Zaman Tüneli: Rusya’nın Gölgesinde Ukrayna’nın Bağımsızlık Mücadelesi

Bu yazı, CFR’ın (Council of Foreign Relations) hazırlamış olduğu “Ukraine’s Struggle for Independence in Russia’s Shadow” adlı çalışmadan çevrilmiştir. Yazının aslını aşağıdaki bağlantıdan bulabilirsiniz:

https://www.cfr.org/timeline/ukraines-struggle-independence-russias-shadow

 

 

Zaman Tüneli: Rusya’nın Gölgesinde Ukrayna’nın Bağımsızlık Mücadelesi

 

1991 – 2022

 

Ukrayna 1991’de bağımsızlığını kazanmasından itibaren yolsuzluk skandalları, ekonomik kötü yönetim ve Rusya müdahalesi ile karşılaşıyor. Son yıllarda Ukrayna’nın ABD ve Avrupa ile bağları geliştikçe Rus tehditleri de peşi sıra yoğunlaştı.

 

1991

Kaynak: Liu Heung Shing/AP

Kiev’de bir kampanya görevlisi, kampanya standından kalabalığa konuşuyor. 

1 Aralık, 1991: Ukrayna Bağımsızlığını Oylar

Sovyetler Birliği’nin çözüldüğü sıralarda, Ukrayna bir referandumda bağımsızlığını oyladı. %92 oyla Ukraynalılar bağımsızlığı destekledi ve Leonid Kravçuk’u Cumhurbaşkanı olarak seçti. Ukrayna, 15 Sovyet cumhuriyeti içinde ikinci en yüksek nüfus ve ekonomiye sahipti.

 

1994

Kaynak: AP Photo

Askerler Kiev’in batısında Vakulençuk’taki eski roket üssünde SS-19 balistik füzesini yok etmeye hazırlanıyor. 

14 Ocak, 1994: Nükleer Savaş Başlıklarının Güvenceye Alınması

Rusya, Ukrayna ve ABD Başkanları, Ukrayna’nın tüm stratejik nükleer savaş başlıklarını Rusya’ya devredeceğini ve tüm stratejik fırlatma rampalarını topraklarından sökeceğini bildiren bir bildiriyi imzaladı. Bildiri aynı zamanda Rusya’nın savaş başlıklarındaki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun değerini Ukrayna’ya tazmin etmeye hazır olduğunu teyit etti, ABD’nin Ukrayna’ya fırlatıcıların sökülmesinde yardımcı olmaya hazır olduğunu ve Ukrayna’nın Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’na (NPT) katıldığı takdirde -nükleer olmayan bir devlet olarak- alacağı güvenlik güvencelerini belirtti.

Kaynak: Ivan Milutinovic/Reuters

Ukraynalı BM arabulucuları, 1994 yılında Sırbistan’ın kuzeyindeki Novi Sad kasabasında. NATO bölgede hava saldırıları düzenlemişti.

8 Şubat, 1994: Ukrayna NATO’nun Barış için Ortaklığı’na Katılır

Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü (NATO) Ukrayna’yı, NATO üyesi olmayan tüm Avrupa ülkelerine ve eski Sovyet ülkelerine açık bir işbirliği düzenlemesi olan Barış için Ortaklık’a davet etti. Ukrayna ve Macaristan ortaklığın beşinci ve altıncı üyeleri oldu. Aynı yılın Haziran ayında bir sonraki üye ülke Rusya oldu ve 2014’te NATO ilişkiler resmi olarak askıya alana kadar -ortak askeri tatbikatlar da dahil olmak üzere- NATO ile çeşitli işbirliği aktiviteleri yürüttü. Soğuk Savaş bittiğinde Rusya NATO’nun doğuya doğru genişlemesine karşı çıkmıştı. Yine de, on üç eski ortaklık üyesi sonunda ittifaka katıldı.

Kaynak: Viktor Korotayev/Reuters

Cumhurbaşkanı Leonid Kuçma basın toplantısı sırasında.

10 Temmuz 1994: Kuçma Cumhurbaşkanı Olur

Eski Başbakan Leonid Kuçma Cumhurbaşkanlık makamındaki Leonid Kravçuk’u seçimlerde mağlubiyete uğrattı. Böylelikle ilk kez bir eski Sovyet cumhuriyetinde görev makamındaki bir Cumhurbaşkanı mağlup edilmiş olur. Kuçma’nın Cumhurbaşkanlığı, yavaş ekonomik büyüme, birkaç ekonomik kriz ve aşırı boyutlara varan yolsuzluk suçlamaları ile dikkat çekti. 

Kaynak: Win McNamee / Reuters

Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin, ABD Başkanı Bill Clinton, Ukrayna Cumhurbaşkanı Leonid Kuçma, ve İngiltere Başbakanı John Major Budapeşte Memorandumu’nu imzalarken. 

