Çocuklarda Kişisel Yetkinliklerin Geliştirilmesinde Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü: TEGV Örneği

0
142

ÖZET:

Sivil toplum en genel anlamıyla; devletten bağımsız, hukuksal bir çerçeveye tabi, toplum yararı için bir araya gelen gönüllü bireylerden oluşan ve bu amaca yönelirken herhangi bir karşılık veya maddi çıkar beklemeyen kuruluşlardır. Sivil toplumunun ve sivil toplum kuruluşlarının işleyişlerini sürdürebilmesindeki en önemli faktörlerden biri gönüllü çalışmalarıdır. Gönüllülük ise en basit anlamı ile kişilerin hiçbir maddi çıkar gözetmeksizin, kişinin irade ve istekleri doğrultusunda belli bir amaca yönelik çalışmalar gerçekleştiren dernek, vakıf, kuruluş ve sivil toplum kuruluşlarındaki faaliyetlere yetenek, beceri ve imkânları doğrultusunda destek vermesidir.

Sivil toplum; bir toplumdaki engelli, yoksul, göçmen, mülteci, azınlık olan etnik ve dini gruplar, bağımlılar, kadın ve çocuklar gibi dezavantajlı grupların dezavantajlarını azaltmak veya ortadan kaldırmak için çalışır. Sivil toplumun çalışma alanlarından biri olan çocuk alanında çocukların yaşadıkları en büyük dezavantajlarından biri eğitimde yaşadıkları fırsat eşitsizliğidir. Eğitimde fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmak için dünyanın dört bir yanındaki yerel, küresel düzeydeki resmî kurumlar ve sivil toplum kuruluşları faaliyet göstermektedir.

Yapılan bu çalışmada, sivil toplum kavramının neyi ifade ettiği incelenmiştir. Ayrıca sivil toplum kavramı çerçevesinde gönüllük kavramı, gönüllülük motivasyonlarının neler olduğu ve çocuk kavramı incelenmiştir. Bu yapılan incelemeler doğrultusunda çocukların kişisel yetkinliklerinin gelişmesinde Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının rolünün ne olduğu Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı örneği üzerinden ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Sponsorlu

Anahtar Kelimeler: Sivil Toplum, Sivil Toplum Örgütleri, Gönüllülük, Çocuk, Türkiye Eğitim Vakfı, Eğitimde Fırsat Eşitliği

ABSTRACT:

In the most general sense civil society; They are organizations that are independent from the state, subject to a legal framework, consisting of voluntary individuals who come together for the benefit of the society and do not expect any reward material benefit while moving towards to their goal. Voluntary work is one of the most important factors in the functioning of civil society and non-governmental organizations. Volunteering has no material interest. It supports the activities in associations, foundations, organizations and non-govermental organizations that works for a certain purpose in line with the will and wishes of the person, in line with their abilities, skills and opportunities.

Civil society works to reduce or eliminate the disadvantages of disadvantaged groups such as disabled ones, poor, immigrants, refugees, minority ethnic and religious groups, addicts, women and children in a society. One of the biggest disadvantages of children, which is one of the fields of civil society’s work, is the inequality of opportunity they experince in education. Local and global governmental institutions and non-governmental organizations operate all over the world to eliminate inequality of opportunity in education.

This article examines that what civil society is. Also, within the context of the concept of civil society, the term of volunteering, what kind of motivations volunteering have and the concept of child were examined. These examinations are held in Turkey as children’s personal skills development in what is the role of civil society organizations Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ( Turkey Education Volunteers Foundation ) has tried to put forward through the sample.

Keywords: Civil Society, Civil Society Organizations, Volunteering, Children, Türkiye Eğitim Vakfı (Turkey Education Foundation ), Equality Of Opportunity In Education

1. Giriş

Sivil toplum kavramı ilk kez Antik Yunan’da Aristo tarafından kullanılmıştır. O zamandan günümüze kadar sivil toplum ile ilgili birçok farklı tanımlama yapılmıştır. Şu an günümüzdeki en basit tanımı ile sivil toplum, belli bir amaç için toplanan gönüllülerden oluşan özerk yapılardır. Gönüllülük ise herhangi bir maddi çıkarı olmaksızın toplum yararı için çalışan kişilerdir. Sivil toplum kuruluşlarının çalışma gruplarından biri de çocuk alanıdır. Çocuk kavramı en basit tanımı ile 18 yaşından küçük bireydir.

Bu çalışmada, çocukların kişisel yetkinliklerinin gelişmesinde Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının rolünün ne olduğu anlatmak hedeflenmiştir. Bu rollerin neler olduğu, çocukların eğitimi konusunda faaliyet gösteren vakıflardan biri olan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı örneği üzerinden ele alınacaktır. Çalışmanın daha iyi açıklanabilmesi için sivil toplum ve gönüllülük kavramına, gönüllülük motivasyonlarına ve sivil toplum kuruluşlarının çalışma alanlarından biri olan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın üzerinde çalıştığı grup olan çocuk kavramına değinilecektir.

