Madde Bağımlılığı Alanında Faaliyet Sürdüren Sivil Toplum Kuruluşlarında Gönüllü Motivasyonu

0
475

ÖZET:

Bu çalışma madde bağımlılığı alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarındaki gönüllülerin gönüllü olma nedenlerini ve motivasyonlarına etki eden faktörleri daha evvel yapılmış olan araştırmalar ve literatüre kazandırılmış olan çalışmaları tarayarak incelemeyi amaçlamaktadır. Bu araştırma yazımızı yazarken; madde bağımlılığı ve ilgili STK’lar ile motivasyon ve gönüllülük motivasyonu şeklinde iki alt alanda araştırmamız gerçekleştirmiş olup; bulunan verileri ortak amaçta birleştirerek bitirmeye çalıştık. Temel değişkenlerin yanı sıra yaş, cinsiyet, algılanan ekonomik düzey ve eğitim düzeyi değişkenlerine göre çeşitli tablolar da incelenmiştir. Tablolar, betimsel tarama modeli kullanılarak İstanbul’da faaliyet gösteren 5 sivil toplum kuruluşunda görev yapan 98’i kadın ve 85’i erkek olmak üzere toplam 183 gönüllüden elde edilen bir çalışmadan referans göstererek alınmıştır. Ayrıca bu çalışmada, Gönüllü Motivasyon Envanteri Ölçeği ile Demografik Bilgi Formu da kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde hem kadın hem de erkek bireyleri sivil toplum kuruluşlarında gönüllü faaliyetlerde bulunmaya teşvik etmedeki en etkili motive kaynağının “insanlara yardım etmenin önemli olduğu inancı” olduğu söylenebilir. Hem kadın hem de erkek gönüllüler için en düşük motive kaynağının ise kariyer gelişimi olduğu söylenebilir.

Anahtar kelimeler: Sivil toplum, STK, madde bağımlılığı, gönüllü motivasyonu, gönüllü motivasyon envanteri

ABSTRACT: 

Sponsorlu

The aim of this study is to examine the reasons for volunteering and the factors affecting their motivation of volunteers in non-governmental organizations operating in the field of substance abuse by scanning the studies that have been given to the previous research and literature. In writing this research paper, we carried out our research in two subfields in the form of motivation and volunteering motivation with substance abuse and related NGOs and tried to finish by combining the data found in a common goal. In addition to the basic variables, various tables were examined according to age, gender, perceived economic level, and educational level variables. Tables; descriptive scan model used; A total of 183 volunteers, 98 of them women and 85 of them men, working in 5 non-governmental organizations operating in Istanbul were taken by reference from the study. In addition, the voluntary motivation inventory scale and the demographic information form were used in this study. When the results are evaluated, it can be said that the most effective motivator for encouraging both women and men to participate in voluntary activities in non-governmental organizations is “the belief that helping people is important”. It can be said that the lowest source of motivation for both male and female volunteers is career development.

Keywords: civil society, NGO, substance abuse, voluntary motivation, voluntary motivation inventory 

1. Bölüm: Madde Bağımlılığı ve Bu Alanda Faaliyet Gösteren STK’lar

1. Giriş

Son 10 yılda hızlı bir artışa geçen ve etkisini devam ettiren madde bağımlılığı, günümüzde tüm dünyanın ortak sorunu haline geldi. Bağımlılık yapan maddelerin kolay elde edilmesi ve kişileri hızla bağımlı haline dönüştürmesi yüksek vaka artışlarını da beraberinde getiriyor. Gün geçtikçe artan madde çeşitliliği ve bunun üzerinden yapılan ticaret de cabası. Madde bağımlılığı daha çok genç nüfusu etkisi altına alıyor, gençlerin bu etki altına girmesi genellikle aile içi problemlerin onları tetiklemesi yüzünden oluyor. Buna karşı tüm dünya seferberlik ilan etmiş durumda.

Ülkemizde de bu konuya karşı oldukça koruyucu bir tutum sergileniyor. Sivil toplum kuruluşlarıyla beraber yürüyen Türkiye’de bu konuda önemli yollar kat edildi ve devlet, bu gidişatı düzeltmek için eşgüdümlü projelerle yoluna devam ediyor.

2. Gençlerin Madde Kullanmaya Başlama Süreci

İçinde bulunduğumuz dönemde özellikle genç nesil, sorunlarıyla yüzleşip bunlara çözüm aramak yerine ondan en kısa sürede nasıl kurtulacağını düşünüyor. Ne yazık ki birçok aile çocuğunun psikolojik bunalımda olduğunu fark etmeden madde bağımlısı olduğunu öğreniyor. Her vaka için bundan bahsetmek de zor, bu durumda ebeveynlerin ilgisizliği dikkat çekiyor. Ailesine kendini kanıtlamaya çalışan çocuk gelen enerjik hal ile bunu bir çözüm yolu sanıyor. Bunun yanı sıra yanlış arkadaş çevresi de önemli bir rol oynuyor. Aileden ilgi alamayan çocuk, kendine bir gelir kaynağı yapmaya çalışan arkadaşlarının ilgisine kanıyor. İlk başta merakla ve özentilikle kullanılan düşük bütçeli maddeler maalesef ileride yerini bağımlılığa bırakıyor. Birey o hazzı aldıktan sonra bırakması oldukça zor hale geliyor. Merdiven altlarında üretilen uyuşturucular da kişiyi tatmin etmediği için daha maliyetli maddelere yöneliyor. Bağımlılık belirtileri de yaş grubuna göre farklılık gösteriyor. Uyuşturucu isteğini bastıracak olan sigara başta geliyor. Yeri doldurulamayan bu boşluk; sinir ve ruhsal bozuklukları, bir işe veya kişiye odaklanma problemini, uyku sorunlarını, içine kapanık depresif halleri de beraberinde getiriyor. Gaye o maddeyi elde etmek olduğu için bu yolda yalan söylemeye, hırsızlık yapmaya, aç kalmaya da razı olunuyor. Böylece birey artık bağımlı olarak nitelendirdiğimiz kişiye dönüşüyor. Uyuşturucu türlerine baktığımızda da bireylerin madde bağımlısı olmaya evrildikleri bu süreçte kullandıkları ilk uyuşturucu diğerlerine göre nispeten daha ucuz ve kolay ulaşılabilir olduğu için esrar oluyor. Narkolog Projesi Analiz Raporuna göre bağımlıların %80’i esrar ile başlamış ve %51’i de halen esrar ile devam etmektedir (Narkolog Projesi Analiz Raporu, 2020).

