2015’ten Günümüze Beyin Göçü: Türkiye-Birleşik Krallık Örneği 

0
48

Özet

Beyin göçü, gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru görülen gerek bireysel gerekse ülke içerisindeki çeşitli nedenler dolayısıyla yapılan bir göç şeklidir. Donanımlı bireyler; göç alan ülkeler için birer kazanım sağlarken, göç veren ülkeler için ise büyük kayıp meydana getirebilir. Ülkede eğitim alarak nitelikli hale gelen vatandaşın başka bir ülkeyi tercih etmesi, ülkenin eğitime yatırım yapmış ve yatırımın kazanıma dönüşme hedefini engelleyen bir olgu olarak da karşımıza çıkmaktadır. Gelişmiş ülkelerin de beyin göçü alımına, sağladıkları şartlarla ve çeşitli burslarla önem verdiklerini de görmekteyiz. Bu çalışmada beyin göçünün tarihinden kısaca bahsedilerek Türkiye’den giden nitelikli insanların neden başka bir ülkeyi tercih ettiğini veya etmek zorunda kaldığını belirterek Türkiye-Birleşik Krallık bağlamında beyin göçünü açıklamayı hedeflemiştir. 

Anahtar Kelimeler: Beyin göçü, Türkiye, Birleşik Krallık, donanımlı insan, kalkınma.

Abstract

Brain drain is a form of migration from developing and undeveloped countries to developed countries, both individually and for various reasons within the country. The highly skilled individuals make a profit for migrating countries, and a great loss for migrating countries. The country’s education and qualification of a citizen is a fact that the country has invested in education and is blocking the goal of investing in education. It is also seen that developed countries care about brain drain, the conditions they provide, and the various scholarships. In this study, the intention is to explain in the context of Turkey-United Kingdom, explaining why qualified people who came from Turkey chose or had to choose another country, by briefly mentioning the history of brain migration. 

Key Words: Brain drain, Turkey, United Kingdom, highly skilled, development.

Sponsorlu

Giriş

Küreselleşmenin etkisiyle içinde yaşadığımız dünyada hızla gerçekleşen değişim ve dönüşümlere tanıklık etmekteyiz. Liberalleşmenin, gelişen medyanın da etkisiyle ülkeler arası siyasi ve ekonomik sınırların ortadan kalkması nedeniyle herhangi bir ülke içerisindeki kriz diğer ülkelere yayılabilmektedir. Bu durum kriz yaşayan ülkelerden “nitelikli insan” olarak tabir edilen bilim insanları, sanatçılar gibi alanında uzmanlaşmış kişilerin gelişmiş ülkelere yerleşmesine neden olabiliyor. 

Göçün, göç gönderen ülkeye etkisi 3 temel yol ile olmaktadır. Bu yollar “3R” olarak adlandırılmakta olup bunlar: yurtdışı istihdam imkânları ile işsizlerin işe alınabilmesi (recruitment), işçilerin yerleştirilmesi (remittances) ve işçilerin geri dönüşleri (returns) şeklindedir (Bakırtaş, Kandemir, 2010). Uluslararası göçten beklenen gelenlerin nitelikli kişiler olmasıdır. 

Beyin göçü, 1960’lara gelindiğinde göç eden bilim insanlarının sayısının çok artması fark edilince ortaya atılan bir kavram olmuştur. Bu kavram Türk Dil Kurumu’na göre ”ileri düzeydeki meslek ve bilim adamları ile uzmanların bir başka ülkeye yerleşip çalışmak amacıyla kendi ülkelerinden ayrılması” olarak tanımlanmaktadır (TDK).

Khalid Koser gibi bazı yazarlar, gelişmiş ülkelerin donanımlı (highly skilled) göç için mücadele edeceklerinden, bu ülkelerde “yetenek savaşı” olarak tanımladıkları göç politikalarının görüleceğinden bahseder (Koser, 2007). Bu araştırmayı yaparken gelişmiş ülkelerin nitelikli bireyleri kazanabilmek için fon ayırdıklarını, başarılı öğrencilere çeşitli burslar sağlayarak ülkelerine yapılacak göçü cazip hale getirdiklerine rastladık. 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti yaşadığı istikrarsızlıklar, ekonomik krizler, siyasi olaylar gibi temel nedenlerden dolayı beyin göçünden muzdariptir. 1960 ve 1980 darbeleri ve 2016 darbe girişimi, 1973 ve 2001 ekonomik krizleri, eğitim imkânlarının kısıtlı oluşu, çeşitli dönemlerde mevcut hükümetin var olan politikalarının diğer ideolojilerle ters düşüşü değerleri olan “nitelikli bireylerin” ülkeden gitmeyi tercih ettikleri nedenler arasında ifade edilebilir. 

