Romanya’da Hükümet İstifası

0
58

Ocak ayının ortasında birden bire tüm Romanya’ya yayılan protesto gösterileri başladı. Başta Başkent Bükreş olmak üzere haberler sürekli büyük şehirlerdeki protestoları gösterdiler. Ama Arad gibi küçük şehirlerde bile her akşam sokağa çıktığınızda protesto gösterilerini görebilirdiniz. Bükreş, Yaş, Timisoara, Arad, Oradea… Bütün şehirlerde her akşam protesto gösterileri düzenlendi. Romanya’da yaşanan bu sürecin bir kısmına bende tanıklık etmiş oldum. Peki, bütün bu olaylar nasıl başladı, olaylar nasıl gelişti, neler yaşandı, protestolar nasıl bir anda bu kadar büyüdü, Romanya halkını günlerce soğukta her gece götüren sebepler nelerdi?

Raed Arafat ve SMURD

2007’de Sağlık Bakanlığı müsteşarlığına atandı. Filistin asıllı Suriye vatandaşı olan Arafat tıp eğitimini Bükreş’te yaptı. Nicolae Ceausescu döneminde üniversite eğitimi için Arap ülkeleriyle anlaşma imzalanmıştı. Bu anlaşma sayesinde 16 yasında Romanya’ya gelen Arafat eğitiminden sonra komünist karşıtı devrimin yaşanmasıyla birlikte ülkede kaldı, ülkeden çıkış yapamadı. 91 yılında SMURD’u, Serviciu Mobil de Ürgenţă, Reanimare si Descarcerare(Mobil Acil Canlandırma ve Kurtarma Servisi) kurdu. Tamamen ilk ve acil yardım üzerine kurulu, aynı zamanda kaza anında her türlü müdahale yeteneğine sahip, özel araçları ve helikopterleri olan bir ilk yardım birimi. Zaten Arafat’ın özel ilgi alanlarından biride ilk yardımdı. Uzun yıllar boyunca Romanya’da doktor olarak çalıştı. Cluj ve Targü Müres doktor olarak çalıştığı şehirlerdi[1].

Sağlık Bakanlığı müsteşarlığına atandıktan sonra bu yıla kadar görevde kaldı. Sağlık koşullarının iyileştirilmesi için çalıştı ve de sağlık sektörünün özelleştirilmesine karşı çıktı. Bunuda her fırsatta dile getirdi. Bu yüzden hükümetin tepkisini çekti. SMURD’un kaldırılması gündeme bile geldi. Cumhur Başkanı Traian Başescu tarafından gelişmiş sağlık sisteminin önündeki engel olarak anıldı hep[2].

1O ocakta televizyon programına konuk olan Arafat bir süre konuştuktan sonra cumhurbaşkanı Başescu televizyon programına bağlandı. SMURD’a karşı olmadıklarını ama sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi gerektiğini tekrar savundu ve de bunu gerçekleştireceklerini belirtti. Bu bağlantıdan kısa bir süre sonra istifasını açıklayan Arafat bu koşullarda daha fazla çalışamayacağını belirtti[3].

İlk Gösteri Targu Mures’ten

İlk gösteriler 12 Ocak’ta Targu Mures şehrinde başladı[4]. Zaten hali hazırda hükümetin IMF’yi ikna etmek için uygulama kararı aldığı ve de geri ödeme süreci için uygulamaya konan kemer sıkma politikalarından bunalan halk sağlık hizmetlerinin de özelleştirilmek istenmesine karşı çıkarak Arafat’a destek için sokaklara döküldü. Hükümetin istifasını isteyen göstericiler Arafat’ın da görevine geri dönmesini istediler.

Hemen ertesi gün ikinci gösteri 13 Ocak’ta Bükreş’ten geldi.  1990’da komünist karşıtı devrimin başladığı Piaţa Universităţii meydanında toplanan göstericiler Arafat’a destek verdiler ve de yaşam koşullarından şikâyet ederek hükümetin istifasını istediler. Fakat gösteriler şiddetli başladı ve de bazı göstericiler polise taş ve fişeklerle saldırdı, bankları devirdi, bazı mağazalara saldırdı. Bunun üzerine jandarma göstericilere sert sayılabilecek müdahalelerde bulundu. Bu arada da hükümet sağlık yasasının yürürlüğe girmemesi konusunu konuşmaya başladı[5].