Esrar, hint kenevirinin yaprağından ve tohumundan elde edilir. Genelde sigara gibi sarılarak içilir. İnsanları bu yola sokmaya çalışanlar yiyeceklerin içine de koyup bunu servis edebilir. Esrarın bu kadar tercih edilmesindeki sebep ise bireyi yaşadığı hayattan soyutlaştırmasıdır. Esrar çok ciddi sağlık sorunlarını da doğuruyor. Fiziksel olarak göz kanaması, kalp ritminde bozukluk; bunun yanı sıra dikkat dağınıklığı, hatırlamakta güçlük, halüsinasyonlar, iştah artışı, nefes darlığı, cinsel isteksizlikte de bunun etkileridir (FISH, 2018).

3. Sivil Toplum Kuruluşlarının Etkinliği

Yukarıda belirttiğimiz gibi devlet bu konuda özel bir hassasiyet göstermektedir. Bu nedenle; Sivil toplum kuruluşlarına gereken desteği sağlamaktan çekinmemektedir. Güvenlik teşkilatı ve kamu kurumlarıyla eş zamanlı sürdürülen bu projelerden ve yaptırımlardan olumlu sonuçlar aldığımızı söylemek de mümkündür. Fakat bu kurumlar tek başına yeterli değildir. Hâlâ istenilen seviyeye gelinmemiştir. Bağımlı vaka artışı hızla ilerlemeye devam etmektedir.

“Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır” (T.C. Anayasası- Madde 58, 1999).

3.1. Yeşilay

Uyuşturucu bağımlılığına en çok dikkat çeken kuruluş şüphesiz Yeşilay’dır. Yeşilay, uyuşturucuyla mücadelede kesin ve kalıcı çözümlerin, farkındalık ile mümkün olacağını vurgulamaktadır. Bu konuda da ciddi projelere imza atmıştır. Bunların yanında bağımlı bireyleri topluma kazandırmak ve onların da sosyal hayatta bir rolü olduğunu hissettirmek için Yeşilay Bağımlılıkla Mücadele Destek Programını açıklamıştır. Uyuşturucuya başlamada ilk aşama olan sentetik uyuşturucuya karşı çalışmalar da mevcuttur. Yeşilay düzenli olarak da Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Komisyonun düzenlediği oturumlara katılmaktadır ve ülkemizdeki istatistikleri paylaşmaktadır. Ne yazık ki Yeşilay’ın tüm bu katkılarına ve çağrılarına rağmen sivil toplum kuruluşları içinde hala bir seferberlik söz konusu değildir. Uyuşturucu bağımlıları her alanda incelenmeli, bu verilerden yararlanarak izlenecek yol haritası çizilmelidir. Aynı zamanda, Sivil toplum kuruluşlarının yanında; özel sektörlerin, üniversitelerin, bağımsız derneklerin farkındalık için vereceği yardımın da çok şey değiştirebileceğini belirtmekte fayda vardır (Yeşilay, 2018).

3.1.1. TBM

Yeşilay Başkanı Savaş Yılmaz, Milli Eğitim Bakanlığı ile beraber yürüttüğü Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı’nı (TBM) hayata geçirmiştir. Bu bilincin eğitimle aşılanacağına inanan Yeşilay, anaokulundan başlayarak liseye kadar bütün öğrencilere ve toplumun diğer üyelerine eğitim seminerleri düzenlemektedir. Hedef kitlesine bakıldığında şu ana kadar Türkiye’de faaliyete geçmiş en kapsamlı projedir. Formatör, farkındalık ve uygulayıcı olmak üzere üç çeşit eğitim modeli vardır (https://tbm.org.tr/).

3.1.2. YEDAM

Bu süreçte bağımlılara ve ailelerine uzman kişiler tarafından psikolojik yardım sağlamak amacıyla da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile birlikte Yeşilay Danışmanlık Merkezi YEDAM’ı kurmuştur. Bilişsel davranışçı terapi, motivasyonel görüşme tekniği ve farkındalık terapisi olmak üzere üç çeşit tedavi biçimi vardır. Yatılı tedavi hizmeti yoktur, hizmetler ayaktan yürütülmektedir. Madde bağımlılığıyla alakalı yardımda bulunmak isteyen ve 12 yaş üzeri olan kişilere bünyesinde eğitimler de düzenlemektedir (Yeşilay).

3.1.3. AMATEM

Yeşilay, 18 yaş üzeri bireyler için Türkiye’nin birçok yerinde Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri AMATEM’i kurmuştur. Ortalama 1 ay süren bu tedavi, isteyenler için hastanede yataklı, isteyenler için de dışarıda ayakta uygulanıyor. Tedavi süreci ilk olarak; maddeyi bırakmaya yönelik oluyor. Daha sonra tekrardan başlamamaları için psikolojik terapi desteği sağlanıyor. Bu projeden beklenen sonucu aldığımızı söylemek pek de mümkün değil. Çünkü süreçte temiz kalmalarına rağmen çıktıklarında tekrardan uyuşturucuya başladığı gözlemlenen bağımlıların sayısı da az değildir. Devletten de yeterli klinik yardımı gelmemiştir (SAMSUNRSHH).

3.2. BAYDER

Bağımsız Yaşam Derneği BAYDER, 2013 yılında Prof. Dr. Mustafa Kemal ÖZSOY öncülüğünde kurulan derneğin amacı madde bağımlılarına maddi ve manevi yardım sağlamaktır. Bu hedefler doğrultusunda bağımlılara uzmanlar eşliğinde ücretsiz yatılı rehabilitasyon desteği sağlıyor. Ayrıca hayata geçirmeyi istediği Bağımsız Yaşam Merkezi projesiyle de daha çok insana ulaşıp onları hayata kazandırmayı, diğer insanlarla eşit konuma getirmeyi planlamaktadır (Bayder, 2015).

