Suriye’de Demokrat Partinin Birleşme Kongresi: KDP-S Yeniden Kurulması

0
96

2013 sonbaharında birleşme yönünde bir kongre çalışması başlatan Suriyeli 4 Kürt partisi, Nisan 2014’de gerçekleştirdikleri Kongre ile resmi olarak yeni bir parti çatısı altında birleşmişlerdir.

Kongre’ye Suriye’den ve dünyanın değişik bölgelerinden yaklaşık 640 delege katılmıştır. Kongre öncesinde Kürt partileri kurulacak yeni partinin isminin Kürdistan Demokratik Partisi Suriye (Partîya Demokrata Kurdistan-Sûriyê, PDK-S) olması yönünde anlaşmışlardı. Kürdistan Demokratik Partisi (El-Parti) Suriye, Kürdistan Birliği Partisi (Yekiti), Mustafa Cuma liderliğindeki Azadi Partisi ve Mustafa Oso liderliğindeki Azadi Partisi birleşme kararı alarak Suriye’de aynı çatı altında mücadele edeceklerini ortaya koymuş oldular. Esasında her dört partinin 1957’de Suriye’de kurulan KDP-S partisinin ana felsefesini benimsedikleri bilinmekteydi. Suriye’de 1957’de kurulmuş olan KDP-S daha sonraları kendi içerisinde parçalanmış ve farklı partilere ayrılmıştı. Nisan 2014 Kongresiyle tekrar ortak mücadele kararı alan her 4 parti temsilcileri Suriye’nin yeniden yapılandırılması sürecinde önemli bir rol almak istediklerini göstermişlerdir.

Öte yandan Kongre’de delege dağılımına bakıldığında El Parti’nin yaklaşık 350 üye ile üstünlüğü dikkat çekmektedir. Kongre’nin yeni partinin kuruluşunu kabul etmesiyle birlikte 4 parti resmi olarak kendilerini fesh etme kararı almışlardır. KDP-S partisinin kurulmasının hemen ardından 4 partiden toplam 51 kişilik bir Meclisin kurulmasına karar verildi. 51 üyenin belirlenmesinde ise farklı bir yöntem izlenmiştir. Buna göre 21 üye doğrudan Partilerin kontenjanına bırakılırken, geri kalan 30 üyenin ise seçimle belirlenmesine karar verilmiştir. Nitekim 21 üyenin seçilmesinde el Parti 8, Azadi Partileri 5’er ve Yekiti Partisi de 3 üye belirlemiştir. Geriye kalan 30 üyenin ise ön seçimle seçilecek 191 üye arasında gerçekleşecek bir seçimle belirlenmesine karar verilmiştir. 4 Nisan’da Kongre’ye katılan üyeler 191 kişilik seçici Meclis üyelerini seçtikten sonra 5 Nisan’da toplanan 191 üye de kendi içlerinden 30 kişilik Meclis üyelerini seçmişlerdir. Son olarak delegeler tarafından seçilen 51 kişilik Meclisin KDP-S partisinin Genel Sekreteri başta olmak üzere diğer tüm birimlerini belirleyeceği ifade edilmektedir.

Kongre’de en çok tartışılan konuların başında ise Genel Sekreter ve Meclis üyelerinin Suriye içinde yaşaması ve mücadelelerini Suriye içerisinden yürütmeleri olmuştur. Ancak, hem güvenlik hem de üyelerin bir kısmının halı hazırda Suriye dışında yaşıyor olmasından dolayı söz konusu öneri kongre delegeleri tarafından kabul edilmedi. Özellikle Suriye içerisinden katılanlar yeni partinin halk nezdindeki etkisini ve inandırıcılığını artırması için yönetimin Suriye içerisinde yaşaması gerektiğini vurgulamışlardır.

Kongre’ye katılan Parti temsilcileri ile yaptığımız görüşmelerde partinin birçok açıdan etkili olması için yeni bir stratejiye yöneleceklerini ifade etmeleri dikkat çekici olmuştur. Suriye Kürtleri içerisinde en köklü ve geniş bir halk tabanına sahip olduklarını ifade eden KDP-S üyeleri, halkın parti düzeyinde yaşanan değişime inanması için siyasi açıdan büyük bir mücadele başlatacaklarını ifade etmişlerdir. Bununla birlikte mücadelenin diplomatik ve siyasi olacağını ve askeri bir yapılanmaya gitmeyeceklerinin bilinmesi gerektiğini de sözlerine eklemektedirler. Suriye içerisinde bir kardeş kavgasına yol açacak ortamının oluşmasını istemediklerini ifade eden partililer, PYD’yi siyasi düzeyde eleştirmeye devam edeceklerini; ancak askeri bir çatışmanın Kürtler arasında yaşanmasına kendilerinin de izin vermeyeceklerini belirtmektedirler.

KDP-S’nin bir diğer önemli politikası ise Suriye içerisinde Federal bir yapının kurulmasını savunmasıdır. Kongreye katılan üyelerin önemli bir kısmı Federal yapının tüm Suriye halkının mutluluğu ve güvenliğini sağlayacak bir sistem olduğunu belirtmektedirler. Bununla birlikte Kantom sistemlerinde gerçekleştirilecek seçimlere katılacaklarını da belirten bazı partililer PYD’de tarafından oluşturulan Kantom’ların yönetiminde de siyasi açıdan rol almak istediklerini ifade etmeleri dikkat çekicidir. Bu kapsamda Kantom yönetimlerini belirleyecek seçimlerde güçlü bir temsiliyet elde etmeye yönelecekleri anlaşılmaktadır.

Sonuç olarak tavanda yaşanan bir birleşmenin hem Suriye Kürtleri hem de bölgesel politikadaki karşılığının nasıl olacağını şimdiden öngörmek oldukça güçtür. Önemli bir kısmının yalnızca Suriye ile değil aynı zamanda bölgesel düzeyde de Kürt sorununun çözümüne yönelik politikalara sahip olduğunu belirtmek gerekir. Nitekim, Türkiye’deki barış sürecini desteklemekle birlikte Suriye’nin Kürt bölgelerinde insani dram karşısında Türkiye’nin izlediği sınır politikası ise ciddi bir eleştiri aldığı gözlemlenmiştir.

Doç. Dr. Veysel Ayhan | IMPR Başkanı

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.