Karadağ’ın AB Yolu ve Dönüşen Dış Politikası

Karadağ, 2006’da Sırbistan’dan bağımsızlığını kazanmasının ardından 2008 yılında Avrupa Birliği’ne tam üyelik için aday oldu. Avrupa Komisyonu’nun olumlu görüşü sonucunda 2010 yılının sonlarında, Karadağ resmen aday ülke statüsüne kavuştu. Baş döndürücü bir hızla ilerleyen üyelik süreci, yine Avrupa Komisyonu tarafından katılım müzakerelerine başlanması için ön koşul olarak sunulan yedi alanda (seçim yasasının anayasa ile uyumlu hale getirilmesi, yargının idari kapasitesi ve bağımsızlığının güçlendirilmesi, yolsuzluk ve örgütlü suçlarla mücadele alanında aşama kat edilmesi, medya özgürlüğünün arttırılması, sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliğinin geliştirilmesi ve ayrımcılığın önlenmesi) gösterilen gelişim nedeniyle; 2012 yılının Haziran ayında katılım için müzakerelere başlanma kararı ile taçlanmıştır. Aynı yıl içinde, 18 Aralık  2012 tarihinde, “Bilim ve Araştırma” faslı olarak bilinen 25. fasıl geçici olarak kapatıldı. Nisan 2015 itibariyle, Karadağ’ın AB yolunda aşması gereken 35 müzakere başlığının 18 tanesi açılmış durumda ve bu 18 başlığın iki tanesi de (Bilim ve Araştırma ile Eğitim ve Kültür) geçici olarak kapatılmış şekilde bulunuyor. Peki, Karadağ’ın görece ve AB’nin genişleme politikası içindeki diğer dört ülkeye (Türkiye, Sırbistan, Makedonya ve Arnavutluk) kıyasla AB yolundaki hızlı gelişimi ve buna paralel olarak hem komşu ülkelere, hem de Rusya’ya yönelik değişen/dönüşen dış politikası ne ifade ediyor?

 

Öncelikle Karadağ’ın müzakere süreci, diğer aday ülkelere nazaran herhangi bir kronik sorundan azade bir şekilde gerçekleşiyor denilebilir. Nitekim, Avrupa Komisyonu’nun 2013 ve 2014 tarihli ilerleme raporlarında ele alınan en önemli eleştiri konuları “yolsuzluk”, “istihdam ve iş güvenliği”, “çevrenin korunması ve iklim değişikliği”, “örgütlü suçlarla mücadele” gibi daha ziyade iç meselelere yönelik başlıklar altındaydı. Bu da görece daha hızlı bir reform ve uyum sürecinin gelişmesi anlamına geliyor. Bunun yanında, henüz bağımsızlığın arifesinde öncelikli dış politika hedefi olarak belirlenen NATO üyeliği; 2006 yılında dahil olunan “Barış İçin Ortaklık” programı ve 2009’da açıklanan “Üyelik Eylem Planı” ile somut bir çerçeve altına alınmıştır.  Buna rağmen, 2014’te NATO’ya tam üyelik hedefinde oluşan gecikme, Karadağ’ın dış politika dilemmasını ortaya koymakta gibi görünüyor. Ülkenin kurulduğu günden bu yana dış politikada hissedilen “Rus etkisi”, Karadağ’ın paralel şekilde ilerleyen AB ve NATO üyeliklerinin önünde ciddi bir engel olarak değerlendirilebilir. Özellikle geçtiğimiz sene AB ve Rusya arasında Ukrayna Krizi nedeniyle gerilen ilişkilerin, kısa vadede Karadağ’ın NATO üyeliğinin gerçekleşmemesinde büyük etkisi olduğu aşikar. Bunun bir nedeni; toplumda AB üyeliğine verilen desteğin bizzat AB Başmüzakerecisi Alexandar Anrija Pejovic tarafından açıklanan verilerle %75 gibi bir oranı yakalaması iken, NATO üyeliğine desteğin %46 bandında kalması… Yani, toplumun önemli bir kısmı AB üyeliğini desteklerken; buna paralel şekilde ilerleyen NATO üyeliğini desteklemiyor. Bu noktada yabancı yatırımın %32’sini ve ülkeye gelen turistlerin %20’sini oluşturan; nihayetinde ülke genelinde birçok taşınmaz mülk sahibi olan Rusların tepkisinden çekinildiği görülebilir. Bir diğer örnek olarak, Rusya’nın, Karadağ’ın en önemli ihracat partnerlerinden biri olması da gösterilebilir. Güvenlik açısından -en azından nicelik olarak- oldukça sınırlı bir orduya sahip olan ve zorunlu/gönüllü askerlik bulunmayan Karadağ’ın -yaklaşık 2.000 profesyonel asker- NATO üyeliği iktidar erkince oldukça elzem bir girişim olarak değerlendiriliyor. Jeo-stratejik açıdan Batı Balkanlarda büyük bir öneme haiz Karadağ; Sırbistan ve Rusya odaklı geleneksel dış politika anlayışı ile AB ve Batı normları odaklı ivmelenen yeni dış politika anlayışının çatışmasının getireceği sonuçların etkisinde yola devam edecek gibi…