5 Aralık, 1994: Budapeşte Memorandumu’u imzalanır

Ukrayna’nın nükleer olmayan bir devlet olarak NPT’ye katılmasının ardından, Güvenlik Teminatları Üzerine Budapeşte Memorandumu Rusya, Ukrayna, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından imzalandı. Rusya, Birleşik Krallık ve ABD; Ukrayna’nın egemenliği, toprak bütünlüğü, bağımsızlığına saygı göstereceklerini ve Ukrayna aleyhine tehdit ve güç kullanımında bulunmayacaklarını taahhüt ettiler.

 

1996

Kaynak: Sovfoto/Universal Images Group via Getty Images

Yeni anayasalarının onaylanmasını kutlayan Ukraynalılar. 

28 Haziran, 1996: Yeni Anayasa Onaylanır

Ukrayna Parlamentosu yeni anayasayı onayladı. Anayasa teorik olarak güçler ayrılığı ilkesini barındırsa da sistemdeki asıl nüfuz sahibi Cumhurbaşkanı oldu. Cumhurbaşkanı, başbakanı görevinden alabilme veya kabineyi feshetme yetkisine sahipti. Diğer yandan anayasa serbest konuşma özgürlüğünü ve özel mülkiyet hakkını garanti altına aldı ve Ukraynacayı devletin tek resmi dili olarak tanıdı. 

 

1997

Kaynak: Blake Sell/Reuters

NATO zirvesindeki imza töreninin ardından Ukrayna Cumhurbaşkanı Leonid Kuçma, NATO Genel Sekreteri Javier Solana ile belgeleri değiş tokuş ederken. 

9 Haziran, 1997: NATO-Ukrayna Ortaklığı Derinleşir

Kuçma NATO liderleri ile Madrid’de buluşur ve Ukrayna ile savunma ittifakı arasında özel bir ortaklık oluşturan bir belge imzalandı. Bu ortaklık çerçevesinde, bir NATO-Ukrayna Komisyonu yılda en az iki kez toplanması ve ilişkiler üzerine müzakere edilmesi kararlaştırıldı.

 

2000

Kaynak: Gleb Garaniç/Reuters

Yetkililerin Gongadze’yi arama çalışmalarını hızlandırmasını talep etmek için toplanan Ukraynalılar. 

Eylül 2000 – Kasım 2000: Gongadze Skandalı Protestolara Neden Olur

Kuçma yönetimindeki yolsuzluk iddialarını araştıran Ukraynalı gazeteci Heorhiy Gongadze 16 Eylül’de kayboldu. Kafası kesilmiş cesedi iki ay sonra Kiev’in dışındaki bir ormanda bulundu. Ses kayıtları sonunda, Kuçma’nın astlarına Gongadze’yi öldürme emri verdiğini ortaya çıkardı. Skandal, Ukrayna seçkinlerinin karıştığı yolsuzluklarla ilgili halk hoşnutsuzluğunu artırarak sokak protestolarına yol açtı. Batılı ülkeler Kuçma hükümetine verdikleri desteği yeniden gözden geçirdi.

 

2001

Kaynak: Mikhail Çerniçkin/Reuters

Milletvekilleri ile çevrili girişken Başbakan Viktor Yuşçenko, destekçi kalabalığa konuşma yapmaya hazırlanıyor. 

Nisan 2001: Başbakan Yuşçenko Reform Adımları Esnasında Devrilir

Parlamento, Başbakan Viktor Yuşçenko’ya güvensizlik oyu verir ve başbakan istifa eder. Güvensizlik oyunun 1999’da Yuşçenko’yu başbakanlığa aday olarak gösteren Kuçma ile ittifak halindeki partiler tarafından verilmesi gözlemcileri şaşırttı. Yuşçenko ve yardımcısı Yulia Timoşenko, daha sonraları Kuçma’nın oligark destekçileri tarafından pek hoş karşılanmayacak enerji sektör reformu için çalışıyordu.

 

2004

Kaynak: Sergey Supinski/AFP via Getty Images

Polis, muhalif göstericiler tarafından etrafı sarılmış Kiev’deki parlamento binasını koruyor. 

Kasım 2004 – Aralık 2004: Turuncu Devrim Hatalı Seçim Sonucunu Bozar

2004 Cumhurbaşkanlığı yarışı, Batı yanlısı Yuşçenko’ ile Viktor Yanukoviç’i karşı karşıya getirir. Yanukoviç, Kuçma’nın tercih ettiği ve Moskova tarafından da desteklenen adaydı.

