Ezgi Epifani ile Beden Olumlama Üzerine Bir Söyleşi

0
56

                                            

1- Ezgi Epifani kimdir? Bize kısaca kendinizden ve hikayenizden bahseder misiniz?

Merhaba. Ben kesişimsel feminist ve kuir biriyim. Ayrıca beden ayıplamaya karşı aktivist bir duruş sergileme çabasındayım. 2015’te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden, 2020’de ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü’nde Psikoloji bölümünden mezun oldum. Şu an 29 yaşındayım ve gelecek yıl klinik psikoloji yüksek lisansımı yapmayı planlıyorum. Tüm ötekileştirilen ve azınlık kimliklerin insan haklarının keyfe ihlal edilmediği, eşit ve özgür bir dünya hayaliyle yaşıyorum. İçedönüğüm; evde oturup bir şeyler okumayı, dizi izlemeyi, müzik dinlemeyi çok sevmekle beraber arkadaşlarım benim için en önemli insanlar diyebilirim.

Sponsorlu

 

2- Beden olumlama nedir?

1960’lı yılların sonlarına doğru verilen özgürlük mücadelelerinin harekete geçirilmesiyle bir araya gelen şişman siyahlar ve feministler Şişmanlığın Kabulü (Fat Acceptance), Şişmanların Özgürlüğü (Fat Liberation) adlı hareketler kurarak, 2010’larda Beden Olumlama Hareketi adını alacak hareketin tohumlarını ekmişlerdir. Bu insanlar, eşitlik ve özgürlük fikirlerinden ve tabii ki Siyahların İnsan Hakları (Civil Rights) mücadelelerinden etkilenmişlerdi. Böylece, şişmanlar için hayatın her alanında eşit haklar talep ettiler ve diyet kültürü gibi endüstrileri düşman ilan ettiler. Şişmanların özgürlük ve eşitlik mücadelesi o zamandan beri devam ediyor olsa da 2000’lerde sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla hareket Beden Olumlama adını alarak odağını şişman bedenlerden ötekileştirilen tüm “kusurlu” bedenlere çevirmiştir. Benim son 5 yıldır okuduklarımdan, dinlediklerimden anladığım; Beden Olumlama Hareketi’nin çekici bulunmayan, sağlıklı bulunmayan, daha genel konuşacak olursam norm dışı bulunan bedenleri toplum izinli şiddetten, devlet şiddetinden ve nefret suçlarından korumak için verilen bir insan hakları mücadelesi olduğudur. 

 

3- Beden olumlama ile ilgili en yaygın yanlış varsayım veya düşünce nedir? (Büyük bedenlerin sağlıksız oluşu veya şişmanlığa özendiriyor olması vb. gibi)

Tabii, en yaygın varsayım, endişe veya adı her neyse, beden olumlamanın şişmanlığı, obezliği dolayısıyla sağlıksız bir yaşam tarzını yüceltiyor ve özendiriyor olduğu iddiasıdır. Hepimiz belirli kültürler içine doğuyoruz ve bizimki de dahil olmak üzere çoğu kültürde aile / öğretmen / arkadaş / partner / reklam / doktor / yasa koyucu / endüstriler ve daha nicesi bize doğduğumuzdan beri bazı bedenlerin çirkin, değersiz, sağlıksız, anormal olduğunu “öğretiyor” ve biz onları ne zamandır dinlediğimizin farkında değiliz. O  yüzden bu ana akım fikirler çoğumuz için çok uzun bir zamandır şüphe götürmeyen evrensel olgular. Birileri çıkıp “şişman olmak bir hastalık/mutsuzluk/yalnızlık/ayrımcılık nedeni olmak zorunda değil; şişmanlar bedenleriyle mutlu mesut yaşayabilir ve hiçbir şekilde bedenlerinin şekli nedeniyle ayrımcılık görmemelidir” dediğinde çoğumuz bir kısa devre yaşadı ve yaşıyor ve yaşamaya da devam edecek çünkü beden olumlama normatifleştirebildiğimiz bir şey değil, ana akım bir fikir değil. Bu varsayımlar ve endişe trollükleri iyi niyetle yapılsa bile uzun vadede anlamsız çünkü sürekli utandırdığınız, ayıpladığınız, ötekileştirdiğiniz, izole ettiğiniz insanlardan nasıl bir sağlıklılık bekliyor olabilirsiniz?

4- Büyük beden mankenlerle çalışarak beden olumlamaya destek veren reklamlarda bile daha idealize edilmiş, toplum tarafından daha tercih edilebilir bedenler kullanılması konusundaki düşüncen nedir? Ana akımlaştığını düşünüyor musun?

Evet, düşünüyorum. Orada da bir pazar kaygısıyla şişmanın, siyahın, engellinin ‘ideali’ seçiliyor gibi geliyor. Kalın baldırlı bacaklı olsa da düz karınlı modeller, daha açık renk tenli siyahlar, yüzlerinde deforme olmayan engelliler gibi. Artık aktivizmin de sattırdığını biliyoruz; bilinçli tüketiciler kendi etik anlayışlarına uygun ürünleri tüketmeye daha çok eğilimliler ve pazarlama taktikleri de ana akım firmaların içten eşitlikçi hislerinden çok kâr kaygılarına göre gelişebiliyor. Bununla beraber, eleştirel düşünmeyi ne kadar faydalı bulsam da ana akımlaşmanın da bir ‘adım’ olduğunu düşünmekten kendimi alamıyorum. Olumlamanın hiç yaşanmamasından ziyade ana akımlaşmasını tercih ederim yani.

