Eğitime “Şeriata Uygunluk” Arası: Taliban Yönetiminin Eğitim Kararı

Afganistan’daki ani rejim değişikliği pek çok toplumsal alana yansıdı ve bunun en bariz görüldüğü kurumlardan biri de ‘eğitim’ oldu. Taliban’ın geçtiğimiz Ağustos ayında Afganistan’ı ele geçirmesi sonucunda koyduğu yasaklardan biri de eğitim alanındaydı. Lise ve ortaokul düzeyindeki kız öğrencilerin eğitim aldıkları kurumlar kapatılmıştı. Aylardır süren bu yasakların ardından Taliban hükümeti 23 Mart 2022 tarihinde eğitim-öğretim kurumlarının yeniden faaliyete geçmesine karar verdi. Fakat aynı tarihte, Eğitim Bakanlığının aniden yaptığı açıklamada “Kız öğrencilerin okuduğu bütün orta öğrenim kurumları ve altıncı sınıf üzerindeki bütün kız öğrencilerin okula gidişi ikinci bir emre kadar durdurulmuştur.” denildi. Yapılan bu açıklamaya gerekçe olarak da kız öğrencilerin “Şeriata ve Afgan geleneklerine uygun” giyinmediği ve bu geleneklere uygun bir kıyafet tasarlanıncaya kadar kız öğrencilerin okula gitme kararının askıya alınacağı ifade edildi (BBC News, 2022).

1990’lı yıllarda Taliban’ın iktidarda olduğu dönemde kız eğitim kurumları yasaklanmış ve bu durum 2001 yılına kadar devam etmişti, fakat Taliban sonrası Afgan hükümetleri kadınların eğitimine önem vermiş ve bu alanda yapılan çalışmalara da öncelik tanımıştı. Bu bağlamda dışarıdan danışmanlar getirilmiş, kız okulları açılmış ve yurtdışına öğrenci gönderilmiştir. Çok önemli bir gelişme olarak da Afgan anayasasının 43. Maddesi ile de kız çocuklarına ve kadınlara eğitim hakkı verilmiştir (Köçer, 2019). Fakat Taliban’ın Ağustos ayında iktidarı yeniden ele geçirmesiyle birlikte ülke genelinde sadece ilkokul düzeyindeki kız çocuklarının erkek öğrencilerle birlikte eğitim görmesine izin verildi. 23 Mart 2022 tarihinde orta öğrenim ve lise düzeyindeki kız çocuklarının tekrar okula gitmeleri üzerine alınan kararın saatler içinde geri çekilmesi kamuoyunda büyük tepkiye yol açtı. Afgan Kadınlar Ağı adlı yapılanmanın kurucusu Mahouba Seraj, kız çocuklarının eğitimi konusunda atılan geri adımı “Bize verdikleri gerekçe ‘doğru düzgün hicap giymiyorsunuz’ şeklinde. Karar bile yok. Bu sabah nedense birdenbire hicabın doğru giyilmediğine karar vermişler. Afganistan’da okul üniformaları zaten her zaman epey kapalıydı. Ayrıca orta eğitimde kızlar ve oğlanlar hep ayrı okullara gönderiliyordu.” ifadeleriyle değerlendirdi (BBC News, 2022).

Çok değil, bundan yaklaşık 4 ay önce Eğitim Bakanlığı Dış Programlar ve Yardım Direktörü Waheedullah Haşimi, dış yardımların çoğunun durduğu ülkede süreci finanse etmeye yardımcı olmaya çağırmıştı hatta verdiği bir röportajda kız çocuklarını da eğitmek istediklerini ve din alimlerinin bu konu üzerine çalıştıklarını, hiçbir kadın öğretmenin işten çıkarılmadığını dile getirmişti. Fakat Batı destekli Afgan hükümetinin çökmesinin ardından Taliban’ın yönetimi ele geçirmesiyle dış desteğin elini ülkeden çekmesi sonucunda eğitimin de darbe aldığını dile getiren Haşimi, yardımların geri gelmesi konusunda çağrıda bulunmuş ve verdiği demeçlerden birinde “Kızları yeniden okulda görmek istiyorlarsa, şimdi bize yardım etmeleri gerekiyor.” ifadelerine yer vermişti. Bakanlığın, okulları İslam ilkeleri, yerel kültür ve uluslararası standartlarla uyumlu hale getirmek için yeni bir müfredat üzerinde çalıştığını kaydetmişti (Euronews, 2021). Uluslararası toplumdan istenen bu yardım çağrısından sonra yapılan müzakerelerde ABD ve Birleşmiş Milletler, yeni Taliban rejiminin tanınması ve Afganistan’a dış yardım yapılmasının önemli şartlarından biri olarak herkes için eğitim hakkını hatırlatmış ve kadınlarla kız çocuklarının eğitim hakkının kısıtlanmaması gerektiğini belirtmişti. Eğitim hakkı ve diğer şartların sağlanması sonucunda dış yardımların yapılabileceğini ifade etmişti. Fakat geçtiğimiz günlerde Birleşmiş Milletler ve ABD, kız çocuklarının eğitim hakkının askıya alınması hususunda son anda alınan kararın Taliban’ın verdiği taahhütlere sadık kalma konusunda güven sarsıcı olduğunu bildirdi (BBC News, 2022). Bunun üzerine Taliban’ın eğitim alanındaki kararını askıya almasıyla ABD, ekonomik meseleler üzerine Doha’da yapılacak olan müzakerelerin iptalini kamuoyuna duyurdu.

