Kraliçenin Ölümü, Tarihin Komedyası

“rest in peace Princess Diana you would have loved this”

“huzur içinde yat Prenses Diana buna bayılırdın” (Kinsella, 2022)

 

“queen elizabeth won’t see your funny little tweets abt her dying but her 4 year old great grandson prince louis of cambridge will bc I’m breaking into balmoral castle and reading them all out loud to him”

“kraliçe elizabeth ölümüyle ilgili komik tweetlerinizi görmeyecek ama 4 yaşındaki torunu cambridge prensi louis görecek çünkü ben balmoral kalesine gireceğim ve hepsini yüksek sesle okuyacağım” (Haribo, 2022)

İngiliz monarşisinin en uzun süre tahtta kalan üyesi Kraliçe II. Elizabeth, 8 Eylül Perşembe akşamı hayatını kaybetti. Haber çok kısa sürede bütün dünyaya yayıldı. Peki, siz kraliçenin ölüm haberini nereden duydunuz? Açıkçası ben TikTok platformu üzerinden öğrendim. İzlediğim videolardan birinde kraliçeyi canlandıran bir kadın cennete gidiyordu. Prenses Diana’yı canlandıran bir başka kişi de onu görünce “otur, konuşmamız gereken bir konu var” şeklinde karşılık veriyordu. Bu videoyu görünce gülüp geçtim; ancak sonrasında bu şekilde birçok paylaşım görünce kraliçenin öldüğünü anladım. Twitter’ın durumunu az çok tahmin edebilirsiniz. Çok kısa bir sürede bütün dünya bu büyük olayı konuşur oldu. Kraliçenin ölümü, yalnızca birkaç dakika içerisinde tarihin komedyasına dönüştü. Bu örnekte gördüğümüz gibi mizah, kişiler tarafından siyasal olayların aktarımında sıklıkla kullanılıyor. Yazımda siyasi mizahın ne olduğunu açıklamaya çalışacağım. Daha sonrasında ise siyasi mizahın aktarımında sosyal medyanın nasıl bir rol oynadığına değineceğim.

Mizahın temelinde eğlence yatar. Hepimiz eğlenmek ve etrafımızdakileri eğlendirmek için şakalar ve espriler yaparız. Ancak mizahın iletişimde kullanımında farklı işlevler gördüğünü söyleyebiliriz. Örneğin, mizahın iletişimi negatif açıdan etkilediği söylense de yapılan araştırmalar bunun tam tersini ortaya koymuştur. Mizah, günümüzde siyaset, eğitim, spor gibi pek çok alanda verimliliği ve başarıyı artırmak için kullanılan bir iletişim taktiği haline gelmiştir (Gül, 2016). İletişimde kullanılan mizah daha samimi bir ortam sağlamakla birlikte sosyal mesafeyi de azaltabilir. Dinleyicilerin ilgisini üzerinizde toplamaya yardımcı olur ve hayal kırıklıklarını gidermek için harika bir yoldur. Mizah, stresli ortamları rahatlatabilme özelliğiyle adeta bir ilaç işlevi görür. Bu anlamda düşünüldüğünde mizahın siyasal olayların aktarımında kullanımı daha anlamlı hale geliyor. Biraz derine indiğimizde bütün şakaların altında insanları düşünmeye iten belirli unsurların yattığını görebiliriz. Örneğin Nasrettin Hoca Fıkralarını ele alalım. Hepsi ilk olarak bizi güldürürken; sonrasında belirli şeyleri sorgulamamıza da neden oluyor. Dolayısıyla siyasi mizahın sopayla, yumrukla ve kaba sözlerle değil de insanları düşünmeye iten, zekice kurulmuş şakaları kapsadığını söyleyebiliriz. Dışarıdan görünen şey bir kahkaha veya belli belirsiz bir gülümseme olabilir. Ancak gülme eyleminin ve mizahın aynı şeyler olmadığını belirtmekte de fayda var. Gülme eylemi komik, eğlenceli veya neşeli olduğumuz durumlarda verdiğimiz fiziksel bir tepkiden ibarettir. Ancak mizah, gülmekten çok daha fazlasıdır. Kişinin anlama ve kavrama kabiliyetinde birtakım değişikler yaratabilme gücüne sahiptir. Bu sebepten dolayı, siyasi mizahın çok güçlü bir silah olduğunu söyleyebiliriz.