15 Ocakta ülke genelinde 13.000 civarında gösterici olduğu bildirildi.  Bükreş’te gösterilerin başlamasıyla birlikte ülke genelinde gösteriler devam etti. Bu arada aşırı soğuklar ve ülkenin güneyinde havalardan dolayı kırmızı alarm ilan edilmesi, kırmızı alarm bölgelerine yardımın doğru düzgün ulaşamaması ve kırmızı alarm bölgelerine sadece SMURD’un hâkim olması hükümete getirilen eleştirilere yenisini ekledi[6].

17 Ocak’ta Arafat’a, görevine geri dönmesi için çağrıda bulunuldu. Elde edilen verilere göre Romanya halkının neredeyse üçte ikisi eylemlere katılmıştı.

Tüm ülke genelinde soğuk havalardan dolayı turuncu alarm ilan edildiği halde her akşam -kırmızı alarm bölgeleri hariç- neredeyse her şehirde hükümet istifa edene kadar gösteriler düzenlendi. Romanya halkı yılmadı. Fakat 20 Ocak tarihine kadar da hükümetten bir açıklama gelmedi.

Her ne kadar diğer siyasetçiler ve de bazı parti mensupları açıklamalarda bulunsa da PDL mensupları Başbakan Emil Boç ve de Cumhurbaşkanı Traian Başescu’dan açıklamalar beklenen hızda gelmedi. 20 Ocak’ta gelen açıklamalarda halkı tatmin etmedi ve de gösteriler devam etti.

Arafat’ın görevine dönmesiyle beraber gösterilerin sona ermesi beklense de beklenen olmadı. Çünkü Romanya halkı mevcut yönetimden memnun değildi ve de gösteriler şekil değiştirerek devam etti. Başbakan Emil Boç IMF’den kredi alabilmek için kamu çalışanlarının maaşlarının oranlarını %25 civarında düşürmüş, emekleri maaşlarını döndürmüş, KDV’yi de %24 oranında artırmıştı[7].

Hükümetten Beklenen İstifa Geldi

6 Şubat’ta Başbakan Emil Boç istifasını açıkladı. Hükümetle beraber görevden çekilen eski başbakanın görevini bırakmasından sonra yaptığı açıklama kafaları karıştırdı. Görevini neden bıraktığını açıklayan Emil Boç protestoların getirdiği halk baskısından ötürü değil Romanya halkının iyiliğini düşündüğünü için görevini bıraktığını açıkladı. Emil Boç’un yerine geçici olarak bağımsız Adalet Bakanı Çatalın Predoiu atandı.  Cumhurbaşkanı Başescu tarafından aday gösterilen Dış İstihbarat Başkanı Mihai Razvan Ungureanu’nun başbakanlığına kesin gözüyle bakılıyor[8].

Romanya Umutlu

Eski başbakan Emil Boç’un aldığı IMF kredileri, 2008 ekonomik krizi ile birlikte Romanya’da yaşam standartları iyice düştü. Boç bütün bu ekonomik krizlerden sorumlu tutuldu. Deyim yerindeyse adete faturayı Emil Boç ödedi. Romanya halkı gelecek seçimlerden gerçekten de çok umutlu. Fakat bu durumun değişip değişmeyeceğini konusunu zaman gösterecek. Zira yeni başkan adayının konuyla ilgili herhangi bir açıklaması yok. Ayrıca da kemer sıkma politikaları dışında nasıl bir politika izlenebileceği de merak konusudur. Birliğin Bulgaristan’dan sonra en fakir ikinci ülkesi kabul edilen Romanya’nın kemer sıkma politikası dışında uygulayabileceği bir politika olduğu şüphelidir.

Makalemi yazarken Rumence çevirilerde bana yardımlarını esirgemeyen ve her zaman destek olan Edward Ferencz Volgyesi’ye teşekkürlerimi iletmeyi bir borç bilirim.

 

Aslıhan BAŞER

UİÇ Derneği


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.