Irak’ta Siyasi Krizde Türkmenler Nerede?

0
91

Irak’ta hükümet krizi devam ederken, siyasi gruplar saflarını açık bir şekilde belli etmiş görünüyor. Sünni ağırlıklı Irakiye Listesinin başını çektiği Başbakan Nuri El-Maliki’ye muhalif grupta KDP ve KYB’nin önderliğindeki Kürt Listesiyle birlikte Şii gruplardan Mukteda El-Sadr önderliğindeki Sadr Hareketi de yer alıyor. Ancak Irakiye’nin Sünni gruplar arasında bir bütünlük sağladığını da söylemek yanlış olabilir. Zira hem Musul hem de Kerkük’te bazı Sünni grup ve aşiretler Maliki’den yana tavır almış gözüküyor. Bu süreçte pek çok şey yazılıp çizilirken Türkmenlerin durumu neredeyse hiç gündeme gelmiyor. Türkmenler neredeyse tamamen Kerkük’le ilişkilendirilmiş. Kerkük dışındaki konularda neredeyse Türkmenlere hiç söz hakkı verilmiyor ve dikkate alınmıyor.

Türkmenlerin temsil kabiliyeti açısından en yaygın ve teşkilatlı kuruluşu olan Irak Türkmen Cephesi, 2010’daki seçimlere Irakiye Listesi ile katılmış ve 6 milletvekiline sahip olmuştur. Türkmenler diğer liste ve oluşumlardan da 4 milletvekili elde etmiştir. Parlamento’da toplam 10 milletvekiline sahip Türkmenler, Irak hükümeti içerisinde de 3 bakanla temsil edilmektedir. Ayrıca Irak’ta bakanlık seviyesinde olan Hac ve Umre Komisyonu Başkanı da Türkmendir.

Ancak bu haliyle Türkmen siyasi hareketinde bir bütünlük olduğunu söylemek ne yazık ki mümkün değildir. Halen tek başlarına bir faktör olarak ele alınmamakla birlikte Irak’taki siyaset içerisinde yeni yeni yer almaya başlayan Türkmenler, Irak’taki siyasi bölünmüşlükten olumsuz etkilenmektedir. Zira Irak Türkmen Cephesi’nin 6 milletvekilinin dışındaki diğer milletvekilleri Sadr Grubu dışındaki Şii oluşumlar içerisinde yer almaktadır. Irak Türkmen Cephesi varlığıyla Nuri El-Maliki’ye muhalif kanat içerisinde yer alsa da diğer Türkmen milletvekilleri Irak Türkmen Cephesinden doğal olarak farklı hareket etmektedir. Türkmen milletvekilleri Türkmen kimliğiyle büyük gruplar içerisinde yer almış olmalarından dolayı grupların tavrı doğrultusunda hareket etmektedir. Son imza krizinde de bu durum net olarak ortaya çıkmıştır. Irak Türkmen Cephesi, Nuri El-Maliki’den güvenoyunun çekilmesi için hazırlanan listeye imza atmış, diğer Türkmen milletvekilleri atmamıştır. Öte yandan Irak Türkmen Cephesi Kerkük Milletvekili Jale Neftçi’nin de bu listeye imza atmadığı söylenmektedir.

Aslında Irak Türkmen Cephesi’nin süreçte sessiz kaldığı, sadece ortak hareket ettiği listeye ayak uydurduğu görülmektedir. Nitekim ılımlı bir tavır çizen Irak Türkmen Cephesi Başkan ve Kerkük Milletvekili Erşat Salihi yaptığı bir açıklamada, Türkmenler’in Başbakan’a karşı olmadıklarını, ancak hükümette bazı sorunların bulunduğunu ifade etmiş ve başbakanla ilgili çıkan sorunların parlamentoda çözülmesi gerektiğini belirterek, uzlaşmacı bir tavır sergilemiş, sorunun kişisellikten öte, işlemeyen hükümetle alakalı olduğunu yansıtmıştır. Ancak Irak Türkmen Cephesi için en temel noktanın Kerkük’ün siyasi pazarlık aracı haline dönüştürülmemesi olduğunu söylemek mümkündür. Zira Irak Türkmen Cephesi Başkan Yardımcısı Ali Haşim Muhtaroğlu da mevcut siyasi kriz sırasında destek almak için Kerkük’ün kullanılmaması konusunda uyarıda bulunmuştur.

