Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Askeri İşbirliği, Elmas Ve Platin Projeleri İçin Zimbabve’de

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Zimbabwe ile askeri işbirliğini sürdürdüğünü ve elmas sektöründeki fırsatları değerlendirmek istediğini ve bunun yanısıra Başkent Harare çevresinde 3 milyar dolarlık bir ortak platin projesinin yürütüleceğini söyledi.

Afrika turunda olan Lavrov, Zimbabwe Devlet Başkanı Emmerson Mnangagwa ve üst düzey hükümet yetkilileri ile toplantılar düzenleyerek Rus firmalarının ihracat amacıyla mal üretmesi için özel bir ekonomik bölge kurulmasını içeren bir anlaşma imzaladı.

Lavrov, “Ayrıca askeri ve teknik iş birliği oluşturma olasılıkları hakkında konuştuk. Bu konu üzerinde çalışan özel bir grubumuz var” ifadelerini kullandı. Savaş uçağı ve araçları da dahil olmak üzere Zimbabve’ye geleneksel olarak askeri teçhizat tedarik eden Batı ülkeleri, 2000 yılında eski cumhurbaşkanlığı Robert Mugabe hükümetine insan hakları ihlalleriyle suçlanması üzerine yaptırım uygulayarak tedarik sürecine son vermişlerdi.

Dışişleri ve Uluslararası Ticaret Bakanı Korgeneral Dr. Sibusiso Moyo (Emekli), ziyaretin Harare ve Moskova arasındaki sağlam ilişkileri daha da güçlendireceğini söyledi.

Bakan Moyo, “İki ülke arasındaki mükemmel siyasi ilişkiler, tarımsal mekanizasyon ve insan gücü gelişimi gibi pek çok alanda genişletilmiş ekonomik bağlar, ticaret, madencilik ve iş birliği için zemin oluşturdu.” dedi.

Mnangagwa’nın özel danışmanı Chris Mutsvangwa daha sonra gazetecilere verdiği demeçte, ayrıntı vermeden Zimbabve Savunma Bakanlığı’nın Rusya’yla askeri donanım temini konusunda görüştüğünü söyledi.

Lavrov’un bu ziyaretinin, Zimbabwe’nin 1980’deki bağımsızlığından beri gördüğü en büyük yatırımlardan biri olan madenciliği canlandırması bekleniyor. Lavrov, “Dünyada en büyük ve halen Zimbabve ile Rusya arasında bir ortak girişimle işletilen Darwendale platin depozitini araştırmak için ortak projenin uygulanmasına özel bir önem verdik” dedi.

Zimbabve, Güney Afrika’dan sonra bilinen en büyük ikinci platin yataklarına sahip olan ülkedir. Ayrıca Darwendale projesi şimdiye kadarki düşünülmüş en büyük yatırımdır. Devlet Başkanı Mnangagwa, ekonomiyi düzeltmek, yabancı yatırımcıları çekmek ve mevcut yatırımları korumak için reform sözü verdi.

Afrika Kıtası’nda bulunan birçok ülkenin doğal kaynakları oldukça fazla. Dünyada kolonyal dönemin sona erip bu ülkelerin bağımsızlığını kazanmasıyla birlikte yeni bir döneme girildiğini görmekteyiz. Bu dönemin kavramları devletler arasında ekonomik, askeri, politik iş birliği, stratejik ortaklık gibi kavramlar etrafında şekillenmekte. Türkiye de her büyük ülkenin yaptığı gibi Afrika Kıtası’ndaki ülkelerle ilişkilerini her anlamda derinleştirip, insani boyutun ağırlık kazandığı fakat ekonomik olarak ta kazan kazan ilişkisinin kurulduğu döneme hızlıca geçiş yapma sürecine ağırlık vermelidir.

Merve ACAR
o-Staj 2018 AFRAM Stajyeri

Kaynakça:

Sosyal Medyada Paylaş

[td_block_social_counter open_in_new_window="y" social_rel="nofollow" facebook="tuicakademi" twitter="tuicakademi" youtube="c/TUİÇAkademi" manual_count_youtube="2586" instagram="tuicakademi"]

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Tarih:

Beğenebileceğinizi Düşündük
Yazılar

TUİÇ Akademi 2023 O-Staj Burs Başvuruları Başladı!

2023 yılı O-Staj programlarımız için burs başvuruları başladı! Seçilen 15 kişi 2023 yılı içerisinde bir programa burslu olarak katılabilecek.

Çeviri: Neoliberalizmden Sonra

Bu yazı, Rana Faroohar'ın ‘Foreign Affairs’ için kaleme almış olduğu “After Neoliberalism: All Economics Is Local” başlıklı görüş yazısından çevrilmiştir.

The Wind That Shakes the Barley (2006)

Avrupa çalışmaları stajyerimiz Ferhat Ege Aksaylı, The Wind That Shakes the Barley filmini sizler için analiz etti.

Paris Attacks and the Role of the European Union

Abstract This article analyzes the attacks of the Islamic State...