Bu araştırma, beyin göçünün tarihi kısaca açıklanarak yukarıdaki nedenleri daha da detaylı şekilde inceleyerek neden Türkiye’den gitmenin tercih edildiğini açıklamayı amaçlamaktadır. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti ve Birleşik Krallık’ın bu konudaki politikalarına da değinilecektir (Kaya, 2002). 

Coğrafi Yer

Değiştirerek (Genellikle

Kök Şehir/Ülkede

Kalınmaz)

Coğrafi Yer Değiştirmeden

(Kök Şehir/Ülkede Kalınır)

İç Beyin Göçü 

Dış Beyin

Göçü

Gizli Beyin

Göçü

Sanal Beyin Göçü

• Ülke içinde yer ve/veya kurum değiştirme 

• Kamudan özel sektöre geçiş 

• Ülke açısından fazla zararı yok

• Yetişilen kök

ülkeden başka ülkeye akış 

• Yetişilenülkeye

maddi

zararı ve değer kaybı çok fazla Transfer

ücreti yok 

• Zaman ve kıt kaynak israfı 

• Bedelsiz

ihracat

• Kendi ülkesinde

yabancı iş yerinde çalışma 

• Dış beyin göçünün

yaklaşık 2.5 katı büyüklükte 

• Düşük ücret ve sosyal hak alırlar

• Kendi ülkesinde yabancılara

bilgisayar/internet vasıtasıyla beynini kiraya verme 

•Sosyal, siyasal ve vatandaşlık

hakları verilmez

1. Beyin Göçünün Kısa Tarihi

Göç tarihi insanlık tarihi kadar eski bir kavram olmakla birlikte gelecekte de devam edeceği öngörülmektedir. M. Ö. 600-300 yılları arasında bilimin merkezi olarak görülen Atina’ya beyin göçleri gerçekleşmekteydi. Dönemin Atina’sında Platon’un M. Ö. 388’de kurduğu “Akademia” ve M. Ö. 335’de Aristoteles’in kurduğu “Lykeion” bilinen ilk araştırma ve öğrenim kurumları olmakla birlikte şehrin akademik cazibesini de artırmıştır. M. Ö. 300 yılından itibaren Potelemi Hanedanlığı döneminde İskenderiye’nin dünyanın bilim merkezi olması da şehri beyin göçünün odak noktası halinin alır. Önceleri politikacı ve Aristo’nun öğrencisi olan Demetrios ile fizikçi Straton şehre davet edilir. Demetrios’un kurulan İskenderiye Kütüphanesi ve Müzesi’nin yöneticiliğine getirilmesi sonrası çevreden çeşitli bilim insanlarının tercih ettiği bir bölge oldu. Yunan İmparatorluğu’nun zayıflamaya başlamasıyla Roma İmparatorluğu Atina’dan ve diğer Yunan sitelerinden beyin göçü alarak Yunan uygarlığının yerini almıştır (Kurtulmuş, 1992). M. S. 500’den itibaren İran bilim merkezi haline gelişti. Bizans’tan kaçmak zorunda kalan Nesturi, Hristiyan bilim insanlarının Cündişapur’da üniversite kurmalarıyla özellikle Hristiyan dünyasındaki araştırmacıların tercih ettikleri bölge olmuştur. 8. ve 9. yüzyıllarda Emeviler ve Abbasiler döneminde Şam ve Bağdat da önemli ilim merkezlerinden olmuştur (Yüksel, Bahar 2017; Kurtuluş, 2011). 