Bununla birlikte komşu ülkelerle yürütülen dış politikanın da yine AB ekseninde bir metamorfoz geçirdiği söylenilebilir. Aday ülkeler Sırbistan ve Arnavutluk’un hem birbirleriyle, hem de diğer Balkan ülkeleriyle varolan yapısal sorunları; bunun yanında iç siyasette yaşadıkları diğer sorunlar, bu aday ülkelerin AB yolunu epey netameli hale getirirken; Karadağ’ın ise mümkün mertebe itidalli bir dış politika izlediği söylenebilir. Buna karşın, Kosova ile beraber diğer potansiyel aday ülke olan Bosna-Hersek ile yaşanan “Sutorina Krizi” bu minvalde bir gedik oluşturuyor. Yine de özellikle AB sürecinde bu krizin Karadağ’dan ziyade Bosna’ya zarar getireceği muhakkak. Zira dış politika açısından “problemsiz” olarak görülen ve NATO üyesi olmasına ramak kalan; üstelik de tam üyelik müzakerelerinde epey ileri bir noktada olan Karadağ’ın bu tip bir çözümsüzlükte, AB nezdinde destek görmesi ve baskın taraf haline gelmesi olası… Sırbistan ile özellikle ticari anlamda gelişmiş ilişkiler (Sırbistan, Karadağ’ın en çok ihracat yaptığı ülke konumunda) ve Karadağ’ın demografik olarak büyük çoğunlukla Ortodokslardan oluşması; hem toplumların hem de devletlerin ilişkilerinin seyrinin pozitif olmasını sağlıyor. Bu minvalde, Yugoslavya’nın dağılması sonucu tamamen seyrini değiştiren Arnavutluk dış politikası ve ülkenin, bölgesel anlamda bir bileşen olma gayreti, Karadağ ile ilişkilerin ilerlemesinde önemli bir etken.

 

Sonuç olarak, 2012’de başlayan müzakere sürecinin, AB normlarına uygun bir biçimde gelişerek ve ülkeyi dönüştürerek devam ettiğini söylemek mümkün. Buna karşılık NATO üyeliği konusunda hem toplumdan hem de “büyük ortak” Rusya’dan yükselecek itirazlar; ülkenin Batı rotasına doğru ilerleyişini aksatabilir. Ancak, bölgesel olarak yapısal bir sorunu olmayan ve reform sürecini sorunsuz bir şekilde devam ettiren, üstelik uzun müddetli bir siyasi istikrara da sahip olan Karadağ’ın; Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in geçtiğimiz yaz yaptığı “önümüzdeki 5 yıl boyunca yeni bir genişleme olmayacak” açıklamasına rağmen, Batı Balkanlar’da AB yolunda en sorunsuz ülke olduğu söylenebilir.

 

Hasan Babayiğit

BALKAM Araştırma Asistanı

 

Kaynakça:

  1. Avrupa Komisyonu Karadağ İlerleme Raporu (Erişim Tarihi: 23.04.2015) http://ec.europa.eu/enlargement/pdf/key_documents/2014/20141008-montenegro-progress-report_en.pdf
  2. Menke, Matthias. “Montenegro is not to EU poster child it claims to be” (09.10.2014) http://www.euractiv.com/sections/enlargement/montenegro-not-eu-poster-child-it-claims-be-309068
  3. Rettman, Andrew. “Montenegro-EU talks advance in Russia’s shadow” (17.12.2014) https://euobserver.com/foreign/126960
  4. BBC Foreign News “EU Enlargement: The Next Seven” (Erişim Tarihi: 23.04.2015) http://www.bbc.com/news/world-europe-11283616
  5. Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği Bakanlığı (Erişim Tarihi: 23.04.2015) http://www.ab.gov.tr/index.php?p=45465&l=1
  6. Dünya Bülteni “Karadağ AB’ye Yakın, Bosna-Hersek Uzak” (12.12.2012)
  7. European Commission “European Neighbourhood Policy and Enlargement Negotiations” (Erişim Tarihi: 24.04.2015) http://ec.europa.eu/enlargement/policy/conditions-membership/chapters-of-the-acquis/index_en.htm
  8. com “Montenegro is a ‘problem-free’ EU canditate” (11.12.2013) http://www.euractiv.com/enlargement/montenegro-problem-free-eu-candi-interview-53222
  9. com “Serbian and Russian tourists ead Montenegro’s tourism in August” (Erişim Tarihi: 24.04.2015) http://www.balkans.com/open-news.php?uniquenumber=121534
  10. http://news.stv.tv/scotland-decides/news/282784-jean-claude-juncker-pledges-no-european-union-expansions-for-five-years/
  11. Ekinci, Mehmet Uğur “Karadağ Siyasetini Anlama Kılavuzu” (12.09.2014) http://setav.org/tr/karadag-siyasetini-anlama-kilavuzu/rapor/17454

Sosyal Medyada Paylaş

Previous article
Next article

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Tarih:

Beğenebileceğinizi Düşündük
Yazılar

Özgürlükten Kim Korkar? Liberalizmin Geleceği İçin Mücadele

Bu yazı ilk olarak CUNY Lisansüstü Merkezi'nde Tarih ve...

Somali – Türkiye Anlaşması Onaylandı

Somali ile Türkiye arasında 8 Şubat'ta imzalanan Savunma ve...

İki Yıl Sonra Ukrayna’da Sırada Ne Var?

Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı üçüncü yılına girerken, savaş alanında görünürdeki...

İsrail’in Kendini Yok Etmesi: Netanyahu, Filistinliler ve İhmalin Bedeli

Haaretz'in baş editörü Aluf Benn'in "İsrail’in Kendi Kendini Yok...