Rusya’da Seçimin Zaferi Putin’in

0
84

Rusya’da 18 Mart’ta gerçekleşen devlet başkanlığı seçimleriyle Vladimir Putin,  dördüncü dönem devlet başkanlığını kazanarak 2024’e kadar görevde kalmayı garantiledi. Seçimlerin açıklanan resmi ön sonuçlarına göre, 56 milyon 206 bin 514 seçmen oy verdi; Putin toplam oyların yüzde 76.66’sını aldı. Kayıtlı seçmenlerin sayısı 111 milyon civarında olduğu seçimlerdeki katılım oranı ise yüzde 67.74 olarak kayda geçti. Rusya’daki devlet başkanlığı seçimlerine dünya genelindeki Rusya vatandaşlarının da yoğun katılımı oldu. Rusya dışında 145 ülkede 385 oy sandığı kuruldu ve dünyanın çeşitli bölgelerinden 2 milyon oy pusulası Rusya’ya gönderildi. Yalnızca Türkiye’de yaşayan veya geçici olarak bulunan Rusya vatandaşlarının 5.5 bini 11 ayrı noktada kurulan sandıklarda oy kullandı. Rusya Merkez Seçim Komisyonu Başkanı, seçimleri 1.513’ü yabancı olmak üzere toplam 474.500 gözlemcinin ve 10.500 gazetecinin izlediği bilgisini de paylaştı. Toplam oyun yalnızca yüzde 1,67’sini alan ve seçimlerin tek kadın adayı olan Kseniya Sobçak da seçimlerin oldukça şeffaf şekilde gerçekleştiğinin altını çizdi.

Rusya’da gerçekleşen seçimler öncesinde Batılı medyada yoğun şekilde Rusya’yı ve yaklaşan seçimleri hedef alan haber ve yorumlara yer verdi. Ancak Putin’in seçim kampanyası sözcüsü Andrey Kondraşev, seçimlerin hemen öncesinde İngiltere topraklarında bir tür sinir gazıyla zehirlenen eski Rus çifte casus Sergey Skripal ve kızının başına gelenlerden Moskova’yı sorumlu tutan Londra’nın, bugünkü seçimlere katılım oranının yüksek olmasına yardımcı olduğunu söyledi.

Putin’in dördüncü kez devlet başkanlığına seçilmesiyle başlayan yeni dönem ise Rusya Lideri’nin şu sözleriyle başladı:“Rus halkının birlik olarak kalmış olması nedeniyle Rusya’yı harika bir geleceğin bekliyor.”

 Rusya’da bundan önceki devlet başkanlığı seçimlerinin yapıldığı 2012’de sadece üç aday yarışmıştı. Bu seçimlere 8 aday katıldı.

Bu sekiz aday ise şöyle: Rusya’nın mevcut devlet başkanı olan bağımsız aday Vladimir Putin, Rus sosyetesinin tanınan isimlerinden biri olan liberal kadın aday Kseniya Sobçak, Komünist Parti’nin adayı Pavel Grudinin, milliyetçi çizgideki söylemleri ile bilinen Liberal Demokrat Parti lideri Vladimir Jirinovskiy, Rusya Halk Birliği partisinin adayı olan ve milliyetçi çizgisiyle bilinen Sergey Baburin, Komünist Parti’den ayrılan bir grubun kurduğu Rusya’nın Komünistleri isimli partinin adayı olan ve geleneksel bir komünist olarak tanımlanabilecek Maksim Suraykin, ekonomi ve ticaret politikaları ile öne çıkan Büyüme Partisi’nin adayı Boris Titov ve liberal Yabloko Partisi’nin adayı Grigoriy Yavlinskiy.

Putin, ilk seçim sonuçlarının belli olmasının ardından Pazar akşamı Başkent Moskova’daki Kızıl Meydan’da kurulan özel sahnede destekçilerinin karşısına çıkarak bir teşekkür konuşması yaptı. Putin, elde edilen seçim sonucunu Rus halkının “güven ve umudunun” bir simgesi olarak gördüğünü söyledi. Sonucun aynı zamanda “zor koşullara rağmen çok işler başarılmasının bir takdiri” olduğunu belirten Putin, ilerleme için “birlik ve beraberliği korumanın çok önemli olduğunu” ifade etti.

Putin’in en önemli rakibi olarak görülen muhalif siyasetçi Aleksey Navalni’nin seçimlerde aday olmasına izin çıkmamıştı. Seçim komisyonu, yolsuzluktan hüküm giydiği gerekçesiyle Navalni’nin adaylığına izin vermemişti. Kararın “siyasi” olduğunu savunan Navalni, destekçilerine seçimleri boykot etme çağrısı yapmıştı.

Putin, altı yıl önceki seçimlerde oyların yüzde 63,6’sını almıştı. 65 yaşındaki Putin, bu sonuçlara göre en az 2024’e kadar Kremlin’de kalacak.

Almanya’da Putin’in zaferini ilk kutlayan, sağ popülist Almanya İçin Alternatif (AfD) partisi oldu. Parti liderleri Jörg Meuthen ve Alexander Gauland, AfD’nin Rusya’yla yaptırımların kaldırılması ve “eşit seviyede diyalog” için çalışmaya devam edeceğini kaydetti.

Başbakan Angela Merkel’in lideri olduğu Hristiyan Demokrat Birlik’in Meclis Grup Başkan Yardımcısı Johann Wadepuhl ise Putin’e “politika değişimi” çağrısı yaptı. Rusya’nın Batı’yla daha yakın bir işbirliği yapmasının “her iki tarafın da çıkarına” olduğunu söyleyen Wadepuhl, bunun ön koşulunun ise Moskova’nın “uluslararası kuralları devamlı olarak ihlal etmeye” son vermesi olduğunu söyledi.

Mehmet EROL
o-Staj 2018 AVRAM Stajyeri

Kaynakça:

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.