İklim Krizi ve 2021 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP26) Üzerine Bir Değerlendirme

COP26 ya da bilinen diğer adıyla Glasgow Zirvesi’nde; küresel ısınmanın 1.5 derecede tutulması hedefi çerçevesinde, ülkelerin bulunduğu noktaya karşın yeni kararlar alınması, Paris İklim Anlaşması’nda beyan edilen taahhütlerin uygulanma oranları ve temiz enerjiye geçiş süreci gibi maddeler etrafında düzenlenmesi planlanmıştır (BBC News, 2021). COP26 ile birlikte yürürlüğe girmesi hedeflenen maddeler; kömürden çıkış uygulamaları, temiz enerjiye yönelimin hızlandırılması, az gelişmiş/gelişmekte olan ülkelere ekonomik desteğin sağlanması gibi temel amaçları içermektedir. COP26’nın en belirgin özelliğinin ise, Paris İklim Anlaşması hedeflerine uyumun artırılması olduğu görülmektedir (UN Climate Change Conference UK 2021).

Küresel ısınma ve iklim değişikliği etkilerinin azaltılması amacının uluslararası sistemde kendine yer bulması, iklim krizinin önüne geçilmesi için etkili bir araçtır. Süregelen ve en kapsamlı iklim değişikliği görüşmelerin Birleşmiş Milletler çatısı altında yapıldığını, ülkelerin Paris İklim Anlaşması sayesinde farklı düzeydeki taahhütlerle bir araya geldiğini belirtmek gerekmektedir. Bu doğrultuda, BM İklim Değişikliği Konferansı’nın sonuncusu olan COP26’yı ve sonuçlarını mercek altına almakta fayda vardır.

İklim değişikliği üzerine çalışılması ve bu konunun uluslararası boyutta yürütülmesi her kesim tarafından olumlu kabul edilebilecek bir durumdur. Öte yandan, küresel ısınmanın 1.5 derecede tutulma hedefi, yeşil enerji, karbon salınımının azaltılması gibi konuların artık yerleşmiş ve hâlihazırda yıllardır hedef olmaktan çok da öteye gidemediği bir gerçektir. Bu gerçek de; doğa tahribatının hızla artması, kömür tüketiminin en üst seviyelerde olmaya devam etmesi, küresel ısınmayı önlemeye yönelik hedeflenen çoğu maddenin şimdiye kadar neredeyse askıda kalması gibi durumlardan kaynaklanmaktadır. Emisyon oranlarının yüksek seviyelerde olduğu ülkelerin iklim değişikliği politikalarının güncellenmesi ve bu yönde etkin bir politik çizgi izlenmesi durumunda ise belirtilen olumsuz koşullar değişebilecektir. Bu nedenle, ülkelerin günümüz uygulamaları ve özellikle COP26 boyunca ABD, Çin ve Hindistan’ın genel yaklaşımı önem arz etmektedir.

COP26, ABD ve Çin’in farklı hedefler etrafında ikili karar alma sürecine girmesine ev sahipliği etmiştir. İçeriğin karbon salımı üzerine olduğu karşılıklı görüşmeler neticesinde ABD’nin enerji üretiminde kömürden çıkış tarihi olarak 2035 yılını işaret etmesi ve ardından Çin’in emisyon oranlarının azaltılmasına dair çalışmaların artırılacağı beyanı şeklinde bir fikir birliğine varıldığı gözlenmektedir. Gelecek yıl düzenlenecek olan BM İklim Konferansı’na kadar, kısa vadede yapılması gerekenlere yönelik bir planın oluşturulması kararlaştırılmıştır (Euronews, 2021). İki taraf ortak beyanında, Paris İklim Anlaşması doğrultusunda hedeflenen durumun gerisinde kalındığını fakat bir an önce eksikliğin giderilmesi gerektiğinin altını çizmektedir. Kömür kullanımının azaltılması ve küresel ısınmanın önüne geçilmesi temalarına yönelik eylem planların oluşum ve uygulama evrelerinde de karşılıklı işbirliği ve dayanışmanın sürdürülmesi niyetinin vurgulandığı gözlenmiştir (US Department of State, 2021).

Zirve süresince gündemde olan bir diğer önemli konu, “karbon sıfır” hedefine karşılık Hindistan’ın yaklaşımı olmuştur. Hindistan’ın kısa vadede kömür kullanımın azaltılmasına yönelik etkin bir tavrının olmayacağı netleşmiştir. Nitekim, karbon nötr, karbon sıfır gibi kavramlar ile açıklanan hedeflere yönelik olarak ülke planlamasının 2070 yılı olduğu belirtilmiştir. Hava kirliliğine sebep olan, emisyon oranlarının fazla olduğu ülkelerden biri olan Hindistan’ın tutumu, zirveyi şekillendirmiştir (Koyuncu, 2021).

Zirvede, Paris İklim Anlaşması’nın öngördüğü şekilde küresel ısınmayı 1.5 derecede tutma hedefinin yeniden ele alınması ayrıca emisyon azalımı, ormansızlaşma, karbon sıfır gibi kavramlara yer verilmesine karşın mevcut planların bu hedefe ulaşılmasını sağlamayacağı yaygın kanıyı oluşturmaktadır. Nitekim BM verileri de bu kanıyı bilimsel olarak desteklemektedir (Bianet, 2021).