 

5- Beden olumlama konusunda nasıl daha kesişimsel ve kapsayıcı olabiliriz?

Kesinlikle verili bilgilere ve toplumsal kanılara karşı daha eleştirel olarak, kendi kendimize düşünmeyi öğrenerek. ‘Neden’ diye sormayı gündelik hayatımızın olmazsa olmazı yaparak. “Neden gittiğim doktor şikayetimi bile doğru düzgün dinlemeden direkt ‘kilo ver geçer’ diye ısrar etti?”, “Neden kendimi engelli, şişman, siyah, trans vs. birinin partneri/arkadaşı olarak hayal ettiğimde içimi bir rahatsızlık kaplıyor?”, “ ‘Her beden güzeldir’ sloganını ağzından düşürmeyen bir beden olumlama hareketi disfori yaşayan transları dışlıyor olabilir mi?”, “Beden algı bozukluğu gibi psikiyatrik/nörolojik/psikolojik sorunlar yaşayanlar, bedenlerini ya da bedenlerinin bir parçasına duydukları şiddetli olumsuz duyguların üzerinden sadece beden olumlama hareketiyle gelebilir mi gerçekten?”, “Neden sosyal medyada regl kanını, göbeğini, kıllarını paylaşan insanları azarlama ve ayıplama ihtiyacı duyuyorum?”, “Belirli bir bedendeki kılın varlığının hijyensizliği işaret ettiğini düşünürken başka bir bedende var olan kıl için neden böyle bir endişe duymuyorum?” gibi gibi eleştirel sorular soranları, bu nüansları dile getirenleri aramaya, dinlemeye, okumaya devam ederek. Bu şekilde duyduğu, okuduğu her şeyi kabul etmeden önce sorgulayan insanların etrafında olarak. Korktuğunuzu, iğrendiğinizi yani şiddetli olumsuz duygular beslediğinizi düşündüğünüz bedenlerin görsellerine bakarak da kendiniz için bu bedenleri normalleştirebilirsiniz. Instagram bu konuda size çok yardımcı olacaktır, emin olun. Tıp eğitimi, diyetisyenlik gibi bedenle doğrudan alakalı eğitimler alıyorsanız bu alanların eleştirel yayınlarını takip etmekte de her zaman fayda var.

6- İnsanlar neden zayıflamaktan daha çok şişmanlamaktan korkuyorlar? Bunda toplumun rolü nedir?

İnsanlar şişmanlamaktan korktuklarını sanıyorlar halbuki sürekli utandırılmaktan, ayıplanmaktan, ayrımcılığa uğramaktan, şiddet görmekten, ötekileştirilmekten, uygun sağlık hizmeti alamamaktan, sevilmemekten, beğenilmemekten, tercih edilmemekten korkuyor. Toplumun genelinin şişmanlığa, şişmanlara nasıl baktığı ortada. “Sağlıklı yaşa” derken ‘zayıfla’ demek isteyen toplum(lar)da yaşıyoruz. Kim böylesi bir hayat sürmek ister ki? Mesele şişmanlık değil; toplumda şişmanlığa yüklenen belli başlı anlamların, kalıpların ne kadar acı verici olduğu. O yüzden şahsen beden ayıplamaya karşı aktivist bir duruş sergileyemeyen, ne bileyim zayıflayan, mide ameliyatı olan, rejim yapan insanları suçlamak ya da parmak sallamak hiç içimden gelmiyor. Asıl sorun onlar değil çünkü.    

 

7- Farklı bağlamlarda karşılaştığımız body-shaming ile nasıl mücadele edebiliriz?

Kendimizi eğiterek. Bu konuda konuşan, yazan insanları arayıp bularak; onları okuyarak ve dinleyerek. Kendimize ya da bir başkasına beden ayıplama yapıldığını gördüğümüzde, güvenliğimizi riske atmadan, ses çıkararak. Kendi içselleştirdiğimiz beden ayıplayıcı yargılarla yüzleşerek; bu yargılar üzerine çalışarak, daha iyisini bilmeye ve yapmaya çalışarak. Performatif bir “woke” aktivizmle bir anda olacak bir iş değil; yılların doktrinlerini, inançlarını yıkmak, yeni anlayışlar, bakışlar inşa etmek zaman alacaktır. Bu nedenle hem kendimize hem başkalarına sabırla yaklaşmamız gerektiğini düşünüyorum. İnsan hakları mücadelesi insanlığın en uzun mücadelesidir belki de; o yüzden bu konuda sonuna kadar azimli olmamızı diliyorum. 

 

 

Ezgi Epifani’ye katkılarından dolayı çok teşekkür ederim. Ezgi’ye ve çevirilerine ulaşmak için:

https://twitter.com/ezgiepifani?s=20

https://morepifani.wordpress.com/

https://kaosgl.org/yazarlar/ezgi-epifani-c3fee72495445b0f4ca7b10ab96b3ce1

https://www.5harfliler.com/author/ezgi-epifani/

 

BETÜL FİDAN

Toplumsal Cinsiyet Staj Programı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here