3.3. GADEM

2015’te faaliyete geçen Gençlik ve Aile Destek Merkezi GADEM, Bursa’da madde bağımlısı bireylere yardım etmek için kurulmuş olup ayrıca 17 ilde faaliyetlerine devam etmektedir. Bu süreçte hem bağımlılara hem de ailelerine psikolojik destek sağlamaktadır. Bağımlıların tedavilerinde yanlarında olarak onları korumaktadır. Bağımlı olmasa bile her gencin bu risk altında olduğunun farkında olup gençleri bu bağımlılığa karşı bilgilendirmektedir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Emniyet’in işbirliği ile ilçelerde muhtarlar gibi yetkili kişilerle beraber bu projeyi yürütmektedir. “Bir genci bile kurtarsak kârdır” ilkesini benimsemişlerdir (Mudanya Haber Arşivi, 2019).

3.4. UYUMDER

Uyuşturucu Bağımlılıklarla ve Alkolizmle Mücadele Derneği, UYUMDER, madde bağımlılarını iyileştirmek için 2018 yılında Isparta Valiliği tarafından kurulmuştur. Türkiye’nin dört bir yanından uyuşturucu bağımlılarını kabul etmektedir. Kurdukları bu büyük merkezde bağımlıları meşgul edecek sosyal aktiviteler düzenlemektedirler. Yaklaşık 6 ay süren bu eğitimin amacı, bireyleri maddeden uzak tutmak ve onları yeniden hayata kazandırmaktır (Isparta Valiliği, 2020).

3.5. Temiz Toplum Derneği

Madde bağımlılığı yanı sıra birçok konuda faaliyet gösteren bu dernek, 2017 yılında Bilal AY tarafından kurulmuştur. Bağımlı Olma Temiz Ol projesi ile Milli Eğitim Bakanlığı kontrolünde okullarda maddeyle mücadele seminerleri vermektedir. Kendi adına çıkardığı dergi ve kurduğu radyo kanalıyla da daha büyük kitlelere ulaşmayı hedeflemiştir. Rehabilitasyon Evleri projesiyle de tedavi olan bireylerin tekrardan uyuşturucuya başlamamaları için kalacak yer temin etmektedir (Temiz Toplum Derneği, 2017).

3.6. BAĞDER

Bağımlılıkla Mücadele Derneği BAĞDER, 2016 yılında uyuşturucu dahil birçok bağımlılıkla mücadele için Öztürk Karahan önderliğinde hayata geçen gönüllü bir halk kuruluşudur. Amacı, gençler bu bataklığa düşmeden önlemler almak ve bu önlemleri yetkili kurumlara iletmektir (Karahan).

3.7. UMUDDER

Uluslararası Madde Bağımlılığı ile Mücadele Derneği, UMUDDER, 2005 yılında Halit Eryiğit tarafından kurulmuştur. Dernek hem yurt içinde hem de yurt dışında etkinlik göstermektedir.

Amacı diğer dernekler gibi madde bağımlılarına yardım sağlamakla beraber, onları bu yola iten faktörleri ortadan kaldırmak, bu çözümleri hukuki alanda takip edip desteklemektir (Umudder).

3.8. KAMED

Kahramanmaraş Madde Bağımlılığı Mücadele Derneği, KAMED, Mehmet Hacıbebekoğlu tarafından kuruldu. Dernek, topluma farkındalık ve duyarlılık kazandırmayı hedeflemektedir. Bilinçli Aile Bağımsız Gelecek projesi ile tüm gençlerin ve yetişkinlerin sosyal hayata atılmasını sağlamayı planlıyor. Bu projeyi hayata geçirmek için de farklı derneklerle seminerler düzenleyip halkı bilinçlendiriyor (Kürşat, 2019).

3.9. Hayatın Renkleri Solmasın Derneği

Van’da, Osman TURGUT tarafından kurulan, sigara ve madde bağımlılığıyla mücadele derneğidir. Amaç toplumsal bağı güçlendirmek, bağımlılık riski taşıyan bireylere psikolojik destek yardımında bulunmak, bağımlı bireylerin ailelerinin motivasyonunu sağlamak, halkı buna karşı bilinçlendirmektir (Harmancı, 2019).

3.10. Yeşil Yıldız Bağımlılıkla Mücadele Derneği

“Sen bir YILDIZ’sın, bağımlılık seni yörüngenden kaydırmasın.” sloganıyla yola çıkan dernek, Diyarbakır’da Yahya Öger tarafından kurulmuştur. Toplumsal kimlik gözetmeksizin bütün bağımlılara yurt içinde ve yurt dışında yardım etmektedir. Ayrıca Yeşil Yıldız Akademisi ile birlikte uzman kişiler tarafından yayınlar yapmaktadır.

3.11. Bişri Hafi Gençlik ve Dayanışma Derneği

2015 yılında kurulan bu dernek; çevresindeki olumsuzluklar, aile içi sıkıntılar ve psikolojik bozukluklar nedeniyle uyuşturucu batağına düşmüş gençleri doğru yola çekmeyi amaçlamıştır.

Dernek, aile kavramının içi boş olan genç bireylerin bu ihtiyacını doldurmaya çalışmaktadır. Bu bireyleri sadece tedavi edip bırakmayıp, onlara sahip çıkıyorlar. Hizmete sundukları yurtlarda birçok genci barındırıp onlara eğitim de veriyorlar. Sosyal etkinlikler düzenleyip onları hayata yeniden kazandırıyorlar (http://bisrihafi.org.tr/).

3.12. MERBADER

Mersin Hayata Bağlananlar Derneği, uyuşturucu madde kullanımına karşı mücadele için 2017’de kurulmuştur. Uyuşturucunun kolay elde edilmesi, kullanılma yaşının düşmesi, ailelerin çocuklara yeteri kadar ilgi göstermemesi, madde kullanımının özendirilmesi gibi nedenlerden yola çıkarak bu konuda yetkili kurum ve kuruluşları bilgilendirmeye çalışan, farkındalık yaratmayı hedefleyen, eğitimler düzenleyen bir kurumdur (Mersin Times, 2018). 