2. Sivil Toplum Kavramı

Sivil toplum en genel anlamıyla; devletten bağımsız, hukuksal bir çerçeveye tabi, toplum yararı için bir araya gelen gönüllü bireylerden oluşan ve bu amaca yönelirken herhangi bir karşılık veya maddi çıkar beklemeyen kuruluşlardır. Sivil toplum kendi kendini üreten ve kendi kendini destekleyen kuruluşlardır. Sivil toplum kuruluşları toplum yararı için toplum içinde sorumluluk üstlenen gönüllüler aracılığı ile resmi makamlar ve yurttaşlar arasında iletişim kurulmasını sağlar. Yani sivil toplum kuruluşları, özel alan ile devlet arasında aracı kurumdur. Sivil toplum kuruluşları bürokratik yapıların olmadığı ve demokratik işleyişin hâkim olduğu kuruluşlardır.

Sivil toplum kuruluşlarının özelliklerinden bir tanesi olan devletten bağımsız olması özelliği bazı yanlış anlaşılmalara sebep olabilir, devlet karşıtı olarak algılanabilir. Ancak sivil toplum kuruluşları vatandaşların aktif yurttaşlar haline gelip sivil toplum kuruluşları aracılığı ile var olan hükümeti denetleyerek devletin demokratikleşmesini sağlar. Peki sivil toplum kuruluşları vatandaşın aktif yurttaşlar haline gelmesini ve devletin demokratikleşmesini nasıl sağlar?

Sivil Toplum kuruluşları faaliyet gösterdiği alanlarda kamuoyu oluşturur. Ve bireylerde sivil toplum kuruluşlarına katılarak veya sivil toplum kuruluşu kurarak sosyal, ekonomik ve siyasal yaşantısı ile ilgili kararlarda söz sahibi olarak kararları etkileyebilir. Hükümetin yetkilerini sınırlandırır ve kontrol eder.

3. Sivil Toplum ve Gönüllülük

3.1.Gönüllülük Nedir?

Gönüllülük en basit anlamı ile kişilerin hiçbir maddi çıkar gözetmeksizin kendi irade ve istekleri doğrultusunda belli bir amaca yönelik çalışmalar gerçekleştiren dernek, vakıf, kuruluş ve sivil toplum kuruluşlarındaki faaliyetlere yetenek, beceri ve imkânları doğrultusunda destek vermesidir. Gönüllük kavramını biraz daha açmak gerekirse kişilerin maddi veya başka bir çıkar beklentisi içinde olmadan, sorumluluk duygusu ile toplumdaki bireylerin yaşam kalitesini ve refah seviyesini artırmak, eşitsizlikleri gidermek, politikalar oluşturmak, hak savunuculuğu yapmak için kendi hür iradesi ve isteğiyle bir toplumsal girişimin öncüsü olarak veya bu konudaki hali hazırda var olan sivil toplum kuruluşu, dernek ve bünyesindeki faaliyetlere bilgi, beceri, deneyim, finansal kaynakları ve zamanını kullanarak destek olmasıdır.

Gönüllüğün maddi veya başka türden bir çıkar gözetmediğini söyledik. Fakat bazı gönüllülük çalışmalarında veya sivil toplum, dernek, vakıfların ortaya çıkışında kişilerin kendi bireysel iyilik ve yararlarından yola çıkarak aynı durumda olan başka kişilerin de iyilik ve yararlarını da gözetmek için öncü olarak faaliyetler geliştirebilir, bu konularla ilgili çalışmalar yürüten dernek, vakıf ve sivil toplum kuruluşlarında gönüllülük yapabilir. Buradaki önemli detay sadece kendi iyiliği ve yararını düşünmemesi ve hiçbir maddi çıkarı bulunmamasıdır. Bir seks işçisinin kendi yaşadığı sorunlardan yola çıkarak seks işçilerini kapsayan öncü faaliyetler gerçekleştirmesi veya seks işçilerini konu alan dernek, vakıf ve sivil toplum kuruluşlarında gönüllülük yapması buna örnek gösterilebilir.

Gönüllülük, dünyanın her yerinde farklı isimlerle adlandırılan ama her yerde rastlanabilen evrensel bir olgudur. Din, dil, ırk, cinsiyet yaş ya da coğrafi bölge sınırları olmaksızın, herkes tarafından istenilen zaman ve yerde icra edilebilir. Kişiyi sosyalleştirir; bilgi, görgü ve tecrübe katar; toplumsal çıkan katma değer, ücretli ya da tam zamanlı çalışanların ortaya koyduğu değerin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Bu yüzden gönüllülüğün, gönüllülerin konumunu güçlendiren değişim ve dönüşümü hızlandıran bir boyutu da vardır” (Tiftikçi, 2020, s.5).

