Geçmişten Günümüze Nükleer Silahlanma Sorunu

0
2836

Geçmişten Günümüze Çözüm Önerileri ve Gelişmeleri ile Nükleer Silahlanma Sorunu

 Nükleer silah kullanımı fikri 1930’lu yıllara dayanmaktadır. Madde atomlarının parçalanması ya da atomların birleştirilmesi ile ortaya çıkan enerjinin kuvvetli bir yıkım gücü yaratması, bu gücün silahlarda kullanılması fikrini akla getirmiştir. Nükleer silah kavramı bu şekilde ortaya çıkmış ve günümüze kadar süregelmiştir. Günümüzde hali hazırda nükleer silah bulunduran ülkeler vardır.

İkinci Dünya Savaşı itibariyle ülkeler bu silah kullanımını güç unsuru olarak görmüş, adeta yarışa girmişlerdir. Özellikle ABD, İkinci Dünya Savaşı esnasında bu gücünü ortaya koyma çabasındaydı. Nitekim nükleer silah ilk defa ABD tarafından kullanıldı. ABD, İkinci Dünya Savaşının seyrini değiştirmek amacıyla Kanada ve İngiltere ile birlikte Manhattan adıyla bir proje başlattı. Amacı atom bombası üretmek olan bu proje, amacına ulaştı ve 1945 tarihinde ‘Trinity’ adıyla bir nükleer deneme gerçekleştirdi. Bu patlama 19 bin ton patlayıcı seviyesinde, hafife alınmayacak bir patlamaydı. İkinci Dünya Savaşı devam ederken ABD savaşı sonlandırma ve Japonya’ ya silah bıraktırma isteği ile 6 ve 9 Ağustos 1946 tarihlerinde Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerinde çok büyük bir nükleer patlama gerçekleştirdi. Binlerce insanın hayatını kaybettiği bu patlama, nükleer silah kullanımı konusunda tartışmalara yol açsa da, sırasıyla 1949 tarihinde Sovyet, 1957 tarihinde İngiltere, 1961 tarihinde Fransa, 1964 ve 1967 tarihlerinde Çin tarafından nükleer denemeleri başlamış ve yıllar boyunca devam etmiştir.

1960‘lı ve 1980‘li yıllar silahlanma çalışmalarının en yoğun yaşandığı dönemdi. Büyük güçler arasında yaşanan bu yarış aslında bütün dünyayı etkileyecek bir tehlikeydi. Bu nedenle; 1965 yılında, nükleer silah bulunduran ABD, Sovyetler Birliği, İngiltere, Fransa ve Çin tarafından silahlanmayı sınırlandırabilmek adına çabalar başladı. Bu beş ülke yeni güvenlik denetim kurma konusunda önemli yollar kat etti. Özellikle ABD ve Sovyetler Birliği arasında büyüyen silahlanma yarışı, bu yarışa bir son vermek amacıyla iki devlet arasında anlaşma yapma yoluna gidilmesine yol açmıştır. ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki gerginliği azaltma görüşmeleri 1969 yılından itibaren başlamış ve Salt Anlaşmalarını oluşturmuştur. Bu anlaşmalardan ilki ‘Salt I Görüşmeleri’ iki buçuk yıl sürmüştür. 16 maddeden oluşan Salt I füzeler konusunu kapsamaktadır. Bu anlaşmanın ikinci evresi olan ‘Salt-2’ 1972’de Cenevre’de başlayıp 18 Haziran 1979’da imzalanmıştır. Salt-1 görüşmelerinin devamı niteliğinde olan bu anlaşmada füzelere ek olarak stratejik uçaklar da konu alınmıştır. Ancak bu sırada Sovyetler tarafından gerçekleştirilen Afganistan işgali bu anlaşmanın yürürlüğe giremeden sonlanmasına sebep olmuştur.

