Tanıma (Recognition)

0
3275

Tanıma (recognition), bir uluslararası hukuk kişisinin kendi dışında oluşan belli bir olayı (yeni bir devletin doğması gibi), bir durumu (bir devletin sürekli tarafsızlık statüsü gibi), bir belgeyi (bir anlaşma gibi), ya da bir iddiayı ( bir devletin belli bir ülke üzerindeki iddiası gibi) kendi açısından yasal kabul ettiğini bildiren bir hukuksal işlemdir.

Tanıma, açıkça olabileceği gibi üstü kapalı bir biçimde de gerçekleşebilmektedir. Ayrıca devletler uluslararası ortamın gereğince bazen açık olarak hukukun (de jure) tanıdıklarını beyan edememekte, bunun yerine geçici ve bazı hukuki ilişkilerle sınırlı olmak üzere fiili (de facto) tanıma yoluna gitmektedir. Bir devletin tanıması ile ilgili olarak, bazen uluslararası bir örgüte üye olarak kabul edilmesi de tanındığı anlamını taşıyabilmektedir.

Tanıma, bir anlaşma ile yapılacağı gibi tek taraflı bir işlemle de gerçekleşebilmektedir. Aynı olgu uluslararası uygulamada,  devletler hukuku kişiliğinin tanınması, bir devletin içinde değişen hükümetlerin tanınması, savaşçı ve asi sıfatlarının tanınması konularında da ortaya çıkmaktadır.

De facto tanıma  ve de jure  tanımayı daha kapsamlı inceleyecek olursak:

De Jure: Latince kökenli bir uluslar arası hukuk terimidir. Dilimize ‘hukukça’ ya da ‘hukuki’ olarak aktarılabilecek olan bu terim, bir devlet ya da hükümetin tanınması açısından da kullanılmaktadır. Bir devletin de jure olarak tanınması, o devletin varlığını, devamlılığını herhangi bir şüphe duymadan tam ve kesin bir şekilde hukuki olarak tanımak anlamına gelir.

De Facto: Latince kökenli bir uluslararası hukuk terimidir. Dilimize ‘fiilen’ ya da ‘eylemden dolayı’ olarak aktarılabilecek olan bu terim daha çok bir devlet ya da hükümetin tanınması ile ilgili olarak kullanılmaktadır. Bir devletin tanınmasında karşılaşılan güçlükler ve erken tanınmanın doğurduğu sakıncalar, devletlerin böyle bir tanıma yöntemine başvurulmasına yol açmıştır. Buna göre tanıyan devlet, yeni devleti, geçici ve belirli hukuki ilişkilerle sınırlı olmak üzere fiili bir kuruluş olarak tanıma yoluna gidebilmektedir. Uygulamada de facto tanıma geçici ve sınırlı bir tanıma yöntemi olarak belirmekle birlikte, gerekli koşulları gerçekleşmesi halinde tanıma de jure’a dönüşebilmektedir.

Burada “de jure” kanuna göre olması gerekeni, “de facto” ise olanı ifade eder. Bunlara ek olarak de facto hükümet ve de facto nükleer silah sahibi ülkenin tanımlarına bakmakta yarar vardır.

De facto hükümet (De facto goverment): Uluslararası ilişkilerde üç anlamda kullanılır: 1. Resmi olarak diğer ülkelerce henüz tanınmamış olan hükümet, 2. Herhangi bir bölge ya da halk üzerinde (hukuki açıdan kendisine ait olmadığı halde) fiili etkinliğe ve üstünlüğe sahip devlet, 3. Halen hukuki olarak yönetim hakkına sahip bir hükümet bulunduğu halde, bu yönetimi tanımayarak güç yoluyla kendini iktidarda tutan hükümettir.

De facto nükleer silah sahibi ülke (De facto nuclear weapon state): Nükleer Silahların Önlenmesi Anlaşması’nı imzalamamış olan; buna karşın, güvenli olmayan bir nükleer silah programına ve tesislerine sahip olan ülkedir.

Örnek olarak;

-1948’de kurulan İsrail devleti, ABD tarafından derhal de facto tanınmış, üç gün sonra Sovyetler tarafından de jure tanınmıştır.

-Batı Almanya, Doğu Almanya ile birleştiğinde o zamana dek AET üyesi olmayan Doğu Almanya de facto olarak AET’ye katılmıştır.

-Sovyetler Birliği’nde Rusça, birliğin yasalarca belirlenmiş resmi dili değildir. Ancak SSCB’nin de facto dili Rusça idi. Aynı durum günümüzde İsveç için de geçerlidir.

-Kıbrıs’ın kuzeyi uluslararası olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’ne bağlı olsa da de facto olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne bağlıdır.

Dilruba Kurut

TUİÇ Stajyeri

Kaynakça

1) Dedeoğlu, Beril; Arıboğan, D.Ülkü; Ayman, Gülden, Uluslararası İlişkiler Sözlüğü İstanbul, 2005

2) Web Adresi: http://www.uiportal.net/sozlukler/ui-sozluk/ui-d, Erişim tarihi:25.06.2014

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.