Suriye’de Yok Olan Dünya Mirası

0
464

Suriye’de, iç savaşın başlamasından önce, bölgeye düzenlenen gezi turlarının programlarında yer verilen tarihi ve turistik yerlerin, şimdilerde yaşanan iç savaş ile birer birer yok olduğu görülmektedir. Söz konusu yerler top, tank, havan, roket mermileri başta olmak üzere savaşın tüm enstrümanlarının bilerek veya bilmeyerek hedefi durumundadır ve tıpkı hayatını kaybeden veya yaralanan insanlar gibi çaresizdirler. Birçok medeniyetin asırlardır üst üste koyarak biriktirdiği ve yüzyıllara meydan okuyarak bugünlere kadar dayanabilmiş yapılar, savaşın acımasızlığına karşı koyamamakta ve tek tek virane duruma düşmektedirler. UNESCO tarafından dünya mirası listesinde tanımlanan bu yerlerden bazıları da insanların geçimlerini sağladığı yerlerdendir. Yıkılan yerlerle ilgili savaşan taraflar birbirlerini suçlayadursunlar Suriye’nin ve belki de dünyanın mirası yok olmaya devam etmektedir.

Sümerler, Asurlar, Fenikeliler, Romalılar, Bizanslılar, Emeviler, Abbasiler ve Osmanlılar olmak üzere medeniyet ve devletlere tarihin çeşitli periyotlarında ev sahipliği yapmış Suriye’nin, bu durumuyla doğru orantılı etnik ve dini açıdan çok parçalı yapısı bugüne değin cami, kilise, külliye gibi dini temelli yapıların yanı sıra kale, çarşı-pazar yeri, müze, tören yeri, antik köyler gibi tarihi ve kültürel motifli yerlerin de çeşitlenmesine izin vermiştir.

Tarihten günümüze uzanan eserlerin yanı sıra içlerinde bulunan; değerli kitaplar, el yazması eserler başta olmak üzere, taşınabilir kültür varlıklarının, müze eşyalarının talan edilmesi, yağma yoluyla Suriye dışına çıkarılarak satılması ise başka bir vakıadır. Kaçırılan bu tarzda değerli eşyalar için özellikle Ürdün’ün başkenti Amman’da bir karaborsa pazarının oluştuğu bildirilmektedir. Benzer pazarların Lübnan, Fransa, İran gibi ülkelerde de varlığından bahsedilmektedir. Suriye dışına çıkarılan tarihi eserlerin değerinin ise iki milyar doları aştığı söylenmektedir.

Tarihi yapılar (dini mekanlar, han, kervansaray, kale, müze, hisar, sur vd.) büyük metrekarelere sahip olmaları, şehirlerin merkezi yerlerinde konumlandırılmaları, şehir halkınca yerlerinin bilinmesi, yığınak ve tahkimat yapmaya uygun yapıları, sığınak işlevine sahip olmaları, savaşta ve çatışmalardaki mevzi kazanımlarında önem taşımaları, sembolik değer ifade etmeleri gibi nedenlerden dolayı şehirler içerisinde gerçekleşen çatışmalarda ele geçirilmeye çalışılmakta, haliyle bu defa da diğer tarafın hedefi durumuna düşmektedir. Tahribata uğrayan yerlere bu açıdan bakıldığında, serseri bir top, tank, havan mermisinin veya hafif silahların gidip tarihi yapıları vurmasında bu yapıların üs, hastane, toplanma ve organize olma yerleri olarak kullanılması diğer tarafın buraları hedef gözeterek vurmasında önemli bir etken olarak görülmektedir.

Suriye’de kısmen veya tamamen kullanılamaz duruma gelenler ile tehdit altında bulunanlara bakmamız gerekirse sıralanan şu yapıları görmek mümkündür.