En çok katılım sağlanan ve başarıya ulaşan antlaşma ‘Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması (NPT)’dır. 1 Temmuz 1968 ‘de başta ABD, İngiltere, Sovyetler Birliği katılımıyla elli ülke tarafından imzalanmıştır. 5 Mart 1970 ‘de ise bu üç ülke dahil olmak üzere kırk ülke tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Bu antlaşmanın temel prensipleri nükleer silahların yayılmasının önlenmesi, nükleer enerjinin barış için kullanılmasının teşviki idi. Fakat Rusya’nın Kırım işgali gibi güçlü devlet krizleri, bu süreci yavaşlattı.

 2009 yılında ABD başkanı Barack Obama Prag’da nükleer sıfır politikasını anlatan bir konuşma yaparak silahsızlanma konusu ile ilgili ABD hassasiyetini yansıtmıştır. Bu konuşmanın ardından ‘NPT gözden geçirme konferansı’ gerçekleştirilmiş ve barışa engel konular tartışılmıştır. 2010 yılında bu konferans sonucu 12 ülkenin katılımıyla NPDI kurulmuştur. Bu girişim; NPT gözden geçirme konferansında elde edilen analizleri ileriye götürme ve silahlanmanın yayılmasını önleme gündemini ilerletme amacı taşımaktadır. NPDI (Nükleer Yayılmanın Önlenmesi ve Silahsızlanma Girişimi), yıllardır silahsızlanmaya tam olarak ikna edilemeyen bazı güçlerin engellediği barışçıl nükleer enerji kullanımına yeniden bir umut niteliğindedir.

NPDI Gelişmeleri

NPDI Gelişmeleri

 2012 yılında NPDI üyesi ülkeler Ahmet Davutoğlu ev sahipliğinde İstanbul’da bir araya geldi. 10 ülkenin katılımında gerçekleşen bu toplantıda Davutoğlu; Türkiye olarak silahsızlanma konusunda sorumluluğun bilincinde olunduğunu yansıtmış, insanlığı nükleer tehditten kurtarmak için bütün devletlerin uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini vurgulamıştır. Yapılan bu toplantının ikincisi New York da gerçekleşmiştir. New York toplantısında ise katılımcı ülkeler tarafından (Türkiye, Almanya, Avustralya, Hollanda, Japonya, Kanada, Meksika, Polonya, Şili, Birleşik Arap Emirlikleri) ortak bir bildiri yayınlandı. Bu bildiriden bir kesit şu şekildedir; “Bakanlar, nükleer silahlardan arındırılmış bir dünya hedefi etrafında birleşen ve kuruluşundan bu yana geçen iki yıllık süre içinde ortaya koyduğu somut işbirliği önerileriyle nükleer silahsızlanma ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesi alanında etkin bir oluşum olarak kendini kanıtlayan NPDI’ın bu alandaki çabalarını önümüzdeki dönemde de aktif bir biçimde sürdürmesini kararlaştırmışlardır’’.

2015 yılında NPT gözden geçirme konferansı tekrar toplanmış ve konferans sonrası katılımcılar beklentilerinin oldukça yüksek olduğunu bildirmiştir. Ayrıca bu yıl NPT kuruluşunun 45. Yılı olması sebebi ile de önem arz etmekteydi.

2016 yılı Ocak ayında ortak bir bildiri yayınlanmış ve Kuzey Kore nükleer denemesi kınanmıştır.

Sonuç

Özetle; nükleer enerjinin kötüye kullanılması sorunu bütün dünyayı ilgilendiren ciddi bir tehlike haline gelmiştir. Bu tehlikenin yayılmasını önlemek için bazı devletler çalışmalarını sürdürse de, çıkar ve güç çatışmalarının olduğu bir dünyada bu fikrin tamamen ortadan kalkması beklenilemez.

Tuğçe ACU

KAYNAKÇA:

  1. http://www.icanw.org/
  2. http://www.kgm.gov.tr/
  3. http://www.aljazeera.com.tr/
  4. Prof. Dr. Nurşin ATEŞOĞLU GÜNEY “NPT’nin Belirsiz Geleceği: NPDI çare olabilir mi? http://www.bilgesam.org/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.