Batı Balkanlar’da Berlin Süreci

0

ÖZET:

Yugoslavya’nın dağılmasıyla birlikte Avrupa Birliği, Batı Balkanlar ile temasa geçmiş fakat bu zaman dilimi içerisinde birçok sorun meydana gelmiştir. Batı Balkanlar’da demokratik gerileme yaşanmış ve bölgede Avrupa Birliği nüfuzu azalmıştır. Bunun üzerine Avrupa Birliği, Batı Balkanların mülteci krizinde oynadığı rolü de göz önünde tutarak ilişkileri canlandırmak istemiştir. Avrupa Birliği öncülüğünde bu konu için çalışmalar başlatılmış ve 2014 yılında da Almanya’nın liderliğinde “Berlin Süreci” başlatılmıştır. Bu çalışmanın amacı, Berlin Sürecinin işlevselliğini ele alarak Avrupa Birliği entegrasyon sürecinde Batı Balkanlar’a katkı yapıp yapmadığını araştırmaktır. Bu çerçevede, süreç kapsamında düzenlenen Zirve’lerin sonuç bildirgeleri incelenmiş ve zirvelerde alınan kararların Batı Balkan ülkeleri arasındaki ikili ilişkiler, bölgesel iş birliği ve AB ile entegrasyon süreçleri açısından ne ifade ettiği analiz edilmiştir. Ayrıca, altı yıl boyunca düzenlenen konferanslar sonucu meydana gelen ilerleme ve değişiklikler belirlenmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Berlin Süreci, Avrupa Birliği, Batı Balkanlar, Genişleme Politikaları, AB Dönüştürücü Etkisi

Abstract

With Yugoslavia’s dissolution, the European Union came into contact with the Western Balkans, but many problems occurred. The democratic decline was experienced in the Western Balkans, and the European Union’s influence in the region decreased. Thereupon, the European Union wanted to revive the relations, taking into account the Western Balkans’ role in the refugee crisis. Studies on this subject were initiated under the European Union’s leadership, and in 2014, the “Berlin Process” was created under the supervision of Germany. The purpose of this study is to investigate whether it has contributed to the Western Balkans in the European Union integration process by considering the functionality of the Berlin Process. In this context, the summits organized under the Process were examined. The decisions taken in the panels were analyzed in terms of bilateral relations, regional cooperation and integration processes between the Western Balkan countries. Also, the progress and changes that occurred due to the conferences held for six years were tried to be determined.

Key Words: Berlin Process, European Union, Western Balkans, Enlargement Policies, EU’s Transformative Power

1. Giriş 

Yugoslavya’nın dağılmasıyla birlikte Batı Balkan coğrafyası ile temasa geçen Avrupa Birliği (AB), çeşitli politika ve yaklaşımlarla bölgenin ekonomik ve siyasi istikrarına katkıda bulunmuştur. 1999 yılından bu yana Batı Balkan ülkeleri ile tek tek imzalanan İstikrar ve Ortaklık Anlaşmaları, son tahlilde bölge ülkelerini üyeliğe hazırlamayı hedeflemiştir. 2003 yılındaki Selanik Zirvesi’nde Batı Balkan ülkelerine üyelik perspektifi verilmiştir. Ancak 2004 ve 2007 genişlemelerinden sonra bir genişleme yorgunluğu içerisine giren ve avro krizi, Brexit, mülteci krizi gibi çeşitli krizlerle mücadele etmek durumunda kalan Birlik, genişlemeyi geri plana atmıştır. Batı Balkanlara sunulan üyelik perspektifi silikleştikçe bölgedeki reform ivmesi yavaşlamış, demokratik gerileme başlamıştır. Bölgede AB nüfuzunun azalmasıyla, Rusya, Çin, Türkiye gibi aktörlerin varlığı artmaya başlamıştır. Bunun üzerine AB, Batı Balkanların mülteci krizinde oynadığı rolü de göz önünde tutarak ilişkileri canlandırmak istemiştir. Bu dönemde AB bünyesinde yer almasa da Birliğin politikalarını destekleyici nitelikte girişimler de başlatılmıştır. 2014 yılında Almanya öncülüğünde bölgesel iş birliğini güçlendirmek ve bölge ülkelerinin Avrupa entegrasyonunu desteklemek amacıyla “Berlin Süreci” başlatılmıştır (Tunçsiper, 2018).