1)Halep Eski Şehir Bölgesindeki Yerler

*Halep Kapalı Çarşısı (Halep’teki Pazar Yerleri)

Tarihi, ticari ve turistik değeri diğerlerine göre fazla ön plana çıkan Halep Kapalı Çarşısı bunlardan ilkidir. 5000 yıllık geçmişe sahip Halep’teki pazar yerleri Suriye’nin Dünya Miras Listesi’ne kayıtlı altı alanından biridir. 10 km. uzunluğundaki çarşı direkt veya dolaylı olarak birçok insanın geçim kaynağı durumunda idi. Çatışmalar neticesinde çıkan yangınla birçok dükkanın yandığı bilinmektedir.

*Halep Emevi Cami (Hz. Zekeriya Cami)

Cami, Suriye’de savaşan taraflar arasında mevzi ele geçirme hesapları sonucunda büyük ölçüde tahrip olmuştur. Hz. Zekeriya’nın türbesinin burada bulunmasından dolayı Hz. Zekeriya Cami veya Büyük Halep Camisi adlarıyla da bilinen caminin avlusuna savaştan önce ayakkabılar çıkarılarak girilebilmekte iken söz konusu iç avlu günümüzde havan topuyla büyük çapta zarar görmüş durumdadır. Caminin minaresi avlu içerisine yıkılmış haldedir. 600 yıllık minberinin ve bir zamanlar içerisinde bulunan el yazması eserleri barındıran kütüphanesinin akıbeti meçhuldür. Hz. Zekeriya türbesinin dış cephesi büyük ölçüde tahrip olmuştur. Memluk ve Selçuklu dönemi izlerini taşıyan cami ve çevresi cephe savaşının tüm gerçekliğiyle yaşandığı ve savaşan tarafların keskin nişancılarının çok kısa mesafelerde birbirlerine ateş ettikleri bir çatışma alanı haline dönüşmüştür. Öyle ki çarpışmaların 60-100 metre karşılıklı mesafelerde gerçekleştiği kaydedilmektedir. Siper olarak ise cami halıları, tarihi taşları ve içine yıkıntıların doldurulduğu kum çuvalları kullanılmaktadır.

*Halep Kalesi

2)Dera Hz. Ömer Cami

Son zamanlarda zarar gören yapılardandır. Caminin minaresinin hasar görüntüleri basın-yayın organlarına yansımıştır. Arap Baharı’nın Suriye’de start aldığı günlerde göstericilerin ilk toplanma yeri olarak kayıtlara geçmiştir.

3)Hıristiyanların İbadet Yerleri

4)Suriye’nin Kuzeyindeki Antik Köyler (Ancient Villages of Northern Syria)

UNESCO ve Dünya Anıtlar Fonu, Suriye’deki bu durumla ilgilenen kurumlar olarak ön plana çıkmaktadır. Bu kuruluşlar Suriye’deki rejim ile bağlantıya geçerek gözlemciler vasıtasıyla tespitler yaptırmak suretiyle ve uluslararası kamuoyuyla durumu paylaşarak uyarmak suretiyle kayıplarla ilgilenmeye çalışmaktadır. UNESCO Başkanı İrina Bokova tarafından yapılan bir açıklama ile de Selahattin Kalesi, Şövalyeler Kalesi, Eski Şam Şehri, Palmyra Sitesi, Eski Bosra Şehri, Eski Halep Şehri’nin tahrip edilme ve zarar görme riskiyle karşı karşıya olduğu ifade edilmiştir. Son olarak Halid Bin Velid Camii’nin ve türbesinin zarar gördüğü ulaşan haberlerdendir.

Yakın zaman önce, ilkin Bosna ardından Irak ve şimdi de Suriye’de camiler, kiliseler, kütüphaneler ve içerisindeki eserler zarar görmüşlerdir. Maalesef ki insanoğlunun bu aşamada yapabildikleri zararları raporlamak, yıkılmış haldekilerin fotoğraflarını çekip eski halleriyle kıyaslayıp üzülmekten öteye gidememektedir.

Murat TEKEK

Gazi Üniversitesi U.İ.B. Mezunu

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.