2. Bölüm: Motivasyon ve Özel Olarak Gönüllü Motivasyonu 

1. Motivasyon

Motivasyon terimi, köken olarak Latince’de hareket anlamına gelen movere kelimesinden türetilmiştir. Günümüzde sözlük anlamına baktığımızda; motivasyon (güdüleme) sözcüğü, kişilerin belirli bir amacı gerçekleştirmek üzere kendi arzu ve istekleri ile davranmaları anlamına gelir. Bireyin içsel gücü ile davranışa hazır hale gelmesi de güdülenme olarak adlandırılır. Yani bir işi başarmak için gerekli olan isteği, o işi yapacak kişilerde oluşturmak ve aynı zamanda bu isteği şiddetlendirmek demektir.

Demek ki gönüllü kişi hem gönüllü olmaya karar verirken hem de gönüllülüğünü sürdürürken birtakım motivasyonlara sahip olmalı. O halde, benzer bir alanda gönüllülük faaliyeti sürdüren kimselerde de yine benzer motivasyonlara rastlamamız da mümkündür.

Motivasyon kendi içinde varsayımsal bir yapıdır. Yani, kendi içinde anlaşılamayan bir değişkendir. Esasen; belirli davranışlardan/ olaylardan önce gelen veya belirli bir davranışla tutarlı olan olayların gözleminden elde ettiğimiz bir çıkarımdır.

Her şeyden önce, birincil motivasyonun biyolojik bir temele yanıt verdiğini vurgulamak önemlidir ve bu aynı zamanda psikolojik mekanizmalara cevap veren ikincil motivasyonun temeli olarak da çalışır. Motivasyon çalışmasına ilk bilimsel yaklaşımlar, Darwin’in teorisi ile yakından ilgili, içgüdü kavramı ile de yakından bağlantılıdır.

William McDougall, içgüdüleri olmadan, insanın inert bir kütleden daha fazlası olmayacağını belirtti. Ayrıca içgüdünün üç bileşenden oluştuğunu belirtti: bilişsel, duyuşsal ve bağlayıcı (Garrido, 2000).

Motivasyon çalışmalarında;

(1.) İnsan davranışının enerjisinin ne olduğu, (2.) Böyle bir davranışı neyin yönettiği ve hangi yollarla bunu yaptığı, (3.) Bu davranışın nasıl sürdürüldüğü ve yaşatıldığı araştırılmaktadır.

Motivasyon oluşumuna baktığımızda ise önemli olan 2 adım ile karşılaşırız: gereksinme ve uyarılma. Gereksinme; giderildiğinde insanın yaşamını veya varlığını sürdürmesini sağlayan; giderilmediğinde onun varolma güçlerini, giderek yok olma tehlikesi içine iten olguya verilen addır. İnsan gerek psikolojik yapısı gerekse fizyolojik yapısı ile bir bütündür. Bu yapının temelinde de homeostasis olarak adlandırılan bir denge yer almaktadır. Bu denge halinin sağlanması ve devam etmesi için gereksinim duyulan şeyin uyarılması sonucu açıkça motivasyon elde edildiği gözlemlenir.

Kişinin motive olması sürecinin aşamalarına bakarsak:

İzlenen yola baktığımızda: Tatmin edilmemiş ihtiyacın bir gerilime sebep olduğunu görüyoruz. Daha sonra bu gerilimi bir efor ve akabinde eforun performansa dönüşümü izliyor. Performansın örgütsel amacının bireysel amaçtan önce gelmesi ise kesinlikle dikkat çekici. Kimilerine göre bireysel amacın örgütsel amaçtan önce geleceğini söylemek mümkün olsa da bugün kabul edilen bireyin motive olması sürecinde tam aksi bir durum olduğunu görüyoruz. Sonuçta ise; başta tatmin edilmemiş olan ihtiyaç artık tatmin edilen ihtiyaca dönüşüyor ve elbette bu dönüşümün sayesinde beklenen (arzulanan) oluyor ve gerilimin düşüşü gerçekleşiyor. O halde, ortak beklenti (ya da ihtiyaç) doğrultusunda baktığımızda; bağımlılık alanına isteyerek ya da istemeyerek bir şekilde yönelen kişilerin, yine bu alanda faaliyet göstererek belki daha önce bizzat kendilerinin ya da sevdiklerinin deneyimlediği kötü bir geçmişin izini silmek ya da bu tanışıklığı iyi bir şekilde sonlandırmak gibi benzer amaçlarla bu kez kendilerini gönüllü olarak adadıklarını görüyoruz.

2. Motivasyon Psikolojisi

İnsan motivasyonunun tüm yönlerini açıklayan tek bir motivasyon teorisi yoktur, ancak bu teorik açıklamalar çoğu zaman insanın farklı alanlarda motivasyonunu artırmak için yaklaşımların ve tekniklerin geliştirilmesinde temel teşkil eder (Hera Psikoloji, 2019).

Motivasyon psikolojisi; biyolojik, psikolojik ve çevresel değişkenlerin motivasyona nasıl katkıda bulunduğunu gösteren birtakım çalışmaları (beden ve beynin motivasyona ne tür bir katkıda bulunduğu; zihinsel süreçlerin hangi katkılarının olduğu; maddi teşviklerin, hedeflerin ve zihinsel temsillerinin bireyleri nasıl motive ettiği gibi sorulara yanıtlar arayan çalışmaları) içerir.

Bu yazıdaki hedefimiz gönüllülük motivasyonunu keşfetmek olduğu için, yazının devamında aslında daha pek çok teorinin bulunduğunu da kabul ederek daha çok kişilerin beklentilerinin ne yönde ortaklaştığını anlamlandırmak üzerinde ve gönüllülerin deneyimlerinin hangi teorilerle açıklanabileceği üzerinde duracağız.

Psikologlar, motivasyonu iki farklı yöntem kullanarak araştırırlar. Deneysel araştırmalar genellikle laboratuvarda yapılır ve davranış üzerindeki etkilerini belirlemek için motivasyonel bir değişkeni manipüle etmeyi içerir.

İlişkisel araştırma, ölçülen değerlerin davranış motivasyon göstergeleri ile nasıl ilişkilendirildiğini belirlemek için mevcut bir motivasyon değişkenini ölçmeyi içerir (Hera Psikoloji, 2019).