Seçimler, Avrupa Birliği, NATO ve Batı ile daha yakın ilişkiler isteyenler ile Rusya ile yakınlaşma isteyenler arasında çekişmeli geçti. Eylül ayında Yuşçenko esrarengiz bir şekilde dioksin zehirlenmesi geçirdi; sağ kurtuldu ancak yüzünde biçim bozuklukları oluştu. İki hatalı oylama turunun Yanukoviç lehine sonuçlanmasının ardından, Yuşçenko’nun kampanya rengi olan turuncu giyinmiş çok sayıda protestocu sokaklara döküldü ve Aralık ayında Yuşçenko’nun kazandığı bir yeniden oylamaya zorladı. Gürcistan’ın Gül Devrimi’nden bir yıl sonra yeniden bir eski bir Sovyet ülkesinde yaşanan ikinci sözde renkli devrim, Moskova’da alarm zillerini çalmaya başladı.

 

2006

Kaynak: Ivan Çerniçkin/Reuters

Kiev yakınlarında, Boyarko kasabasında, ana boru hattında çalışan Ukraynalı bir operatör. 

Ocak 2006: Rusya Gazı Keser

Yuşçenko hükümeti ile Rusya devletinin sahip olduğu Gazprom şirketi arasındaki fiyat ve nakil üzerine çıkan anlaşmazlık, Ukrayna üzerinden Rus gazını ithal eden Avrupa ülkelerinde arzın hızla düşmesine neden olan bir gaz kesintisi ile sonuçlandı. Anlaşmazlık Rusya’nın Avrupa’ya yaptığı gaz ihracatının %80’inin Ukrayna’dan geçmesiyle Rusya ile Ukrayna arasındaki karşılıklı bağımlılığı öne çıkardı. Aynı zamanda, Ukrayna tarihsel olarak piyasa fiyatının altında ödediği kendi doğal gaz arzının büyük kısmı için de Rusya’ya bel bağlıyordu. Gaz kesintisi tam da Yuşçenko’nun halk desteğini sarsmaya başlayan bir ekonomik kriz esnasında meydana geldi.

 

2008

Kaynak: Natalia Kolesnikova/AFP via Getty Images

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 2008 Bükreş zirvesindeki NATO – Rusya konsey toplantısının ardından konuşuyor. 

3 Nisan, 2008: NATO’nun Genişleme Teşebbüsü Muhalefetle Karşılaşır

NATO yirmi ikinci zirvesine, örgüt üyeliğinin öncüsü olan Üyelik Eylem Planlarını (Membership Action Plans – MAP) Hırvatistan, Gürcistan ve Ukrayna’ya sunup sunmaması gerektiği konusundaki bir tartışmanın ortasında başladı. Ancak NATO yetkilileri ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki görüşmelerde Putin, MAP’lerin Gürcistan ve Ukrayna’ya genişletilmesine karşı olduğunu ifade etti. Bir fikir birliğine varamayan NATO üyeleri, her ikisine de bir MAP sunmayı reddetti. Ayrı bir görüşme sırasında Putin’in ABD Başkanı George W. Bush’a Ukrayna’nın “gerçek bir ulus devlet bile olmadığını” söylediği bildirildi.

Kaynak: Gleb Garaniç/Reuters

Rus zırhlı araçları Gürcistan’ın Gori kentinin dışında ilerliyor. 

Ağustos 2008: Rusya Gürcistan’ı İşgal Eder

Rus birlikleri, Gürcistan’ın Güney Osetya’daki ayrılıkçıların kalesine düzenlediği askeri operasyonun ardından Gürcistan’ı işgal etti. İşgal, beş gün süren bir savaşa dönüştü ve Gürcistan topraklarının aşağı yukarı beşte birini temsil eden ayrılıkçı Gürcü cumhuriyetleri Abhazya ve Güney Osetya’da Rus nüfuzunun artmasıyla sonuçlandı. Yuşçenko Gürcistan’ın yanında yer alarak Kiev ile Moskova arasındaki gerilimi daha da arttırdı. Çoğu ülke tarafından tanınmasa da Rusya her iki cumhuriyeti de bağımsız devletler olarak tanıdı.

Kaynak: Charles Platiau/Reuters

Avrupa Komisyonu Başkanı Jose-Manuel Barroso, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yuşçenko, Paris’teki AB-Ukrayna zirvesinden önce selamlaşıyor. 

Eylül 2008: AB ile Yeni İlişkiler Üzerine Müzakereler Başlar

AB ve Ukrayna yeni bir “ortaklık anlaşması” için müzakerelere başladı ve “Ukrayna’nın geleceği Avrupa’da” başlığında bir bildiri yayınladı. AB, bu tür anlaşmaları, ülkeleri AB ile daha yakın siyasi, hukuki ve ticari bağlar geliştirmeye bağlayan ve bazen bloğa katılıma yol açan yasal olarak bağlayıcı sözleşmeler olarak görmektedir. Ortaklık Anlaşması’nın uygulanması, Ukrayna’yı AB standartlarına yaklaştıracak büyük değişiklikler anlamına gelebilirdi.