Taliban’ın yönetimi ele geçirmesinden bu yana Afgan para biriminin hızla değer kaybettiği biliniyor. Para biriminin değer kaybetmesiyle ülkedeki enflasyonun artması, ekonomik krizi iyice derinleştirmekte. Milyonlarca insanın yetersiz beslendiği, hatta açlıktan hayatlarını kaybettiği de yadsınamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Doha’da yapılacak olan toplantıların ana gündemini de Afganistan’daki ekonomik kriz ve dış yardımların oluşturması planlanıyorken; ABD’nin müzakereleri iptal kararı, ülkenin ekonomisini derinden sarsacağa benziyor. Çünkü yapılacak olan müzakerelerde Afgan Merkez Bankasının bağımsızlığı ve Afgan para biriminin banknotlarının basımı gibi meselelerin masaya yatırılması planlanmaktaydı. Kaynaklara göre, Dünya Bankası Yeniden Yapılandırma Güven Fonu’nda tutulan ve özellikle ülkenin eğitim sektörü için tahsis edilmiş milyonlarca doların aktarılmasının da gündeme alınması bekleniyordu (Deutsch Welle, 2022). Ayrıca Doha’daki görüşmeleri iptal etme kararının anlaşılabilir nitelikte olduğunu söyleyen İnsan Hakları İzleme Örgütü Asya Direktörü John Sifton bu kararın ekonomisi çökmüş olan Afgan halkı için de çok trajik bir durum olduğunu ifade etmiştir. Sifton, Taliban’ın eylemlerinin kabul edilemez olduğunu Washington ve diğer donörler tarafından Taliban hükümetine açıkça ifade edilmesi gerektiğini savunurken Afganistan’da milyonlarca kişinin yetersiz beslendiğine ve açlıktan öldüğüne dikkat çekmiştir. Birleşmiş Milletler verilerine göre, yetersiz beslenmeden muzdarip olan kişi sayısının yaklaşık 23 milyon olduğu ifade edilmektedir (Deutsch Welle, 2022). Dış yardımların Afganistan’a ulaşmaması sadece eğitim hakkını değil temel kişi haklarını da tehlikeye atmak demektir. Milyonlarca insanın besin kaynaklarına ulaşamaması olası trajik senaryoların zeminini oluşturur niteliktedir.