Buradan hareketle Irak’taki hükümet krizi Kerkük üzerinden düşünüldüğünde, Türkmenlerin merkezi hükümetin kontrolünü isteyeceğini söylemek mümkündür. Her ne kadar Türkmenler ve Kürtler arasında bir diyalog süreci başlamış olsa da Bölgesel Kürt Yönetimi’nin Kerkük ısrarı nedeniyle Türkmenler ve Kürtler arasındaki gerginliği görmezden gelmenin doğru olmayacağı düşünülmektedir. Özellikle 2003’ten sonra Türkmenlerin Kerkük’e ilişkin siyasi tavrı ve çözüm önerileri dikkate alındığında “merkezi hükümete bağlı özerk bölge” taleplerinin sıkça dillendirilmesi, Türkmenlerin merkezi hükümetten yana tavır almalarını sağlayabilecek bir faktör olarak değerlendirilebilir. Bu anlamıyla mevcut durumda Irak Türkmen Cephesi muhalefet saflarında hareket eden Irakiye Listesi ile birlikte hareket ediyor olsa da Kerkük konusu önemli bir dönüm noktasıdır. Nitekim Maliki’nin Kerkük ziyaretinde Türkmen halkın ciddi bir ilgi gösterdiği söylenmektedir. Bunun Maliki’nin şahsına verilen destekle alakalı olmadığı, sadece Kerkük meselesindeki tavır ve istekle ilgili olduğu düşünülmektedir.

Son olarak Türkmenlerin Irak siyasetine dair en büyük problemin, tek başlarına bir faktör olarak ele alınmamaları olduğunu söylenebilir. Son dönemde Türkmen siyaseti büyük bir aşama kaydetse de halen istenen düzeyde yürümemektedir. Bu noktada temel sebeplerden biri diğer grupların Türkmenlere yaklaşımıdır. Örneğin Irakiye Listesi içerisinde yer alan Irak Türkmen Cephesi, Maliki muhalefetiyle birlikte yer almasına rağmen, muhalefet toplantılarına davet edilmemekte ve dışarıda bırakılmaktadır. Bu durum Irakiye’nin inandırıcılığına da gölge düşürmektedir. Ayrıca özellikle Türkiye ile ilişkilerini geliştirdikten sonra Türkmenlerle de yakınlaşmaya çalışan Kürt grupların da Türkmenleri göz ardı ettikleri görülmektedir. Muhalefet sürecini yürütürken destek bulmakta zorlanan Maliki karşıtı grupta yer alan Irakiye, Kürt gruplar ve Sadr Grubu’nun, başta Irak Türkmen Cephesi olmak üzere diğer Türkmen kurum, kuruluş ve şahıslara da ihtiyaç duyacağı aşikârdır. Türkmenler Irak’ın asli unsurlarından biridir. Her ne kadar 2003 sonrasında Irak siyasetinin dışında bırakılsalar da hem nüfus potansiyelleri hem yaşadıkları coğrafya hem de siyasi gruplar içerisindeki varlıklarıyla siyasi süreçlerde yer alabilecek, süreçleri etkileyebilecek dinamiğe sahi oldukları söylenebilir. Ancak bunun gerçekleşebilmesi için Türkmenlerin de ortak bir vizyon ve müşterek bir strateji izlemeleri gerektiği, böyle olduğu takdirde Türkmenlerin Irak siyaseti içerisinde daha iyi noktaya gelecekleri düşünülmektedir.

 

Bilgay Duman

ORSAM Ortadoğu Uzmanı

 

Kaynak: ORSAM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.