 

2010

Kaynak: Sergei Supinsky/AFP via Getty Images

Viktor Yanukoviç Kiev’deki bir mitingde destekçilerini selamlıyor. 

7 Şubat, 2010: Yanukoviç Cumhurbaşkanı Seçilir

Yanukoviç, dönemin başbakanı Timoşenko’yu oek çok uluslararası gözlemcinin özgür ve adil olarak değerlendirdiği Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde az farkla yendi. ABD’li siyasi danışmanlarının da desteği ile Yanukoviç AB entegrasyonuna daha açık bir portre çizdi. Yanukoviç’in zaferi, ekonomik sıkıntıyla geçen birkaç yılın ardından Timoşenko ve Yuşçenko’nun seçmenlerini hayal kırıklığına uğrattıklarının bir işareti olarak tarihe geçti.

   

2011

Kaynak: Sergei Svetlitsky/AFP via Getty Images

Eski Başbakan Yulia Timoşenko adliyenin önünde. 

Mayıs 2011 – Aralık 2011: Timoşenko Mahkûm Edilir, Brüksel Anlaşmayı Dondurur

Yanukoviç Timoşenko’yu “görevi kötüye kullanma” suçundan tutuklattı ve 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Uluslararası gözlemciler, soruşturmayı Yanukoviç’in ana rakibini saf dışı bırakmak için siyasi olarak gerekçelendirilmiş bir yol olarak görüyorlar ve ABD büyükelçisi, birçok kişi tarafından da paylaşıldığı üzere, davayı bir saçmalık olarak nitelendiriyor. Hapis cezası, Avrupa Birliği ile ticari ve siyasi bağların iyileştirilmesine ilişkin müzakereleri durdurdu. Brüksel, Aralık ayında Kiev’de yapılacak AB-Ukrayna zirvesinde Ortaklık Anlaşması’nı sonuçlandırmayı reddetti.

 

2013

Kaynak: Sergei Karpukhin/Reuters

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç, Moskova’da bir araya geldi. 

21 Kasım, 2013: Yanukoviç AB Müzakerelerinden Çekilir

Ukrayna hükümeti, Litvanya’da gerçekleştirilecek AB-Ukrayna zirvesinde Ortaklık Anlaşması’nı imzalamayacağını belirtti. Yanukoviç yönetimi Avrasya Gümrük Birliği’ne katılmak için Rusya ile diyaloglarını sürdüreceğini açıkladı. Hemen sonrasında Kiev’de protestolar baş gösterdi.

 

2013 – 2014

Kaynak: Stringer/Reuters

Hükümet karşıtı bir protestocu, Kiev’deki Bağımsızlık Meydanı’nda çevik kuvvet polisiyle çıkan çatışmalar sırasında bir heykelin tepesinden ulusal bayrağı sallıyor. 

Kasım 2013 – Şubat 2014: Euromeydan Protestoları Hükümetin Düşmesine Neden Olur

Yanukoviç’in AB bağları konusundaki açıklamasını protesto etmek için çok sayıda Ukraynalı toplandı. Çoğunlukla barışçıl olan gösteriler Kiev’in ana meydanında (Maidan – Meydan) iki ay kadar devam etti. Hükümetin protestocuları dağıtmak için harekete geçmesi ile gösteriler şiddete başvurdu ve alınan sıkı önlemler 100’den fazla kişinin ölümü ile sonuçlandı. 21 Şubat’ta Yanukoviç ve muhalefet liderleri yıl sonundan önce cumhurbaşkanlığı seçimlerini planlayan bir anlaşmaya vardılar. Bundan kısa süre sonra Yanukoviç Rusya’ya kaçtı. Geriye, protestocuların ülkede yolsuzluğunun kanıtı olarak gördüğü müsrifçe dekore edilmiş bir saray bıraktı. Ukrayna’nın cumhurbaşkanı vekili ve başbakan vekili, en büyük önceliklerinin Ukrayna’yı Avrupa’ya yakınlaştırmak olacağını açıkça belirtti.

 

2014

Kaynak: Draçev/AFP via Getty Images

Ukrayna kontrolünü Nazizm ile karşılaştıran ve bunun yerine Ukrayna’nın Rusya’ya katılmasını destekleyen Kırım’da bulunan bir kampanya posteri. 

