Uluslararası Hukukun Kaynakları

0
19061

Öncelikle Uluslararası Hukukun Kaynakları nedir tanımlayalım;

Uluslararası Hukukun Kaynakları

Tanımlar:

Kaynak, belli bir zamanda ve yerde geçerli olan bir hukuk kuralının, hangi şartlarda ve nasıl oluştuğunu ifade etmek için kullanılır. Bu manada kullanıldığında maddi kaynak kastedilmektedir. Ancak, kaynak kavramı çoğu zaman hukuk kurallarının ortaya çıkış biçimini ya da yol ve yöntemini ifade etmek için kullanılıyor. Bu manada kullanıldığında ise şekli kaynak ifade edilmektedir. Uluslararası hukuk ise, uluslararası toplumu oluşturan aktörler arasındaki ilişkileri düzenleyen kurallar bütünüdür.

Uluslararası hukukun kaynakları kendi aralarında bağlayıcı (asli) kaynaklar ve yardımcı kaynaklar olarak ikiye ayrılır. Asli kaynaklar, bağlayıcı kural doğuran kaynaklardır. Yardımcı kaynaklar ise bağlayıcı kuralları anlamamıza ve yorumlamamıza yardımcı olan fakat bağlayıcı niteliği olmayan kuralları doğuran kaynaklardır. Asli ve yardımcı kaynakların bazıları yazılı bazıları ise yazısızdır.

Uluslararası Adalet Divanı Statüsü’nün 38.maddesinin 1.fıkrasına göre, uluslararası hukukun bağlayıcı kaynakları şunlardır: uluslararası antlaşmalar, yapıla geliş ve hukukun genel prensipleridir. Uluslararası hukukun yardımcı nitelikli, yani bağlayıcı olmayan kurallarının doğduğu kaynaklar ise yine 38.maddeye göre şunlardır: mahkeme kararları ve öğreti (hukukçuların ya da ilgili uzmanların görüşleri).

Uluslararası hukukun kaynakları yukarıda anılan kaynaklarla sınırlı değildir. Uluslararası kuruluşların kararları, hakça ilkeler ve yumuşak hukuk da kaynaklar konusunda dikkate alınması gereken diğer başlıklardır.

A. Bağlayıcı Kaynaklar

1. Yapılageliş (Teamül): Kelime manası olarak bir yerde öteden beri olagelen davranış manasına gelen teamül, ilk yüzyıllar boyunca devletlerarası hukukun en önemli kaynağı olmuştur. Günümüzde yapılagelişin önemi nispeten azalmıştır. Yapılageliş kurallarının çoğunluğunun antlaşmalar vasıtası ile kodifiye edilmesi ve devletlerarasında birçok konunun antlaşmalar vasıtasıyla düzenleniyor olması, yapılagelişin önemini kaybetmesinde önemli rol oynamıştır. UAD (Uluslararası Adalet Divanı) tarafından da kabul edildiği üzere yapılagelişin iki önemli öğesi bulunmaktadır. Bunlar: Objektif öğe (genel uygulama) ve sübjektif öğe (psikolojik).

2.Devletlerarası Antlaşmalar: UAD Statüsü’nün 38.maddesinde ifade edildiği gibi devletlerarası antlaşmalar, uluslararası hukukun bağlayıcı kurallarının doğduğu üç kaynaktan birisidir. Devletlerarası antlaşmaların tanımını şu ifadelerle yapmak mümkündür: Uluslararası hukuk kişileri arasında hukuksal bir sonuç elde etmek maksadıyla devletler ve/veya uluslararası örgütler arasında yapılan yazılı irade uyuşmalarıdır. 1969 tarihli Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’ne göre antlaşmalar devletler arasında yazılı olarak yapılır.

3.Hukukun Genel İlkeleri: 38.maddede ‘uygar uluslarca kabul edilen hukuk genel ilkeleri’ ifadesine yer verilmektedir. Bu ifadeden, hukuk genel ilkelerinin tam olarak hangi ilkeleri ifade ettiği anlaşılmamaktadır. Ortaya bir ölçüt konmuştur o da ‘uygar uluslarca kabul edilmek’ ölçütüdür. Bir başka ifade ile uygar ulusların ulusal hukuk düzenlerinde kabul edilmiş hukuksal ilkelerin sayılacağı anlaşılmaktadır. Hukuk genel ilkeleri günümüzde uluslararası hukukun asli kaynakları arasında hiyerarşik olarak son sırada yer almaktadır. Devletin bağımsızlığı, iyi niyet, yargı kararının uygulanması, ölçülülük, adil yargılanma, kusur sorumluluğu, iç hukukun tüketilmesi, geçmişte kabulün gelecekte reddi mümkün kılmadığı gibi ilkeler hukuk genel ilkeleri arasında sayılabilir.

B. Yardımcı Kaynaklar

1.Yargı Kararları: UAD Statüsü’nün 38.maddesi yardımcı kaynak olarak yargı kararlarından bahsetmiş ve 59.madde hükmünü saklı tutmuştur. 59.madde UAD kararlarının sadece ilgili olayda ve ilgili taraflar açısından sonuç doğuracağını belirtmektedir. Uluslararası hukukta mahkeme kararları yeni hukuk oluşturma fonksiyonuna sahip değillerdir. Kural olarak mahkeme kararları sadece mevcut kuralların yorumunda yardımcı olmak gibi bir fonksiyona sahiptir.

2.Öğreti: Öğreti (doktrin) bilimsel görüşleri ifade eder ve iç hukukta olduğu gibi uluslararası hukukta da yardımcı bir kaynak olarak kabul edilir. Bu tür bilimsel görüşler hukukçular ya da ilgili uzmanlar tarafından yazılan ve bir konuyu ayrıntılı inceleyen kitaplarda (monografi), birçok hukukçunun bir araya gelerek derledikleri derleme kitaplarda, düzenli olarak çıkan süreli yayın niteliğindeki bilimsel dergilerde toplanırlar. Ayrıca sempozyum ve konferans gibi bilimsel toplantılarda sunulan tebliğler de kitap formatında basılabilmektedir. Son yıllarda internet sitelerinin doktrine katkıda bulunduğunu söylemek de mümkündür.

Asli kaynaklar ve yardımcı kaynaklar dışında uluslararası hukuka kaynak olabilecek bazı olası kaynaklar da vardır. Bunlar arasında uluslararası örgütlerin kararlarını, yumuşak hukuku ve hakkaniyeti sayabiliriz.

C. Kaynaklar Hiyerarşisi

Uluslararası hukukta, sondan başlanırsa, yargı kararlarının ve öğretinin yardımcı kaynak olmalarından dolayı hiyerarşik sıranın en altında oldukları söylenebilir. Yargı kararlarının öğretiye göre daha fazla ağırlığa sahip olduğu da kabul edilmektedir. Yapılageliş kuralları ve devletlerarası antlaşmalar kural olarak eşit düzeyde kabul edilmektedirler. Ancak, mevcut bir yapılageliş hukuku ile sonradan yapılmış bir antlaşmanın çelişmesi durumunda antlaşma hükmünün uygulanması esastır.

Mehmet İlhanlı

TUİÇ Stajyeri

KAYNAKÇA

1. ACER, Yücel, KAYA, İbrahim, Ekim 2011 ULUSLARARASI HUKUK- Temel Ders Kitabı. Ankara: USAK YAYINLARI

2. www.tdk.gov.tr

3. http://akademikperspektif.com/2012/08/22/uluslararasi-hukuk-nedir/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.