Eğitim alanında gönüllü faaliyetlerin bir örneğini oluşturan ve makalede ele alınan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), eğitim alanındaki faaliyetlerini çoğunlukla gönüllü desteğiyle yürütmektedir. TEGV 2019 Entegre Faaliyet Raporu’na göre, 2019 yılındaki aktif gönüllü sayısı 10 bindir ve vakfın kuruluşundan 2019 yılına kadar 91 bini aşan gönüllüsü vardır. Türkiye geneline yayılan 193 bin etkinlik noktasında, 10 bin aktif gönüllünün desteğiyle faaliyetler yürütülerek çocukların kişisel yetkinliklerini geliştirmesi için eğitim desteği verilmiştir (TEGV 2019 Entegre Faaliyet Raporu, 2019, s.14).

3.1.1. Gönüllülük Motivasyonları Nelerdir?

Motivasyon en basit tanımıyla kişinin bir davranışı veya hareketi gerçekleştirmesine neden olan güdüsü veya güdüleridir. Peki insanlar maddi veya başka bir çıkar elde etmemesine, aksine kendilerine ait olan manevi ve maddi kaynaklarını tüketmesine rağmen neden gönüllü olurlar? Bu olumsuz yanlarına rağmen insanların gönüllü olma motivasyonu nedir? Bu soruların birçok farklı cevabı olabilir.

İnsanların gönüllülük faaliyetlerine neden katıldıklarını öğrenmenin en doğru yöntemi bu soruyu kendilerine sormaları olacaktır. Verilen cevapların hepsi kendine özgü ve biriciktir. Bu cevaplardan yola çıkarak insanları gönüllü olmaya iten bu motivasyonları belirli çatılar altında toplayabiliriz. Motivasyonları belirli çatılar altında toplamak önemlidir. Çünkü insanların gönüllü olmasına neden olan motivasyonlar bulunarak kişilerin birçok alanda gönüllüğe katılımı yöntem veya politikalar ile artırılabilir. Bu sebeple kişilerin gönüllülük motivasyonlarının ne olduğunu bilmek çok önemlidir.

Gönüllülük motivasyonları konusu birçok araştırmacı tarafından farklı açılardan ele alınmıştır. Esmond J. ve Dunlop P.’ye göre gönüllülük motivasyonu on tanedir. Bunlar:

Değerler (Values) : İnsanlar diğer insanlara yardım etmenin ve onlar için fedakârlık yapmanın önemli olduğu inancı doğrultusunda gönüllü olurlar (Tiftikçi, 2020, s.7-8).

Karşılıklılık (Reciprocity): Dünyanın bir çok yerinde Türkiye’deki karşılığı ‘ne ekersen onu biçersin’ olan bir inanış hakimdir. İnsanlar bu inanışları doğrultusunda başkalarına iyilik yaparlarsa iyiliğinde onları bulacağına inanırlar. İyilik yapmalarına aracı olan dernek, vakıf ve sivil toplum kuruluşlarında gönüllü çalışarak iyilik zincirlerini başlatmak isterler (Tiftikçi, 2020, s.7-8).

Takdir etme- Kabul etme (tanıma) (Recogition): İnsanlığın doğasında toplum tarafından kabul görmek ve takdir edilme ihtiyaçları vardır. İnsanlar da bu ihtiyaçlarını karşılamak için yetenek ve becerilerini sergileme imkânı bulduğu gönüllülük faaliyetlerine katılır (Tiftikçi,2020,s.7-8).

Anlama (Understanding): Kişi kendi yaşamında çok sık veya hiç kullanmadığı beceri, deneyim ve yeteneklerini geliştirmesine aracı olan gönüllülük faaliyetlerine katılır. Bu gönüllülük faaliyetleri sayesinde de yeni bilgiler öğrenir, beceriler kazanır. Yeni öğrendiği bilgi ve becerilerini tecrübe etme imkânı bulur. Kişinin kendisini geliştirmesi ile ilgili faydalar sağlar (Tiftikçi, 2020, s.7-8).

Benlik Saygısı (Self-Esteem): Kişi kendinden başkaları için kendi maddi ve manevi imkânlarını tüketerek gönüllülük faaliyetlerine katıldığı zaman bencillik duygusundan uzaklaşarak, benlik saygısı ve kendine değer verme ilgili hisleri artar (Tiftikçi, 2020, s.7-8).

Tepkisellik (Reactivity): Tepkisellik, bireyin özgürlüklerinin tehdit edildiğini hissetmesi durumunda özgürlüğünü tekrardan kazanmak için tehdit edilen özgürlüğünü yapma eğilimidir. Kişiler geçmişteki, şimdiki ve gelecekteki durumlarını ortaya koymak ve iyileştirmek ihtiyacını gönüllülük faaliyetleri ile gerçekleştirir (Tiftikçi, 2020, s.7-8).