2. Berlin Süreci

Berlin Süreci, Batı Balkanlar’da bölgesel iş birliğini artırmayı ve bu ülkelerin Avrupa Birliği’ne entegrasyonuna yardımcı olmayı amaçlayan bir girişimdir. Bu süreç, 28 Ağustos 2014’te Almanya Şansölyesi Angela Merkel tarafından başlatılmıştır. Batı Balkan ülkelerinin yanı sıra, Berlin Süreci’ne dâhil olan AB üyeleri Avusturya, Hırvatistan, Fransa, Almanya, İtalya, Slovenya ve İngiltere’de bulunmaktadır. Bu süreç insanları, ekonomileri ve devletleri birbirine bağlamayı hedeflemiş; ulaştırma ve altyapı, ekonomik bağlantısallık, gençlik iş birliği, iş çevreleri ve sivil toplum arasında iş birliği alanlarında projeler ortaya koymuştur. Süreç çerçevesinde yıllık düzenli zirveler gerçekleştirilmektedir. Her yıl gerçekleşen zirvelerin ardından Başkan bir sonuç bildirgesi yayınlamaktadır. Berlin Süreci ile birlikte Batı Balkanların AB’ye entegrasyon hızı da yeni bir ivme kazanmıştır. Birincisi Berlin’de, ikincisi Viyana’da, üçüncüsü Paris’te, dördüncüsü Trieste’de ve beşincisi Londra’da düzenlenen Berlin Süreci Zirveleri, 2019’da Poznan Zirvesi ile devam etmiştir.

2.1 Berlin Zirvesi (2014)

Berlin Süreci kapsamında ilk zirve 28 Ağustos 2014 yılında Almanya’nın Başkenti Berlin’de gerçekleşmiştir. Arnavutluk, Bosna-Hersek, Hırvatistan, Kosova, Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Slovenya, Almanya, Fransa; Dışişleri Bakanları ve Ekonomi Bakanları, AB, Batı Balkanlar konulu ilk Konferansı için bir araya gelmişlerdir.

Gerçekleştirilmiş olan ilk zirvede, dört yıllık bir süre için bir çerçeve sağlaması gerektiği konusunda fikirler beyan edilmiş ve bu süre zarfında reform sürecinde, çözülmemiş ikili ve iç sorunların çözümünde ve bölgedeki toplumlar içinde ve arasında uzlaşmanın sağlanmasının gerekliliği görüşülmüştür. Toplantıda kararlaştırılan gündemi uygulamak ve bu amacı diğer özel projelerle desteklemek için dört yıl boyunca her yıl aynı formatta bir araya gelme kararı alınmıştır. Batı Balkanlar’daki tüm ülkeler, geleceğinin Avrupa Birliği’nde olduğuna inandıklarını dile getirmişlerdir. Alman Hükümeti, Batı Balkanlar ülkeleri için Avrupa entegrasyonu beklentisine verdiği desteğin altını çizmiş ve tüm Batı Balkan ülkelerinin, katılım koşullarını yerine getirmeleri halinde Avrupa Birliği’ne katılma fırsatına sahip olacaklarını söylemiştir. Zirvede özellikle vurgulanan konu iyi komşuluk ilişkileri ve bölgedeki istikrarın artması için ikili sorunların mümkün olduğunca hızlı bir şekilde çözülmesi gerektiği olmuştur. Makedonya ile Yunanistan arasındaki isim anlaşmazlığı, önde gelen ikili meselelerden biri olmuştur. Katılımcı Devletler, bu anlaşmazlığın acilen her taraftan uzlaşma isteğiyle çözülmesi gerektiği konusunda hemfikir olduklarını vurgulamışlardır. Bölgesel iş birliği sivil toplum düzeyini de içerecektir, bu bağlamda, katılımcı devletler, özellikle gençler arasında ulus ötesi değişimi genişletmek için oybirliğine varmışlardır. Katılımcı ülkeler, yolsuzluk ve organize suçla mücadele için daha fazla önlem alınması gerektiğini öne sürmüşlerdir. Batı Balkanlar ülkeleri, ülkelerinde yasal kesinliği artırmayı, yargı organlarının bağımsızlığını korumayı ve güçlendirmeyi ve bölgesel ve ikili yapılarda sınır ötesi daha yoğun bir şekilde birlikte çalışmayı amaçlayan daha fazla reform yapmaya istekli olduklarını yinelemişlerdir.