Siyasi mizahın kökenleri antik Yunan ve Roma’ya kadar uzanır (Young, 2018). Atinalı oyun yazarı Aristophanes, yaklaşık MÖ 400 yılında siyasi eleştiri içeren oyunlar yazmıştır. Hatta bu oyunlar sayesinde “siyasi eleştirinin komedi dehası” olarak anılır. Siyasi mizahı sıklıkla kullanan bir başka tanıdık isim ise Sokrates’tir. Bu iki kişi, Atina toplumunun incelikli birer eleştirisini sunmuştur. Oldukça eski bir tarihe sahip olmasına rağmen siyasi mizah, ancak 1990’ların sonunda akademisyenler tarafından araştırılmaya başlanmıştır. Dilbilim, sosyoloji ve psikoloji alanlarından akademisyenler, mizahın toplumdaki rolünü ve bireyler üzerindeki etkisini açıklamak için birçok teori geliştirmişlerdir. Özellikle 1990’ların sonunda politikacıların eğlence programlarına ve talk show’lara katılmaya başlamasıyla araştırmalar hız kazanmıştır. Sosyal medyanın yaygınlaşması aracılığıyla siyasi mizahın üretimi ve paylaşımı oldukça artmıştır. Hepimizin bildiği gibi sosyal medya, bilginin oldukça kolay ve hızlı bir şekilde yayıldığı bir mecradır. Birçoğumuz siyasal ve toplumsal olayları Twitter, Instagram ve Facebook üzerinden takip ediyoruz. Ancak sadece olayları takip etmekle ve paylaşmakla kalmadığımızı belirtmekte fayda var. Gerçekleşen olaylarla ilgili farklı görüşleri görme şansını da yakalıyoruz. Bu görüşlerin aktarımında siyasi mizah sıklıkla kullanılıyor. Siyasi mizah, tarih boyunca hâkim sınıflara ya da kişilere karşı gösterilen bir tepkinin ifadesi olmuştur (Taşçıoğlu ve Çavdar, 2018). Çünkü toplum mizah yoluyla -üstü kapalı olsa da- eleştirilerini dile getirebilmektedir. Dolayısıyla siyasi mizahın bir tür muhalefet, bir karşı duruş olduğunu da söyleyebiliriz. Özellikle sıkıntılı zamanlardan geçen ve baskı altında tutulan toplumlarda siyasi mizah tepki göstermek için kullanılan önemli bir direniş sistemi olarak karşımıza çıkar. Mizahın en görünür etkisi olan gülme eylemi ise kişiler üzerinde rahatlatıcı bir etki gösterebildiği için siyasi mizahın aynı zamanda bir savunma mekanizması olduğunu sonucuna da varabiliriz.