Ortaçağ’da kilisenin skolastik baskısı altında kalan Avrupalı bilim insanları, yazar ve düşünürler de göç ettiler. 16. yüzyıl düşünür ve yazarları kendi milletlerinde kalmak yerine “Avrupalılık ve hümanizme” sığınmayı uygun buldular. 14. Louis Fransa’sında da yoğun beyin göçüne rastlanmaktadır. Protestanlara karşı alınan kararlar ve baskılar üzerine Protestan aydınlar göç etmek zorunda kaldılar (Kurtulmuş, 2012). Ortaçağ’da Fransa’daki Katolik baskısından kaçan Protestan araştırmacılar İngiltere’ye sığınarak çok sayıdaki Yunanca ve Latince kaynakları İngilizceye çevirerek bilime katkı sunmuşlardır (Uyaroğlu, 2003).

Eski Türklerde Amu Derya (Ceyhun) ve Sir Derya (Seyhun) Nehirleri arasında kalan Maveraünnehir önemli bilim merkezlerinden biriydi. Araştırmacılara katkı sağlayan vakıf ve derneklerin zengin kütüphanelerinin olması çevredeki araştırmacılar için bölgeyi cazip hale getirdi. Ayrıca bölgede Ali Kuşcu, Uluğ Bey, Ahmet Yesevi, Kaşgarlı Mahmut, Yusuf Has Hacip, Farabi gibi ünlü bilim insanlarının bulunması da bölgenin cazip hale gelmesine katkı sağlamıştır. Bağdat ve Konya da beyin göçü alan önemli bilim ve sanat şehirlerindendi (Uyaroğlu, 2003).

1250 tarihine kadar 20 olan medrese sayısı, 16.yüzyılda 80’i bulmuştur. Bizans İmparatorluğunun zayıflaması ve 1204 tarihinde İstanbul’un Haçlılar tarafından kuşatılması sonrası, 1453’te İstanbul’un fethiyle Avrupa’dan; Padura, Oxford, Prag, Hiedelberg gibi birçok şehirden bilim insanı, sanatçı, edebiyatçı İstanbul’a gelmiştir. Aynı zamanda İstanbul,Mısır ve İran gibi İslam âleminden bilim adamlarına cazip gelen bir şehir de olmuştur. Fatih Sultan Mehmet’in ilim, felsefe, sanat ve edebiyata karşı duyduğu yakın ilgi nedeniyle İslam dini ile ilgili bilgilerin öğretildiği medreselerle birlikte İstanbul’da ilk defa tüm ilimlerin verildiği bir medrese kurulmuştur. Enderun’da da Yunanca ve Latince bilen bilginlere yer verilmiştir. Osmanlı döneminde matbaanın kurulmasından sonra 1700’lerin ortalarından itibaren Avrupa ile kurulan sıkı ilişkiler sonucu birçok Batılı bilim insanı Türkiye’ye göç etmiştir (Kurtuluş, 2011).

2. Dünya Savaşı nedeniyle ABD, Avrupa üniversitelerindeki mezunlardan gelen beyin göçü ile büyük kazançlar sağlamıştır. Asıl kazancı ise ülkeye göç edenlerin nitelikleri iki dünya savaşı döneminde artmasıyla başlamıştır. Özellikle Nazilerin 1933’te iktidara gelmesi sonrası Almanya ve Avusturya’dan kaçan Yahudi bilim adamlarının çoğu ABD’ye göç etmiştir. ABD’ye Rusya’dan 1919’da mühendis Wladimir Kosma Zwyorykin, 1952 Nobel Tıp Ödülü sahibi mikrobiyoloji uzmanı Selman Abraham Waksman, UNESCO’nun Kolingo Ödülü’nün sahibi Rus fizikçisi George Anthony Gamow gelmiştir. Atom bombası çalışmalarına katılmış Macar fizikçi Edward Teller, Hollanda’dan astronom Geiard Pieter Kuiper ve 1936 Nobel Kimya Ödülü’nü paylaşan Josephus Wilhelmus Debye ABD’ye göç eden isimler arasındadır. Fransız asıllı 1956 Nobel Ödülü’nü kazanmış olan André Coumand de ABD’ye göç etmiştir. Almanya’dan ABD’ye ise 1936 Nobel Tıp ve Fizyolojik Ödülü’nü paylaşan biyokimyacı Otto Leovi; yine biyokimyacı 1953 Nobel Fizyoloji Tıp Ödülü’nü paylaşan Fritz Albert Lipmann ve Albert Einstein gelmiştir. Avusturyalı fizikçi, 1936 Nobel Fizik Ödülü’nü paylaşan Victor Franz Hessue ve İtalya’dan göç eden Enrico Fermi gibi önde gelen bilim insanları da beyin göçü yapmıştır (Kurtuluş, 2011).