COP26 ile birlikte uluslararası sistemde karbon sıfır söylemlerinin ve kömürden çıkış planlarının ilk defa bu kadar etkin şekilde gündeme gelmiş olduğunu vurgulamak gerekmektedir. Bu sebeple, kömürden çıkış konusu zirvenin en dikkat çeken konularından olmuştur. Fakat, dünya emisyon oranlarına bakıldığında ilk üç ülke arasında yer alan ABD, Çin ve Hindistan’ın zirveye katılımlarının boyutu pek tabii bir tartışma konusu haline getirilebilir. Zirve ile birlikte ortak bir sonuç bildirgesinin kabul edilmesine karşın anlaşma maddelerinin kapsamına değinmek yararlı olacaktır. İlk olarak, karbon sıfır söyleminin ardından zirve sonuna doğru söylem değişikliğine gidilerek kömürün zamanla azaltılması ve karbon nötr kavramlarının ön plana çıktığı görülmektedir. Bu durum bizlere ülkelerin özellikle yakın gelecekte karbon emisyonlarını tamamen terk etme gibi bir girişimde bulunmak istemediklerini göstermektedir. Yani, her kesim tarafından bilinen ve küresel ısınmanın önüne geçebilecek en etkili argüman sayılabilecek karbon sıfır uygulamasına giden süreç uzun yıllara yayılmak istenmektedir. Buradaki temel etmen ise ekonomik ve siyasi çıkarlar ile doğrudan bağlantılıdır. Günümüz uluslararası koşullarında neredeyse her konuyu şekillendiren güç kavramı, kendini iklim değişikliğinde de göstermektedir. Fakat atlanan büyük bir nokta vardır ki, doğa ve canlı yaşamı ülkelerin çıkar parametrelerine, politik yönelimlerine bağlanmayacak kadar hayati bir husustur. COP26, Paris İklim Anlaşması maddelerinin yeniden üzerinden geçilmesi ve en sonunda ülkelerin çoğu maddede ortaklık göstererek uygulamaya geçeceklerini taahhüt etmeleri yönünden güzel bir sonuç alınmasını sağlamıştır. Lakin bir sorun etrafında ülkelerin çözüme ulaşma amacıyla toplanması ve ortak kararlar alınması başarıya ulaşıldığı anlamına gelmemektedir. Dikkat edilmesi gereken; küresel ısınmanın etkilerinin azaltılması için gerçekten yeterli ve kapsamlı kararlar alınıp alınmadığının sorgulanması ve en önemlisi ülkelerin belirlenen hedeflere, verdikleri beyanlara uyup uymadıklarıdır. Her sorunun çözümünde olduğu gibi bir iklim krizi haline gelen mevcut durumun etkilerinin azaltılması ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması için üzerinde durulması gereken nokta tam da budur. COP26, iklim olaylarının önüne geçilmesi için bir çabanın göstergesi olmakla birlikte ülkelerin daha çok birlik içerinde olmaları ve kapsamlı ulusal/ uluslararası iklim politikaları oluşturmaya devam ederek bir an önce uygulamaya geçirmeleri gerekmektedir.

Beste ŞİMŞEK

 

Kaynakça

BBC (11 Ekim 2021). “İklim Krizi: COP26 Nedir, Glasgow’daki konferanstan neler beklenmeli?”. https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-56829395 (erişim tarihi: 01.12.2021).

Bianet. (17 Kasım 2021). “COP26’nın sonuçları 1.5 derece hedefiyle uyumlu değil”. https://m.bianet.org/bianet/iklim-krizi/253472-cop26-nin-sonuclari-1-5-derece-hedefiyle-uyumlu-degil (erişim tarihi: 07.12.2021).

Euronews (11 Kasım 2021). “ABD ve Çin iklim değişikliğine karşı mücadeleyi hızlandırmak için anlaştı”. https://tr.euronews.com/2021/11/11/abd-ve-cin-iklim-degisikligine-kars-mucadeleyi-h-zland-rmak-icin-anlast (erişim tarihi: 05.12.2021).

Koyuncu, H. (15 Kasım 2021). “Dünya’nın en büyük hava kirleticilerinden Hindistan neden kömüre bu kadar bağımlı?”. Euronews. https://tr.euronews.com/2021/11/15/dunyan-n-en-buyuk-hava-kirleticilerinden-hindistan-neden-komure-bu-kadar-bag-ml (erişim tarihi: 05.12.2021).

U.S. Department of State (10 Kasım 2021). “U.S. – China Joint Glasgow Declaration on Enhancing Climate Action in the 2020s”. https://www.state.gov/u-s-china-joint-glasgow-declaration-on-enhancing-climate-action-in-the-2020s/ (erişim tarihi: 05.12.2021).

UN Climate Change Conference UK 2021. “COP26 Goals”. https://ukcop26.org/cop26-goals/ (erişim tarihi: 05.12.2021).

 

Sosyal Medyada Paylaş

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Tarih:

Beğenebileceğinizi Düşündük
Yazılar

Xi Jinping Düşüncesinin Gerçek Kökleri

Xi Jinping Düşüncesinin Gerçek Kökleri: Çinli Siyaset Filozoflarının Moderniteyle...

Özgürlükten Kim Korkar? Liberalizmin Geleceği İçin Mücadele

Bu yazı ilk olarak CUNY Lisansüstü Merkezi'nde Tarih ve...

Somali – Türkiye Anlaşması Onaylandı

Somali ile Türkiye arasında 8 Şubat'ta imzalanan Savunma ve...

İki Yıl Sonra Ukrayna’da Sırada Ne Var?

Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı üçüncü yılına girerken, savaş alanında görünürdeki...