Sosyal (Social): İnsanlar, arkadaşları veya aileleri tarafından önemli olan norm ve değerlerden etkilenirler. Gönüllülük, kişinin arkadaşı veya ailesi için olumlu bir faaliyette onunla zaman geçirebilme fırsatı yaratır (Tiftikçi, 2020, s.7-8).

Koruyucu (Protective): İnsanlar kendilerinden daha az şansa sahip kişilere karşı suçluluk duygusu hissetme veya kendi kişisel sorunlarını çözemediğinde yaşadığı olumsuz düşünce ve duygularını aşmak için gönüllülük faaliyetlerinde çalışma göstermek ister. Kişi gönüllülük sayesinde kendisinden daha az şansa sahip kişiler için çabaladığı için suçluluk duygusunu azaltabilir. Kendi kişisel sorunlarını çözme konusunda gönüllülük faaliyetlerinden destek alarak sorunu çözüme kavuşturmak için çaba harcadığı için kendini daha iyi hisseder (Tiftikçi, 2020, s.7-8).

Sosyal Etkileşim (Social Interation): İnsan doğası gereği sosyalleşme, başkaları ile etkileşim kurma ihtiyacı duyar. Bu ihtiyacını da gönüllülük faaliyetleri sayesinde gerçekleştirme imkânı bulur. Gönüllülük faaliyetleri takım çalışması gerektirdiği için gönüllülük faaliyetlerine katılan insanlar takım çalışması sayesinde sosyal ağlar kurar ve başkaları ile etkileşime geçerek sosyalleşirler (Tiftikçi, 2020, s.7-8).

Kariyer Geliştirme (Career Development): Gönüllülük faaliyetleri, faydalı kişiler ile bağlantı kurma, beceri, tecrübe ve istihdam kazanabilme imkânları sağladığından kişinin kariyer haritası çizmesine ve geliştirmesine yardımcı olmaktadır ( Tiftikçi, 2020, s.7-8).

Aslı Yönten Balaban ve İnci Çoban İnce 2015 yılında TEGV gönüllülerine gönüllülüğün tanımı, beklentileri, nedenleri, Türkiye’de düşük olmasının nedenleri, artmasının sağlayacağı faydalar ve gönüllülük yapan kişiye, TEGV’e ve TEGV’den hizmet alan çocuklara kazandırdıklarıyla ilgili sorular sorduğu bir araştırma yapmıştır. Araştırma TEGV Eğitim Park’larında ücretli olarak çalışan on gönüllü sorumlusu ve bu birimlerde gönüllülük faaliyetlerinde bulunan 92 tane gönüllü genç ile gerçekleştirmişlerdir. TEGV birimleri açısından herhangi bir ayrıma gitmemişlerdir. Bunun sonucunda da geniş bir çerçevede gönüllü katılımı sağlamışlardır. Araştırmaya katılan gönüllülerin tamamına yakını ön lisans, lisans, yüksek lisans öğrencisi veya mezunu olduklarını ve yaş dağılımının genel olarak 18-24 arasında olduğunu belirtmişlerdir (Balaban-İnce, 2015, s.161-167).

Araştırmanın sonucunda TEGV gönüllülerinin TEGV’de gönüllülük yapma motivasyonları belirlenmiştir. En öne çıkan motivasyon, gönüllü faaliyetlerin takım çalışması gerektirmesi sayesinde sosyalleşebilmeleri ve takım çalışmasından yer alabilmesi için sorumluluk üstlenmesi neticesinde kişisel gelişimine katkı sağlayacak olmasıdır. Bunun ardından gelen motivasyon manevi duygularını tatmin etmek, mutlu olmak ve Türkiye’de yaşanan eğitim eşitsizliği konusunda taşın altına ellerini koyarak vicdanlarını rahatlatma motivasyonudur. TEGV’de gönüllü olmanın sorumluluk bilincini, duyarlılıklarını, dayanışma ruhunu ve özgüvenlerin artırmasına, iletişim becerilerini ve yaratıcılıklarını geliştirmesine, kendini gerçekleştirme ve topluma fayda sağlama imkânlarına zemin hazırlayacağını düşündükleri için gönüllü olmak istemişlerdir. Motivasyonlarından bir diğeri de çocuklara olan sevgileri ve çocuklarla çalışma yapmaya olan ilgileridir. Gönüllülük yapmaya karar verdikten sonra da TEGV’i tercih etmelerinin sebebinin TEGV’in sıcak ve samimi ortamı olduğunu belirtmişlerdir (Balaban-İnce, 2015, s.161-167).

