Suriye Göçü Sonrası Gaziantep

 

Bu röportaj Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi ile Elif Berdo tarafından yapılmıştır. 

 

1) Öncelikle merhaba Adnan bey kısaca kendinizden bahseder misiniz?

1962 yılında Gaziantep’te doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Gaziantep’te tamamladıktan sonra 1983 yılında Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun oldum. 1986 yılında pamuk ipliği ticareti ile iş hayatına başladım.

1990 yılında Ünverdi Ailesi olarak, Gaziantep’in ilk plastik, kapı ve pencere konfeksiyon atölyesi olan Plaspen Plastik A.Ş.’yi kurduk. 2006 yılından itibaren Ünverdi Plastik San. ve Tic. Ltd. Şti. adı altında kimyasal karışımlarla compound üretimine başladık. Halen bu sektöre yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 1997-1999 yılları arasında Gaziantep Genç İş adamları Derneği’nde Yönetim Kurulu Üyeliği, 2004-2009 yılları arasında Gaziantep Serbest Bölgesi A.Ş. Muhasip Üyesi ve Gaziantep Sanayi Odası Mesleki Eğitim Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptım. 1999 yılından itibaren Gaziantep Sanayi Odası’nda sırası ile Yönetim Kurulu Üyesi, Muhasip Üye ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yaptıktan sonra 2018 yılının Nisan ayında Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçildim.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde Sanayi Odaları Konseyi Başkan Vekilliği, İpekyolu Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Üyeliği ve Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Üyeliği yürütüyorum.

2) Gaziantep Sanayi Odası hakkında bilgi verir misiniz?

Ülkemizdeki 12 sanayi odasından birisi olan Gaziantep Sanayi Odası, Gaziantep ve bölgenin ekonomik kalkınmasında öncü rol üstlenmeye, sanayinin her alanında rekabet gücünü artırmaya, sürekli gelişimin ve değişimin öncüsü olmaya devam etmektedir.

Sanayi odamız, üyelerinin müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliy­etlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, mensuplarının birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslekî disiplin, ahlâk ve dayanışmayı korumak ve kanunda yazılı olan çeşitli hizmetler ile mevzuatla odalara verilen görev­leri yerine getirmek amacıyla kurulan, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşudur. Gaziantep Sanayi Odası kurulduğu tarihten beri hizmet kalitesini sürekli iyileştirmeyi kendine amaç edinerek kendi kurumsal gelişimini sağlamış, kazandığı birikimlerle üyelerinin önünü açacak projeler gerçekleştirmektedir. Gaziantep ilinin ve bulunduğu bölgenin ekonomik kalkınmasında öncü olan, sanayinin her alanında üyelerinin rekabet gücünü arttırmayı sağlayan, sürekli gelişimin ve değişimin simgesi, sosyal sorumluluk sahibi, zenginlik yaratan bir kurumdur.

3) Ortadoğu’ya bakıldığında en merak edilen politikalardan biri kuşkusuz ki Türkiye’nin Suriye politikası. Bu bağlamda siz Suriye politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mülteci meselesinin öncelikli olarak insani boyutu ile değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir yerde insanların yaşam hakları elinden alınıyorsa, odaklanılması gereken temel konu sizce de yaşam hakkı değil midir? Önce yaşam hakkı teslim edilmeli, sonra diğerleri bunun üzerine inşa edilmelidir. Dün Irak’ta, bugün Suriye’de ve dünyanın çeşitli bölgelerinde insanlar savaş ve yokluk içerisinde hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bunu görmezlikten gelemeyiz. İnsanlar yaşamak istiyor, çocuklarını okula göndermek, geleceğe dair hayal kurmak istiyor. Düşünebiliyor musunuz insanlar küçücük yavrularıyla şişme botlarla denizleri aşmaya çalışıyor. Şartlar insanları buna sürüklemese hangi anne, hangi baba bunu yapar!

