Amerikan Demokrasisi ve Siyasi Partiler

Bu İçerik Sadece Üyelerimize Özeldir

İçeriği görüntülemek için lütfen üye olunuz.

*Parti Yapısı ve İşleyişi

Bu iki büyük partinin oluşumunu, ulusal birliğin oluşumu ile başlatmak mümkündür. Bugünkü Cumhuriyetçi parti ulusal birliğin oluşumu sırasında Federalistler adı altında federal otoriteyi savunmuştur. Başkan J. O. Adams ile “Ulusal Cumhuriyetçiler” ve 1828 seçimlerindeki yenilgiden sonra ise  “muhafazakârlar” adını almışlardır. Demokrat parti ise, federalistlerin aksine anti federalist bir grup olarak ortaya çıkmışlardır. Bu ad ile 1828 yılına kadar gelen Demokratlar, Jackson’un başkanlık seçimlerini kazanması ile Demokrat Parti adını alarak güçlü bir örgüt oluşturmuşlardır.

*Parti Örgütleri

Bir siyasi parti güçlü bir örgütlenme ile iktidar sahibi olabilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’nde iktidara sırasıyla gelen bu iki partinin merkezi diyebileceğimiz bir örgütlenmesi yoktur. Ancak, başkanın seçiminden kaynaklanan ulusal parti görüntüsüne sahiptir. Her iki parti de, seçim zamanına kadar, seçim programının hazırlanması, adayların seçimi için propaganda yapılması esnasında ulusal parti niteliğinde, seçimlerden sonra ise yerel örgütler görüntüsüne bürünmektedir. İki parti de örgütünü kentler, bölgeler, federe devletler bazında ulusal bir şekilde kurmuşlardır. Yerel düzeyde ise kent, bucak ve mahalle üniteleri vardır. Federe devletlerin parti örgütünü kurmadaki bağımsızlığı ve kadro partisi oluşturmaları, her federe devleti farklı kılmaktadır.

Örgütün en alt birimini oluşturan mahalle örgütü, genellikle 200-600 kişiden oluşmaktadır. Bu örgüt içinde ki lider mahallenin en etkili ve aktif kişisi olma durumundadır. Kendisinin başlıca görevi, mahalle içerisinde parti propagandasını yapmaktır. Örgütün ikinci biriminde bucak örgütü bulunmaktadır. Bucak sınırları içerisinde bulunan mahallelerin liderleri toplanarak bir komite oluştururlar. Bu komitenin liderini de aralarındaki oylama ile seçerler. Bucak komitesinin üst aşamasında kent komiteleri bulunmaktadır. Yine aynı sistemle bucak komite başkanları, kent komite başkanını seçerler.

Bölge komiteleri ise kent merkezlerinin dışarısına hakim olan siyasi yapılardır. Bu örgüt sistem içinde önemli bir yere sahip olup, genellikle başkanın dağıttı işleri halletme ve federe devlet kongresi için de aday saptama görevlerine sahiptir. Bu yerel örgütlerin içerisinde, tümünden üstün olan federe devlet parti örgütü vardır. Parti etkinliklerinin en yoğun olduğu kademe, federal devletlerdir. Bunun nedeni, tüm bu süreci düzenleyen ve etkinleştiren federe devlet yasalarıdır.

Federe devlet parti örgütünün birçok farklı biçimleri vardır. Bunlardan en önemlisi bölge ve seçim bölgesi temsilcilerinden oluşan, federe devlet merkez komitesidir. Bu komitenin görevi, federe devlet sınırları içerisinde partiye uyumlu bir görüntü kazandırmak ve partinin ulusal konvansiyona gönderilecek delegelerini seçmektir. Merkez komitesine başkanlık eden parti başkanı, partinin simgesidir. Partinin etkinlik ve güç derecesi de doğal olarak parti başkanının kişiliği ile doğru orantılıdır. Bu örgütün organlarından biri de federe devlet konvansiyonlarıdır. Konvansiyon toplanma amacı federe devletlerde parti adaylarını saptamaktır. Ancak bu görevlerin parti başkanına devredilmesi sonucu, konvansiyon bugün genellikle partinin biçimsel bir gösterisi niteliği taşımaktadır. Konvansiyon, partinin genel şenlik ve birlik havasını somutlaştırma, partililer arası görüşmeyi sağlamaktadır. (1)

