Yeni Güç Odaklarının Analizi

Kapitalizminde sorgulandığı dünyada, yeni söylem ve eylemler insanlık sahnesindeki yerini almaya devam etmektedir. Bu süreçte güç dengeleri değişmekte ve sarsılmaz tek güç olarak kabul gören Amerika bile bu gücünü müttefikleri ile paylaşmak zorunda kalmaktadır. Bu düzlemde yeni güç merkezleri ortaya çıkmakta, küresel stratejiler değişmekte, yeni enerji kaynakları ve paylaşım alanları baş göstermekte, buna paralel olarak da yeni güvenlik algısı ortaya çıkmaktadır.

Soğuk savaştan sonra kurulan düzen de: Kafkaslarda meydana gelen ve tüm bölgeyi etkileyen etnik yayılmacılığa bağlı çatışmalar ile terörizm, dini ve mezhepsel fanatizm, gelişmekte olan ülkelerdeki hızlı nüfus artışı, küresel kirlilik, ırk ayrımı, yabancı düşmanlığı öncelikli tehdit alanları olarak gündeme gelmiştir.(1) Günümüzde ise, Obama’nın Change(Değişim) söylemi kıtalar ötesinin de kaderini belirlemekte, Ortadoğu da kurulan dikta yönetimleri birer birer devrilmektedir. Gelin yeni düzeni ve gelecekte bu düzene şekil verecek olan bazı devletleri inceleyelim.

Rusya:

Nüfus: 141 Milyon

GSYH: 1.403.7 (Milyar Dolar)

Kişi başına düşen milli gelir: 9.928 (Dolar)

Halkının %27’lik kısmı kırsalda yaşarken %73’lük kısmı da kentlerde yaşamaktadır. Eğitim düzeyi oldukça yüksektir. Sadece 2000 yılındaki kalkınma hızı %8,3’tür. Rusya dünyada en büyük coğrafyaya sahip olan devletlerden birisi olup, SSCB’den sonra Amerika’ya rakip olmaya devam etmiştir. Amerika’nın gücünün sarsılması ve küresel ekonomik kriz, Rusya’yı daha etkili bir aktör haline getirmiştir. Özellikle Putin’in iktidara gelmesinden sonra Rusya toparlanma evresine girmiştir. Bugün sadece Amerika’nın karşısında değil aynı zamanda NATO’ya karşıda önemli bir karşıtlık oluşturuyor. Şangay Beşlisi bunun önemli bir göstergesidir.

Hindistan:

Nüfus: 1.199,0

GSYH: 1.411,4(Milyar Dolar)

Kişi başına düşen milli gelir: 1.177 (Dolar)

Bölgesinde komşuları ile sorunlar yaşamasına karşın etkili nüfusu ve büyüyen ekonomisi ile önemli bir güç olduğunu ispat etmektedir. Amerika, Çin ve Rusya ile işbirliği içinde ilerleyen Hindistan yeni bir güç odağı haline gelmektedir. Hindistan, özellikle bilgi ve bilişim alanında çok büyük mesafeler kat etmiştir.

Bilgisayar hizmetleri sektöründe Hindistan’ın yıllık cirosu bu yıl 40 milyar doları geçmiş durumda. Döviz rezervleri iki yılda iki misli arttı ve 140 milyar doları geçti. Firma karları yılda yüzde 25 civarında artıyor. Ekonomik büyüme yüzde 10’a yaklaşma eğiliminde. Enflasyon yüzde 4’ün altına düşerken, nominal faizler de yüzde 5 civarında dolaşıyor. Bütçe açığı milli gelirlerinin yüzde 4’üne düştü.(2)

Çin:

Nüfus: 1.334,7 Milyar

GSYH: 5.605 (Milyar Dolar)

Kişi başına düşen milli gelir: 4.200 (Dolar)

Amerika ile yarışmaktadır. Uluslararası danışmanlık şirketi Pricewaterhouse-Coopers’ın (PwC)’nin 2050 Bankacılık raporuna göre: 2023 yılında Çin ekonomisi ABD’yi geçecek. Yine bu rapora göre 2030 yılında Çin’in bankacılık sektörünün 30 trilyon doları aşacağı ifade edilmektedir. Asya’da önemli bir güç olan Çin, gerek ekonomik olarak gerekse siyasi olarak 21.yüzyılda dünya siyasetine yön verecektir. Amerika’nın karşısında bir güç olarak yeşeren Çin, birçok ekonomiye de ilham kaynağı olmaktadır.

Türkiye:

Nüfus: 70,5 Milyon

GSYH: 702,6 (Milyar Dolar)

Kişi başına düşen milli gelir: 9.961(Dolar)

Ortadoğu’daki etkinliği önemli ticaret ve enerji kaynaklarının geçiş yolları üzerinde olması güçlü demokrasisi ve büyüyen ekonomisi ile bölgesinde önemli bir aktördür. Batı ile yakın ilişkileri ve liberal ekonomisi ülkenin gücüne güç katmaktadır.

Brezilya:

Nüfus: 191,4 Milyon

GSYH: 1.797,5 (Milyar Dolar)

Kişi başına düşen milli gelir: 9.387 (Dolar)

Dünyanın en büyük 10 ekonomisi içinde olan ve 2010 yılında %7.5 büyüyen Brezilya, dinamik nüfusu ile de küresel düzlemdeki gücünü hissettirmektedir.