Türkiye’de ilk beyin göçü 1960’larda doktor ve mühendislerin göç etmesiyle başlar. Ülke içerisinde 1960 darbesi nedeniyle oluşan politik istikrarsızlıklar, düşük ücretler, iş bulmanın sınırlı ve daha zor bir hâl almış olması gibi etkenler yurt dışına giden öğrencilerin ülkelerine gelmeyerek gittiği ülkede yaşamayı tercih etmesine yol açmıştır. (Bakırtaş, Kandemir, 2010). 1970-1980’lerde gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerden gelişmiş ülkelere yılda 100 bin beyin göçü yapıldığı bilinmektedir (Babataş, 2007).

2. Türkiye’den Birleşik Krallığa Göçün Tarihsel Gelişimi 

1960’lı ve 1970’li yıllarda Türkiye’den Almanya, Belçika, Hollanda, Fransa gibi Batı Avrupa ülkelerine büyük bir işçi göçü yaşandı. Birleşik Krallık bu dönemde Türkiye’den yoğun bir işçi göçüyle karşılaşmadı. Türkiye pek çok Batı Avrupa ülkesiyle işgücü anlaşmaları imzalarken Birleşik Krallık ile bu konuda bir anlaşma imzalanmamıştır (Uysal, 2016). 

Birleşik Krallık, Türkiye’de yaşanan birtakım siyasi olaylar sonucu Türkiye’den bazı göç dalgalarıyla karşılaşmıştır. Maraş katliamı sonucu Aleviler, 1980 askeri müdahalesi sonrası siyasi sığınmacılar, 90’lı yıllarda artan terörle birlikte Kürtler gibi göçmen grupları Birleşik Krallık’a yerleşmiştir (Sirkeci, 2016). Birleşik Krallık ve diğer Avrupa ülkelerine Türkiye’den gelen göçmen dalgalarını karşılaştırırsak Birleşik Krallık’ın sadece ekonomik gerekçelerle gelen bir işçi göçüne değil Türkiye’nin siyasi koşullarının yarattığı göçlere maruz kaldığını söyleyebiliriz. Günümüz Türkiye’sindeki siyasi koşulların yarattığı beyin göçünün önemli bir durağının Birleşik Krallık olmasını bu bağlamda değerlendirebiliriz. 

1963 yılında Türkiye’nin Avrupa Ekonomi Topluluğu ile imzaladığı Ankara Anlaşması, Birleşik Krallık’ın da AET üyesi olmasıyla birlikte Türkiye’den göçmenlerin Birleşik Krallık’a yerleşmesini kolaylaştırmıştır. Bu anlaşma Birleşik Krallık’ta iş kuran Türk göçmenlerin oturma izni almasına yardımcı olmuştur. Anlaşmanın sağladığı bu imkândan daha eğitimli ve nitelikli göçmenler yararlanmıştır (Sirkeci, 2016). Dolayısıyla bu anlaşmanın Birleşik Krallık’a yapılan beyin göçünü kolaylaştırdığını söyleyebiliriz. Ancak Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılması ile birlikte 1 Ocak 2021’de Birleşik Krallık bu anlaşmadan çekilmiştir. Bu anlaşma üzerinden yapılan oturma izni başvuruları 2013 yılından beri her yıl artmış ve anlaşmanın son yılı olan 2020’de rekor seviyede başvuru yapılmıştır. Bu durum Türkiye’den Birleşik Krallık’a beyin göçü yapan girişimcilerin sayısının son on yılda arttığını da göstermektedir (BBC, 2020).

3. Türkiye’den Yapılan Beyin Göçü: Nedenler ve Sorunlar 

Soğuk savaşın sonlanması, küreselleşme ve teknolojinin gelişimi ile bireyler yaşamış oldukları ülkedeki imkânlar, demokrasi, adalet yapısı, eğitim kalitesi, ekonomik durum, yaşam şekilleri gibi birçok etkeni bir başka ülkeyle kıyaslar hale gelebilmiştir. Bu durumun insanların “daha iyi ülke” arayışına girme nedenlerinden birisi haline geldiğini ifade edebiliriz. 