Motive olmak temel manada “eyleme geçme”yi doğurur. Bir gerekçenin itilmesi, bir son durum için bir teşvikte bulunulması ya da hedefin çekilmesi ile -aktif veya pasif olarak- harekete geçilir. Burada bir neden, bir kişiyi nedenin yerine getirildiği istenen bir son duruma doğru iten içsel bir eğilim olarak anlaşılır ve bir hedef, bir bireyin gerçekleştirmeye çalıştığı istenen sonucun bilişsel temsili olarak tanımlanır.

Bir hedef, onu gerçekleştirecek bir davranışı yönlendirirken; bir teşvik, bir bireyi bir hedefe doğru ya da uzağından çeken çevrenin beklenen bir özelliğidir. Teşvikler genellikle hedef başarısı için motivasyonu arttırır. Bu esnada duygular da motivasyon gibi hareket eder. Önemli çevresel değişikliklere uyum sağlamak için, bireyi birden fazla etki, fizyoloji ve davranış kanalı boyunca koordineli bir şekilde motive ederler. Bir bakıma yeni oldukları yola uyum sağlamalarını ya da bulundukları koşullara yenik düşmeden hedeften kopmamalarını sağlayarak bireyi yolda tutarlar. O halde; hedefleri doğrultusunda teşvik alan kişiler gönüllü olmaya adaylardır diyebiliriz. Özelleştirerek; bağımlılık alanında gönüllü olarak faaliyet göstermeyi hedef olarak tanımlayan kişiyi bu hedefe çeken ve muhtemelen yakın çevresinden onu etkileyen bir teşvik vardır.

3. Motivasyon Kuramları

 Motivasyon teorileri genel olarak içerik teorileri ve süreç teorileri olarak ikiye ayrılır. İçerik (içsel/kapsam) teorileri motivasyonun ne olduğunu açıklarken, süreç (dışsal) teorileri motivasyonun nasıl gerçekleştiğini tanımlar.

Buna ek olarak; motivasyonla ilgili ve kendimizi ve etrafımızdaki dünyayı düşünme ve algılayış tarzımızın motiflerimizi nasıl etkileyebileceğini açıklayan çok sayıda bilişsel teori de vardır.

Benlik kavramı, beklenti ve zihniyetten değerler, oryantasyon ve algılanan kontrole kadar, bu teoriler, belirli zihinsel yapılara yönelik tercihimizin, hedefe yönelik eylemde bulunma yeteneğimizi nasıl artırabileceğini veya bozabileceğini açıklar (Hera Psikoloji, 2019).

Motivasyon teorileri, uygulandıkları insan çabası alanına göre de gruplandırılır. Çeşitli teoriler, “çalışanların teşviklerinin” ve “ihtiyaçların merkezi” gibi aşamalarda yer almasının yanı sıra, sporun ve performans psikolojisinde kullanılan ve insan davranışının daha belirgin bir itici gücü olarak kabul edilen teorilerin de kullanıldığı teoriyle ilgilidir. Ek olarak; bu teorilerin bazıları eğitim ve öğretime de uygulanmaktadır.

3. 1. Maslow’un Gereksinimler Hiyerarşisi (Hierarchy of needs) 

İçerik teorilerinden en popüler olanı ve 1940’larda Abraham Maslow tarafından öne sürülen Maslow’un İhtiyaçları Hiyerarşisi Kuramı (Hierarchy of needs)’dır. Maslow’a göre bireyin motive olmasının temelinde ihtiyaçlar vardır. Birey bu ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla harekete geçer.

Maslow, kuramını iki temel varsayıma dayandırır; a) İnsan davranışları, onun belirli gereksinimlerini gidermeye yöneliktir, b) İnsan gereksinimleri öncelik sırasına konabilir. Buna göre alt düzeydeki bir gereksinim belli ölçülerde karşılaşmadıkça, birey bir üst düzey gereksinimini karşılamaya yönelmez. Bireylerin bu ihtiyaçlarının önem sırasına göre dizildiği hiyerarşik şema ise şu şekildedir:

Pek çok ihtiyaçlar şemasında da olduğu gibi en büyük payı %85 ile Fizyolojik İhtiyaçlar alıyor. Sonrası %75 ile birey için en önemli ikinci ihtiyaçları Güvenlik ihtiyaçları oluşturuyor. Bu basamaktan sonra duygusal tatminlik kısmına geçen şemada %50 ile Ait Olma, birine ya da bir topluluğa ait hissetme, ihtiyacını gözlemliyoruz. Sevgi, arkadaşlık anahtar kelimeleri ışığında en önemli üçüncü ihtiyacın aynı zamanda bağımlılık alanında faaliyet gösteren gönüllü kişimizin de birinci motivasyon kaynağını sağlayan kişinin ya da duygunun bu basamakla kesiştiğini söylemek mümkün. %40 ile Saygınlık ihtiyacını görürken; aklımıza acaba bir gönüllü bu adın altına sığınarak gönüllü davranışının yanı sıra bir tanınma, bir saygınlık tatminliği de arzuluyor olabilir mi diye merak ediyoruz. Bireylere göre farklılık gösterebilse de elbette davranışlarımızın çoğunun sonucunda basit bir şekilde soyut ya da somut bir ödüllendirme, “aferin” bekleme söz konusudur diyebiliriz. Bu hiyerarşik şemaya son kez göz gezdirdiğimizde hâlâ değinmediğimiz

%10’luk Üretme ihtiyacını görüyoruz. Bir gönüllü ile bu ihtiyacı ilişkilendirebileceğimizi pek de düşünmediğimiz için onu geçip bu şemayı iş motivasyon hiyerarşisi olarak değerlendirmekle devam ediyoruz:

Tam da bu şemaya baktığımızda; Madde Bağımlılığı Alanında Faaliyet Sürdüren STK’larda faaliyet gösteren gönüllülerimizin piramidin ortasında bulunan “sosyal ihtiyaçlar” katmanında yer aldığını söylemek mümkün. Son iki şemaya baktığımızda ne en başta ne de en sonda yer alan; aksine tam ortada yer alan gönüllülerin, sosyal ve duygusal olan bir rolü üstlendiğini görüyoruz.

