Venezüella Rusya İlişkileri

0
218

Venezüella devlet başkanı Hugo Chavez ve Rusya devlet başkanı Dimitri Medvedev ekim 2010’ da Kremlin’ de yapılan görüşmeler sonucu Venezüella’ da bir nükleer santral kurulması üzerine anlaşmaya vardı.   Bununla beraber farklı konularda 15 ayrı anlaşmaya gidildi.[1] Bu anlaşmalar sadece enerji üzerine değil, dış politika, finans, savunma, eğitim, sağlık gibi birçok alanı da kapsamakta.

Ekonomik alanda iki ülke bankacılık konusunda da işbirliğine gitmiştir. 4 milyar dolarlık sermaye ile ortak bir banka kurulması amaçlanmaktadır. Kurulacak bu bankanın merkezinin Moskova olması, Çin ve Venezüella’ da şube açılması hedefleniyor.

Savunma alanında da Rusya’nın İran’ a satmayı planladığı ve BM’ den İran için çıkan yaptırımlar nedeniyle satışı iptal edilen S300 füzelerini Venezüella’ ya vermesi gündemde. Ayrıca modern tank, zırhlı araç, savaş uçakları ve diğer askeri mühimmatların alımı ile ilgili anlaşmalarda genişletiliyor.

Enerji alanında ise işbirliği sadece nükleer santral konusunda değildir. Kıtanın en büyük petrol rezervlerine sahip Venezüella’ nın Amazon bölgesinde Rus enerji şirketleri ile birlikte çalışarak günde 450 bin varil petrol çıkartılması hedefleniyor.[2]

Bütün bu anlaşma süreci boyunca dünyanın ilgisini çeken konu Amerika’nın bu konuya nasıl tepki vereceği olmuştur. Zira anlaşmalar imzalanırken gerek Rus gerek Venezüella devlet başkanları ve diğer yetkili kişiler Amerika çok kızacak fakat bizim niyetimiz barışçıl amaçlı ortaklıktır, barışçıl amaçlarla nükleer santral kuruyoruz gibisinden açıklamalar yapmışlardır.

Neden Venezüella ve Rusya Ortaklığı?

Rusya için bu durum son derece anlaşılabilirdir. Bu anlaşmalardan en karlı çıkacak olan Rusya’dır. Nükleer santralin kurumu, işletilmesi, artıkların saklanması hatta santralin sökümü bile ileri teknoloji ve büyük miktarlarda para demektir. Üstelik de Rusya son dönemlerde değeri çok daha iyi anlaşılan enerji üzerine oynamaktan çekinmemektedir. Bu durum Amerika’yı çok tedirgin etmekte ve Rusya’nın bir enerji devi olmasını önlemek istemektedir. Yeri geldiğinde bu konuda konuşmaktan çekinmeyen Amerikalı yetkililer genelliklede Rusya’yı enerjisini koz olarak kullanmakla suçlamaktadır.[3]  Rusya’da haklı olarak böyle önemli bir kaynağa sahip olmanın verdiği önemi kullanmak suretiyle diğer ülkeler üzerindeki ekonomik ve politik etkisini artırmak istemektedir.

Hali hazırda Amerika ile Rusya arasında enerji üzerinden yaşanan soğuk savaşların Amerika’nın güneyine taşınması Rusya için yeni bir güç gösterisi, kazanç kapısı ve Soğuk savaş günlerindeki gibi Amerika ile rekabet gücüne ulaştım mesajı taşıyor olabilir.

Rusya için anlaşılır olan bu durum Venezüella için biraz daha karmaşıktır. Pek çokları için bu anlaşmalar dikkat çekicidir. Özellikle büyük bir petrol rezervine sahip olan Venezüella bir de neden nükleer santrale ihtiyaç duymaktadır. Üstelik de Rusya ile yapılan anlaşmalar sadece bu kadarla sınırlı da değildir. Hayatın her alanına etkisi olan çok geniş kapsamlı anlaşmalar yapılmıştır. Gerçektende bu kadarına gerek var mıdır? Rusya’nın tercih edilmesi anlaşılabilir bir sorudur. Neden Rusya sorusunun pek çok mantıklı cevabı vardır. Amerika’nın ortak düşman olarak görülmesi, Rusya’nın enerji konusunda son derece ilerde olması, Eski Sovyetler Birliği bağı bu soruya cevap verebilecek seçeneklerdendir.

Fakat bu anlaşmalara gerek duyulmasının nedenleri son derece karmaşık ve dikkatli irdelenmesi gereken bir konudur.

Chavez’in Amacı

Yaptığı anlaşmalarla gündeme gelen Venezüella devlet başkanı Hugo Chavez uluslar arası arenada dikkatleri üzerine toplamıştır. Zaten petrol geliri olan bir ülkenin bir de nükleer enerji istemesi kafalarda bazı soru işaretleri bırakmaktadır. Üstelik de bunu Rusya’yla birlikte Amerika kıtasında gerçekleştirecek olması Amerika tarafından güvenlik tehdidi olarak algılanacaktır. Venezüella’ nın nükleer santral istemesinin barışçıl amaçlar taşımadığı ve de İran’ la nükleer işbirliği yaptığı yönünde kuşkularda mevcuttur. Bu durum Amerika açısından son derece anlaşılabilirdir.[4] Potansiyel düşmanı olarak algılanan iki ülke işbirliği yapıyor ve de nükleer enerji, silahlanma gibi son derece hassas konularda. Bu anlaşmaların kesin nedenini söylemek mümkün olmamakla birlikte bazı çıkarımlarda bulunulabilir.