Siyasi partilerin örgütü’ nün başında Ulusal parti örgütü bulunmaktadır. Ulusal komite, ulusal başkan ve kongre üyelerinin kampanya komiteleri bu düzeyde bulunmaktadır. Ulusal komite her iki parti içinde parti organizasyonunun en önemli organı niteliğindedir. her federe devletin gönderdiği bir kadın bir erkek iki üyeden oluşmaktadır. Bu iki üye, her dört yılda bir ulusal konvansiyona gönderilen delegeler tarafından seçilmektedir. Ulusal komitenin esas niteliği seçim sırasında gerçekleşmektedir.  Seçim öncesi ve ya sonrası pek bir etkinliği yoktur.

Parti örgütü için en önemli konu, seçimlerin kazanılmasıdır. İki büyük parti ideolojik olarak bir çatışma içinde olmadığı için, seçim kazanma her iki partinin örgütü içinde temel konu olmaktadır. Partilerin belirli bir ideolojiye dayanmamaları, iktidara geldiklerinde benzer etkinliklere yol açmaktadır. Ancak uygulamada farklılıklar muhakkak ki vardır. Örnek olarak; Demokrat parti’nin iktidar sisteminde, iktisadi yaşam, işçi-işveren ilişkileri düzenleme büyük yer tutarken, dış ilişkiler bazında daha ziyade “izolasyonist”  bir yaklaşımda bulunulmaktadır.

Cumhuriyetçi parti ise, iktisadi yaşama karışmayı ve büyük işçi kuruluşlarına destek olmayı öngörmektedir. Cumhuriyetçiler ayrıca düşük vergileme ile, az kamu harcamalarında savunmaktadırlar. Aslında genel olarak ayrım; Cumhuriyetçiler tutucu Demokratlar yenilik taraftarı diyerek ayrılsa da asıl farklılık partilerin kendi iç bünyeleridir. Örnek olarak; güney federe devletlerin Demokratları yeniliğe ve değişimlere cephe alma yönünden Cumhuriyetçilere oranla daha tutucudurlar. (2)

Siyasi partiler temelde sosyal sınıfların herhangi birine mutlak olarak bağlı değillerdir. Herhangi bir sosyal sınıfa bağımlılık, partilerin seçim anlayışlarına ters bir durumdur. Bunun nedeni Amerika Birleşik Devletleri seçim geleneğinin, herhangi bir zümreye bağlılığı önlemesidir. Bununla birlikte, seçmenlerin sosyo – ekonomik durumları ve eğitim dereceleriyle partiler arasında bir ilişki kurmak olanaklıdır.

Seçmenlerin yüzdelerine bakıldığında Demokrat Parti üyelerinin %30 u beyaz yakalılarda , %46 sı ise işçilerden oluşmaktadır. Cumhuriyetçilerinki ise , %36 sı beyaz yakalılardan, %39 u işçilerden meydana gelmektedir. (3) Temelde, her iki partinin de sosyal dayanaklarının benzer olduğu göze çarpmaktadır. Parti yapılarını oluşturan şemayı incelersek bunun dört kategoriden oluştuğunu görürüz. Birinci kategoride ve sistemin en içinde yer alanlar yönetici gruplarıdır. Bunlar partiyi temsil eden ve kamu görevlerine aday olan kişilerden oluşmaktadır. İkinci kategoride, zamanlarını ve enerjilerini tamamen partinin ilerlemesi ve gelişmesine ayıran, partinin aktif ve etkin üyelerini kapsamaktadır. Bu üyeleri yöneticilerden ayıran ise, sayılarının fazlalığı sebebiyle karar organında yer almamalarıdır. Diğer yandan bunları pasif ve etkisiz üyelerden ayıran ise, partinin gelişimi için ayırdıkları maddi ve manevi unsurlardır. Üçüncü kategoride ise parti için oy kullanan, bu nedenle parti üyesi sayılan partiyi destekleyiciler vardır. En son safhada ise son seçimlerde parti için oy kullanmış seçmenler bulunmaktadır. Bu yapı tamamen iç içe geçmiş ve yerleşmiş bir yapıdır.