Türkiye’de son yıllarda yurt dışına göç etmek isteyenlerin artması gündemdeki önemli konulardan biri haline geldi. Pek çok araştırma özellikle genç ve eğitimli insanların Türkiye’den göç etmek istediğini ortaya koyuyor (SODEV, 2020; MAK Danışmanlık, 2020). 

Uluslararası Eğitim Enstitüsü’nün (IIE) kurduğu Scholar Rescue Fund (Bilim İnsanı Kurtarma Fonu) direktörü olan Sarah Willcox, “Bu zamana kadar eşi benzeri görülmemiş sayıda başvuru aldıklarını ve bu başvuruların %65’inin Türkiye’den geldiğini belirtti (Arslan, 2016).

İngiltere merkezli Council for At-Risk Academics (Risk Altındaki Akademisyenler Konseyi) direktörü olan Stephen Wordsworth, konseyin geçen yıl haftada en fazla 4-5 başvuru aldığını; bu yıl ise bu sayının 15-20’lere kadar çıktığını ve bu başvuruların çok büyük bir kısmının Türkiye’den geldiğini belirtti (Şahin, 2016).

Beyin göçünün neden arttığını açıklamak için ülkede yaşanan siyasi, ekonomik ve toplumsal gelişmeleri ve bu gelişmelerin ülkenin genç ve eğitimli kesimine etkisini açıklamak gerekiyor. Son on yıl içerisinde Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının muhafazakâr bir toplum oluşturmaya çalışan politikaları ve bununla birlikte artan toplumsal kutuplaşmanın orta sınıf seküler gençler üzerinde rahatsızlık yaratması sonucu ortaya çıkan bir göç dalgasından bahsedebiliriz (Yüksel, 2019). 

“Great Scholarships” adıyla Birleşik Krallık üniversitelerinde Bangladeş, Çin, Mısır, Gana, Hindistan, Endonezya, Kenya, Malezya, Meksika, Nepal, Nijerya, Pakistan, Sri Lanka, Tayland ve Türkiye’den gelen öğrenciler için maddi destek veriliyor. Ayrıca bir yıllık lisansüstü eğitim için öğrenim ücretleri ise en az 10,000£ değerindedir. Büyük Britanya Kampanyası, Birleşik Krallık’tan katılan yükseköğretim kurumlarıyla British Council tarafından ortaklaşa finanse edilmektedir. Bunun dışında İngiliz Milletler Topluluğu ve Chevening bursları da bulunmaktadır (Study UK, 2020). Belirtilmiş olan bursların Birleşik Krallık’ı cazip hale getirdiğini belirtebiliriz. 

Seküler kesimin rahatsızlık duyduğu muhafazakâr politikaların AKP iktidarının ilk yıllarında yoğun olmadığını söyleyebiliriz. AKP’nin dindarlığı görünür kılması Cumhuriyet mitinglerinde olduğu gibi seküler kesimden birtakım tepkilere yol açtı ancak yaşam tarzına müdahaleye dönüşen politikalar Gezi Parkı olayları ile birlikte kitlesel bir tepkiye dönüştü. İçki satışına sınırlamalar getirilmesi (DW, 2021), İmam Hatip okullarının sayılarının artması (DW, 2019), kadınlığın anneliğe indirgenmesi (BBC, 2016) gibi eylem ve söylemlerin seküler kesimin yaşam alanını daraltması ile birlikte bu kesimin yurt dışına göç etme arzusunun arttığını söyleyebiliriz. Bu muhafazakâr uygulamalar sadece yaşam tarzına müdahale edilmesine yol açmadı, aynı zamanda toplumdaki kutuplaştırmayı da artırdı. Bu durum iktidarın ayrıştırıcı söylemlerinden de görülebilmektedir. Özellikle Gezi Parkı eylemcilerine “çapulcu” denilmesiyle artan kutuplaştırıcı söylemler daha sonrasında iktidarın seçim propagandalarının ayrılmaz bir parçası haline geldi. 2017 referandumunda “hayır” diyenlerin terörle ilişkilendirilmesi (AA, 2017), millet ittifakının zillet ittifakı olarak (DW, 2019) nitelendirilmesi bu duruma örnek olarak gösterilebilir. 