Şubat 2014 – Mart 2014: Rusya Kırım’ı Ele Geçirir ve Referandum Yapılır

Küçük yeşil adamlar ve Rus üniformalı ancak rütbe işaretleri çıkarılmış Rus askerler de dahil olmak üzere Rus yanlısı güvenlik güçleri yerleşik halkın çoğunluğunu Rusların oluşturduğu Ukrayna’nın Kırım yarımadasını ele geçirdiler. Bundan kısa süre sonra yetkililer, Kırımlı seçmenlerinin Rusya’ya katılıp katılmayacaklarına karar verdikleri tartışmalı bir referandum düzenledi. Brüksel referandumu “yasadışı ve gayrimeşru” olarak nitelendirdi ve Washington asla kabul etmeyeceğini açıkladı. BM Genel Kurulu’nun 100-11 oyla referandum sonucunu tanımadığını belirtmesine rağmen Rusya Kırım’ı 21 Mart’ta ilhak etti ve Sekizler Grubu’ndan (G8) atıldı. Bir ay sonra, Putin Rus askerlerinin ilhaka dahil olduklarını kabul etti ve bunun Kiev’den gelen şiddet tehdidine karşı bölgede etnik Rus grubunun korunması için yapıldığını belirterek gerekçelendirdi.

Kaynak: Alexander Khudoteply/AFP via Getty Images)

Rus yanlısı aktivistler, sözde Donetsk Halk Cumhuriyeti bayrağını çekiyorlar.

Nisan 2014: Rusya Kanlı Ayrılıkçı Savaşı Destekler

Rusya, Ukrayna’nın doğusundaki Donbas bölgesinde hükümet binalarını ele geçirmek için silahlı bir ayrılıkçı hareketi kışkırttı. Ukrayna kuvvetleri direndi ancak sınır boyunca Rus birliklerinin birikmesiyle çok daha geniş bir savaşın çıkmasına karşı temkinli davrandı. 2022’nin başlarına kadar bölgedeki çatışmalar, dörtte biri sivil ve ülke içinde yerinden edilmiş iki milyon Ukraynalı olmak üzere on dört binden fazla ölümle sonuçlandı. İki bölgenin parçaları -Donetsk ve Luhansk- kendi bağımsız cumhuriyetlerini ilan ettiler.

Kaynak: Sergei Supinsky/AFP via Getty Images

Seçim gecesi Cumhurbaşkanı adayı Petro Poroşenko. 

25 Mayıs, 2014: Poroşenko Cumhurbaşkanı Seçilir

Batı yanlısı bir oligark olan Petro Poroşenko, Ukrayna Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turunda kesin bir zafer kazanır. Poroşenko Ukrayna’yı Avrupa’ya yakınlaştırarak ekonomiyi düzelteceğine ve bağımsızlıktan beri Ukrayna’nın peşini bırakmayan yolsuzluğun kökünü kurutacağına söz verdi. ABD Başkanı Barack Obama’nın yönetimi Poroşenko’ya yolsuzlukla mücadelesinde yardım sinyalleri verdi ve Başkan Yardımcısı Joe Biden’i Ukrayna’nın baş elçisi olarak görevlendirdi.

Kaynak: Pierre Crom/Getty Images

Malezya Havayolları 17 sefer sayılı uçuşunun enkazı, Ukrayna’nın doğusunda bir tarlada yanıyor. 

17 Temmuz, 2014: Yolcu Uçağı Rus Füzesi Tarafından Vurulur

Amsterdam’dan Kuala Lumpur’a giden Malezya Havayolları uçağı, Rus ve Rus vekil güçleri tarafından kontrol edilen Doğu Ukrayna toprakları üzerinde karadan havaya füzeyle vuruldu ve uçaktaki 298 kişinin tamamı hayatını kaybetti. Hollanda öncülüğündeki bir soruşturma daha sonra, füzenin bir Rus ordusu tugayı tarafından temin edildiği için Rusya’nın sorumluluk taşıdığını ortaya çıkardı, ancak Rusya sorumluluğu reddetti.

Kaynak: Anatolii Stepanov/AFP via Getty Images

Ukrayna tanklarından oluşan bir konvoy Eylül 2014’te Donetsk bölgesinden geçiyor. 

5 Eylül, 2014: Birinci Minsk Anlaşması İmzalanır

Rus birlikleri, Donbas’ın kontrolünü yeniden ele geçirmenin eşiğinde olan Ukrayna kuvvetlerini geri püskürtmek için Ukrayna’ya girdi. Kısa bir süre sonra, müzakereciler savaşı sona erdirmeyi amaçlayan birinci Minsk Anlaşmasını imzaladılar. Ancak, Anlaşma’nın şartları uygulanmıyor ve temas hattı boyunca taraflar arası mücadele devam ediyor.

