Kerkük Üzerindeki Çekişme Devam Ediyor

Irak’ın en çok tartışılan konularından biri olan Kerkük’te çekişmeler devam ediyor. Hem Irak merkezi hükümeti ve Bölgesel Kürt Yönetimi hem de Kerkük’te yaşayan etnik gruplar arasındaki mücadele Kerkük’teki sosyal, siyasal ve ekonomik yaşamı son derece olumsuz etkiliyor. 2003’ten bu yana üzerindeki sis perdesi kalkmayan ve statüsü belirlenemeyen Kerkük, bölgesel ve uluslararası aktörlerin de müdahalesiyle Irak sınırlarını aşarak uluslararası bir mesele haline gelmiş görünüyor.

Son dönemde Irak iç politikasında yaşanan hükümet kriziyle birlikte, Kerkük üzerindeki mücadele de yeniden gündeme geldi. 8 Mayıs 2012’de Bakanlar Kurulunu Kerkük’te toplayan Irak Başbakanı Nuri El-Maliki, güç gösterisi yaparak, Kerkük’ün bir Irak şehri olduğunu ifade ederek, “küçük Irak” benzetmesinde bulundu ve Kerkük’teki sorunların güçle çözülemeyeceğini dile getirdi. Öte yandan Maliki’yi korumak için zırhlı ve ağır silahlı araçlarla Kerkük’e giden yaklaşık bin kişilik ordu gücü Kerkük’te kaldı. Bunun üzerine hemen ardından Bölgesel Kürt Yönetiminden de bir heyet Kerkük’e bir ziyarette bulunarak Kürtlerin Kerkük’e ilişkin kararlı olduğunu vurgular nitelikte görüşme ve açıklamalar yapıldı.

Ancak bu durum Kerkük’teki hem siyasi hem de güvenlik dengelerini bozdu ve Kerkük’te şiddet eylemleri yeniden yükselişe geçti. Bu noktada belki de Kerkük’teki olaylardan en çok etkilenen Türkmenler de durumu yatıştırmaya yönelik girişimlerde bulundu. Başta Irak Türkmen Cephesi olmak üzere Türkmen siyasetçiler Cumhurbaşkanlığı gibi üst düzey kademelere başvuruda bulunarak Kerkük’teki gerginliğin düşürülmesi için müdahale talebinde bulundu.

Zira Kerkük’teki gerginlik sadece siyasi olmayıp, Kerkük’teki mülk sorunları, arazi problemleri, petrol gelirlerinin paylaşımı, enerji yatırımları gibi konular da gerginlik noktaları olarak ortaya çıkmıştır. Nitekim Mukteda El-Sadr son günlerde yaptığı açıklamalar bunun en net göstergesi olmuştur. Mukteda El-Sadr yaptığı açıklamada, Bölgesel Kürt Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani ile yaptığı görüşmeye atıfta bulunarak, Kürtlerin Kerkük’ün Kürt Bölgesine katılması yönünde bir talepleri olmadığını, sadece Kerkük’ün petrol gelirlerini istediklerini ifade ederek yeni bir gündem yaratmıştır. Hatta bir adım öteye giden Sadr, “Kürdistan’daki kardeşlerime olan saygıma rağmen, Kerkük’ün Iraklı olduğunu ve her zaman Iraklı kalacağını söylüyorum. Başka her Iraklı şehri gibi, Kürtler, Araplar, Türkmenler, Sünniler ve Şialar birlikte yaşayacak,” ifadesinde bulunarak (1), Kerkük konusunda 2003’ten bu yana takındığı tavrı yinelemiştir. Irak siyasetindeki son gelişmeler ışığında bu açıklamalar dikkate alındığında Kürt Listesi ve Irakiye Listesi ile birlikte Maliki karşıtı grupta yer alan Mukteda El-Sadr’ın Kerkük tavrı nedeniyle, Maliki muhalefetinde çatlaklar oluşabileceği düşünülmektedir. Aynı şekilde Irakiye Listesi içerisinde de benzer bir durumun yaşanması muhtemeldir. Zira Irakiye Listesi içerisinde yer alan Kerküklü Sünni Arap gruplar, son dönemde Maliki’ye yakın bir tavır ortaya koymaktadır. Hatta Kerküklü Sünni Arap gruplardan yapılan açıklamalarda Kerkük’ün Kürt Bölgesine katılmaması yönünde Maliki’ye şartlı destek verdikleri söylenmektedir. Maliki’nin son Kerkük çıkışları da bunun bir göstergesidir. Hatta Maliki, Kerkük’teki Sünni Araplara destek vermek amacıyla Kerkük’teki Irak Ordusuna bağlı 12. Tümenin komutanını değiştirerek, Şii olan komutan yerine Sünni bir komutan atamıştır. Bu durum Irakiye’yi zayıflatabilecek niteliktedir.