Sürdürülebilir ekonomik büyüme ve böylece vatandaşların iyiliği için refahın sürdürülebilir bir şekilde artması ancak açık piyasalar ve yabancı yatırımlarla mümkün olacağı düşünülmüş ve olumlu bir yatırım ortamı, küçük ve orta ölçekli işletmelerin faaliyetleri için önemli olduğu ileri sürülmüştür. Alman iş dünyasının 2015 yılında Batı Balkanlar için bir satın alma girişimi başlatacağı dile getirmiştir. Batı Balkanlar için bir ulaşım topluluğunun, bölgenin talebin yüksek olduğu Avrupa pazarlarıyla lojistik bağlantılarını geliştirerek ekonomik kalkınma için olumlu bir ivme sağlayabileceği görüşü üzerinde durulmuştur. Ayrıca, gençlerin işsizliğini azaltmak için ihtiyaçlara dayalı akademik ve mesleki eğitimin gerekli olduğu düşünülmüştür (Final Declaration by the Chair of the Conference on, 2014).

2.2 Viyana Zirvesi (2015)

Berlin süreci çerçevesinde Batı Balkanlar İkinci Zirve Toplantısı için Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kosova, Makedonya, Karadağ ve Sırbistan devlet başkanları, Dışişleri Bakanları ve Ekonomi Bakanları; Hırvatistan, Slovenya, Almanya, Fransa ve İtalya, Avrupa Komisyonu temsilcileri ve Avrupa Dış Eylem Servisi ve Uluslararası Kuruluşlar Viyana’da 27 Ağustos 2015 yılında bir araya geldi.

Viyana Zirvesi sürecinde Batı Balkanlar’ın bölgesel iş birliği alanlarında uzun bir yol kat ettiği üzerinde durulmuş, Makedonya ile Yunanistan arasındaki isim anlaşmazlığı ile ilgili olarak, uzlaşma bulmak için çabaların yoğunlaştırılması gerektiği vurgulanmıştır. İkili sorunların çözümü ve uzlaşmanın önemi üzerinde durulan zirvede, ikili sorunlarda olumlu ilerlemeler kaydedildiği belirtilmiştir. Bosna-Hersek ile Karadağ arasındaki sınır anlaşmasının Viyana Zirvesi’nin sınırlarında imzalanmasını bu yönde ilk önemli adım olarak memnuniyetle karşılandığı dile getirilmiştir. Reform sürecini hızlandırmak için, ekonomik yönetişim ve kamu idaresi reformu alanında, yolsuzlukla mücadele ve organize suçlara karşı, bölgede istikrar ve refahının artırılması gerekliliği tartışılmıştır. Viyana Zirvesi’nde Batı Balkanlar’ın Doğu Akdeniz’den AB’ye düzensiz göçün akışında başlıca güzergâh olmasından hareketle, bölge ülkelerinin Avrupa perspektifleri doğrultusunda göç, sığınma ve sınır kontrolleri konusunda sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği vurgulanmıştır. AB Konseyi, Batı Balkan ülkeleri ile ilgili olarak, güvenli menşe ülkelerinin ulusal listelerinin çoğunluğunun bu ülkeleri içerdiğini belirtti. Bu, Batı Balkan ülkelerinin tüm AB üye ülkeleri tarafından güvenli menşe ülkeleri olarak kabul edilebileceğini göstermektedir.

Batı Balkan ülkeleri, enerji borsaları ve bölgesel bir dengeleme pazarı kurarak bölgesel bir Enerji Piyasası kurmaya karar verdiler ve bir sonraki Paris Zirvesi’nden önce bu konuların uygulanmasını sağlayacaklarını kararlaştırdılar. Batı Balkanlar’ın her ülkesi, hedefledikleri projelerin zamanında uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli kredi finansmanını almak için ülkelerin mali alana sahip olmasını sağlamak ve güvenilir planlama mekanizmaları haline gelmesi gereken Ulusal Yatırım Komiteleri ve tek proje boru hatları hazırladı. Bölgesel ekonomik işbirliği ve yatırım projelerini tanımlamak ve teşvik etmek amacıyla tüm Batı Balkanlar Ticaret Odaları arasında kalıcı bir işbirliği platformu oluşturuldu ve Viyana Zirvesi kapsamında genç nesillerin perspektifini geliştirmek, bölgenin istikrarını, sürdürülebilir kalkınmasını ve ilerlemesini sağlamak için AB ile bölge arasındaki gençlik hareketliliğini artırma ihtiyacının önemi de vurgulanmıştır (Final Declaration by the Chair of the Vienna Western Balkans Summit, 2015)

2.3 Paris Zirvesi (2016)

Berlin süreci çerçevesinde Batı Balkanlar Üçüncü Zirve Toplantısı Arnavutluk, Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Avusturya, Almanya, İtalya, Bosna-Hersek, Kosova; Avrupa Birliği, Uluslararası Mali Kurumlar, Ekonomi Bakanları ve Dışişleri Bakanlarının katılımı ile 4 Temmuz 2016’da Paris’te gerçekleşmiştir.