Siyasi mizahın aktarımı ve sosyal medya arasında güçlü bir ilişki vardır. Yeni medya içerisindeki sosyal medya mecraları, geleneksel mizah içeriklerinin değişmesine sebep olmuştur. Bu mecralar mizahın belirli bir kesimin etkisinden çıkmasını sağlamıştır. Bu bağlamda, mizah daha çoğulcu bir yapıya bürünmekle birlikte daha interaktif bir boyuta da ulaşmıştır (Keçe, 2019). Bu durum bireylerin kendi mizah anlayışlarını oluşturabilmelerine katkı sağlamaktadır. Bununla ilgili birkaç örnek vermeden önce küçük bir hatırlatma yapmakta fayda var. Aynı konuyla ilgili farklı mizah anlayışlarıyla karşılaşsak da hepsinin altında yatan bir eleştiri olduğunu gözden kaçırmamalıyız. Örneğin kraliçenin ölümü hakkındaki farklı paylaşımlara bakalım. Bazı kişiler kraliçenin ölümü ve Prenses Diana üzerinden gelişen bir mizah tarzı geliştirdiler. Aslında pek çokları için oldukça üzücü olan bu kayıp sonrasında birçok kişinin yas tutması bekleniyordu değil mi? Ancak sosyal medyada böyle bir hareket olmadı. Bu olay, birçok kişiye farklı şeyler anımsattı. 31 Ağustos 1997’de trafik kazasında hayatını kaybeden Prenses Diana’nın ölümünün kaza mı yoksa suikast mi olduğu uzun zaman tartışılmıştı. İddialara göre bu ölümün arkasında Kraliçe Elizabeth’in olduğu pek çok kez dile getirilmişti. Ancak gündemin hızla değiştiği bir dönemde yaşadığımız için bu olay zamanla unutuldu gitti. Ta ki Kraliçe Elizabeth’in ölümüne kadar… Özellikle İngiltere’de birçok kişi yas tutarken, sosyal medyada çok daha farklı bir hava vardı. Şakalar yapılıyor, eski defterler açılıyordu. Belki o dönem gösterilemeyen tepkiler şimdi gösteriliyordu. Bazı paylaşımlar ise Kraliçe Elizabeth’in yaşıyla alakalıydı. 96 yaşında hayatını kaybeden kraliçe, 70 yıllık görev süresiyle İngiltere tahinin en uzun süre tahtta kalan hükümdarıydı. TikTok üzerinden yapılan bazı paylaşımlar ise “God should have wait until the queen turns 100. Just 4 years, she was so close!(Tanrı, kraliçe 100 yaşına gelene kadar beklemeliydi. Sadece 4 yıl, çok yakındı!) şeklindeydi. Bu konuda yapılan şakalar ise bana göre kraliçenin çok uzun süre tahtta kalmasıyla alakalı. Kraliçeyi seven bir kesim olduğu gibi, ona muhalefet olan bir kesimin de olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu tarzda karşımıza çıkan mizahi söylemlerin, kraliçenin çok uzun süre tahtta kalmasından memnun olmayan gruplar tarafından paylaşılmış olabileceğini düşünüyorum. Bunun dışında, bazı kişiler kraliçenin ölümünden sonra köpeklerine ne olacağını merak ediyordu. Birçok kişinin gözünde kraliçenin evcil hayvanları “bir köpeğe göre oldukça lüks yaşıyorlar”’dı. Tahmin edersiniz ki Kraliçe Elizabeth’in köpeği olmak beraberinde belirli ayrıcalıkları da getiriyor. Bu köpeklerin geleceğini sorgulayan kesimin ise, onların alt ve orta sınıflara mensup birçok kişiden daha iyi şartlar altında yaşadığını düşünen kesimin yapacağı bir mizah türü olarak değerlendirebileceğimizi düşünüyorum.

Uzun lafın kısası, sosyal medyanın gelişimi ve farklı sınıflardan insanı barındırıyor oluşu, bireylerin kendi mizah tarzlarını yaratabilmesini sağladı. Aynı zamanda gerçek dünyayla hızlı bir etkileşim içerisinde olan sosyal medya mecraları, dijital olarak üretilen mizahın anlık olarak iletilmesini de mümkün kılmakta (Keçe, 2019). Dolayısıyla siyasi mizah hem daha kapsayıcı hem de daha interaktif bir boyuta ulaştı. Siyasi mizahın sosyal medya üzerinden aktarımı bireyler için oldukça özgürleştirici bir ortamın sağlanmasına da yardımcı olur. Anonim olarak yapılan paylaşımlar sayesinde, geleneksel mizah üretiminde görüldüğü gibi mizah yapanların baskı altında kalmadığı bir ortam sağlandı. Dolayısıyla sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasının siyasi mizah yapan bireyler için daha özgür ve esnek bir ortam yarattığını söyleyebiliriz. Siyasi mizah toplumsal ve sosyal açıdan baskılanan insanların sesi olurken, sosyal medya bunun gerçekleşebilmesi için daha esnek bir ortam sağlar. Siyasi mizah, toplumların normalde açıkça söyleyemeyeceği düşüncelerini komediyle harmanlayarak ortaya döker. Bu şekilde hâkim sınıf ve kişiler tarafından daha kabul edilebilir bir kılığa bürünür. Sosyal medya ise öyle bir kamuflaj sağlar ki, kraliçenin ölümü tarihin komedyasına dönüşür.