Ocak 2016’da 2000’in üzerinde akademisyen barış sürecinin yeniden başlaması ve Türkiye’nin güneydoğusunda “Kürtlerin ve diğer halkların kasten katledilmesi ve sınır dışı edilmesi” tanımlamalarına karşı akademisyenler, savaş karşıtı dilekçeyi imzaladı. Kendilerini “Barış İçin Akademisyenler” olarak adlandıran imzacı 700’ün üzerindeki akademisyen terör örgütü propagandası yapmakla suçlanmaktadır. Türk üniversitelerinde işlerini kaybeden akademisyenler, Türkiye’den ayrılarak Fransa, İngiltere ve ABD üniversitelerinde göreve geldiler (Redden, 2019).

Toplumsal ve siyasi faktörlerin dışında ekonomik faktörler de beyin göçüne neden olmaktadır. Türkiye, özellikle 2018 yılından sonra ciddi bir döviz ve borç krizi içine girdi. TL/Dolar kuru 2018 yılının başında 3,7 iken 2019 yılında 5,3’e, 2020 yılında 5,9’a, 2021 yılında ise 7,3’e yükselmiştir (TCMB). Türkiye’de işsizlik 2021’nin Ocak ayı itibariyle %12,2, genç işsizliği ise %24,7 seviyesindedir (TÜİK). Genç işsizlik oranının bu kadar yüksek olması ve ülke içerisindeki alım gücünün düşmesi genç nüfusun yurt dışına gitme arzusunu kuvvetlendiren faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. 2021 Ocak ayı itibariyle yıllık tüketici enflasyonunun %14.97 olduğu Türkiye’de (TÜİK) yaşanan ekonomik kriz, beyin göçünün en önemli nedenleri arasındadır. 

Birleşik Krallık, 80’li ve 90’lı yıllarda Türkiye’den siyasi nedenler yüzünden ayrılmak zorunda kalan göçmenlere ev sahipliği yaptı. Günümüzde yaşanan beyin göçü dalgasının da Türkiye’nin siyasi koşullarıyla bağlantılı olması daha önce yaşanan göç dalgalarıyla benzeştiği bir nokta olarak öne çıkıyor. Birleşik Krallık, Türkiye’den ayrılan siyasi göçmenlerin vardığı bir adres olma özelliğini sürdürüyor. Ancak bu yeni göç dalgasını sadece siyasi nedenlerle açıklamak eksik olacaktır. Siyasi atmosferin oluşturduğu toplumsal yapının halkın belli bir kesimini Türkiye’de yabancılaşmış hissettirmesi de bu göçün nedenleri arasındadır. Yabancılaşma hissinin Türkiye’nin eğitimli ve genç nüfusunda yoğun olması bu göçün beyin göçü şeklinde gerçekleşmesine neden olduğunu söyleyebiliriz. 

“Türkiye’den göç eden kişi sayısı 2017 yılında bir önceki yıla göre %42,5 artarak 253 bin 640 oldu. Bu nüfusun %54’ünü erkek, %46’sını ise kadın nüfus oluşturdu.” (TÜİK, 2017).

“Türkiye’den göç eden kişi sayısı 2018 yılında bir önceki yıla göre %27,7 artarak 323 bin 918 oldu. Bu nüfusun %53,3’ünü erkek, %46,7’sini ise kadın nüfus oluşturdu. Türkiye’den yurt dışına giden nüfusun 136 bin 740’ı T.C. vatandaşı iken 187 bin 178’ini yabancı uyruklu nüfus oluşturdu.” (TÜİK, 2018).

“2020 yılının ortalarına kadar, 622.000 kişinin İngiltere’ye göç ettiğini, 375.000 kişinin ise İngiltere’den göç ettiği tahmin ediliyor; böylelikle net uluslararası göç 247.000 olur. Net uluslararası göç, 2018 yılının ortalarına kadar 275.000 olup, bu rakam son beş yılın ortalamasından 6.000 ve geçen yıldan 45.000 daha fazladır.(Office For National Statistics, 2020)

Türkiye’den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2019 yılında bir önceki yıla göre %2 artarak 330 bin 289 oldu. Göç eden nüfusun %54,6’sını erkekler, %45,4’ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye’den yurt dışına giden nüfusun 84 bin 863’ünü T.C. vatandaşları, 245 bin 426’sını ise yabancı uyruklu nüfus oluşturdu.” (TÜİK, 2019).