Önceki zirve toplantılarının iş birliği, ulaşım ve enerji alanlarında ilerlemelere yol açtığı gözlemlenmiştir. Katılımcılar, bu toplantıların yarattığı dinamiklerin yanı sıra Brdo-Brijuni Süreci[1] çerçevesinde düzenlenen çeşitli toplantıların bölgedeki iş birliğinin ve iyi komşuluk ilişkilerinin iyileştirilmesine önemli ölçüde katkıda bulunduğunu belirtmiştir.

Paris Zirvesi, bölgenin Avrupa perspektifi, özellikle Brdo-Brijuni süreci ışığında bölgesel iş birliğini teşvik eden farklı bölgesel girişimlerle daha fazla tutarlılık sağlamayı amaçlamıştır. Batı Balkanlar, bölgenin ve tüm Avrupa’nın istikrarı için kilit bir unsur olmaya devam eden bölgesel iş birliğini güçlendirmeye teşvik edilmiştir; bölgenin geleceğinin Avrupa entegrasyonunda ve bölgesel iş birliğinde olduğu da yinelenmiştir. Bölgenin son yıllarda Avrupa yolunda önemli ilerlemeler kaydettiği bu Zirve’de de vurgulanmıştır. Hukukun üstünlüğü, yargı reformları, organize suç ve yolsuzlukla mücadele ve temel haklara saygı gösterilmesi de dahil olmak üzere genişleme sürecinin her zamankinden daha fazla yol kat ettiği görülmüştür.

Paris Zirvesi’nde, Viyana Zirvesi’nin bir devamı olarak, ikili sorunların çözümünde bölgesel iş birliğinin önemi hatırlatıldı. AB üyeliği yolunda bölgenin istikrarı için uzlaşmanın bir şart olduğu söylenmiştir. Batı Balkanlar katılımcıları, Viyana ruhu içinde birlikte çalışmaya devam etme kararlılıklarını yinelemişlerdir. Paris zirvesi özellikle gençlik sorunlarını ele almış ve RYCO’NUN[2] oynadığı role vurgu yapmıştır. Gençlik iş birliği için Fransız-Alman Gençlik Ofisi 50 yıllık deneyime dayanarak, çeşitlilik, kültürlerarası değişim, bölgesel hareketlilik, vatandaş katılımı ve tanıtım programlarının yanı sıra halkların uzlaşma teşvik faaliyetlerine destek olacağını bildirmiştir. Tüm katılımcılar, RYCO’NUN gençliğin değişimini güçlendirerek ve hareketliliğini öğrenerek bölgenin uzlaşmasına ve Avrupa geleceğine büyük bir katkı sağlayacağına dair inançlarını dile getirmişlerdir. Bölgesel iş birliği, Batı Balkanlar’daki ekonomik büyümenin önemli bir unsurudur, çünkü nüfus arasındaki bağlantıların artmasına, sınır ötesi ve çok ülkeli girişimlerin çoğalmasına ve ortak girişimlere yol açmaktadır. Mevcut ekonomik durum bağlamında, bölgesel iş birliği ortak zorluklarla yüzleşmenin tek yoludur. Bundan dolayı, Bölgesel İş birliği Konseyi (RCC) gibi bölgesel kuruluşlar bu konuda önemli bir rol oynamıştır.

AB, Batı Balkanlar için bölgenin hidroelektrik potansiyelinin enerji üretimini çevresel kaygılarla dengeleyecek şekilde nasıl geliştirileceğini tanımlamaya yardımcı olacak bir bölgesel hidroelektrik imar planı hazırladığını belirtmiştir. Paris Zirvesi’nde, Batı Balkanlar Hükümet Başkanları tarafından sunulan Batı Balkan Ticaret ve Ulaştırma ortak eylem planı, Dünya Bankası’nın AB’nin Batı Balkanlar’daki bağlantı gündeminin uygulanmasına destek vermesini de sağlayacağı sözü verildi. Zirve kapsamında, gençler arasında terörizm ve radikalleşme ile ilgili endişeler dile getirilmiş. Ayrıca, başta silah kaçakçılığı, terörizmin finansmanı, radikalleşme ve sınır kontrolü olmak üzere AB üye ülkeleri ile Batı Balkanlar arasında daha yakın iş birliğinin önemini hatırlatılmıştır. Katılımcılar, terörizm ve radikalleşme tehdidini daha iyi ele almak için, Avrupa Polis Teşkilatı ile iş birliğinin güçlendirilmesi de dahil olmak üzere, Güneydoğu Avrupa kolluk kuvvetlerinin bu olaylarla mücadelede rolünü güçlendirmeyi kabul etmişlerdir. (Final Declaration by the Chair of the Paris, 4 JULY 2012)

