Uluslararası Kıbrıs Öğrenci Kongresi

0
112

“Kıbrıs Meselesi” yarım yüzyılı aşkın süredir uluslararası toplumun gündemindedir. 16 Ağustos 1960 tarihinde Kıbrıs; Yunanistan, Türkiye ve Birleşik Krallık’ın “Kuruluş, İttifak ve Garanti” adındaki 3 anlaşmayı imzalaması ile bağımsızlığını kazandı. Bağımsızlık kazanılmış olsa da ada üzerinde çatışmalar durmadı ve 1963′te Kıbrıs Türkleri ada yönetiminden çekildi. 1974′de, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasında siyasi gerilimler şiddetini artırdı ve Yunanistan’daki askeri cunta desteği ile Kıbrıs’ta enosis’e yönelik aşırı milliyetçi Rumların darbe yapması sonucunda, Türkiye, Kıbrıs’a harekât düzenledi. Bu tüm olgular, adanın kuzeyinde Türklerin yönetiminde politik bir düzenin meydana gelmesine neden oldu.

1983 yılında Türkiye, Kıbrıs Türk toplumunun ilan ettiği de-facto yönetim olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tanımasından sonra, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne; “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi” olarak hitap etmektedir. Diğer taraftan; 13 Mayıs 1984’te de Güvenlik Konseyi 550 sayılı kararı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanını ayrılıkçı bir hareket olarak tanımladı. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi Türkiye’nin “işgali” altında olduğunu nitelendirdi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti günümüzde bağımsızlığı sadece Türkiye Cumhuriyeti dışında hiçbir ülke tarafından tanımayan de-facto bağımsız bir cumhuriyet konumundadır. Adanın kuzeyi de jure olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ait kabul edilir. Bugün soruna ABD, Birleşik Krallık, Türkiye, Yunanistan, Birleşmiş Milletler ve son zamanlarda Avrupa Birliği dahil bulunmaktadır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti uluslararası camiada tanınmamasından dolayı ekonomik olarak Türkiye’den yardım almaktadır. Tedavüldeki para birimi Türk Lirası’dır. KKTC’nin neredeyse tüm ithalat ve ihracatı Türkiye üzerinden gerçekleştirilir.
Akdeniz’de bulunan petrol ve doğalgaz konusunda arama işlemleri de günümüzde iki tarafın anlaşmazlık konusu haline gelmiştir. Güney Kıbrıs’ın ilk arama işlemlerini başlatması üzerine, Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti’nin Türkiye ile anlaşma imzalayarak sondaja başlaması yeni bir sorunu ortaya çıkarmıştır.

Ada üzerine iki devletin kurulması ve adanın güneyinin Avrupa Birliği’ne kabul edilmesi, zamanında yapılan birçok anlaşmanın da yok sayılmasını neden oldu. Bütün bu belirsizlikler içersinde ada üzerinde uluslararası toplumun çözüm önerileri de, ya yapılan referandumlar ya da rafa kaldırılması ile gündemden düştü. Hukuki olarak devlet vasfına sahip olan Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti uluslararası alanda tanınması beraberinde birçok sorunu da günümüze kadar getirmiştir.

Türkiye Uluslararası İlişkiler Çalışmaları Derneği, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi işbirliği ile hazırlanan, ev sahipliğini ise Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nin yapacağı kongrede; bu süreci yakından takip etmek ve çözüm için bütün katkılarını ortaya koymak isteyen gençlerin bir araya gelmesi hedeflenmektedir. 17-18-19 Nisan tarihlerinde yapılması planlanan kongrede ada tarihi, çözümsüzlük süreci, uluslararası sıkıntılar, ekonomik durum, AB konusunda atılan adımlar ve Akdeniz de enerji kaynakları alanında uzman akademisyen anlatımları ile öğrenci sunumları yapılacaktır. K.K.T.C’de ve Türkiye’de öğrenim gören öğrencileri meselenin geçtiği yerde bir araya getirecek ilk ve anlamlı olan bu kongre, sürece katkı sunacaktır.

TUİÇ

Ayrıntılı bilgi için: http://www.kibris2013.org/

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.