Şili’de Eylem Dalgaları

0
79

Şili’de iki aydır öğrenci gösterileri durmaksızın devam etmektedir. Son zamanlarda Latin Amerika ülkelerinde sıklıkla eğitim üzerine tartışmalar yaşanmaktadır. Bu tartışmalar genelde benzer noktalar da toplanmakta ve öğrenciler haklı isteklerini duyurmak için sokaklara dökülmektedirler. Hükümetlerin eğitimi paralı hale getirmek istemesi üzerine öğrenciler zaten yeterince iyi işlemeyen eğitim sistemlerinin daha da kötüleşeceği bilinciyle seslerini duyurmaya çalışmaktadırlar.

Ülkedeki diğer eylemci grup ise işçiler. Yeni hükümetin özelleştirme politikalarına karşı çıkan işçiler bazı zamanlarda öğrenci eylemleriyle beraber, eş zamanlı eylemler düzenlemekteler. Özelleştirmelerin işçi hakları ve ülke ekonomisi üzerine etkileri için eylemlerde bulunan işçiler Bakır madenlerinin kamulaştırılmasının 40. Yıl dönümünde öğrenci ve öğretmen sendikaları ile beraber eylem yaptılar. Madenlerin kamulaştırılması Salvador Allende döneminde gerçekleştirilmiştir ve Augusto Pinochet’in diktatörlük döneminde özelleştirmenin önü tekrar açılmıştır[1].

Eylemlerin Amacı

Eğitimin paralı olması ya da harçların eskine oranla çok fazla yükseltilmek istenmesi eğitim hizmetinin toplum tabanında yayılamaması demektir. Sadece toplumun sınırlı maddiyatlı kesimlerinin hatta bazen sadece ülkenin sınırlı, zengin bölgelerinin yararlanabileceği bir hizmet halini alacak ve eğitim kalitesi git gide düşecektir.

Şili’de ise durum biraz daha farklıdır. Lise öğrencilerinin, üniversite öğrencilerinin, öğretmenlerin ve sıklıkla toplumun diğer kesimlerinin de destek verdiği büyük çaplı eylemler yapılmaktadır. Öğrencilerin istekleri ise eğitimin ekonomik boyutunun masaya yatırılması değil köklü siyasal, toplumsal ve ekonomik reformları ve hatta yeni bir anayasa istemini de kapsamaktadır[2]. Yine öğrenciler laik eğitim ve özellikle de 2010 Şubat depreminde hasar gören eğitim kurumlarının altyapılarının güçlendirilmesi, eğitimin yerel yönetimlerden merkezi devlet sorumluluğuna geçmesi taleplerinde bulundular[3]. Fakat Şili Öğrenci Federasyonu’ndan öğrenci liderleri, kökten değişimler hedeflenmediği müddetçe protestoları artıracaklarını açıklamışlardır[4].

Öğrenci ve öğretmenlerle birlikte hareket eden Şilili maden işçileri ise başta özelleştirmelere karşı olmakla birlikte sağ görüşlü hükümet politikalarına tamamen karşı olduklarını göstermektedirler. Kitada esen sol rüzgârlarının ardından hala diktatörlük zamanından kalma eski ve de emperyalist politikalara karşı daha devrimci ve halkçı politikalar istemektedirler. Şili hala Pinochet döneminden kalma diktatörlük dönemi anayasasıyla yönetilmektedir. Kendileriyle aynı istekleri ve hisleri paylaşan bütün halk kesimlerine ve de eylemlerine destek vermektedirler. Eylemlerine herkesi davet eden ve hükümetin istenmeyen politikalarına karşı durmak üzere planlanmış bütün eylemlere de katılımda bulunmakta ve destek vermektedirler. Kısaca halkta hükümetin uygulamak istediği neoliberal politikalara karşı bir tepki oluşmuştur[5].

Pinera Hükümeti

Pinochet döneminden bu yana hep sol hükümetlerle yönetilen Şili son başkanlık seçimlerinde sağ kesimin adayını seçmişlerdir. Sebastian Pinera az bir farkla seçimleri kazanarak devlet başkanlığına gelmiştir. Pinera’nın başkanlık koltuğuna oturmasından Birleşik Devletlerin memnun olmasına karşın ülke vatandaşları çok da memnun gözükmemektedirler. Nitekim on altı ayda dört defa enerji bakanı değişmiştir ve de Pinera hükümeti hala oturmamış bir kabineye sahiptir.

İki aydır da kesilmeden devam eden eylemler ülkeyi, özelliklede eğitimi felç etmiş durumdadır. Bazı fakülteleri basan, derslerin işlenmesini engelleyen ve de yakın zamanda açlık grevine başlayan öğrenciler, eylemlerini durdurmadığı gibi giderek artan destekle eylemlerini büyümektedirler[6].

Pinera hükümetinin krizi yönetmede başaralı olduğu söylenememektedir. Nitekim öğrenci grupları ve öğretmen sendikaları eğitim alanındaki reform istekleri karşısında yetersiz önerilerle ve sert polis müdahaleleriyle karşılık veren hükümet aynı zamanda bir okul baskınıyla kendini güvenilmez durumuna düşürmüştür. Polislerin Alberto Hurtado Üniversitesi’nde 100 öğrenciyi zor yoluyla gözaltına almasının sonucunda Eğitim Bakanı Joaquin Lavin, eylemlerin yerel belediye başkanları ve üniversite yetkilileri tarafından talep edildiğini açıkladı[7]. Bu açıklama öğretim elemanları birliği ve öğrenci federasyonları tarafından yalanlandı. Diğer bir olay ise eylemci işçilere destek veren Şilili maden işçilerinin işten çıkarılma tehdidi altında olduklarını açıkladı. Buna karşılık işçi konfederasyonu tek bir işçinin çıkarılması karşısında üretimin topyekûn durduracaklarını açıkladı[8].

Sonuç

90’lı yıllardan bu yana sol hükümetler tarafından yönetilen Şili için sağcı Pinera’nın başa gelmesi toplumsal bir şok olmuştur. Zaten kıtada yükselen akım Latin Amerikalıların artık daha azına razı olmayacaklarının göstergesidir. Obama’nın Pinera’yı tebrik etmesi, ardından hızla uygulanmaya çalışılan neo liberal politikalar ülkede toplumsal patlamalara sebep oldu. Toplumsal hafızalara kazınan kötü anılar, Allende döneminde oluşan Birleşik Devletler karşıtlığı ve Pinochet döneminden sonra gelen ilk sağ hükümet olması sebebiyle toplumsal ön yargıyla karşılanan Başkan Pinera, ülke çapındaki hassasiyetleri göz önüne almaz ve hızlı neo liberal değişikliklere devam ederse zaten dinmeyen eylemler daha da artarak devam edecektir ve ekonomik açıdan da toplumu zora sokacaktır.

 

Aslıhan BAŞER


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.