Sonuç

Beyin göçü, küreselleşmeyle birlikte sık kullanılan bir kavram olarak gündemde yer ediniyor. Gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayan eğitimli ve nitelikli nüfus, kendi ülkelerinde potansiyellerini gerçekleştiremediği için gelişmiş ülkelere göç etmeyi arzuluyorlar. Birleşik Krallık, bu ülkelerden gelen beyin göçünün en önemli duraklarından biri olarak öne çıkıyor. 

Türkiye, özellikle son on yıldır beyin göçü veren bir ülke konumunda ve Birleşik Krallık da Türkiye’nin göç verdiği ülkelerin başında geliyor. Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki göçleri geçmişten günümüze incelediğimizde, Birleşik Krallık’ın diğer Avrupa ülkeleri gibi Türkiye’den işçi göçü almadığını görebiliyoruz. Birleşik Krallık’taki Türk nüfusun genellikle siyasi nedenler dolayısıyla göç etmiş kişilerden oluştuğunu inceledik. Günümüzde Türkiye’de yaşanan beyin göçü dalgasının siyasi bir arka planı olduğunu hesaba katarsak bu göç dalgasının Birleşik Krallık’a yönelmesi tesadüf değil. 

Türkiye’den giden beyin göçü sayısının azalması için AR-GE projelerine desteklerin artırılması, ülke içerisindeki genç işsizlik oranın düşmesi için döneme uygun iş sahalarının oluşturulması, ekonomik ve siyasi istikrarsızlıkları giderilmesi elzemdir. Hukuk ve eğitim gibi temel alanlarda reformlar yapılması gibi gereklilikler yerine getirilirse giden beyin göçü sayısında önemli bir düşüş yaşanacağı kanaatindeyiz. 

Ankara Anlaşması, Türkiye’den gelen göçmenlerin Birleşik Krallık’ta kalıcı bir şekilde ikamet edebilmesini sağladığı için yaşanan beyin göçü dalgasına katkı sağladığını söyleyebiliriz. Birleşik Krallık’ın Brexit nedeniyle 2021 yılında bu anlaşmadan çekilmesi ileride Türkiye’den gelen göç dalgasını yavaşlatabilir. Ancak beyin göçünü tetikleyen siyasi ve ekonomik nedenlerin varlığı sürdükçe Türkiye’den beyin göçünün kesilmeyeceğini ve Birleşik Krallık’ın da bir hedef ülke olarak bu durumdan etkileneceği sonucuna varabiliriz.

Batuhan DÜZGÜN

Hatice Vildan KABASAKAL

Göç Çalışmaları Staj Programı

Kaynakça

Anadolu Ajansı. (2017). Başbakan Yıldırım: Terör Örgütlerinin ‘hayır’ Dediği Yerde Vatandaşlarım Aynı Safta Olmayacaktır. Erişim Adresi: https://www.aa.com.tr/tr/vg/video-galeri/basbakan-yildirimteror-orgutlerinin-hayir-dedigi-yerde-vatandaslarim-ayni-safta-olmayacaktir/3#! (Erişim Tarihi: 03.08.2021). 

Arslan, R. (2016). Erişim Adresi: https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-37754038 (Erişim Tarihi: 28.07.2021).

Babataş, G. (2007). Beyin Göçü Ve Türkiye’nin Sosyo Ekonomik Yapısının Beyin Göçüne Etkisi. Öneri Dergisi, 7(28), 263-267. 

Bakırtaş T., Kandemir, O. (2010). Gelişmekte Olan Ülkeler Ve Beyin Göçü: Türkiye Örneği. Kastamonu Eğitim Dergisi, 18(3), 961-974. 

Deutsche Welle. (2021). Kapanma Öncesi Alkol Yasağı Tartışması. Erişim Adresi: https://www.dw.com/tr/kapanma-%C3%B6ncesi-alkol-yasa%C4%9F%C4%B1-tart%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1/a-57353987 (Erişim Tarihi: 03.08.2021).

Erem, O. (2020). Ankara Anlaşması: 31 Aralık’ta Sona Erecek Anlaşma Kapsamında Vize Başvuruları Rekor Kırıyor. Erişim Adresi: https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-55224051 (Erişim Tarihi: 01.08.2021).

Eskioğlu, F. (2019). Erişim Adresi: https://www.turkiyeturizm.com/ingilterede-turkiyedeki-5-sehirden-fazla-turk-yasiyor-59825h.htm (Erişim Tarihi: 01.08.2021).