10 yıl öncesine kadar hem Türkiye hem de Brezilya, Uluslararası Para Fonu IMF’ye borçlu ülkeler arasındaydı. Bugün ise Brezilya, IMF’den kredi alan değil, kredi veren ülke statüsüne geçmiş durumdadır. Yakın zamanda Brezilya hükümeti, IMF’ye 10 milyar dolarlık ek kredi vereceğini açıklamıştır.(3)

Pek çok uzmana göre günümüzde, Brezilya ordusu Latin Amerika’nın en güçlü ordusudur.(4) Birleşmiş Milletler tarafından Haiti’de görevlendirilen MINUSTAH (United Nations Stabilization Mission in Haiti ) barış gücünün başında bulunan Brezilya bu görevi başarıyla gerçekleştirmiş ve rüştünü ispatlamıştır. Ayrıca 2008 yılında hükümet, savunma harcamalarını artırma ve orduyu modernize etme kararı almıştır.(5)

SONUÇ

Dünya da oluşan yeni güç alanları başta reel politika olmak üzere, bütün sistemi etkilemektedir. Bu değişimi yeni dünya düzeni diye tanımlamak da mümkündür. Bu düzenin kalıpları ise oluşmaya devam etmektedir. Amerika’nın, Afganistan ve Irak’taki ekonomik kayıpları, 2008 krizi ile birçok köklü kuruluşlarının batması, kapitalizmin kendini yenilemeye gitmek zorunda kalması ve buna bağlı olarak G8’in yetersiz kalması, G20’nin kurulması gibi faktörler yeni dünya düzeninin oluşmaya başlaması için katalizör görevi görmüştür. Bu süreçte yeni güç alanları Batıdan, Uzak Doğu’ya doğru kaymıştır.

Orta Asya’da yeni enerji kaynaklarının ortaya çıkması gözlerin bu bölgeye çevrilmesine neden olmuştur. Amerika’nın Afganistan’daki gücünü koruması buna karşın Irak’taki güçlerini çekecek olması, Rusya’nın bölgede ki nüfusunu koruması ve Çin’in de bölge de etkili bir güç olması, gelecekte bu coğrafyayı pekte iyi günlerin beklemediğini göstermektedir.

Tek kutuplu güç algısı kendisini çok kutupluluğa terk etmiştir. Bu da, daha fazla aktör ve ikna edilmesi gereken siyaset mekanizması anlamına gelir. Bu süreçte Amerika önemli ölçüde güç kaybetmiştir. Bu kayıp hala devam etmektedir. Ülkelerin birbirleri ile olan ilişkisi daha da çok artmıştır.

Bundan sonra yaşanacak müdahaleler ortak bir mutabakat ile gerçekleşecek. Bunun örneğini Libya’da gördük. Amerika tek başına müdahale edemedi. Hatta kendisi arka planda kaldı. Fransa öncülüğünde NATO müdahale etti.

Yeni düzende, kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması ile birlikte, bireyin gücü daha da artacak. Bir bölgede yaşanan bir olay bütün insanlık coğrafyasına saniyeler içinde ulaşacak. Bunun örneklerini günümüzde ki sosyal medyadan da görmekteyiz. Hatta Arap Baharı’nda bile sosyal medya çok önemli görevler görmüştür.

Rusya, Çin, Hindistan, Brezilya gibi ülkeler başta IMF olmak üzere birçok ekonomi kuruluşunda daha fazla söz sahibi olacak. Buna paralel olarak dünya üzerinde etki sahası daha da genişleyecek.

Ortadoğu’daki çalkantılar yakın bir gelecekte bitmeyecek fakat orta vadede durulacak. Bu da Türkiye’nin, bölgede başta ekonomi olmak üzere sosyal ve kültürel alanlarda daha fazla etkili olmasını sağlayacak.

 

Remzi DURMUŞ

 

Kaynakça

www.mfa.gov.tr/turkiye-amerika-birlesik-devletleri-siyasi-iliskileri.tr.mfa

www.ekonomistim.com/ekonomidersleri/hindistan.html

http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=543:uluslararas-arenadaki-yeni-guec-brezilya&catid=89:analizler-latinamerika&Itemid=142

Braga de AVELLAR, “L’émergence du Brésil: conséquence pour le pays et pour le monde” Bkz. www.college.interarmees.defense.gouv.fr/IMG/pdf/BRAGA_de_AVELLAR-3.pdf (erişim 6 Ocak 2010)

http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=543:uluslararas-arenadaki-yeni-guec-brezilya&catid=89:analizler-latinamerika&Itemid=142

Sosyal Medyada Paylaş

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Tarih:

Beğenebileceğinizi Düşündük
Yazılar

Partilerin Siyasal Söylemi Olarak Seçim Şarkıları

Özet Demokrasilerde bilindiği üzere toplumu temsil etmeye talip kişi ve...

Operasyon: Argo (2012)

Yapım Adı: Operasyon: Argo Yapım Yılı: 2012 Yönetmen: Ben Affleck Tür: Gerilim/Dram Ben...

Türkiye’deki Gençlerin Eğitim Seviyelerinin Artmasında Gönüllülüğün Rolü

Özet Sivil toplum kuruluşları ve bu kuruluşlara gönüllülük esasıyla katılımın...