TEGV 2019 Entegre Faaliyet Raporu’nda yer alan bilgilere göre TEGV gönüllüleri arasında hayatlarının çocukluk dönemlerinde yolları TEGV ile kesişmiş TEGV mezunları gönüllüler bulunmaktadır. TEGV mezunu gönüllülerin diğer TEGV gönüllülerinden farklı bir tane motivasyonları bulunmaktadır. Bu motivasyon, TEGV mezunu gönüllülerin söylemlerine göre kendi hayatlarının değişmesine yol açan vakıflarına olan vefa borcunu ödemek (TEGV, 2019).

4. Sivil Toplum ve Çocuk

5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na göre çocuk; daha erken yaşta ergin olsa bile, on sekiz yaşını doldurmamış kişiyi ifade eder.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda çocuk; henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişiyi ifade eder.

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Bu kanunlarda da yer alan ortak çocuk kavramı tanımı on sekiz yaşından küçük olan herkesin çocuk olarak tanımlanması şeklindedir.

Çocuklar bir toplumun geleceği olarak kabul edildiği için sadece anne ve babalarının veya bakım veren yetişkinlerin çocukları değil, toplumun da çocuklarıdır. İşte bu yüzden toplum olarak çocukları cinsiyet ve eğitim eşitsizliğine, her türlü cinsel, psikolojik, fiziksel, ekonomik ihmal ve istismara maruz kalmasına yol açan birey ve sistemlere karşı korumamız gerekir. Çocukları bahsetmiş olduğumuz eşitsizliğe, ihmal ve istismara maruz bırakan bazen de çocukların kendi anne ve babaları veya bakım veren yetişkinleri olabilir. Bu gibi durumlarda devlet kurumları tarafından gerekli incelemeler yapılır. Bu incelemeler sonucunda çocuk devlet korumasına alınarak veya devlet korumasına alınmadan kendi yaşam alanında devlet ve sivil toplum kuruluşları tarafından desteklenir.

Çocukların geleceğimiz olduğunu, onları korunmanın ve yetiştirmenin hepimizin görevi olduğunu Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleri ile daha iyi anlamak mümkündür: “Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak geliştirmek hepimizin insanlık görevidir. Çocuklar her türlü ihmal ve istismardan korunmalı, onlar her koşulda yetişkinlerden daha özel ele alınmalıdır.”

5.Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın Çocukların Kişisel Yetkinliklerini Geliştirmesi Üzerindeki Rolü

4.1 Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) Nedir?

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), eğitime destek olmak amacıyla 23 Ocak 1995 tarihinde kurulmuştur. İlköğretim çağındaki çocuklara okul dışı eğitim desteği vermeyi amaçlayan TEGV, Türkiye’nin eğitim alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları arasında yer almaktadır. TEGV, eğitim faaliyetlerine başladığı günden itibaren ilköğretim çağındaki çocukların çağdaş, evrensel değerlere ve Cumhuriyet’in temel ilkelerine sahip donanımlı ve nitelikli bireyler olarak yetiştirilmeleri amacıyla; devlet tarafından verilen temel eğitime katkıda bulunmaya 26 yıldır yürütmüş olduğu çalışmalarla devam etmektedir. Eğitim Gönüllüleri Vakfı, oluşturduğu eğitim programlarını ülke genelinde kurduğu eğitim parkları, öğrenim birimleri ve ateşböceği öğrenim birimlerinde, eğitim verdiği gönüllüleri aracılığıyla hayata geçirmektedir. TEGV, vakıf kültürü olarak gönüllülerin aidiyet ve bağlılık duygusuna önem vermekte, gönüllülüğü ruh ve profesyonel bir iş olarak görmektedir. TEGV’ de çocuğun bir birey olduğunu kabul edilip, çocuğun farklılıklarına ve kararlarına saygı duyulmaktadır. Hem gönüllülerin hem de çocukların yaratıcılıklarını ortaya çıkarmaları için yeterli imkân ve koşullar sağlanmaktadır. Vakıf kültürünün diğer bir özelliği olarak farklılığı, renkliliği ve çeşitliliği hoş gören ve buna teşvik eden bir yaklaşıma sahiptir.

5.1.1.Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Eğitim Modeli Nedir?

Eğitim modeli olarak çocukların farklı gelişim boyutlarında gelişimlerini destekleyen ve onların ilköğretim düzeyinde kazanmaları gereken bilgi, beceri ve değerleri edinmelerine katkıda bulunan özgün eğitim programını benimseyen TEGV, çocuk dostu mekanları, donanımlı gönüllüleri ile eğitim programlarını desteklemektedir. Eğitim Gönüllüleri Vakfı, çalışmalarında gelişim basamakları açısından iki farklı dönemdeki çocuklarla bir araya gelmektedir. Bunlardan ilki genel olarak 6-12 yaşlar arasındaki dönem olan ortaokul sekizinci sınıfın tamamlandığı 16 yaşına kadar uzanan ergenlik dönemidir. TEGV Eğitim Programları, hedef kitlesi olan çocukların gelişim boyutlarını dikkate alarak hazırlanmıştır. Bu yolla çocukların beş farklı boyut (okuma, sanat, matematik, fen, bilişim) üzerinden gelişimleri desteklenmektedir. Bu boyutların her biri diğeriyle ilişki halindedir. 