Son yapılan Venezüella Ulusal Meclis Seçimlerinde çoğunluğu Chavez’ in başında olduğu PSUV’nin (Venezüella Birleşik Sosyalist Partisi / Partido Socialista Unido de Venezuela) elde etmiş olmasına karşın oylarda büyük bir düşüş, sağda ise hızlı bir yükseliş gözlemlenmiştir. Seçim sonuçları sol görüşlü Venezüellalılar için hoş olmayan sonuçlardır. Çünkü PSUV mecliste üçte iki çoğunluğu elde edememiştir. Bu durumda sağın atamaları engelleyebileceğini, cumhurbaşkanı kararnamesine güç verecek yasaları geçirmede ve yapısal yasaları çıkarmada engel teşkil etme gücüne sahip olması demektir. Tüm bunlar sağı daha güçlü hale getirecektir. Özelliklede Chavez’ in görev süresinin 2012 de sona erecek olması toplumda artmış olan kutuplaşmayı tetikleyecektir. 2012 Venezüella için iç krizlerin yılı olabilir hatta bazı çevreler ufak çaplı bir iç çatışmanın yaşanabileceğinden söz etmeye başlamışlardır. Bu iki yıllık süreçte Chavez halkın oylarını geri kazanmaya çalışacaktır. Kanaatimizce seçim döneminde ve hemen sonrasında bu anlaşmaların imzalanması Chavez’in iç politikada konumunu korumak için yapılmıştır.[5]

Chavez’in çevreci ve Amerika karşıtı görüşlerinin kıtada ve bazı çevrelerde çok fazla prim yaptığı düşünülürse bu anlaşmalar üzerine oynaması son derece mantıklıdır. Nükleer enerji bazı çevrelerce ucuz ve temiz enerji olarak algılanmaktadır. Üstelik de Venezüella santral için gereken uranyum kaynaklarına da sahiptir. Bu açıdan sosyalistlerde ve çevrecilerde olumlu bir hava yaratmak istemiş olabilir.[6] Zaten her fırsatta çevre kirliliğine kapitalist ülkelerin neden olduğunu dile getiren Chavez temiz ve ucuz enerjiye sahip olarak sosyalizme bir kez daha vurgu yapmak istemiş olabilir. Hele de bu anlaşmayı eski sosyalist bir devletle yapması daha da takdire şayandır.

Rusya ile yapılan sosyal anlaşmaların bir tanesi de fakirler için yapılacak olan evler üzerinedir.  Burada yine amaç sosyalizmin halk için en iyi yönetim biçimi olduğunu vurgulamaktır. Kimse evsiz kalmayacak, biz Amerika ve savunduğu kapitalizmin karşıtları olarak vatandaşlarımızı insan onuruna yakışır bir şekilde yaşatacağız mesajları taşımaktadır.[7] Seçim sonuçlarında sağın üstün geldiği eyaletler, özel sektörün üstün olduğu eyaletlerdir ve bu eyaletlere Amerika tarafından yardımlar da yapılmaktır. Bu eyaletlerde bulunan oy potansiyelini artırmayı deneyebilir. Bu da konut yardımlarıyla mümkün gözükmektedir.

Rusya ile yapılan silah anlaşmaları ise, sık bir şekilde arasının bozulduğu, Amerikan yanlısı olmakla suçladığı, komşu ülke Kolombiya ve küçük burjuvazinin egemen olduğu eyaletlere yardım eden Amerika’ya karşı bir güç gösterisi olarak yorumlanabileceği gibi yapılan anlaşmalarda modern tank ve zırhlı araçlarında bulunması olası bir iç savaş için hazırlanıldığının da bir işareti olabilir.

Şimdiden kesin bir şey söylenememekle birlikte Chavez’in amacını, devrimi korumak için neler yapabileceğini bize zaman gösterecek.

 

Aslıhan BAŞER

Akdeniz Üniversitesi

Uluslararası İlişkiler Bölümü

 {jcomments on}

 


[1] http://www.nationalturk.com/venezuela-rusya-yeni-anlasmalar-14759863

[2] http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1040920&title=venezuela-rusya-ile-nukleer-isbirligine-gidiyor

[3] http://www.tumgazeteler.com/?a=1485751

[4] http://www.ekopolitik.org/public/news.aspx?id=5042&pid=18

[5] http://www.latinbilgi.net/index.php?eylem=yazi_oku&no=3639

[6] http://www.latinbilgi.net/index.php?eylem=yazi_oku&no=3260

[7] http://www.haberler.com/rusya-venezuella-ile-nukleer-santral-anlasmasi-2322183-haberi/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.