 

2015

Kaynak: Grigory Dukor/Reuters

Minsk’teki barış müzakerelerinin ardından Alman Şansölye Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande. 

11-12 Şubat 2015: İkinci Minsk Anlaşması İmzalanır

Putin ve Poroşenko, doğu Ukrayna’da ateşkesi müzakere etmek için Minsk’te bir araya geldi. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ve Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in önderliğinde, derhal bir ateşkes ve “güvenlik bölgesi” oluşturmak için tüm ağır silahların geri çekilmesi de dahil olmak üzere, savaşı sona erdirmek atılması gereken için on üç adımı belirleyen bir anlaşmaya vardılar. Temas hattı boyunca çatışmalar ve bombardımanlar halen zaman zaman alevleniyor. Uluslararası gözlemciler Rus ve Rus vekil güçlerini daha fazla sorumlu tutsa da her iki taraf da anlaşmanın ihlaliyle ilgili karşı tarafa suçlamalarda bulunuyor.

 

2017

Kaynak: Gleb Garaniç/Reuters

Bir askeri geçit töreni sırasında Ukraynalı bir asker anti-tank füzesini gösteriyor. 

Aralık 2017: ABD’nin Ölümcül Silahlarının Satışına İzin Verilir

Başkan Donald J. Trump yönetiminde ABD, Obama yönetiminin izin verdiği ölümcül olmayan askeri yardımın ötesine geçerek Ukrayna’ya ölümcül silah satışını onayladı. O yaz Trump, Kurt Volker’ı Ukrayna müzakereleri için özel elçisi olarak atamıştı. Bundan önce, ABD Kongresi, Ukrayna için yüz milyonlarca dolarlık ek askeri yardıma izin veren Ukrayna Güvenlik Yardım Girişimi’ni oluşturmuştu.

 

2019

Kaynak: Murad Sezer/Reuters

Ekümenik Patrik Bartholomeos ve Ukrayna Ortodoks Kilisesi başkanı Metropolitan Epifaniy, Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin bağımsızlığı adına düzenlenen törene katıldı. 

Ocak 2019: Ortodoks Kilisesi’nde Bölünme Yaşanır

Ortodoks Hıristiyanlığın önde gelen otoritesi olan Konstantinopolis Ekümenik Patriği, Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin bağımsızlığını tanıyarak, onu Kremlin ile yakın bağları olan ve Ukrayna kilisesini yüzyıllardır denetleyen Rus Ortodoks Kilisesi’nden resmen ayırmış oldu. Rusya, ABD’yi Moskova’yı zayıflatmak için bu bölünmeyi teşvik etmekle suçladı ve bir Kremlin sözcüsü “Rusların ve Rusça konuşanların çıkarlarını” savunma sözünü yeniden verdi.

Kaynak: Valentyn Ogirenko/Reuters

Volodimir Zelenski kampanya merkezindeki ilk sandık çıkış anketinin duyurulmasının ardından kutlama yapıyor. 

Nisan 21, 2019: Volodimir Zelenski Seçilir

Bir televizyon komedyeni ve siyaset acemisi olan Volodimir Zelenski, Poroşenko’yu yenerek oyların yüzde 70’inden fazlasını aldı ve ikinci tur Cumhurbaşkanlığı seçimini kazandı. İki ay sonra, Zelenski’nin partisi de parlamentoda çoğunluğu elde etti ve böylece bağımsızlıktan bu yana ilk kez Ukrayna Cumhurbaşkanı parlamentoda çoğunluk partisine sahip oldu. Zelenski kampanyasında yolsuzluğa ve yoksulluğa karşı mücadele ve doğudaki savaşı sona erdirme sözü vermişti; pek çok kişi seçimleri Poroşenko’ya ve onun yolsuzluğun kökünü kazımadaki başarısızlığına ret olarak gördü.

Kaynak: Jonathan Ernst/Reuters

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski ABD Başkanı Donald J. Trump ile yaptığı BM Genel Kurulu sırasındaki ikili görüşmesinde konuşmaları dinliyor.

25 Temmuz 2019: Bir Telefon Konuşması Geri Teper

Trump ve Zelenski, daha sonra ABD Kongresi tarafından gücün kötüye kullanılması ve adaletin engellenmesine ilişkin bir görevden alma soruşturmasının odak noktası haline gelen bir telefon görüşmesi yaptılar. Bir ABD hükümet muhbiri, bir telefon görüşmesi sırasında Trump’ın Zelenski’yi 2020 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde önde gelen Demokrat adaylarından Biden’ı soruşturmak için görevlendirmesi ve iddialara konu olan bu girişimiyle ilgili endişelerini dile getirdi. Kasım ayında, bazı eski ve bugünkü ABD’li yetkililer, Trump yönetiminin bir Trump-Zelensky toplantısını ertelediği ve Kiev’in Biden’ı soruşturması için kongre tarafından onaylanmış askeri yardımı askıya aldığına dair kanun koyucular önünde ifade verdi. Beyaz Saray yetkilileri, şikayetleri siyasi güdümlü olarak reddetti ve Ocak 2020’de Trump, çoğunlukla kendi partisinin çizgisinde gerçekleştirilen bir Senato oylamasında beraat etti.