Maalesef dünya bugün Suriye’de yaşanan trajediyi insani boyutunun ötesinde sadece bir sorun olarak görüyor. Evet, bir sorun var ama bu sadece kendi ülkemizi bundan nasıl uzak tutarız, ekonomimizi bundan nasıl koruruz, sosyal anlamda bu mülteci dalgasından nasıl etkilenmeyiz sorunu olmamalıdır.

Ortadoğu tarihi geçmişiyle büyük bir kültürel miras ve dünyamız için büyük bir zenginliktir. Ancak Ortadoğu üzerinde maalesef jeopolitik çıkar savaşları nedeniyle kara bulutlar gezmektedir. Ülkemizin Suriye’ye olan sınırı ise 911 kilometre olup, bu süreçten en fazla etkilenen ülke konumundadır. Ülkemiz 2011 yılında başlayan Suriye iç savaşından bu yana en fazla Suriyeliye kucak açan, en fazla mülteciyi barındıran ülke konumundadır. Türkiye tüm dünya için güvenli bir liman, bölgenin kalesi ve en büyük gücüdür. Bizim tarihimizde, geleneklerimizde her ne olursa olsun mazlumun yanında olmak, elinden tutmak vardır. Türkiye de bunu yapmıştır.

4) Bir Sanayici olarak Gaziantep’te çalışma izni olan ve sektörde yer alan Suriyeli işçilerin Gaziantep Sanayisine katkıları nelerdir? Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

İstihdam edilecek personel ihtiyacı yaşadığımız zamanlarda çalışma izni olan Suriyeliler üretim ve ihracatımıza katkıda bulunmaktadır. İş gücü potansiyeli olarak ekonomimize katkıda bulunmaktadırlar.

5) Gaziantep Sanayisinde Suriyeli işçiler hangi sektörlerde çalışıyor?

Sanayi şehri Gaziantep geniş bir üretim yelpazesine sahip ve 155 çeşit mamul üretim yapıyoruz. Bu sebeple Suriyeliler de hemen çoğu sektörde varlar. Bunlar arasında ayakkabı, terlik ve deri ürünleri, gıda, kimya, makine metal, orman ürünleri, plastik, tekstil, sağlık ve medikal gibi sektörleri sayabiliriz.

6) Suriye Göçü sonrası Gaziantep’te şirket kurup Odaya kayıt yaptıran Suriyeli firma sayısı kaçtır?

Şu an Odamıza kayıtlı 92 Suriyeli firma bulunuyor.

7) Suriye Göçü sonrası Gaziantep’in Üretim yelpazesinde genişleme veya çeşitlilik söz konusu oldu mu?

Ürün yelpazemiz geniş olan şehrimizde Suriyeli yatırımcıların gelmesiyle birlikte yabancı yatırımcı sayımızda artış oldu.

8) Suriye Krizi sonrası yaşanan göç ile birlikte Gaziantep Ekonomisi ve Sosyo – Kültürel yaşamdaki değişimler hakkında neler düşünüyorsunuz?

Gaziantep olarak 2011 yılında Suriyelilerin şehrimize gelmesiyle birlikte nüfusumuz bir anda dörtte bir oranında bir arttı. Bu rakamların çok daha azını ülkeler almazken, biz bir şehir olarak bu insanlara ev sahipliği yapmaya başladık. Bu hiç de kolay değil. Hem ekonomik güçlükleri aşmanız hem de sosyal anlamda barışın devam etmesini sağlamanız gerekiyor. Gaziantep olarak geçmişten gelen tarihi ve kültürel bağlarımız sayesinde çok zorlanmadan biz bunu başardık diye düşünüyorum. Bu süreçte insan kaynağını doğru değerlendirebilirsek farklı coğrafyalarla bu insanlar sayesinde bağlarımızı daha da güçlendirebiliriz.

Suriye’deki savaşın yükünü, ceremesini çektik. Suriye’de sular durulduğu zaman orada altyapı, üst yapı çalışmaları olacak. Bu çalışmalarda en güçlü ve yakın il olarak Gaziantep etkin rol üstlenecek ve bölge ticaretimize umuyorum ki önemli katkılarda bulunacak.