Bu noktada Türkmenlerin durumu önem kazanmaktadır. Irak Türkmen Cephesi ile Irakiye Listesi içerisinde yer alan Türkmenlerin bir kısmına karşılık, bir kısım Türkmen oluşum da Maliki ile birlikte yer almaktadır. Hatta Kerkük’teki bir kısım Türkmen siyasi hareketlerin “Türkmen Koalisyonu” adı altında yeni bir oluşum kurdukları ve bu oluşum içerisinde Türkmen İslami Birliği, Türkmen Vefa Hareketi Şii gruplara yakın siyasi oluşumların yer aldığı söylenmektedir. Öte yandan halkın tavrı da burada önem kazanmaktadır. Son dönemde bölgeden edinilen bilgilere göre Kerkük’teki Türkmen halkın sadece “Kürtlerin Kerkük’teki politikalarına karşı çıktığı” gerekçesiyle Maliki’ye destek verdiği söylenmektedir. Bu noktada Kerkük’teki Türkmen siyasi hareketinin tavrının hem Kerkük’teki sorunların giderilmesinde hem de Irak siyasetindeki kriz noktalarının aşılmasında etkili olacağı düşünülmektedir. Ancak Kerkük’teki arazi ve mülk problemlerinin yanı sıra, Kerkük’teki güvenlik güçlerindeki dengesizlik, Kürt güçlerin varlığı, Kerkük’ün petrol gelirleri, Kerkük’te 2009’da yapılmayan ve yapılması gereken yerel seçimler gibi sorunların giderilmeden Kerkük’te çözüm aranmasının bir sonuç vermeyeceği düşünülmektedir. Bu noktada en ideal çözümünün Kerkük’te eşit oranlı bir yönetim paylaşımı olduğunu söylemek mümkündür.

 

Bilgay DUMAN

ORSAM Ortadoğu Uzmanı

 

Kaynak: ORSAM

 

(1) http://kirkuknow.com/turkmen/index.php/2012/06/el-sedir-kerkuk-iraklidir-kurtleri-ise-onu-kurdistana-baglamasini-istemiyor/, Erişim: 22 Haziran 2012.

Sosyal Medyada Paylaş

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Tarih:

Beğenebileceğinizi Düşündük
Yazılar

NATO’nun Dünya İçin Anlamı

75 Yıl Sonra, İttifak Hâlâ Vazgeçilmez -  3 Temmuz'da...

Trump’ın Dönüşü Avrupa’yı Nasıl Dönüştürebilir?

Washington'un kucaklaması olmadan, kıta anarşik ve liberal olmayan bir...

Türk Dış Politikasında Teori İhtiyacı

T.C. Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi tarafından Nisan 2024'te...

Gavrilo Princip’in Saraybosna Suikastı Motifleri

YAZININ İNGİLİZCESİ BALKAN INSIGHT TARAFINDAN YAYINLANMIŞTIR.  A Violent Desire for...