2.4 Trieste Zirvesi (2017)

Berlin süreci çerçevesinde Batı Balkanlar Dördüncü Zirve Toplantısı Arnavutluk, Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Avusturya, Almanya, İtalya, Bosna-Hersek, Kosova; Avrupa Birliği, Uluslararası Mali Kurumlar, Ekonomi Bakanları ve Dışişleri Bakanlarının katılımı ile 12 Temmuz 2017 Trieste’de gerçekleştirilmiştir.

Trieste Zirvesi çerçevesinde, Batı Balkanlar Avrupa perspektifine olan kesin desteklerini yinelediler ve bölgede yeniden reform çabalarına duyulan ihtiyacı vurguladılar. Batı Balkanlar sürecinin ve genişleme müzakerelerinin temelinde, tüm Batı Balkan katılımcıları tarafından Avrupa yolunda bugüne kadar kaydedilen ilerleme ele alınarak herkesin kendi esasına göre yargılanacağını doğrulanmıştır. Batı Balkanlar’ı AB ile bütünleştirmek, Avrupa’nın bir bütün olarak barış, demokrasi, refah, güvenlik ve istikrarı için stratejik bir yatırım olduğu düşünülmüştür. Trieste’de katılımcılar, Batı Balkan ortaklarının her birinin Avrupa yolunda geri dönüşü olmayan adımlar atmasını ve demokratikleşme, istikrar ve ortaklık çabalarının iç bölünmeler veya dış etkiler nedeniyle askıya alınmamasını sağlamak için siyasi katılımı yenileme ihtiyacı konusunda anlaşmışlardır.

Trieste Zirvesi’nde 2015 ve 2016 zirvelerinde başlatılan projelerin uygulanmasındaki ilerlemeler gözden geçirildi ve önemli inşaat çalışmalarının başlaması fikrine varıldı. Katılımcılar, 500 milyondan fazla yatırımla 7 ek bağlantı projesi üzerinde anlaşmışlardır. Zirve, Paris 2016 zirvesinde ilan edilen ve bölgedeki hidroelektrik kalkınmasına ilişkin kılavuzların tanımlanması için daha da geliştirilecek olan Batı Balkanlar’da sürdürülebilir Hidroelektrik için bölgesel bir strateji konusundaki ilerlemeyi gözden geçirmiştir. Avrupa Birliği ve Batı Balkanlar’ın beş ortağı Ulaştırma Topluluğu Anlaşması’nı imzalamıştır. Anlaşma, AB ile Batı Balkanlar arasında yeni bir iş birliği döneminin başlangıcını temsil etmiştir.

Ulaştırma topluluğunun özü, Batı Balkanlar arasında ve bölge ile AB arasında tam entegre bir ulaşım ağı oluşturarak Batı Balkanlar’ı AB’ye daha yakın hale getirmek ve AB’nin ulaştırma işletme standartları ve politikaları ile yakınlaşma sağlamaktır. Avrupa Komisyonu bölgesel Ekonomik Alanı somut iş fırsatlarına dönüştürmeye yardımcı olmak için 7 milyon avroyu aşan destek eylemlerini bu zirvede açıklamıştır. Avrupa Komisyonu, 7 milyon avro dışında bölgedeki şirketlere girişimcilik kapasitesini ve yeni finansman fırsatlarını artırmak için Batı Balkan girişim geliştirme ve inovasyon tesisi aracılığıyla kanalize edilecek 48 milyon avroluk ek finansmanı da duyurmuştur. Özel sektörün ticaretin yaratılmasına ve ekonomik büyümeye katkısını yoğunlaştırmak için yapılan bu ortak çabanın bir parçası olarak, Trieste’de Batı Balkanlar Ticaret Odaları Sekretaryası açılmış ve faaliyete başlamıştır.

AB ortakları, iyi komşuluk ilişkileri kurmanın Avrupa Birliği’ne giden yolun temel taşı olduğunu hatırlattı ve Batı Balkanların çözümünü mümkün olan her şekilde desteklemeye hazır olduklarını yinelemişlerdir. Bölgede beklemekte olan sorunların çözülmesi ve milliyetçi retoriğin terk edilmesi tavsiye edilmiştir. . Bunun yanında, terörizm, aşırılık, radikalleşme, düzensiz göç akınları vb. konularda ortak mücadelenin öneminden söz edilmiştir (TRIESTE SUMMIT, 2017).