Selin Naz ÇAKIR

 

Kaynakça

Gül, M. (2016, 1 Ocak). Mizah Unsurunun Siyasal İletişimde Kullanımı. The Journal of Academic Social Science Studies, 8(Number: 49), 375–375. https://doi.org/10.9761/jasss3596

Gülmek. (2016). In Gülmek. https://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BClmek

Haribo, G. [@KrangTNelson]. (2022, Eylül). Tweet. Twitter. https://twitter.com/KrangTNelson/status/1567923392069914630?ref_src=twsrc%5Etfw%7Ctwcamp%5Etweetembed%7Ctwterm%5E1567923392069914630%7Ctwgr%5E982255a997bf052cebed4b5e407fce6d85abc1ce%7Ctwcon%5Es1_&ref_url=https%3A%2F%2Fwww.buzzfeed.com%2Flyapalater%2Ftweets-about-the-queen-of-england-dying-that-will-send-you

Keçe, C. (n.d.). Medyada Siyasi Mizahın Dönüşümü: Sosyal Medyada Yer Alan Capsler Üzerine Bir Analiz [Master tezi]. Akdeniz Üniversitesi.

Kinsella, C. [@TVsCarlKinsella]. (2022, Eylül). Tweet. Twitter. https://twitter.com/TVsCarlKinsella/status/1567842816147034119

Siyasi Mizah ve Y Kuşağı. (2018, Eylül). Turkish Studies, 13/18, 1389–1407. https://turkishstudies.net/DergiTamDetay.aspx?ID=13844

Taşçıoğlu, R., & Çavdar, O. (2018, Ekim). Siyasal İletişim Bağlamında Politik Mizah ve Karikatür: 2017 Referandumu Sürecinde Basın Üzerine Göstergebilimsel Bir Çözümleme. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Uluslararası Hakemli Dergisi, 26, 385–402. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1505407

Young, D. G. (2018, Ocak). Theories and Effects of Political Humor: Discounting Cues, Gateways, and the Impact of Incongruities. The Oxford Handbook of Political Communication, 871–884. https://academic.oup.com/edited-volume/34621/chapter/294957323

 

Sosyal Medyada Paylaş

[td_block_social_counter open_in_new_window="y" social_rel="nofollow" facebook="tuicakademi" twitter="tuicakademi" youtube="c/TUİÇAkademi" manual_count_youtube="2586" instagram="tuicakademi"]

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Tarih:

Beğenebileceğinizi Düşündük
Yazılar

TUİÇ Akademi 2023 O-Staj Burs Başvuruları Başladı!

2023 yılı O-Staj programlarımız için burs başvuruları başladı! Seçilen 15 kişi 2023 yılı içerisinde bir programa burslu olarak katılabilecek.

Çeviri: Neoliberalizmden Sonra

Bu yazı, Rana Faroohar'ın ‘Foreign Affairs’ için kaleme almış olduğu “After Neoliberalism: All Economics Is Local” başlıklı görüş yazısından çevrilmiştir.

The Wind That Shakes the Barley (2006)

Avrupa çalışmaları stajyerimiz Ferhat Ege Aksaylı, The Wind That Shakes the Barley filmini sizler için analiz etti.

Paris Attacks and the Role of the European Union

Abstract This article analyzes the attacks of the Islamic State...