Diaspora

0
243

Diaspora (kopuntu), bir kavmin ulus veya inanç mensuplarının çok uzun bir zamandan beri yaşadıkları ana yurtlarından koparak başka yerlerde azınlık olarak yaşamalarıdır. Kavram hem kopmaları hem de kopup azınlık olarak yaşayan kimseleri ifade etmektedir.

Diaspora, Eski Yunan’ da dünyanın çeşitli yerlerinde koloniler kuran halk anlamına gelirdi. Daha sonraki dönemde sözcüğün en yaygın kullanım konusu, M.Ö. 586’daki Babil Esareti’nden sonra Yahudi kavramının tüm dünyaya dağılması oldu. Tevrat’ın Yunanca çevirisinde geçen ‘ dünyanın tüm ülkelerine darmadağın olacaksınız’ ayeti, muhtemelen sözcüğün bu ikinci anlamının ana kaynağıdır.

Modern dünyada sanayileşme ile birlikte hızla değişen ekonomik yapılara ve artan toplumsal hareketliliğe adapte olamayan toplumlar, ekonomik nedenlerden dolayı yurtlarından kopup başka ülkelere göç ederek daha yüksek bir yaşam kalitesi peşine düşmektedirler.

Sponsorlu

Diaspora kimliğinin oluşmasında, milli hareketlerin ayrı bir önemi vardır. Diaspora hareketleri, ataları göçmen olan bir grup insanı diaspora olarak tanımlar. Bu, ataların yaşadığı göçü yeniden tanımlayarak sürgün öğesini ortaya çıkarmayı, misafir ülkede milli kimliğin korunması için çalışmalar yapmayı, anayurtla ilgili toplumsal hafızayı yeniden oluşturmayı, anayurdun iyiliği için çalışmayı ve şartlar uygun hale gelince kolektif dönüşü örgütlemeyi içerir.

Yahudi ve Filistinliler için diaspora daha negatif ve dramatiktir. Bu toplumlar için diaspora,  kolektif bir tramvayı, sürülmüş olmayı ve sürgünle gelen vatan hasretini gösterir. Milton J. Esman diasporayı, bir göç sonucu etnik azınlık durumuna düşen ve neşet etmiş olduğu topraklarla duygusal ya da fiziksel ilişkiyi devam ettiren bir topluluk olarak tanımlamaktadır. Zira bir fetih, ilhak ya da keyfi sınır düzenlemeleri sonucunda etnik azınlık durumuna düşerse Esman bunları diaspora kategorisinde düşünmektedir. Gerard Chailand ve Jean- Pierre Rageu, diaspora ifadesi Yahudiler için kullanıldığı zaman herhangi bir belirsizliğin olmadığını, ancak diğer dini ya da etnik gruplar ele alındığında göçmen ile diaspora arasındaki sınırların net olmadığını belirtmektedirler. Bu durumda ‘konvansiyonel diaspora toplumu’ olmanın kriterlerini incelemek gerekmektedir. Bu kriterler şu şekilde sıralanabilir:

1) Diaspora, bir dini ya da etnik grubun kolektif halde zorunlu bir şekilde dağılması olarak tanımlanmaktadır. Bu dağılma, genelde bir facia ve çoğunlukla da politik bir facia sonucunda gerçekleşmiş olabilir.

2) Diasporanın meydana gelmesinde hem kültürel mirası hem de dağılmaya sebep olan tarihsel nedenleri canlı tutan ve nesilden nesle aktarılan kolektif hafıza önemli bir rol oynamaktadır.

3)Topluluğun, içinde yaşadığı bütünleşme derecesinden bağımsız olarak, kimliğini muhafaza etmek amacıyla kendi mirasını sonraki nesillere aktarma isteği öne çıkar.

Yeryüzünün birçok ülkesine dağılan Yahudiler gibi başka pek çok ülke dünyanın çeşitli bölgelerine dağılmıştır. Buna farklı bir örnek olarak Kosova Türkleri’nin yaşadığı diaspora gösterilebilir. Kosova Türkleri, Türkiye’nin sıra dışı bir diaspora çeşididir. Bunun sebeplerinden birincisi meydana geliş şekli, ikincisi ise zaman zaman içine Arnavutları alarak genişlemesi ve bazen de bir kısım Türklerin hem Türk kimliğini bırakarak Arnavut kimliğini kabul etmesi hem de aynı anda Türk ve Arnavut kimliklerini benimseyerek daralmasıdır.

Kosova’daki iki büyük toplum Arnavutlar ve Sırplar, dini farklılıklar sebebiyle kolayca ayrılabilir. Ancak çoğunluğu oluşturan Arnavutların diğer Müslüman azınlık mensuplarıyla ve bu azınlıkların da kendi aralarında yaptıkları evliliklerle etnik sınırlar belirsizleşebilir. Kimlikler zaman içinde değişebilmekte hatta çoğullaşabilmektedir. Mesela kardeş çocuklarından birinin kendini Arnavut, diğerinin kendini Türk olarak tanımladığı durumlara rastlanabilir.

Dilara Batırer

TUİÇ Stajyeri

Kaynakça

1)tr.wikipedia.org

2) www.polatlikirimdernegi.org

3) yayinlar.yesevi.edu.tr/

4) BİLGİÇ, Tuğba, BİLGİÇ Bestami, “Kosova Türkleri: ‘ Sıradışı’ Bir Türk Diasporası”, Türk Dünyası Sosyal Bilimler Dergisi, sayı 62, 2012

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here