Çocukların hayat boyu öğrenen bireyler olması, eğitim, meslek ve sosyal yaşamlarında başarılı ve mutlu bireyler olmaları için gereken yaşam becerilerini kazanmaları TEGV misyonun en önemli parçası konumundadır.

TEGV beceri eğitimine olduğu kadar değer eğitimine de azami özen gösteren bir sivil toplum örgütü olmanın yanı sıra misyonu ve kurumsal değerleriyle ilişkili olarak, sorumluluk, farklılıklara saygı, adalet, eşitlik, insan ve çocuk haklarına saygı, sanatsal ve kültürel anlayış, etik, dürüstlük, barışçılık vb. değerlerin geliştirilmesine önem vermektedir. Vakfın eğitim programı çalışmaları, çocuğun öncelikli yararını esas alarak çocukların eğitimine yönelik savunuculuğu bünyesinde yer alan gönüllülerle yapar.

5.1.2. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nda Gönüllülerin Rolü ve Önemi Nedir?

TEGV, gönüllülerle çalışırken beş temel ilke ile hareket etmektedir. Bu beş ilkeden ilki gönüllüleri paydaş olarak görmektir. İkincisi gönüllülerle vakıf çalışanları arasında şeffaflık ve karşılıklı olarak bilgi alma hakkına sahip olmasıdır. Bir diğer ilkesi ise gönüllülerin vakıf bünyesinde alınan kararlara ortak olmasıdır. Eğitim gönüllüleri ile olan iletişimin en etkin seviyede olması hedeflenmektedir. Sonuncusu ise vakıfta yer alan gönüllülerin gerektiğinde inisiyatif almalarına imkân tanınmasıdır. TEGV’de yer alan gönüllülerin düşünceleri farklı farklı da olsa, ortak bir misyonla ekip halinde çalışmalarını devam ettirmelerini sağlayacakları ortam sağlanmaktadır. Vakıfta yer alan gönüllü adaylara kendi bilgi, beceri, tecrübe ve tercihleri doğrultusunda 3 (üç) ana çalışma kategorisinde aktif gönüllü olarak çalışma imkânı sağlanmaktadır. Bu gönüllülük alanlarından birincisi etkinlik gönüllülüğü alanıdır. Etkinlik gönüllüsü olarak Türkiye genelinde faaliyet gösteren eğitim parkları, öğrenim birimleri ve bununla birlikte Millî Eğitim Bakanlığı ile TEGV işbirliği kapsamında ilköğretim okulları vb. merkezlerde gerçekleşen eğitim etkinliklerine katılma imkanına sahip olmaktadır. Vakfın destek gönüllüsü olarak çocuk etkinlikleri dışındaki tüm faaliyet konularında projeler geliştirerek destek verilmektedir. Eğitmen gönüllüsü olma yetkinliğine sahip kişiler temel gönüllü eğitimleri ve etkinlik gönüllü eğitimlerinin gönüllü adaylarına verilmesinde eğitmen olarak destek sağlamaktadırlar.

5.1.3.Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nda Çocukların Rolü ve Önemi Nedir?

Çocuğun yüksek yararı olarak temel alınan konulardan biri de eğitim alma hakkıdır. TEGV en temel ve öncelikli yararın hayata geçmesine destek olan vakıflar arasında yer almaktadır. Çocukların yaşam ve gelişim hakkı aile ve devletin sorumluluğunda olmuş olsa dahi TEGV çocukların zihinsel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlayarak aslında bu ilkeye de hizmet etmektedir.

5.2.Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’ndaki Eğitim Programları Nelerdir? Bu Eğitim Programlarının Çocukların Kişisel Gelişimi Üzerindeki Etkileri Nelerdir?

TEGV bünyesinde yer alan eğitim programları ve bu programların çocukların gelişimine yönelik katkılarını özetlemek gerekirse,

“Algo Dijital” projesi kapsamında çocukların temel dijital becerilerini güçlendirerek, bilişim dünyasının kapılarını açmaları sağlanmaktadır. Çocukların problem çözme, algoritmik düşünme, blok temelli kodlama-programlama, dijital okur-yazarlık ve dijital yurttaşlık konularında becerilerini geliştirmelerine katkı sunmayı amaçlamıştır.

