yatırımcı için döviz cinsinden kredi notu önem taşımaktadır ve döviz cinsinden notun yükselebilmesi için cari açığın azalması gerekmektedir.

Merkez Bankası Faiz Kararı 

Merkez bankası politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını değiştirmeyerek yüzde 5,75 oranında sabit tutmuştur.

Döviz Kuru ve Enflasyon

Merkez bankası tarafından yapılan açıklamada döviz piyasasında yaşanan hareketliliğin kısa vadede temel enflasyon göstergesini artıracağı ve iktisadi faaliyetteki yavaşlamaya bağlı olarak döviz kurundan kaynaklanan fiyat hareketlerinin ikincil etkilerinin sınırlı kalması ve enflasyondaki yükselişin geçici olmasının beklendiği vurgulanmıştır. Böylece enflasyondaki görünümünün 2012 yılı hedefi olan yüzde 5 ile uyumlu olduğu değerlendirmesinde bulunulmuştur.

Döviz Kuru ve Cari Açık  

Son dönemde açıklanan veriler yılın ikinci yarısında iktisadi faaliyetin büyüme hızında kayda değer bir düşüş olacağına işaret edilmiştir. Dış talep zayıf seyrini korurken yurtiçi nihai talepteki yavaşlama eğilimi sürmektedir. Gerek kredilerde ve yurt içi talepte gözlenen yavaşlama gerekse döviz kuru hareketleri iç ve dış talebin dengelenmesine katkıda bulunmaktadır. Bu durumda, önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesinde belirgin bir iyileşme olacağı tahmin edilmektedir. 

Küresel Ekonomi ve Genişletici Politikalar 

Merkez bankası küresel ekonomiye dair belirsizlikler dikkate alındığında, gelişmelerin yakından izlenmesinin ve gerekli politika tedbirlerinin gecikmeksizin alınmasının önemini belirtmiş ve önümüzdeki dönemde küresel ekonomideki sorunların daha da derinleşmesi ve yurt içi iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın belirginleşmesi halinde bütün politika araçlarının genişletici yönde kullanılmasının söz konusu olabileceğini vurgulamıştır.

Dünya ekonomisinde yaşanan gelişmeler ve Uluslararası Para Fonu’nun 2012 yılı büyüme rakamlarını aşağıya doğru revize ettiği bir dönemde Türkiye’nin yerli para cinsinden kredi notunun artırılmış olması Türkiye’de finansal kesimin sağlamlığının ve güvenilirliğinin bir göstergesidir. 2000-2001 krizinden sonra özellikle bankacılık sektöründe uygulanan yapısal önlemler finansal piyasalara derinlik ve güç kazandırmıştır.

 

Dr. Nazende Özkaramete Coşkun

Bilkent Üniversitesi

 

Kaynak: SDE

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.