2.5 Londra Zirvesi (2018)

Berlin Süreci çerçevesinde Beşinci Zirve yine aynı ülke ve kurumların katılımı ile 10 Temmuz 2018 yılında Londra’da gerçekleştirilmiştir. Londra Zirvesi kapsamında, Ortak Avrupa değerlerine ve sistemlerine bağlı ve Avrupa güvenliğine katkıda bulunan istikrarlı ve güvenli bir Batı Balkanlar bölgesine ulaşma taahhüdü yinelenmiştir. Yolsuzluk; ekonomik büyümeyi ve yatırımı engellediği, demokratik kurumları zayıflattığı, kamu güvenini yok ettiği için yolsuzlukla mücadele ve organize suçla mücadele konusundaki taahhütler yinelenmiştir. Ayrıca, dijitalleşmenin istihdamı ve rekabet gücünü artırması için büyük bir potansiyele sahip olduğu kabul edilmiştir. Dijital dönüşümde yer almak ve girişimciliği teşvik etmek için dijital beceri açığını ele alma ihtiyacı kabul edilmiştir.

Bölgesel iş birliği, bölge ve komşularının ikili meselelerin çözümünde kaydettikleri olumlu ilerlemenin görüldüğü dile getirilmiştir. Berlin süreci katılımcılarının Berlin süreci çerçevesinde bölgesel iş birliği ve iyi komşuluk ilişkileri Ortak Deklarasyonu’nun imzalandığı ve Batı Balkanlar hükümetlerinden daha fazla ilerleme beklenildiği ileri sürülmüştür. Ayrıca, Berlin süreci katılımcılarının Berlin süreci çerçevesinde savaş suçları ve kayıp kişiler hakkındaki ortak bildirilerin imzalanmasını ve Eski Yugoslavya topraklarındaki çatışmalardan kayıp kişiler sorununu ele almak için bölgesel çerçeve planının geliştirilmesine yönelik ilerleyişi de fark edilmiştir. Yolsuzluk; kara para aklama ve mali suçlar, insan kaçakçılığı ve göçmen kaçakçılığı; silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, siber suçlar ve siber güvenlik tehditlerinden ötürü bölgesel iş birliğini derinleştirme konusunda anlaşmaya varılmıştır. Batı Balkanlar bölgesindeki ortaklarla iş birliğinin ve desteğinin, göç akımları hakkında bilgi alışverişi ve yasadışı göçün önlenmesi için çok önemli olduğu konusunda anlaşmaya varılmıştır. Son olarak, Gençlik ve sivil toplum da özellikle üzerinde durulan konular olmuştur. (Chair’s Conclusions of the Heads’ meeting of the London Western Balkans Summit, 2018)

2.6. Poznan Zirvesi (2019)

Berlin Süreci kapsamında düzenlenen altıncı zirveye bu sefer 5 Temmuz 2019 tarihinde Poznan ev sahipliği yaptı. Berlin süreci katılımcılarının ve hükümet başkanlarının yanı sıra Avrupa Kurumları, Uluslararası Finans Kurumları, OECD, Bölgesel İş birliği Konseyi (RCC) ve Bölgesel Gençlik İş birliği Ofisi temsilcileri de katıldı.

Poznan Zirvesi, Berlin süreci çerçevesinde önceki Berlin, Viyana, Paris, Trieste ve Londra zirvelerinin yanı sıra 2018 Sofya’daki AB-Batı Balkanlar zirvesine dayandırılmıştır. Liderler oybirliğiyle Batı Balkanlar’ın Avrupa perspektifine olan kesin desteklerini yinelemişlerdir. Bu bağlamda, Polonya hükümeti, tüm bölgenin geleceğinin Avrupa Birliği’nde olduğu inancını dile getirmiştir. Batı Balkanlar liderleri, bölgedeki hukukun üstünlüğünü, temel hakları ve iyi yönetişimi güçlendirmeye olan bağlılıklarını yeniden doğrulamışlardır. Batılı Balkan liderleri, kaydedilen ilerlemelere rağmen, mesleki niteliklerin karşılıklı olarak tanınması müzakerelerinin Poznan Zirvesi için zamanında tamamlanamadığını ve bu konuda sonuçların zamanında teslim edilmesini sağlamak ve uygun formları bulmak için çalışmayı taahhüt ettiklerini belirtmişlerdir.