3. 2. Alderfer’in E.R.G. Teorisi

Varoluş (Existence) Gereksinimleri; Bunlar insanın varlığı ile, psikolojik ve güvenlik ihtiyaçlarıdır. İlişki Kurma (Relatedness) Gereksinimleri; Bu gereksinimler ise işyerindeki & STK’daki kişiler arası ilişkileri kapsamaktadır. Maslow’un aitlik ve güvenlik gereksinimlerine benzemektedir. Gelişme (Growth) Gereksinimleri; Bunlar ise insan potansiyelini geliştirmesi ile ilişkilidir. Maslow’un kendini gerçekleştirme gereksinimine yine bu bakımdan denk düşmektedir.

E.R.G kuramının Maslow’dan ayrılan yanı ise şudur: gereksinimler burada somutluk durumlarına göre sıraya konulmuştur. Dolayısıyla bir üst düzeydeki gereksinimi karşılamak güç olduğunda bir alt düzeydeki gereksinim kümesi daha çok istenecektir. Çünkü kurama göre daha ayrımlaşmış, daha az somut amaçları elde edemeyenler daha somut amaçlara yönelirler (Toraman, 2015).

3. 3. Sonuçsal koşullanma kavramı Edward L.

Sonuçsal koşullanma kavramı Edward L. Thorndike tarafından geliştirilen “etki kanunu” ile açıklanabilir. “Etki kanuna göre, kişi kendisine haz verecek davranışları tekrarlar, fakat acı verecek davranışlardan kaçınır.” Araçlarına bakarsak; Olumlu pekiştirme, Olumsuz Pekiştirme, Son Verme ve Cezalandırma ile karşılaşırız. O halde, gönüllü olmaktan haz duyan ya da bir şekilde olumlu pekiştirme ile bağımlılık alanında faaliyet sürdürmeye koşullanmış bireyin motivasyonunu bu şekilde edindiğini söyleyebiliriz.

4. Motivasyonda Özendirme Araçları

Motivasyon tekniklerinin devreye sokulmasında varılmak istenen en önemli amaç, işgörenlerde (bu araştırmamızda; gönüllülerde) daha çok çalışma istek ve arzusu yaratabilecek faktörleri bularak, onların gereksinimlerini el verdiğince doyurmak ve her gün işbaşı yapılırken istekle gelip, istekle çalışmalarını sağlamaktır: Ekonomik Özendirme Araçları (Ücret, Primler, Ödüller, Kâra Katılma), Psiko-Sosyal Özendirme Araçları (Çalışmada bağımsızlık, Sosyal katılım, Değer ve statü, Gelişme ve başarı, Sosyal uğraşlar), Örgütsel ve Yönetsel Araçlar (Amaç birliği, Eğitim ve yükselme, Kararlara katılma, İletişim, Çalışma Koşulları ve Güvenlik).

İşgörenlere yönelik verilmiş olan bu özendirme araçlarına baktığımızda; ekonomik özendirme araçları haricinde gönüllülerde de aynı özendirme araçlarının çalıştığını görmek mümkün.

Bağımsız çalışma (bireyin kendini ifade edeceği ortamı bir STK bünyesinde bulmuş olması), sosyal katılım, değer, gelişme, sosyal uğraşılar, amaç birliği, kararlara katılma ve iletişim araçları açıkça bağımlılık alanında faaliyet sürdüren gönüllüleri de motivasyonel olarak destekleyen araçlara örnektir.

5. Sivil Toplum Kuruluşlarında Gönüllülük

Sivil toplum kuruluşlarında görev alanların tümü gönüllü sıfatını taşımayabilir, bunların içinde ücretli çalışanlarda bulunmaktadır. Bu kişiler profesyonel yönetici ve profesyonel çalışan olarak adlandırılıp STK içerisindeki işlerini belli bir ücret karşılığında yerine getirmektedirler (Kurt & Taş: 204-205).

Bireylerin sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak yer almasına motive eden faktörler arasında yardım etme, sorun çözme isteği, toplumdaki adalet ve aksaklıkları giderme gibi 24 arzusu yer alırken bireysel nedenler arasında da arkadaşlık edinme, kendini iyi hissetme, insanlarla görüşme ve yeteneklerini sergilemenin yer aldığı görülmektedir (Yanay & Yanay, 2008: 66-78).

5. 1. Gönüllü Motivasyon Envanteri (GME) ve Türk Popülasyonuna Uyarlanmış Ölçeği

Türk Popülasyonuna uyarlanmış bu ölçek, 2004 yılında Esmond ve Dunlop tarafından Doğu Avustralya’da gönüllü olan bireylerin gönüllü olma motivasyonlarını araştırmak amacıyla geliştirilmiştir (Marmara Sosyal Araştırmalar Dergisi, Haziran 2019).

Aşamalı olarak yapılan bu araştırma sonucunda, 18 yaş üstüne uygulanabilen GME 44 maddeden oluşan, (Kesinlikle katılmıyorum, katılmıyorum, kararsızım, katılıyorum, Kesinlikle katılıyorum) ifadelerini içeren 5’li Likert tipi, 10 alt ölçekten oluşan bir envanterdir. Bu alt ölçeklerin altısı Clary ve ark. (1992) tarafından geliştirilen envanterden alınmıştır. Geliştirilen bu envanter gönüllülerin; -İşe alımlarında ilgi çekmek için gönüllü motivasyonunu bilmek, -Yeni gönüllülerin motivasyonel ihtiyaçlarını belirleyerek etkili yerleştirme yapmak, -Gönüllülüklerinin devamlılığının sağlanması için motivasyonlarını anlamak amacıyla kullanılmaktadır. Ölçeğin Türk Popülasyonuna Uyarlanması ise; daha sonra yapılan çalışmalar çerçevesinde Ankara Ulusal Ajans Eğitmeni Ü. Ayşen Çevik ve Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ferda Gürsel tarafından geliştirilmiştir.