 

2020

Kaynak: John Thys/AFP/Getty Images

Cumhurbaşkanı Zelenski, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile Brüksel’de bir toplantı gerçekleştiriyor. 

Haziran 2020: NATO’ya Daha Derin Taahhütlerde Bulunulması

Ukrayna, Haziran ayında NATO tarafından yürütülen görev ve tatbikatlarda daha derin işbirliğine sahip ülkeler -Avustralya, Gürcistan, Finlandiya, Ürdün ve İsveç- arasına katılarak NATO’nun Gelişmiş Fırsatlar Ortağı seçildi. İttifak, bu yeni statünün “NATO üyeliğine ilişkin herhangi bir peşin hükümde bulunmayacağını” belirtti. Eylül ayında Zelenski, üyelik elde etmek amacıyla NATO ile belirgin bir ortaklığın geliştirilmesini sağlayan Ukrayna’nın yeni Ulusal Güvenlik Stratejisini onayladı. Önceki yıl, Zelenski’nin selefi Ukrayna’nın NATO ve AB üyesi olmasını taahhüt eden bir anayasa değişikliğini imzalamıştı.

 

2021

Kaynak: Anna Marçenko/TASS/Getty Images

Viktor Medvedçuk, Kiev istinaf mahkemesinin huzurunda çıkıyor. 

Şubat 2021: Zelenski Moskova Yanlısı Oligarkların Üstüne Gider

Zelenski başta Viktor Medvedçuk -iş adamı, Ukrayna’nın Rus yanlısı en büyük siyasi partisinin genel başkanı ve Putin’in yakın dostu- olmak üzere oligarkların aleyhine bir dizi önlem aldı. Hükümet Medvedçuk’un finansal varlıklarını üç yıllığına dondurdu ve kontrolündeki Rus yanlısı üç televizyon kanalını yanlış bilgiler yaydıkları gerekçesi ile kapattı. Aynı yılın Mayıs ayında, yetkililer Medvedçuk’a Kırım’daki petrol ve gaz üretim lisanslarını Rus makamlarına devrettiği gerekçesiyle vatana ihanet suçlamasında bulundular. Zelenski, bu hamlelerin ülkenin savunması için gerekli olduğunu söylerken, Putin bunları Rusya karşıtı önyargılardan kaynaklandıklarını gerekçesiyle şiddetle kınadı.

Kaynak: Stringer/Reuters

Rus birlikleri, Taganrog’daki bir askeri havaalanındaki tatbikatlara katılıyor. 

Nisan 2021: Rus askeri güçlenmesi alarm zillerini çalar

Ukrayna ve AB üye ülkelerinden yetkililer, Ukrayna sınır bölgelerinin yakınında ve Kırım’da son dönemde rastlanan Rus askeri konuşlandırmaları konusunda uyarıda bulundu. Tank, roketatar ve diğer silahlarla birlikte yüz binden fazla askerden oluşan konuşlandırmayı analistler 2014 yılındaki Kırım ilhakından bu yana Rusya’nın en büyük askeri oluşumu olarak nitelendirdi. Mevcut ABD Başkanı Biden ve Putin, Ukrayna da dahil olmak üzere bir dizi çekişmeli konuyu tartışmak ve stratejik istikrar ve siber güvenlik üzerine diyaloglar başlatmak için Haziran ayında buluşacakları bir zirvede anlaştı. Sonraki ay Putin, Ukrayna sınırlarının meşruiyetini sorguladığı, Rusların ve Ukraynalıların “tek halk” olduğunu iddia ettiği ve ikili ilişkilerin çöküşünü dış kaynaklı entrika ve Rus karşıtı komplolara yüklediği “Ruslar ve Ukraynalıların Tarihsel Birliği Üzerine” başlıklı bir makale yayınladı.

Kaynak: Peter Kovalev/TASS/Getty Images

Kuzey Akım 2 boru hattı Rusya’nın Leningrad eyaletinde başlıyor. 