Batı Balkan liderleri, Batı Balkanlar’daki finansmana erişimi genişletmeyi amaçlayan sermaye piyasalarına odaklanarak finansal piyasaların çeşitlendirilmesi alanında bölgesel iş birliği çabalarını yoğunlaştırmayı taahhüt etmişlerdir. Dijital ekonomi ve toplumun gelişimi ile ilgili olarak, Batı Balkanlar liderleri, Batı Balkanlar ve bölgesel ekonomik alan için dijital gündemde belirtilen hedeflere olan bağlılıklarını yeniden doğrulamışlardır. Batılı Balkan liderleri, bölgedeki iyi ekonomik toparlanmaya rağmen, işgücü piyasasındaki durumun hala zor olduğunu ve özellikle gençler, kadınlar ve marjinalleşmiş gruplar arasında yavaş bir iş yaratma ve işsizliğin yüksek kaldığını belirtmişlerdir. Liderler, bölgenin tam potansiyeline ulaşmak için sağlıklı bir özel sektöre duyulan ihtiyacı dile getirmişlerdir. Buna göre, liderler, finansmana erişimi kolaylaştırmaktan girişimcilik kapasitesini geliştirmeye kadar uzanan bir araç seti kullanarak özel sektör gelişimini destekleme konusundaki kararlılıklarını yinelemişlerdir. Liderler, 21 Şubat 2019’da Podgorica’daki Batı Balkanlar Enerji ve Çevre Bakanları tarafından imzalanan “Batı Balkanlar’da Temiz Enerji Geçişine İlişkin Ortak Bildiri”yi onaylamışlardır. Bu, AB’nin enerji, iklim ve çevre politikaları ile vatandaşların refahına ve bölgenin sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunmak için Paris Anlaşması’nın uzun vadeli hedefleri ile mümkün olduğunca çabuk uyum sağlama iradesini doğrulamaktadır. Zirve kapsamında, toplam 700 milyon avrodan fazla yatırım değerine sahip 8 yeni bağlantı yatırım projesi kabul edilmiştir. 8 yeni ve 31 zaten onaylanmış büyük ölçekli altyapı yatırımlarının uygulanmaya çalışıldığı doğrulanmıştır. Liderler, bu büyük yatırımın maksimum ve sürdürülebilir getiri sağlamasını sağlamak için bağlantı reformu önlemlerinin uygulanmasında anlaşmışlardır. İkili meselelerin bölgenin ilerlemesinde bir engel olarak hareket etmeye devam ettiği ve her alanda bir engel oluşturulduğuna değinilmiştir.

Katılımcılar, Devlet savcıları da dahil olmak üzere bölgesel iş birliğinin önemine dikkat çekmişlerdir ve savaş suçlarından sorumlu olanların sorumlu tutulmasını sağlamak için daha fazla iş birliğinin gerekli olduğunu vurgulamışlardır. Liderler, Batı Balkanlar ile AB arasında sentetik uyuşturucular da dahil olmak üzere yasadışı uyuşturucu kaçakçılığı konusunda daha yakın iş birliğinin önemini kabul etmişlerdir ve Avrupa Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi ile aktif olarak iş birliği yapma niyetlerini ifade etmişlerdir. Katılımcılar, Berlin süreci Güvenlik taahhütleri yönlendirme grubu üyeliğinin Adalet Bakanlıkları, Maliye Bakanlıkları ve yolsuzlukla mücadele organlarından temsilcileri içerecek şekilde genişletilmesi gerektiği konusunda anlaşmışlardır. Yolsuzlukla mücadele, AB’nin temel ilk yaklaşımına da yansıyan bölge için bir öncelik olmaya devam ediyor. Katılımcılar, yolsuzlukla mücadeleyi Berlin sürecinin gündeminde en önemli öncelik olarak tutmaya karar vermişlerdir (Western Balkans Summit Poznań. Chair’s conclusions, 2019).