5. 1. 1. Gönüllü Motivasyon Envanteri’nin Alt Boyutları

  1. Değerler: Gönüllüler, diğer insanlara yardım etmenin önemli olduğu inancını taşır veya önemli bir rol olduğuna inanırlar.
  2. Karşılıklılık: Gönüllülerin inanışına göre “ne ekersen onu biçersin” diğerlerine yardım sürecinde ve onların gönüllü çalışmalarında “iyi şeyler yapmanın” kendilerine ne gibi iyi şeyler kazandırdığını ölçer.
  3. Takdir etme/Tanıma: Gönüllünün yeteneklerinin ve katkılarının bilinmesi onu motive eder.
  4. Anlama: Gönüllü yaşantısında sık kullanılmayan beceri ve deneyimleri daha fazla öğrenir.
  5. Benlik Saygısı: Gönüllülük, benlik saygısı ve kendine değer verme ile ilgili hisleri arttırır.
  6. Tepkisellik: Gönüllülerin, kendilerinin geçmiş ya da şimdiki durumlarını ortaya koyma ve ‘iyileştirmek’ ihtiyacından dolayı ortaya çıkışıdır.
  7. Sosyal Gönüllüler: diğerleri tarafından önemli olan norm değerlerinden etkilenirler. (örneğin; arkadaş veya aile)
  8. Koruyucu: Gönüllülerin kendileri hakkındaki olumsuz düşünce ve duygularının (suçluluk ve problemleri) azaltılmasıdır.
  9. Sosyal Etkileşim: Gönüllünün sosyal ağlar kurması ve başkaları ile etkileşiminde sosyal yönlerini içerir.
  10. Kariyer Geliştirme: Uzman kişiler ile bağlantı kurma, deneyim, beceri ve istihdam kazanabilme (Çevik, 2012).

5.1.2. Bulgular (Bağımsız gönüllü katılımcılardan toplanan verilerin GME ışığında incelenmesi)

Bu bölümde Marmara Sosyal Araştırmalar Dergisinde “Sivil Toplum Kuruluşlarında (STK) Gönüllü Motivasyon Kaynaklarının Sosyo Demografik Değişkenler Açısından İncelenmesi” başlıklı durum analizi araştırmasından elde edilen bulgulardan yararlanarak; demografik bilgiler, standart sapmaya ilişkin çıkarımlar, değişkenlere göre alt boyutlara ait veriler, alt boyutlar arasındaki anlamlılık düzeyleri ve yorumlar sunulmuştur (Akiş, 2019).

Katılımcıların gönüllülük yaptıkları STK sayısı hakkındaki soruya cevap veren 183 katılımcının %68’i sadece 1, % 21,3’ü 2, % 9,7’si ise 3 ve daha fazla sivil toplum kuruluşunda gönüllülük yaptığını ifade etmektedir.

Yine Tablo 1 ve verilen diğer yazılı bilgilere göre; katılımcıların çoğunluğunun mesleğini %52,5 oran ile birinci sırada öğrenci, %9,3 ile memur ve üçüncü sırada %9,3 ile Akademisyen olduğu belirtilmiştir. Diğerleri bölümündeki meslek grupları: Serbest Meslek, Yönetici, Mühendis, İşsiz, Ev Hanımı, Mimar, Finans & Ekonomist, Emekli, Esnaf, Avukat ve Müteahhit şeklindedir.

Değişkenlere ait verilerin incelendiği tablo 2’ye bakıldığında, araştırma değişkenlerine ait değerler görülmektedir. En düşük standart sapma ,027 ile Değerler alt boyutu iken en yüksek standart sapma ,062 ile Koruyucu ve Sosyal alt boyutta olduğu görülmektedir. Sosyal ve Koruyucu değişkenlerinin bu tabloda hatırı sayılır şekilde anlam kazandığı gözlemlenmektedir.

Tablo 3’te görüldüğü gibi, örneklem grubunu oluşturan kişilerin değerler alt boyut puanlarının cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla yapılan bağımsız gruplar t testi sonucunda grupların aritmetik ortalamaları arasında kadınlar lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur (t=-2,42; p<,016). Diğer yandan benlik saygısı puanlarının (t=-2,17; p<,031), ve anlama puanlarının (t=-2,45; p<,015) cinsiyet değişkenine göre farklılığını bulmak amacıyla yapılan bağımsız gruplar t testi sonuçlarına bakıldığında da aritmetik ortalamalar arasındaki farklılık kadınlar lehine anlamlı bulunmuştur (Akiş, 2019). Diğer alt boyutlara bakıldığında cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır.

Geriye kalan verilerin ve analizlerin de kapsamlı olarak incelenmesi sonucunda; hem kadın hem de erkek bireyleri sivil toplum kuruluşlarında gönüllü faaliyetlerde bulunmaya teşvik etmenin en etkili motive kaynağının başka insanlara yardım etmenin önemli olduğu inancının sağladığı söylenebilir. Ayrıca araştırmada cinsiyet değişkenine göre en dikkat çekici fark takdir etme alt boyutunda olduğu (kadın gönüllünün çalıştığı kurum ve çalışanlarla gönüllüler tarafından takdir edilmeyi %72,4 oranında önemserken erkeklerde bu oran %48,2 olarak) görülmektedir. Hem kadın hem de erkekler için en düşük motive kaynağının ise kariyer alt boyutunda olduğu söylenebilir.

Sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olan bireylerin değerler, anlama, benlik, tepkisellik ve sosyal etki alt boyutlarına göre motive kaynaklarını olumlu şekilde etkileyebileceği düşünülmektedir.

Sonuç

Faaliyet gösteren birçok madde bağımlılığıyla mücadele derneği olmasına rağmen çoğu yardım eli uzatılmadığı için kapanmak zorunda kalmıştır. Eğer bağımlılık alanında kapsamlı bir istatistik araştırma yapılırsa, bu STK’ların işlerini daha çok kolaylaştıracaktır. Ayrıca elimizde şu an ne yazık ki özel olarak bağımlılık alanında faaliyet gösteren gönüllüler üzerinde yapılmış olan bir çalışma da bulunmadığı için; bu genel verileri şimdilik rahatlıkla bağımlılık alanında faaliyet gösteren STK’lardaki gönüllüler özelinde de kabul edilebileceğini söyleyebiliriz. Dileğimiz o ki yakın zamanda bu konular özelinde de literatüre bir araştırma kazandırılır.