* Parti Faaliyetleri

Amerikan siyasi sistemi içinde parti faaliyetlerini ve amaçlarını üç alanda toplamak mümkündür. Bunlar: parti adaylarını belirleyerek karşı partiyle rekabete başlamak, hazırlanan parti programı çerçevesinde propaganda yapmak ve ana hedef olarak iktidarı ele geçirmek.

Her iki parti de, iktidara geldikten sonra, en büyük sorumluluklarının iktidarı yürütme olduğunun bilincindedirler. Bu sorumluluk için öncelikli olarak parti programı hazırlamak ve daha sonra da parti adaylarını seçmek gerekmektedir.

Parti programı, hazırlanış şekli açısından kararsız seçmenlere yönelik, ikna edici bir içerikle hazırlanmaktadır. Bu program içinde parti görüşleri, iktidara gelindiğinde yapılacak işler ve vaatler yer almaktadır.

Parti programının hazırlanışından sonra yapılması gereken en önemli görev, kamu hizmetlerine getirilecek adayları seçmektir. Adayların seçilme biçimleri, yöntem olarak uzun aşamalar geçirmiştir. Son olarak aday saptamasında demokratik anlam taşıyan ön seçim oluşumu uygun görülmüştür. Bu yolla seçmenler doğrudan doğruya parti adaylarını seçebilmektedir.

Başlıca ön seçim tipleri açık ve kapalı olmak üzere ikiye ayrılır. Kapalı seçimlerde seçmen partili olduğunu bildirme zorunluluğundadır. Seçmen “ön seçim’’ de hangi partiye üye ise o parti için oy kullanmak zorundadır. Seçmen, partisinin bülteninde aday adaylarının karşısına bir artı koymaktadır. Bu sistem federe devletlerin 4/5 inde uygulanmaktadır. Açık seçimlerin sisteminde ise partili olma zorunluluğu yoktur.

Seçmen isteğine göre Cumhuriyetçi veya Demokrat önseçim için oyunu kullanabilir. Oylama sırasında seçmene her iki partinin aday adaylarını içeren oy pusulası verilir ve seçmen birini kullanır. Bu sistem dokuz federe devlette uygulanmaktadır. Güneyin bazı federe devletlerinde, özellikle demokratların ağırlıklı olduğu yerlerde, parti öncelikle 30-40 aday adayını kapsayan bir liste vermektedir. Burada genellikle bir üstünlük sağlanamadığından en çok oyu alan iki aday arasından seçim yapılmaktadır.

Önseçimler yoluyla belirlenen adayların ulusal seçimleri genellikle kasım ayında yapılır. Yerel seçimler ise ilkbahar da yapılmaktadır. Seçilen adaylar öncelikli olarak hemen seçim kampanyasına başlamaktadırlar. Kongre adayları altı aya yakın bir sürede seçim propagandası yapmaktadırlar. Başkanlık adaylarının ise bu süresi eylül ayında başlayıp iki ay sürmektedir.

Kampanya sistemi genellikle adaya bağlı bir şekilde yürütülmektedir. Ancak belli başlı bazı şeyleri yerine getirebilmek için başkan bir seçim bürosuna ihtiyaç duymaktadır. Bu yöntemle aday partililerin oyunu toplayabilmek için parti simgesinden yararlanmaktadır. Kampanyalar için gerekli fonlar öncelikle adayın kendisi ve ailesinin sağladığı fonlar, parti örgütünün verdiği fonlar ve bu ikisi yeterli olmazsa gönüllü baskı grupları yardıma hazır bulunmaktadır. Baskı gruplarının sağladığı bu fonlara ihtiyacı olan aday, kısmen bu gruplara bağımlı durumdadır. Aday 2-3 saatlik konuşmalarla ve televizyon aracılığıyla halka seslenmektedir. Bunun yanı sıra radyo konuşmalarını, basın konferanslarını propaganda için kullanmaktadır. Bir adayın kampanya stratejisi çeşitli değişkenlere göre değişiklik arz etmektedir. Bunlar, adayın ikna kabiliyeti, seçimin içeriği, uygulana seçim tekniği ve siyasi kaynakların kullanımı olarak gösterebiliriz.

