The Ambassador to Bern (Bern Konsolosu)

0
141

 

Yönetmenliğini Attila Szasz’ın gerçekleştirdiği Macar yapımı tarihi ve dramatik film 19 Şubat 2014 tarihinde vizyona girmiştir. Attila Szasz, “Balazs Bela Award” ödülünü de almış başarılı bir yapımcı ve yönetmendir. Demimonde, Apro Mesek, Örök Tel filmlerinin de yönetmenliğini yapmıştır. Film esas olarak 1956 yılında gerçekleşen Macar Devrimi’nin sonucu olarak ülkelerinden göç eden ve İsviçre’de yaşamaya başlayan iki Macaristanlı gencin 1958 yılında Bern’deki Macaristan Büyükelçiliği’ne saldırmasını konu alıyor. Gerçek bir olaydan esinlenmesi ve gerilim sahneleri filme daha çok odaklanmanızı sağlıyor. Olayın ayrıntılarının tam olarak bilinmemesinden dolayı film gerçeğe çok yakın bir şekilde kurgusal olarak ele alınmıştır. Film, dört ödül kazanmıştır. Bunlardan biri 2014 yılında alınan “Bronze Zenith”dir. Filmin başrol oyuncularından Janos Kulka, filmde büyükelçiyi canlandıran Macar bir aktördür. Elliden fazla filmde rol alan oyuncunun başarısını buradan anlamak mümkün. Janos Kulka ”Kossuth” ve “Jaszai Mari” ödüllerini almıştır. Diğer başrol oyuncularından Tamas Szabo Kimmel ve Jozsef Kadas filmde saldırıyı gerçekleştiren iki Macar genci canlandırıyor.

1956 Macar Devrimi, Macaristan’daki komünizmin varlığına ve Sovyet baskısına karşı çıkmış bir devrimdir. 1953 yılında Sovyetler’in isteğiyle Imre Nagy Macaristan’ın başbakanı oldu. Ancak Sovyetler’in beklediğinin aksine Imre Nagy, Sovyetler’in Macaristan’daki varlığını eleştirdi ve halktan yana bir tutum sergiledi. Imre Nagy, Macaristan’ın içinde bulunduğu ekonomik, sosyal bunalımları gidermeye çalıştı ve Batılı ülkelerle yakınlaşmak istedi. Tüm bunlar Sovyetleri rahatsız edince Imre Nagy başbakanlıktan alındı. Halkın buhran içinde oluşu ve yaşanan siyasi gelişmeler 1956 Macar Ayaklanması’na giden süreç oldu. Macar Devrimi, Soğuk Savaş döneminde gerçekleşen en dramatik olaylardandır. Çünkü sonucunda birçok kişinin canına mal olmuş ve 200.000 Macar yurdundan göç etmek zorunda kalmıştır. Ekim 1956’ya kadar neredeyse istedikleri sonucu almayı başaracak olan Macar halkı, 4 Kasım 1956 günü Sovyetler’in “Kasırga Operasyonu” ile başarısız olmuştur. Imre Nagy ve devrim yetkilileri de idam edilmiştir. Bir halkın ülkesinin bağımsızlığı için ayaklanması ve direnmesi kadar normal olan başka şey var mıdır? Peki halkının bağımsızlığı için ayaklanmasını destekleyen başbakanını idam etmek ne kadar doğrudur? Elbette ki bunlar hem insan haklarına hem de bir ülkenin bağımsızlığına karşı yapılan emperyalist hareketlerdir. 1956 Macar Devrimi’nin sonucunda yaşanan bu olaylar Sovyetler’in Soğuk Savaş döneminde gerçekleştirdiği siyasi ve askeri gerginliklerden biridir. Filmin ana konusunu oluşturan Macaristan Büyükelçiliği’ne saldırıyı düzenleyen iki Macar gencin amaçları da idam edilen liderlerinin (Imre Nagy) intikamını alıp gerçekleri bütün dünyanın bilmesini sağlamaktır.

Abel ve Banos, Macar Devrimi sonrası İsviçre’ye göç etmiş ancak kendilerini Macaristan’ın bağımsızlığına adamış iki genç. 6 Ağustos 1958 günü Bern’deki Macaristan Büyükelçiliği’ne Abel ve Banos saldırıyor. İçerideki personellerden biri dışarıdaki polisten yardım istiyor ancak polis müdahale etmenin uluslararası bir krize sebep olacağı gerekçesiyle olaya müdahale etmiyor. Çünkü Büyükelçilik politik dokunulmazlığa sahiptir ve Büyükelçilik o ülkenin toprağı sayılır. Diplomatik ilişkiler hakkında bilgi veren filmdeki önemli detaylardan biridir bu kısım. Olay sırasında Büyükelçilik’in etrafında toplanan göçmen Macar halkı, sloganlarla özgürlük savaşçısı olarak bilinen iki saldırganı destekliyor. Tibort Banos ve Abel Takacs büyük bir cesaretle dokunulmazlığa sahip olan Büyükelçi Koroknai’yi alıkoyarak istediklerini elde edebilecekler mi? Elçilikte ticari ataşe görevini üstlenen Vermes ve Ramo saldırganların istediğini yaparak Büyükelçi Koroknai’ye yardım edecek mi?

Sponsorlu

Filmin IMDB puanı 10 üzerinden 7,1. Gerçek bir olaydan esinlenen film Macar Ayaklanması hakkında bilgi edinmemizi ve o dönemde Macar göçmenlerinin yaşadıkları hakkında bilgi edinmemizi sağlıyor. 75 dakikalık izleyiciyi sıkmayan, hatta gerilim sahneleriyle heyecanlandıran film dört ödül almış ve beş ödüle aday olmuştur. Bir saat on beş dakikanızın nasıl geçtiğini anlamayacak ve olayı bildiğiniz takdirde belki de saldırgan iki gencin haklılık payının olduğunu düşüneceksiniz. Ayrıca gerçek bir tarihi olayı anlattığı için film bir kaynak ve eğitim materyali olarak kullanılabilir.

 

BURCU NUR ULUBEY

Diplomasi Çalışmaları Staj Programı

                                                                     

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here