Eylül 2021: Kuzey Akım 2 Boru Hattı Tamamlanır

Rus enerji şirketi Gazprom, Baltık Denizi’nin altından Almanya’ya doğal gaz taşıyacak ve mevcut bir transit ülke olan Ukrayna’nın önemli bir gelir kaynağını kesebilecek bir boru hattı olan Kuzey Akım 2’nin inşaatını tamamladı. Kiev’deki liderler, Moskova’nın Avrupa’nın geri kalanına gaz dağıtımını ikiye katlayabilecek boru hattını jeopolitik bir silah olarak kullanacağını iddia ederek gelişmeyi protesto ettiler. Biden yönetimi boru hattına karşı çıkıyor fakat yaptırımları ertelemeyi kabul etti ve Ukrayna adına alternatif enerji projelerini finanse etmek için Almanya ile bir anlaşmaya varmaya çalışıyor. Ukrayna yakınlarındaki Rus askeri yapılanmasının tam da ortasında, Almanya, projeye dahil olan Alman merkezli bir şirketin, gazın akabilmesi için idari adımlar atması gerektiğini ve bunun 2022 ortasına kadar sürebilecek bir süreç olduğunu belirtti.

 

2021 – 2022

Kaynak: Maxar Technologies/Reuters

Bir uydu görüntüsü, Ocak 2022’de Ukrayna sınırına yaklaşık 160 mil uzaklıktaki Rusya’nın Yelnya kasabasındaki tankları ve diğer askeri teçhizatı gösteriyor. 

Aralık 2021 – Ocak 2022: Rusya Güvenlik İmtiyazları Talep Eder

Rusya, Ukrayna sınırı boyunca on binlerce askeri seferber etmeye devam ederken, Putin hükümeti ABD ve NATO’dan bir dizi güvenlik garantisi talep etti. Bu, ABD ve NATO’nun siyasi ve askeri faaliyetlerine, özellikle de NATO’nun genişlemesine yasak getirilmesine yönelik sıkı kısıtlamalar talep eden bir anlaşma taslağını da kapsıyor. Biden yönetimi Ocak ayında yazılı yanıtını iletti ancak çok az ayrıntı kamuoyuna açıklandı. Nitekim ABD, Ukrayna’nın hiçbir zaman NATO’ya kabul edilmemesi konusundaki Rusya’nın ısrarlı tutumuna karşı çıkıyor ve bölgede güvenlik için yeni parametreler teklif ediyor.

 

2022

Kaynak: Stringer/Anadolu Ajansı/Getty Images

Bağımsızlığını ilan eden Donetsk Halk Cumhuriyeti halkı, Rusya’nın bağımsızlığını tanımasının ardından kutlama yapıyor.

Şubat 2022: Rusya Ukrayna’dan Ayrılan Bölgeleri Tanır, Asker Gönderir

Putin, Kremlin tarafından bağımsız olarak tanınan Ukrayna’nın ayrılıkçı bölgeleri Luhansk ve Donetsk’e Rus güçlerini konuşlandırmaya başladı. Askerî harekât, Rusya’nın kısmen Ukrayna tarafından yönetilen bölgeler üzerinde tam kontrol sağlamaya çalışacağı ve bu hamleyi ülkenin daha geniş bir kısmını işgal etmek için bahane olarak kullanacağı yönündeki endişeleri artırıyor. Rus halkına hitaben yaptığı konuşmada Putin, Kiev’deki hükümetin yabancı güçler tarafından yönetilen bir “kukla rejim” olduğunu ve NATO’nun Moskova’nın güvenlik taleplerini görmezden geldiğini söyledi. Rusya’nın hamlelerine yanıt olarak Almanya, Kuzey Akım 2 boru hattının askıya alındığını duyururken, Amerika Birleşik Devletleri, AB ve İngiltere, Rus kuruluşlarına karşı ilave finansal yaptırımlar taahhüt ediyor.

 

Derya AZER

 

Sosyal Medyada Paylaş

48,083BeğenenlerBeğen
6,275TakipçilerTakip Et
8,648TakipçilerTakip Et
2,586AboneAbone Ol
Derya Azer
Lisans eğitimini Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde tamamladı. Bologna Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü, Adalet-Suç-Güvenlik programında yüksek lisans eğitimine devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Tarih:

Beğenebileceğinizi Düşündük
Yazılar

Explained – Politik Doğruculuk Belgesel Analizi

Politik doğruculuk diğer bir deyişle siyaseten doğruculuk günümüz popüler...

Metropol ve Birey: Kapitalizmin Kıskacında Bir Çözülme Hikâyesi

Özet Bu çalışma metropol ve birey arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Ekonomi...

Çin’in Son 10 Yılının En Önemli Siyasi Etkinliği: ÇKP 20. Ulusal Kongresi

2022 yılında, ülkelerin siyasi takvimlerinde önemli bir yere sahip...

1980 Darbesi’nin Türkiye’deki Sivil Toplum Kuruluşlarına Etkisi

Özet Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde sivil toplum kuruluşlarının önemli bir rolü...