Uluslararası İlişkilerin Şaşmaz Akışı

0
98

Adı Uluslararası İlişkiler,  Ülkelerararası İlişkiler, Farklı Ülkelerde Yaşayan İnsanlarla İlişkiler yahut başka her ne olursa olsun, bu alanda söylev çekmek, yazmak çizmek için sırtta yumurta küfesi taşıma zorunluluğu olmayabilir. Zira bu alanda yazılmış yahut söylenmiş herhangi bir kelâmı (önermeyi) doğrulamak mümkün olabilir de yanlışlamak asla ve kat’a mümkün olmayabilir.

Misal “Akşama kar yağacak.” önermesi (teorisi) akşama kar yağarsa doğrulanmış, yağmazsa da yanlışlanmış olur. Ama “Akşamları kar yağar.” önermesi, bu önermenin yapıldığı gece veya sonraki (n=1,2,3 …) gece kar yağsa da doğrulanmış olmaz; ama, izleyen akşamlardan birinde bile kar yağmazsa yanlışlanmış olur. Bu son önermenin doğrulanabilmesi için sadece sayılabilir sayıda akşamı değil ama her akşamı gözleme olanağına sahip olmamız gerekir ilkin sonra da her akşam kar yağdığını gözlemeliyiz. Apaçıktır ki, her akşamı gözlemek bir insan için mümkün değildir. Öte yandan,

“Kırmızı kar yağacaktır.” önermesi asla yanlışlanamaz. Zira herhangi bir zamana dek kırmızı kar yağmaması, kırmızı karın hiç yağmayacağı anlamına gelmez. “Kar kırmızı olmaz!” mı? Bal gibi olur. Henüz bu yılın 8 Şubat’ında Şırnak’a yağmamış mı idi? [1]

Hülâsa, yazılarımızda “Kırmızı kar yağacaktır.” türünden cümleler döşediğimiz müddetçe, asla yanlışlanamaz ve dolayısı ile yanılmamış oluruz. Hiç kimsenin çürütemeyeceği, tersinin asla kanıtlanamayacağı savlar bulmak ise, deveye hendek atlatmaktan çok daha kolay olsa gerek. Hani, “Dünya’nın merkezi nere?” diye sormuşlar da Hoca’ya, o da “Tam da burası.” demiş, asasını yere vurarak. Sonra da eklemiş; “İnanmazsan ölç de kendin gör.”

Öte yandan, alanımıza özgü konuları çeşitli bilim dallarının konularına benzeştirerek de sağlanamaz alanımızın bilimsel kalitesi. Çünkü konu nesnesi alanımızda insandır; ama bilimlerde cansız taneciklerdir. Dolayısı ile bilimsellik niteliğinden uzak ise alanımız, dedikodu, safsata, hezeyan, masal, tarih veya dizi film senaryosu olmaktan öte bir öneme haiz olabilir mi? Peki, böyle bir bilgi disiplinini kendilerine lâyık görebilir mi bu alanın üstâdları; dedikodu, safsata, hezeyan, masal, tarih veya dizi film senaryosu olmaktan öte bir anlam taşımayacak yazılarla haşır neşir olmayı reva görebilirler mi kendilerine?

Demek ki, Tarih’in ve dolayısıyla Uluslararası İlişkilerin şaşmaz akışı yahut doğru yanı olup olmadığına ilişkin önermeler özel incelemeye değer. Şöyle ki,

“Tarih’in şaşmaz akışı vardır.” dersek, bu önermenin doğrulaması bizden beklenir. Ama bu pek mümkün değildir. Zira Tarih belgeye dayansa bile herhangi bir olaya ilişkin belge sayısı son derece kısıtlıdır. Dahası o belgeyi değerlendiren kişinin yorumu belirleyici niteliktedir. Dolayısıyla Tarih kişiselliğe tâbidir ve kesinlikten uzaktır. Ayrıca geçmiş zamanın tümünü, hiç değilse yazının icadından sonrasını, gözleme olanağından mahrumuz. Bu paragrafta sıralanan gerekçelerin “Tarih’in şaşmaz akışı yoktur.” önermesinin doğrulamasının yapılamayacağının da gerekçeleri olduğuna dikkat edilmelidir. Bu durumda,

“Tarih’in şaşmaz akışı olduğunun tersi kanıtlanamaz.” dersek, bu önerme yanlışlanamaz. Ama bu durum, aynı önermenin doğru olduğu anlamına gelmez. Zira doğrulanamayan herhangi bir önerme otomatikman yanlış değildir ve yanlışlanamayan herhangi bir önerme de otomatikman doğru sayılamaz. Bu paragrafta değinilen gerekçeler “Tarihin şaşmaz akışı olmadığının tersi kanıtlanamaz.” önermesi için de geçerlidir tabii ki.

Ne doğrulanabilir ne de yanlışlanabilir önermelere yaygınca bilinen bir örnek de yeni yetme münazaralarının şu beylik konusudur: “Tarihi kahramanlar mı yaratır, yoksa kahramanları mı tarih yaratır?”

Sonuç olarak yazılarımıza şu özellikler, gücü yukarıdan aşağı azalan biçimde kıymet (!) katabilir, en titiz en baba editörleri bile atlatmamıza yol açabilir ve ileride hacup duruma düşmemizi önleyebilir;

·         Doğrulanabilir olan önermeler,

·         Doğrulanabilir olmayan ama yanlışlanabilir de olmayan önermeler,

·         Yanlışlanabilir olmayan önermeler.

Sonucun özeti olarak denebilir ki, yanlışlanabilir önermeler kullanmadan ne yazarsan yaz. Böyle yazarsan, ikna olacak en az bir editör ve pek çok okuyucu bulabilirsin; bkz. Dip Not.

Dip Not: Peki ya bu son önermeler hangi türdendir acep; doğrulabilir mi, yanlışlanabilir mi, vb.?

 

Çağlar Tuncay

ODTÜ

 

 

 

[1] http://webtv.hurriyet.com.tr/2/28010/0/1/sirnak-ta-kirmizi-kar.aspx

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.