“Birlikte öğrenelim”, okulla yeni tanışan 1. sınıf çocukları için hazırlanmış çok yönlü içeriğe sahip bir eğitim programıdır. Birlikte öğrenelim programı etkili dinleme, iletişim becerilerini güçlendirme, farklılıklara saygılı olma, birlikte yaşama ve öğrenme kültürü çerçevesinde çocuklara kapsayıcı tutum benimseyebilme, duygu ve düşüncelerini ifade etme, grup içerisinde katılım gösterme, akranlarıyla birlikte yaratma ve öğrenme olanakları sağlamayı hedeflemiştir. Bu program aracılığıyla çocukların duygularını tanıma ve yönetebilme, düşüncelerini ifade edebilme, dinleme ve olumlu iletişim kurma, karar verme, problem çözme, birlikte eğlenme, çalışma ve birlikte öğrenme, Türkçeyi doğru, güzel ve etkili kullanma, hareket etme, başladığı işi tamamlama gibi okul yaşamına ilk adımı attıkları bu dönemde ihtiyaç duyabilecekleri becerilerin gelişimine destek olmak amaçlanmaktadır.

“Drama Atölyesi”, bireysel gelişimlerini çok yönlü olarak destekleyen; özgüven ve empati gibi temel kişisel becerileri kazanmalarını ve iletişim becerilerini geliştirmeyi hedefleyen eğitim programıdır. Drama atölyeleri kapsamında role girme, doğaçlama, oyun, dramatizasyon gibi çeşitli drama teknikleri çocuklara yönelik olarak uygulanmaktadır. Bu programın temel hedefleri arasında çocuklarımıza yaratıcılık ve kendine güven aşılayabilmek; sözel ya da bedensel ifade becerilerini güçlendirmeye yardımcı olmak, iletişim kurabilme becerilerine destek olmak, anlama-dinleme-kavrama ve sorun çözme becerileri kazanmalarına yardımcı olmak vardır.

“Düşler Atölyesi”, plastik sanatların tüm disiplinlerinin uygulanmasının yanı sıra çocuk ve gönüllülerin yaratıcılık, takım çalışması, sorun çözme, özgüven, iletişim ve sorumluluk gibi birçok becerisinin gelişimini desteklemektedir. Program kapsamında hem çocuklar hem de gönüllüler resim, heykel, seramik, atık malzeme, sanatçı tanıma ve tanıtma alanlarında bilgi sahibi olmalarına imkân sağlanmaktadır. Düşler Atölyesi programı sayesinde çocuklar yaratıcıklarının farkına varabilmekte ve potansiyellerini keşfedebilmektedirler.

“Okuyorum-Oynuyorum”, eğitim programı kapsamında kitaplar aracılığı ile çocukların sanata yönelik tutumlarını, sosyal farkındalık ve sorumluluk bilinci ile geliştirebilecekleri beceriler kazandırmak hedeflenmektedir. Yaratıcı okuma programı çocukların “dinleme- anlama” ve konuşma-anlatma becerilerini geliştirmeye yönelik, yaratıcı okuma yaklaşımı ile hazırlanmıştır. Okuma, yazma, görsel okuma, anlama, ilişki kurma, eleştirme, tahmin etme, canlandırma ve değerlendirme gibi temel becerilerini geliştirecek etkinlikleri kapsayan bu program, çocukların kitap okumaya yönelik ilgilerini çekebilmek için birbirinden farklı atölyelerden oluşmaktadır. Yaratıcı yazma ise; çocukların aktif olduğu düşündüğü ve aynı zamanda eğlendiği etkinliklerden oluşmaktadır. Programın amacı yazma heyecanını kazandırmak, çocukları yazma kültür oluşturmaları noktasında destek olmaktır.

“Matematik Eğlenerek Öğren”, programıyla çocukların matematiğe karşı duyduğu kaygıyı azaltabilmek, matematiği çocuklara sevdirebilmeyi amaçlamaktadır. Bu program kapsamında çocuklara matematik temel bilgi ve becerilerini kazandırmak, çocukların analitik düşünebilen, problem çözebilen ve matematiğe karşı olumlu tutum sahibi bireyler olarak yetişmelerine katkıda bulunulmaktadır. 

Çocuklar için eğlenceli etkinliklerden oluşan ve matematiği diğer disiplinlere entegre ederek çocuklara aktaran eğiti programının her iki modülü de ilgili çekici materyallerle zenginleştirilmiştir. Bu sayede çocukların yaratıcı yönlerinin desteklenmesi ve matematiğe karşı olumlu tutum geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

“Fen-Eğlenerek Öğren”, programı temel fen bilgi ve becerilerini kazandırmak yoluyla, çocukların bilimsel süreç basamaklarına hâkim, neden-sonuç ilişkisini kurabilen, laboratuvar kullanımı bilgi ve becerisine sahip, bilime karşı olumlu tutum geliştiren bireyler olarak yetişmelerine katkıda bulunmayı hedeflemektedir.