3. Sonuç

2014 yılından beri bölgesel ilişkileri ve bölge ülkelerinin Avrupa entegrasyon süreçlerini desteklemek amacıyla düzenli zirvelerle yürütülen Berlin Süreci, süregelen ikili anlaşmazlıklar ve bölgesel iş birliği için bir diyalog zemini oluşturmuş, bağlantısallığı artırmış, genişleme politikasının göz ardı etiği bazı sorunlara odaklanılmasını sağlamış ve Batı Balkanlar’ın AB gündeminde kalmasına katkıda bulunmuştur. Berlin Süreci bölgesel toplantılar vasıtasıyla karşılıklı güven ve anlayışı ve liderler arası diyalogu arttırmış ve bölgede iş birliği ilerlemiş, çok sayıda proje ve girişim başlatılmış, ikili ilişkiler daha kısa sürede iyileşmiştir. Batı Balkanlar Ticaret Odası gibi kurumların inşasını sağlamıştır. Berlin süreci AB-Batı Balkanlar ilişkilerini canlandırmış, ortak sorunların ve yeni fırsatların tanımlanıp tartışılmasına imkân tanımıştır. Bu bakımdan AB’nin hala Batı Balkanlarla yakından ilgilendiğini gösteren bir süreç olması bakımından önem taşımaktadır. Zirvelerin gündemleri zirveye başkanlık eden ülke tarafından belirlenmekte ve yürütülmektedir. Yatırım projelerinin seçimini yapan ve nasıl uygulanacağını belirleyen ise EBRD (Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası) öncülüğündeki kalkınma bankaları olmaktadır. Bir önceki zirvede başlatılan girişimler, bir sonraki zirvenin başkanlığında devam ettirilmektedir. Zirvenin yapılacağı ülke gündemi belirlediği için süreç, dâhil olan ülkelerin çıkar ve önceliklerine göre yönlendirilmektedir. Süreç AB’nin genişleme stratejisinden farklı bir müktesebat yaratmamaktadır yeni kurumlar ya da yeni fonlar sunmamaktadır. AB genişleme stratejisini tamamlayıcı ve buna ek bir süreçtir. Sürecin az sayıda ülkeden oluşması sürece belli bir esneklik kazandırmaktadır (Tunçsiper, 2018).

Hasibe Özdemir

Balkan Çalışmaları Staj Programı

Kaynakça

Arman, M. N., & Cengiz, Ç. (2020). Batı Balkan Ülkelerinin Avrupa Birliği Enerji Politikalarına Uyumu: Berlin Süreci ve Ötesi. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2 (2), 126-137. 

Batı Balkanlar Sivil Toplum Forumu. (tarih yok). THE BERLIN PROCESS INFORMATION AND RESOURCE CENTR: https://berlinprocess.info/about/#:~:text=The%20Berlin%20Process%20is%20an,the%20German%20Chancellor%20Angela%20Merkel. adresinden alınmıştır

Brdo-Brijuni Süreci. (Tarih yok). WIKIPEDIA. adresinden alınmıştır

Chair’s Conclusions of the Heads’ meeting of the London Western Balkans Summit, 10. (10 JULY 2018). THE BERLIN PROCESS INFORMATION AND RESOURCE CENTRE.

Erkmen, M. (2019). Avrupa Birliği’nin Batı Balkanlar’da Genişleme Politikası. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Kapadokya Sosyal Bilimler Öğrenci Kongresi Özel Sayısı, 138-147 .

Final Declaration by the Chair of the Conference on. (2014). https://berlinprocess.info/wp-content/uploads/2017/11/Final-Declaration-by-the-Chair-of-the-Conference-on-the-Western-Balkans.pdf adresinden alınmıştır

Final Declaration by the Chair of the Conference on. (28 AUGUST 2014). THE BERLIN PROCESS INFORMATION AND RESOURCE CENTRE.

Final Declaration by the Chair of the Paris. (4 JULY 2012). THE BERLIN PROCESS INFORMATION AND RESOURCE CENTRE.

Final Declaration by the Chair of the Vienna Western Balkans Summit. (27 AUGUST 2015). THE BERLIN PROCESS INFORMATION AND RESOURCE CENTRE.

Gökçen, S. (2010). Balkanlarda Bölgesel Yaklaşım: Avrupa Birliği’nin Balkanlar Politikası. Atatürk Dergisi, 5(3), 115-132 .

RYCO. (tarih yok). REGIONAL YOUTH COOPERATION OFFICE: rycowb.org adresinden alınmıştır

TRIESTE SUMMIT. (12 JULY 2017). THE BERLIN PROCESS INFORMATION AND RESOURCE CENTRE.

Tunçsiper, B. (2018). TAM METİN BİLDİRİ KİTABI. TAM METİN BİLDİRİ KİTABI (s. 1217). içinde İZMİR: ICCDSS.

Western Balkans Summit Poznań. Chair’s conclusions. (5 JULY 2019). THE BERLIN PROCESS INFORMATION AND RESOURCE CENTRE.

[1] Avrupa Birliği’nin Batı Balkanlar’daki ülkelerle genişlemesi. (Brdo-Brijuni Süreci)

[2] RYCO (Bölgesel Gençlik İş Birliği), Batı Balkanlar’da 6 katılımcı tarafından kurulan ve gençler arasında uzlaşma ve iş birliği ruhunu teşvik eden uluslararası organizasyondur. (RYCO)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here