* Sisteme Hâkim Olan İki Parti ( Çift Parti )

Federal sistemden dolayı tek bir ulusal başkanın seçimi yanında tek turlu çoğunluk sistemiyle her seçim bölgesinden bir kongre adayının seçilmesi gibi nedenlerle Amerika Birleşik Devletlerinde çift parti sistemi hâkimdir.(4) Amerikan ulusunun karakteristik özelliğini yansıtan çift parti sisteminde, seçmene iki partinin programı arasından kararsızlığa düşmeden kolayca tercih yapma olanağı verilmektedir.

Bu sistemde iktidar iki parti arasında sürekli el değiştirme niteliği göstermektedir. Amerika Birleşik Devletinde sivil savaştan sonra, gerek başkanlık gerekse kongre seçimlerinde, iki parti arasında rekabetin olduğu göze çarpmaktadır. Bazı federe devletlerde iktidar devamlı olarak demokratların ya da cumhuriyetçilerin elinde bulunmaktadır. Özellikle güney eyaletlerinde ( Luiziana, Teksas, Missisipi, Alabama, Arkansas ve Florida ) demokrat partinin mutlak bir iktidar gücü mevcuttur. (5)

Çift parti sistemi, İngiltere de uygulanandan farklılık arz etmektedir. Abd ‘deki daha yumuşak bir işleyiş sergilemektedir. Sistemde gösterilen bu yumuşaklık, başkan seçiminde ve güçler ayrımı ilkesinin işlemesinde oldukça yararlı olmaktadır. Yumuşak çift parti sistemindeki iki partinin kadro partisi görüntüleri, sistemin biçimsel kurumlarının “seçkinlerin” etkisi altında kalarak siyasi kararları almalarını kolaylaştırmaktadır. Ayrıca partilerin küçük gruplar, kişiler ve organizasyonlarla ilişkilerinde etki altında kalma görüntüsünü veren, yine partilerin kendi yapılarıdır.

* Siyasi Sistemin Nitelikleri

Amerikan siyasi sistemi, 1787’den bu yana birçok değişim göstermişse de, ana ilkelerini korumayı başarmıştır. Amerikan siyasi siteminde, parti hükümeti kavramı anlayışı İngiliz siyasi sisteminden oldukça farklıdır. Amerikan sisteminde böyle bir kavram ve anlayış yoktur. Yürütme ile yasama arsında ki ilişki de, parti bağı önemli rol oynamamaktadır. Ayrıca başkan, muhalefette üye olan kişileri de kabinesine bakan olarak atayabilmektedir. Bu durum iki parti arasında renk ve uyum olarak zıtlık yaratılmasını önlemektedir.

Yürütme organı sistem içindeki en önemli işleyiştir. Faaliyetlerindeki etkinlilik ve dengelilik asla tartışma konusu sayılamaz. Sistem içinde önemli bir yere sahip olan diğer bir unsurda baskı gruplarıdır. Baskı gruplarının önemi, yerel ve kadro partisi görüntülü siyasi partilerin Amerikan siyasi yaşamında oynadığı rolle eş değerdir. Bu baskı gruplarının beklide en işlevli yönü Amerikan siyasi yaşamını büyük ölçüde canlandırmak ve dinamizm kazandırmaktır. Toplumda ki örgütlenmiş çeşitli çıkar grupları, iktidardan kendi çıkarlarına uygun siyasi kararlar çıkartmak için çeşitli yöntemlerle baskı yapmaları halinde baskı grupları biçimine dönüşmektedirler. (6)  Amaçları hiçbir zaman iktidarı ele geçirmek olmamıştır, tek gayeleri iktidarın amaçlarına uygun hareket etmesini sağlamaktır.