Kişi haklarının yanı sıra sosyal ve ekonomik haklar üzerinde de tahakküm kurmaya kararlı görünen Taliban’ın aldığı kararlar uzun vadede toplumun aleyhine sonuçlar doğuracağa benziyor. Her rejimin gelecek nesilleri kendi ideolojisi doğrultusunda yetiştirmek istediği ve buna göre müfredat hazırladığı da su götürmez bir gerçektir. Daha iktidara gelmeden önce hükümetle eğitim konusunda çatışan Taliban, ‘Tarih ve Vatandaşlık’ derslerinin müfredattan kaldırılmasını talep etmiş ve Afganistan hükümetinin “cihadist” anlayıştan sıyrılarak “ılımlı Müslümanlar yetiştirmek” anlayışıyla oluşturduğu müfredatı reddetmiştir (Sungur, 2021).  Dolayısıyla Taliban hükümetinin eğitim konusunda aldığı kararları sadece günümüzün siyasi yapısıyla değil, gelecek nesillerin zihniyetini şekillendirmesi açısından da ele almak gerekmektedir. Bugüne kadar birçok rejim değiştiren Afganistan’da toplumsal dinamiklerin de bu doğrultuda değiştiğini görmek mümkündür. Yaşamın her alanında gerek toplumsal gerekse bireysel değişimlerin yaşandığı ve bu değişimlerle eğitim arasında kuvvetli bir ilişkinin bulunduğu bilinmektedir. Fakat yaşanan değişimler toplumda her zaman ilerleme olarak cereyan etmez, bazen de toplumu bulunduğu yerden geriye doğru götürebilir. Ülkelerin eğitim sistemleri ise bu yönü belirleyici rol oynamaktadır. Eğitimin bu rolünü Afganistan’da yaşanan rejim değişiklikleri sonucunda eğitim alanındaki sayısal verilerden görmek mümkündür. Sungur’un (2021) sunduğu verilere göre, Taliban’ın iktidarda olduğu 1996-2001 yıllarında yalnızca 1 milyonu bulan öğrenci sayısı Batı destekli rejimlerin eğitim alanında yaptığı çalışmalar sonucunda 2017’ye gelindiğinde çoğunluğu erkek olsa da öğrenci sayısının 9,3 milyona yükseldiğini göstermektedir ve bu sayının %40’ını kız öğrenciler oluşturmaktadır. Bu verilere bakıldığında Afganistan’daki eğitimin geçtiğimiz Ağustos ayından önce de çok işlerlik kazandığı söylenemez. Fakat 2001-2021 yılları arasında eğitim alanında özel girişimciler ve uluslararası toplumun desteğiyle büyük yol kat edilmiştir. Taliban’ın tekrar iktidara gelmesiyle eğitim alanında alınan kararların ve bu kararların uygulanmayışının sonuçlarını uzun vadeli etkileriyle düşünmek bu noktada önem kazanmaktadır.

İtalyan şair ve siyasetçi Dante Alighieri’nin de dediği gibi “Eğitim, ekmek ve sudan sonra halkın en zorunlu ihtiyacıdır.”

Bennur ÖZTÜRK

 

Kaynakça

BBC NEWS Türkçe, (2022, 23 Mart). Afganistan: Taliban Yönetimi Kız Öğrencilerin Gittiği Orta Öğretim Kurumlarını Açmaktan Son Anda Vazgeçti.  https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-60846748

Deutsch Welle, (2022, 25 Mart). ABD Taliban’la yapacağı Görüşmeyi İptal Etti. https://www.dw.com/tr/abd-talibanla-yapaca%C4%9F%C4%B1-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmeyi-iptal-etti/a-61265099

Euronews, (2021, 2 Kasım). Taliban: Kız Öğrencilerin Okula Dönmesi İçin Çalışıyoruz, Maddi Desteğe İhtiyacımız Var. https://tr.euronews.com/2021/11/02/taliban-k-z-ogrencilerin-okula-donmesi-icin-cal-s-yoruz-maddi-destege-ihtiyac-m-z-var

Köçer, M. (2019). Afganistan’da Taliban Sonrası Sosyal Değişim. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, (46), 369-381. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/914229

Sungur, Z. T. (2021, 18 Ekim). Afganistan’da Eğitimin Dünü, Bugünü ve Geleceği. https://www.aa.com.tr/tr/analiz/gorus-afganistanda-egitimin-dunu-bugunu-ve-gelecegi/2395323

 

Sosyal Medyada Paylaş

48,085BeğenenlerBeğen
6,281TakipçilerTakip Et
8,643TakipçilerTakip Et
2,586AboneAbone Ol
Bennur Öztürk
Marmara Üniversitesi Sosyoloji bölümünde lisans eğitimini tamamladıktan sonra aynı üniversitede Sosyoloji anabilim dalında yüksek lisans eğitimine devam etmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Tarih:

Beğenebileceğinizi Düşündük
Yazılar

Metropol ve Birey: Kapitalizmin Kıskacında Bir Çözülme Hikâyesi

Özet Bu çalışma metropol ve birey arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Ekonomi...

Çin’in Son 10 Yılının En Önemli Siyasi Etkinliği: ÇKP 20. Ulusal Kongresi

2022 yılında, ülkelerin siyasi takvimlerinde önemli bir yere sahip...

1980 Darbesi’nin Türkiye’deki Sivil Toplum Kuruluşlarına Etkisi

Özet Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde sivil toplum kuruluşlarının önemli bir rolü...

Beden Toplumsallığının Biyopolitik Açılımları: Kadın Bedeni

Özet Sosyal etkileşimin en önemli faktörlerinden olan beden, toplumsal yapılara...