6. Sonuç

Çocuklar geleceğimizdir. İyi bir gelecek için dünyadaki birçok çocuğun en büyük sorunlarından biri olan eğitimde fırsat eşitsizliğinin ortadan kaldırılarak çocukların kişisel yetkinliklerinin geliştirilmesi sağlanmalıdır. Eğitimde fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmak için dünyanın dört bir yanındaki yerel ve küresel düzeydeki resmî kurumlar ile sivil toplum kuruluşları faaliyet göstermektedir.

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı da Türkiye’deki eğitimde fırsat eşitsizliğinin önüne geçmek için faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından bir tanesidir. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı, ilköğretim çağındaki çocukların çağdaş, evrensel değerlere ve cumhuriyetin temel ilkelerine sahip; donanımlı ve nitelikli bireyler olarak yetiştirilmeleri amacı taşır. Ülkedeki her çocuğun erişebileceği bir sivil toplum kuruluşu olma misyonu ile Türkiye’deki eğitimde fırsat eşitsizliği mağduru çocukların kişisel yetkinliklerini geliştirerek eğitimdeki fırsat eşitsizliğinin önüne geçmeye çalışır. Fark yaratan ve etkili eğitim programları, sürdürülebilir yapısı sayesinde çocukların kişisel yetkinliklerini en başarılı şekilde geliştirmelerine yardımcı olur.

Türkiye Eğitim Gönülleri Vakfı çocuklarımızın akılcı, sağduyulu, özgüven sahibi, düşünen, sorgulayan, kendi iç yaratıcılığını harekete geçirebilen, barışçı, farklı düşünce ve inançlara saygılı; insan ilişkilerinde cinsiyet, ırk, din, dil farkı gözetmeyen mutlu bireyler olarak yetiştirmeye çalışarak çocukların kişisel yetkinliklerinin gelişmesini sağlar.

Dilan GÖKTAŞ

İpek MEYDANCI

Sivil Toplum Çalışmaları Programı

Kaynakça

Atalay Tuna E. (2019). The Gap Analysis Of Turkish State’s Children Policies And The Agenda Of Children-based C’sos Between 1990s-2018 in Turkey, Yüksek Lisans Tezi, Ankara: Orta Doğu Teknik Üniversitesi.

Aydın İ. (2019). Türkiyede Çocuk İstismarı,Çocuk İstismarını Önleyici Sosyal Politikalar ve Diyarbakır Örneği, İş ve Hayat, 4(7), 65-81. 

Çoban İnce İ., Yönten Balaban, A. (2015).Gençlerin Sivil Toplum Kuruluşlarındaki Gönüllülük Faaliyetleri ve Gönüllülük Algısı: Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) Örneği. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi. 

Erarslan L. (2008). Türkiye’de Sivil Toplum Sorunsalı ve Eğitim Alanında Faaliyet Gösteren Sivil Toplum Kuruluşlarının Değerlendirilmesi: Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Türkiye Eğitim Gönülleri Vakfı, Türk-Eğitim-Sen Örneği, Yayımlanmamış doktora tezi. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü.

Genç A. (2011). Sivil Toplum Kuruluşlarında Gönüllü Olma Güdüleri: Türk Kızılayı Eskişehir Şubesi Gönüllüleri Üzerine Bir Araştırma, Yüksek Lisans Tezi, Eskişehir: Anadolu Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Güvendi F. M. (2017). Eğitim Alanında Faaliyet Gösteren Yerel Sivil Toplum Kuruluşlarının Çalışmalarının ve Sorunlarının İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul: Marmara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü.

Kanılmaz A. (2017). Sivil Toplum Örgütleri ve Halka İlişkiler Çalışmaları Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı Örneği (TEGV Örneği), İstanbul Aydın Üniversitesi Dergisi, 36, 127-147. 

Özçayan N. (2007). Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV)’na Bağlı Düşler Atölyesi Programı’nın Sanat Eğitimindeki Yeri ve Önemi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara: Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü.

Öztürk N. S. (2019). Türkiye’de Sivil Toplum Kuruluşlarında Gönüllülerin Kaynak Geliştirme Sürecine Katılımı, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi.

Özyer B. (2017). Kurumsal Gönüllülük Deneyiminin Çalışanların Sivil Toplum Algısına Etkisinin Araştırılması, İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi.

Soytürk M. (2008). Sivil Toplum Kuruluşlarında Gönüllülük: Deniz Feneri Derneği Ankara Şubesi Örneği, Ankara: Hacettepe Üniversitesi. 

Tiftikçi M. (2020). Kamu Yararına Faaliyet Gösteren Sivil Toplum Kuruluşu Çalışanlarının Gönüllülük Motivasyonları: TDV ve Türk Kızılayı Örneği, Yüksek Lisans Tezi, Ankara: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı. (2019). TEGV 2019 Entegre Faaliyet Raporu. İstanbul.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here