Çıkar gruplarının, baskı grubu olarak yasama organı üzerinde etkili olmaya çalıştıklarında “loby” (Yasa Simsarı) adını almaktadır. Bu baskı gruplarına örnek olarak: İşveren, işçi ve ziraatçıların baskı grupları, mesleki örgütler, eski muharipleri dini ve ırki gruplar örnek verilebilir. (7)

İşverenler çevresi baskı grubu olarak, özellikle ticaret ve sanayi odalarıyla, işverenler derneği yoluyla etkinlikte bulunmaktadır. İşçiler için A.F.F. (Amerikan İşçi Federasyonu) ile C.I.O. (Sanayi Organizasyonu Kongresi) iki büyük örgüt olup baskı grubu işlevini, kısmen etkili bir şekilde yerine getirmektedirler. Ziraatçiler yönünden örgütlenme çok gerekli ve önemlidir. Ziraatçilerin “ The National Grande”, “American Farm Bureau Federation” ve “National Farmers Union” olmak üzere üç büyük örgütleri vardır. Eski Muharipler Derneği ve doktorların da baskı grupları içerisinde önemli bir yere sahiptirler.

Bu baskı gruplarının, iktidar üzerindeki etkilerini arttırmak için kullandıkları bazı yöntemleri mevcuttur. Her şeyden önce amaçları, kamu oyunda kendi lehlerine ortam hazırlamaya çalışmaktır. Bunlardan en önemlisi kongredir. Kongreyle doğrudan doğruya temasa geçerek çeşitli yollarla görüşlerini benimsetmek, yönetimde olan bazı kilit isimleri kendilerine bağlamak gibi yöntem ve araçları kullanmaktadırlar. Baskı gruplarının etkinliğini; mali kaynakları, amaçları, birlikleri, liderleri ve grup enerjisi, doğrudan etkilemektedir. Tüm bu faktörlerin yanında belki de en önemli, Amerikan siyasi sistemi her türlü krizi atlatabilecek dayanıklılığa ve güce sahiptir. Bunu sağlayanda 1787 yılından bu yana devamlılığını ve dinamikliğini koruyan anayasadır.

Emrah Yavuz USTA

Kocaeli Üniversitesi

Uluslararası İlişkiler Bölümü

KAYNAKÇA

1-Çakmak Cenap, ABD’de siyasi partiler gereksiz mi?, Bilgesam, 12.09.2008

2- Dereli Esen, Karşılaştırmalı bir bakışla abd ve Fransa siyasal sistyemler, Dereli  yayınları,

3- A. Campbel, H. Valen: “Party Identificatıon in united – states” Public opinion Ovaterly Vol: XIV. 1961, s. 514- 515  aktaran Prof . Dr. Esat Çam, Çağdaş Devlet Sistemleri, İstanbul 2000, s-127

4- William N. Chambers, W.D.Burnhem: The American Partly Systems, Oxford Univ. Press Newyork, 1967, s.  91-115 aktaran: aktaran Prof . Dr. Esat Çam, Çağdaş Devlet Sistemleri, İstanbul 2000,   s.  133

5- H. Jacob, K. N. Vines: Politics in the Amerikan States, Little, Brown, Boston, 1965, s.65-67 aktaran Prof . Dr. Esat Çam, Çağdaş Devlet Sistemleri, İstanbul 2000,   s.  13

6- J. Meynaud : Les Groupes de Pression, P.U.F. Paris 1964, s. 12-15 aktaran Prof . Dr. Esat Çam, Çağdaş Devlet Sistemleri, İstanbul 2000,   s.  136

7- Çam Esat, Çağdaş Devlet Sistemleri, İstanbul 2000,   s.  13

Sosyal Medyada Paylaş

47,985BeğenenlerBeğen
6,460TakipçilerTakip Et
8,617TakipçilerTakip Et
2,586AboneAbone Ol
Önceki İçerikOrtadoğu Kitap Analizi
Sonraki İçerikA.B Kimliği ve Türkiye

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Tarih:

Beğenebileceğinizi Düşündük
Yazılar

Yeniden Çözüm(süzlük) Süreci mi?

Geçtiğimiz hafta AK Parti eski milletvekili Mehmet Metiner “Kürt...

Sosyal Medya Yasası ve Dezenformasyonla Mücadele

Uzunca bir süredir gündemi meşgul eden sosyal medya düzenlemesi...

Çin’in Balkanlar Politikası

Balkanlarda gün geçtikçe nüfuz alanını artıran Çin, bu nüfuzu...

Son Zamanlarda Artan Mı? Yoksa Görünürlük Kazanan Mı?

Bu yazıda, irdelenecek konu herhangi bir olayın ardından o...