9) Suriyeli mültecilerin Entegrasyonu için Gaziantep Sanayi Odası ne gibi adımlar atıyor? Var olan projelerinizden bahseder misiniz?

Türkiye tüm kurumları ile göçmen kardeşlerimize kapılarını açan ülke oldu. Kurum ve kuruluşlarımız 2011 yılında ilk göç dalgası ile birlikte adeta seferber olarak öncelikli ihtiyaçların karşılanmasını sağladı. Devamında yaşamlarını idame ettirebilmeleri için kamu, sivil toplum ve meslek kuruluşları tarafından projeler geliştirildi.

Gaziantep Sanayi Odası olarak bizler de Gaziantep Sanayi Odası Mesleki Eğitim Merkezi’ni (GSO-MEM) kurduk ve burada hem kendi vatandaşlarımıza hem de göçle gelenlere mesleki eğitimler vermeye başladık.  Oda olarak, Türkiye’de bir ilk olarak hayata geçirdiğimiz Kadın Girişimci Destek Merkezi’ni (KAGİDEM) yine kendi vatandaşlarımızla birlikte ülkemizde geçici koruma altında olan Suriyeli kardeşlerimize açtık.

Projelerimizle meslek sahibi olabilmelerini, kendilerini geliştirmelerini ve iş kurabilmelerini sağladık. Bunlarla birlikte Odamızdaki, Yabancı Yatırımcı Masası kapsamında çalışma izinleri, gümrükte yaşanılan sorunlar ve mevzuat gibi çok sayıda konuda kendilerine destek veriyoruz.

10) Gaziantep olarak Suriye Göçü sonrası gerek meslek odalarının gerek sivil toplum kuruluşlarının yazdığı yürüttüğü projeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Yeterli buluyor musunuz?

Öncelikle her kentin kendine özgü koşulları olduğunu göz önünde bulundurmak gerekiyor. Sanayi şehirleri belki bu anlamda göçle gelenlere iş ve istihdam imkanı sağlayabiliyor. Gaziantep tabii ki bu anlamda bir model olabilir.

Bu konunun temelinde de entegrasyon var. Gaziantep’te biz bunu sağlayabilmek için tüm kurumlarımızla birlikte çalışıyoruz. Mesleği olmayanlar Sanayi Odamız, Gaziantep Ticaret Odamız, yerel yönetimler ve meslek kuruluşlarımızın düzenlemiş olduğu eğitim programları ile meslek öğreniyorlar. Bu da şehre entegre olmalarını ve sorunun değil; çözümün bir parçası olmalarını sağlıyor. Kurum ve kuruluşlarımız bu doğrultuda çok güzel projeler geliştiriyor.

 

 

 

ELİF BERDO

GÖÇ ÇALIŞMALARI STAJYERİ

Sosyal Medyada Paylaş

[td_block_social_counter open_in_new_window="y" social_rel="nofollow" facebook="tuicakademi" twitter="tuicakademi" youtube="c/TUİÇAkademi" manual_count_youtube="2586" instagram="tuicakademi"]

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Tarih:

Beğenebileceğinizi Düşündük
Yazılar

TUİÇ Akademi 2023 O-Staj Burs Başvuruları Başladı!

2023 yılı O-Staj programlarımız için burs başvuruları başladı! Seçilen 15 kişi 2023 yılı içerisinde bir programa burslu olarak katılabilecek.

Çeviri: Neoliberalizmden Sonra

Bu yazı, Rana Faroohar'ın ‘Foreign Affairs’ için kaleme almış olduğu “After Neoliberalism: All Economics Is Local” başlıklı görüş yazısından çevrilmiştir.

The Wind That Shakes the Barley (2006)

Avrupa çalışmaları stajyerimiz Ferhat Ege Aksaylı, The Wind That Shakes the Barley filmini sizler için analiz etti.

Paris Attacks and the Role of the European Union

Abstract This article analyzes the attacks of the Islamic State...