Girit, S. (2016). Kadınlar Erdoğan’a Tepkili: ‘Anne Olmak İçin Yaratılmadık’. Erişim Adresi: https://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/06/160608_erdogan_kadin_annelik (Erişim Tarihi: 03.08.2021).

Karakaş, B. (2019, August 6). İmam Hatip Okullarının Sayısı Kadar Başarısı Da Artıyor Mu? Erişim Adresi: https://www.dw.com/tr/imam-hatip-okullar%C4%B1n%C4%B1n-say%C4%B1s%C4%B1-kadar-ba%C5%9Far%C4%B1s%C4%B1-da-art%C4%B1yor-mu/a-49904849 (Erişim Tarihi: 03.08.2021)

Kaya, M. (2009). Beyin Göçü / Entellektüel Sermaye Erozyonu. Eğitime Bakış (Eğitim Bir-Sen), 14-29.

Koser, K. (2007). International Migration A Very Short Introduction. New York: Oxford University Press. 

Kurtulmuş, N. (2012). Gelişmekte Olan Ülkeler Açısından Stratejik İnsan Sermayesi Kaybı: Beyin Gücü. Sosyal Siyaset Konferansları Dergisi, 0(37-38), 205-221 

Mak Danışmanlık. (2020). Türkiye Geneli Gençlik Araştırması. Erişim Adresi: https://www.makdanismanlik.org/mak-danismanlik-genclik-arastirmasi/ (Erişim Tarihi: 03.08.2021).

Official for National Statistics. (2021). Erişim Adresi: https://www.ons.gov.uk/peoplepopulationandcommunity/populationandmigration/populationestimates/bulletins/annualmidyearpopulationestimates/mid2020 (Erişim Tarihi: 03.08.2021).

Öğreten, T. (2019). Siyasette Kutuplaşma: Erdoğan’ın Zillet İttifakı Söylemi. Erişim Adresi: https://www.dw.com/tr/siyasette-kutupla%C5%9Fma-erdo%C4%9Fan%C4%B1n-zillet-ittifak%C4%B1-s%C3%B6ylemi/a-47729768 (Erişim Tarihi: 03.08.2021).

Redden E. (2019). Erişim Adresi: https://www.insidehighered.com/news/2019/07/01/about-700-academics-have-been-criminally-charged-turkey-their-signatures-petition (Erişim Tarihi: 01.08.2021). 

Sirkeci, İ. (2016). Little Turkey in Great Britain. Londra: Transnational Press. 

Sosyal Demokrasi Vakfı. (2020). Türkiye’nin Gençliği Araştırması Raporu. İstanbul. 

Study UK. (t.y.). Erişim Adresi: https://study-uk.britishcouncil.org/scholarships/great-scholarships (Erişim Tarihi: 03.08.2021).

Şahin E. (2016). Erişim Adresi: https://www.webtekno.com/gidiyorlar-bilim-insani-kurtarma-fonu-na-en-cok-basvuru-yapan-ulke-turkiye-h21451.html (Erişim Tarihi: 01.08.2021).

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı. (t.y.). Erişim Adresi: https://www.mfa.gov.tr/yurtdisinda-yasayan-turkler_.tr.mfa (Erişim Tarihi: 01.08.2021).

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası. Gösterge Niteliğindeki Merkez Bankası Kurları. Erişim Adresi: https://www.tcmb.gov.tr/kurlar/kurlar_tr.html (Erişim Tarihi: 03.08.2021). 

Türkiye İstatistik Kurumu. (2021). İşgücü İstatistikleri. Erişim Adresi: https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Isgucu-Istatistikleri-Ocak-2021-37486 (Erişim Tarihi: 03.08.2021).

Türkiye İstatistik Kurumu. (2021). Tüketici Fiyat Endeksi. Erişim Adresi: https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Tuketici-Fiyat-Endeksi-Ocak-2021-37379 (Erişim Tarihi: 03.08.2021).

Uysal, A. (2016). Londra’daki Türk Nüfusun Mekansal Dağılımı, Marmara Coğrafya Dergisi, 0(33), 534.

Yüksel, A., Ö. (2019). Türkiyeli Orta Sınıf Gençlerde Kültürel, Politik, Duygusal Dönüşüm Ve Yurt Dışına Göç Fikri. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi), Ankara.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here