Merkez Bankası: Para ve Kur Politikası

0
51

Merkez Bankası ve Döviz Piyasası

Türkiye’de Merkez Bankası iki temel politika uygulamasından sorumludur. Bu politikaların birincisi para politikası ikincisi ise döviz kuru politikasıdır. Para politikasını uygularken Merkez Bankasının yükümlülüğü fiyat istikrarını sağlamaktır. Döviz kuru stratejisi ise dalgalı kur olarak ilan edilmiştir.

Merkez Bankası döviz rezervlerini artırmak için son yıllarda döviz alım ihaleleri düzenlemekte ve kur politikasını ilan ederken döviz alım ihalelerinin nasıl gerçekleşeceğini de ilan etmektedir. Merkez Bankası döviz piyasasında yaşanan hareketlilik nedeniyle 25 Temmuz 2011’de döviz alım ihalelerine ara vermiştir. Son ayda gözlenen döviz kurundaki yuları doğru hareket Merkez Bankasının sadece döviz alım ihalesine ara vermesine değil aynı zamanda döviz satım ihalesine başlamasına neden olmuştur.  5. Ağustos 2011 tarihinde de döviz satım ihalesine başlanmıştır.

5 Ağustos 2011’de yapılan Para Politikası Kurulu(PPK) ara toplantısında alınan kararlar döviz piyasasına likidite sağlamayı amaçlamaktadır. Bu amaçla yabancı para yükümlülükleri üzerinden alınan zorunlu karşılık oranları azaltılmış, bankaların kendilerine tanınan borçlanma limitleri çerçevesinde Merkez Bankası, Döviz ve Efektif Piyasaları Döviz Depo Piyasasından alabilecekleri bir haftalık döviz depolarında halen ABD doları için yüzde 5,5; Euro için yüzde 6,5 düzeyinde bulunan faiz oranlarını indirilebilecektir.

4 Ağustos 2011 tarihinde yapılan Para Politikası Kurulu toplantısında belirlenen strateji çerçevesinde yabancı para zorunlu karşılık oranları tüm vadeler için 0,5 puan azaltılmıştır.

Söz konusu düzenleme 5 Ağustos 2011 tarihli yükümlülük cetvelinden itibaren geçerli olacak ve yeni oranlar üzerinden hesaplanan zorunlu karşılıklar 19 Ağustos 2011 tarihi itibarıyla tesis edilmeye başlanacaktır. Böylece mevcut verilere göre piyasaya yaklaşık 930 milyon ABD doları likidite sağlanmış ve ağırlıklı ortalama zorunlu karşılık oranı yüzde 11’e gerilemiş olacaktır.

Merkez Bankasının aldığı tüm kararlar döviz piyasasına likidite sağlayarak döviz kurlarındaki aşırı oynaklığı önlemektir. Döviz kurundaki yukarı doğru hareket iktisadı göstergeleri olumsuz etkileyecektir.

Merkez Bankası ve Büyüme

Merkez bankası 4 Ağustos 2011’de yapılan PPK ara toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 6,25’ten yüzde 5,75’e düşürmüştür.  Enflasyonun inişe geçtiği dönemde faizlerin düşürülmesi tüketim ve yatırım harcamalarını artırarak büyümeye olumlu katkı yapacaktır. Bu durumda Merkez Bankası büyümeye katkı yapmaktadır. Önemli ticaret ortağımız olan İtalya ve İspanya’daki ülkelerindeki kamu borcu sorunu ve bu ülkelerdeki ekonomik durgunluk dış talebimizi olumsuz etkileyecektir. Faiz oranlarının azaltılması iç talebi canlandırarak dış talepteki olumsuzluğun büyümeye yaptığı etkiyi dengeleyebilecektir.

Para Politikası Kurulu gecelik faiz oranını yükselterek borç alma ve borç verme arasındaki makası daraltmıştır. Gecelik faiz oranları: Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 1,50’den yüzde 5’e yükseltilmiş; borç verme faiz oranı yüzde 9, açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkânı faiz oranı yüzde 8düzeyinde sabit tutulmuştur.

Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası’nda saat 16.00–17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 0, borç verme faiz oranı yüzde12düzeyinde sabit tutulmuştur.

Merkez Bankası fiyat istikrarı amacıyla çelişmediği durumlarda büyümeye katkı yapması yasasında belirtilmiştir. Dünyada birçok gelişmiş ve gelişen ekonomilerde iktisadi durgunluk devam ederken, Türkiye ekonomisinin büyümesinin sağlayacak tüm politikaların desteklenmesi gerekmektedir.

 

Dr. Nazende Özkaramete Coşkun

Bilkent Üniversitesi

 

Kaynak: SDE

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.