Sena SARITAŞ

Şeyma YILDIZ

Sivil Toplum Çalışmaları Staj Programı

Kaynakça:

Atalay, O. (2020). İHH İnsani Yardım Vakfı Saha Raporu. Retrieved from https://www.ihh.org.tr/public/publish/0/145/madde-bagimliligi-ve-bagimliliklarla- mucadele-.pdf

Bayder. (2015). Bağımsız Yaşam Derneği Proje Taslağı. Retrieved from http://bayder.com.tr/genclik-ve-spor-bakanligi-genclik-projeleri-destek-proglamlari- kapsaminda-bagimsiz-yasam-merkezi-projesi/

Barberá, E., (1999). Kavramsal çerçeve ve insan motivasyonunun araştırılması. Motivasyon ve Duygu E- Dergisi.

Cady, S. H., Brodke, M., Kim, J. H., ve Shoup, Z. D, (2018). Volunteer motivation: A field study examining why some do more, while others do less. Journal of Community Psychology, 46(3), 281-292.

Çakır, M. (2016). Motivasyon Kuramları. Retrieved from https://mustafacakir.wordpress.com/2016/03/11/motivasyon-kuramlari/

Çevik, A. (2012). Gönüllü motivasyon envanteri: Türk popülasyonuna uyarlanmış hali. Yüksek lisans tezi, Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimler Enstitüsü.

Garrido, I. (2000) Motivasyon: eylemin düzenlenme mekanizmaları. Motivasyon ve Duygu E- Dergisi.

Gönüllüleri, B. M. (2011). Dünyada Gönüllülüğün Durumu Raporu.

FISH, G. (2018). Uyuşturucu Çeşitleri ve Zararlı Makalesi. Retrieved from https://www.dogrula.org/uyusturucu-cesitleri-ve-zararlari/

Harmancı, A. (2019). Van Siyaseti Haber Yazısı. Retrieved from https://www.vansiyaseti.com/van/hayatin-renkleri-solmasin-dernegi-ozgurlugunden- vazgecmeye-deger-h59092.html

Hera Psikoloji. (Kasım, 2019). Psikolojide Motivasyon ve Motivasyon Kuramları. Retrieved from https://herapsikoloji.com/psikolojide-motivasyon-ve-motivasyon-kuramlari/

Isparta Valiliği Haber Yazısı. (2020). Retrieved from http://www.isparta.gov.tr/uyumder-gencleri-yeniden-hayata-bagliyor

Karahan, Ö. BAĞDER Hakkında Retrieved from http://bagder.org/index.php/bag-der-ne-yapar

Kürşat, A. (2019) Haber Yazısı Retrieved from http://umudder.org/amacimiz/#:~:text=2)%20Ba%C4%9F%C4%B1ml%C4%B1l%C4%B1kla%20m%C3%BCcadele%20eylem%20planlar%C4%B1na,bu%20ama%C3%A7la%20%C3%A7%C3%B6z%C3%BCm%20%C3%B6nerileri%20sunmak%2C&text=8)%20Hukuki%20mevzuat%20%C3%A7er%C3%A7evesinde%20ba%C4%9F%C4%B1ml%C4%B1lar%C4%B1,gerekli%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmalar%C4%B1%20yapmak%20amac%C4%B1yla%20kurulmu%C5%9Ftur

Lau, Y., Fang, L., Cheng, L. J., ve Kwong, H. K. D. (2019). Volunteer motivation, social problem solving, self-efficacy, and mental health: a structural equation model approach. Educational Psychology, 39(1),112-132.

Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı , 2020. Narkolog Projesi Analiz Raporu. Retrieved From http://www.narkotik.pol.tr/kurumlar/narkotik.pol.tr/TUB%C4%B0M/Ulusal%20Yay%C4%B1nlar/ANALIZRAPORU2020.pdf

Öztemel, K. (2000). EĞT-302: Motivayon Retrieved from http://mobdek.8m.net/motivasyon.htm

Reeve, J. (2003). Motivasyon ve Duygu. (3. baskı) (V. Campos, ticari) Meksika: McGraw-Hill.

Samsun RSHH – Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Verileri Retrieved from https://samsunrshh.saglik.gov.tr/yazdir?61C03FA2085F6ABF52EFD07F1CDA84D5#:~:t ext=AMATEM%20

Temiz Toplum Derneği. (2017). Retrieved from https://www.temiztoplum.org.tr/projeler

Toraman, T. (2015). Motivasyon ve Motivasyon Teorileri. Retrieved from https://www.e- motivasyon.net/

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Tutanağı. (1999). Retrieved from https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/Tutanak_B_SD.birlesim_baslangic_yazici?P4=14 89&P5=B&page1=40&page2=40

Umudder Derneği Amaç Yazısı. Retrieved from , http://umudder.org/amacimiz/#:~:text=2)%20Ba%C4%9F%C4%B1ml%C4%B1l%C4%B1kla%20m%C3%BCcadele%20eylem%20planlar%C4%B1na,bu%20ama%C3%A7la%20%C3%A7%C3%B6z%C3%BCm%20%C3%B6nerileri%20sunmak%2C&text=8)%20Hukuki%20mevzuat%20%C3%A7er%C3%A7evesinde%20ba%C4%9F%C4%B1ml%C4%B1lar%C4%B1,gerekli%20%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fmalar%C4%B1%20yapmak%20amac%C4%B1yla%20kurulmu%C5%9Ftur

YEDAM, Yedam Modeli. Retrieved from https://www.yedam.org.tr/yedam- modeli#:~:text=YEDAM%2C%20uzman%20psikologlar%20ve%20sosyal,sosyal%20destek%20veren%20bir%20merkezdir.&text=YEDAM’da%20ba%C4%9F%C4%B1ml%C4

%B1l%C4%B1k%20alan%C4%B1ndaki%20tam%20donan%C4%B1ml%C4%B1%20bir%20ekip%20g%C3%B6rev%20yapmaktad%C4%B1r

Yeşilay. (2018). Yeşilay Haberleri . Retrieved from https://www.yesilay.org.tr/tr/haberler/yesilay-turkiyedeki-bagimlilikla-mucadelesini- birlesmis-milletler-uyusturucu-komisyonunda-anlatiyor

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here